1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid İki buçuk lira 350 dirhem kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
İki buçuk lira 350 dirhem إِثْنَتَان و نِصْف لِيْرَةٍ 350 دِرْهَماً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
iki,iki nesne,iki çift,iki rakip,düet,düettoإِثْنَانِ (ج) أَثَانِينُ (م) إِثْنَتَان و ثِنْتَان : زَوْجَان ، ثُنَائِيٌّ ، زُوزٌ ،و يَقُولُ العرَبُ
namaz kılan adam iki elini yere koyup dizini yerden kaldırarak yalnız iki el ie iki ayak üzere durduإِجْتَنَحَ المُصَلِّيُّ
iki ağızlı,iki tarafı keskin,iki terimliذُو حَدَّيْنِ
Arapça bir kelimenin son harfine tenvin koymak,kelimenin son harfine iki üstün iki ötre ve iki esre tayin ve tahrik etmek,tenvin,Arapçada kelimelerin sonuna nun,tenvin getirmek,kelime sonunda ki iki üstün,iki esre,iki ötre ,nunlaştırmak,nun sesi çıkarmakتَنْوِينٌ (ج) تَنْوِينَاتٌ
her şeyin iki kenarı,iki tarafı,iki yanı,kabuk,kışır,bir şeyin yüksekliği,kızıl iyi yer,pamuk,kutunبُصْرٌ : طرف ، جانب ، قشر
iki ucu saçaklı ve örtüsü kadife gibi havlı ve iki tarafı iki türü argaçtan dokunmuş bir nevi elbise,sevbبِظْمَاجٌ
iki şey arasındaki aralık veya haciz,perde,berzah,kıstak,iki şeyin arası,kıstak,iki deniz arasında olan engel,kıstak,iki şeyin arası,kıstak,iki deniz arasında olan engel,ervahı emvatın kıyamete kadar bulundukları alem,iki kara arasında bulunan veya bir yarımadayı karaya bağlayan dar karaبَرْزَخٌ (ج) بَرَازِخُ
iki taraf,iki yön,iki bölgeشَطْرَان : نصفان
iki kez,iki kere,iki defaمَرَّتَيْن
Arapça bir kelimenin son harfine iki üstün iki ötre ve iki esre tayin ve tahrik etmek,tenvin koymak,nun harfini yazmak,tenvinlemekنَوَّنَ : تَنْوِيناً
iki nehrin birleştiği yer,iki ırmağın kavuştuğu yer,iki nehir kavşağıمُلْتَقَي النَّهْرَينِ
namazda iki eli yere koyup dizi yerden kaldırarak yalınız iki el ile iki ayak üzere olmak,meyil etmek,bir yanı üzere eğilmek,ictinahإِجْتِنَاحٌ (ج) إِجْتِنَاحَاتٌ
posta,mail,berid,postacı,on iki mil yer,ulak,sai,elçi,klavuz,resul,haberci,tatar,dört fersah,mesafe,iki konak arası,özel memur,menzil eştiri,beygiri,ulaklı,gidici,kadı hücceti ve mektubu,on iki milden ibaret mesafe ki vaktiyle iki menzil arasıydı,üsküdar,bir yere gönderilen haberci,kılavuz,dört fersah mesafe,on iki milki sekiz bin adımdır,belli mesafe,posta hayvanı,iki konak arası olan mesafeبَرِيدٌ (ج) بُرُدٌ : قَاصِدٌ : رَسُولٌ : سَاعٍ ، مُوَرِّقٌ، تتار ، بُوسطة ، نَجَّابٌ ، اَلّذي يَنْقُلُ الرَّسَائِلَ ، الكُتُبُ الّتِي يَأْتِي بِهَا البَرِيدُ ، الدَّابَّةُ الّتِي تَحْمِلُ الرَّسَائِلَ ، الرَّسَائِلُ او الطُّرُودُ الّتِي تَنْقُلُهَا دَائِرَةُ البَرِيدِ ، المَسَافَةُ الّتِي يَقْطَعُهَا الرَّسُولُ ، دَائِرَةٌ رَسْمِيَّةٌ يُودِعُهَا النَّاسُ رَسَائِلَهُمْ و طُرُودَهُمْ لِيَصَارَ إِلًَي نَقْلِهَا إِلَي الجِهَاتِ المُعَيَّنَةِ و يَتَسَلَّمُون فِيهَا أو مِنْهَا مَا يَرِدُهُمْ مِنَ الرَّسَائِل أو الطُّرُود أَوْ غَيْرِهَا
berzah,kıstak,iki şey arasındaki aralık veya haciz,perde,hicap,engel,iki şeyin arası,kıstak,iki şay arasındaki aralık,,iki deniz arasında olan engel,can sıkacak yer,ervahı emvatın kıyamete kadar bulundukları alem,ölümle diriliş arasındaki alem,iki kara arasında bulunan veya bir yarımadayı karaya bağlayan dar karaبَرْزَخٌ (ج) بَرَازِخُ : حَاجِزٌ بَيْنَ شَيْئَين ، حَائِلٌ ، حِجَابٌ ، قِطْعَةٌ بَيْنَ بَحْرَين تَصِلُ أَرْضاً بِأَرْضٍ ، مَا بَيْنَ سَاعَةِ المَوْتِ إِلَي سَاعَةِ البَعْثِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kıstak,iki şey arasındaki engel,mania,iki karayı birleştiren,iki tarafı su,kara parçası,özlüm zamanından kıyamete kadar geçecek olan zaman,dünya ile ahret arasındaki geçit yeriبَرْزَخٌ (ج) بَرَازِخُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
buçuk (mat)نصف (ج) أنصاف مثل يارم لكن بجق لا تكن إبتدائية ولا مفردة كقولك يارم ساعت نصف ساعة و بر بجق ساعت ساعة و نصف فدلّ أن بجق تركي و يارم فارسي و مشتقة من يارمق الفلق ياري بجق كقولك في الإصطلاح نصف علي نصف اذا كان العمل غير تام في الدقة و لا تستعمل إلا مع عدد صحيح
Yarım, buçukنصف (ج) أنصاف
bir buçukواحد و نصف
bir kantar nesne,altı dirhem ve yarım,dört dirhem ve yarım,dört bucuk miskal,altı dirhem ile iki danikten ibaret ağırlık ölçüsü,dört veya dört bucuk miskal,altı veya dört miskalإِسْتَارٌ : إِسْتَارَةٌ (ج) أَسَاتِيرُ : فِي الوَزْنِ أَرْبَعَةُ مَثَاِيلُ و نِصْف اوأ َرْبَعَةُ مَثَاقِيلُو قِيْلَ سِتّةٌ او أَرْبَعَةُ مَثَاقيلُ
iki buçuk saatساعتان و نصف
saat beş buçukالساعة خمسة و نصف
saat bir buçukالسَّاعَةُ وَاحدَةٌ و نِصْفٌ
saat bir buçukالسَّاعَةُ وَاحِدَةٌ و نِصْفٌ
Saat dokuz buçukالسَّاعَةُ التَّاسِعَةُ و نِصْفٌ
üç bucuk arşınثَلَثَةُ أَذْرُعٍ و نِصْفٍ
üç buçuk arşınثلاثة أذرع و نصف
yarı buçuk bilgiliعالم غير كامل
yarı buçuk olarakمنتصفا
yarı buçuk pişmişناقص النضج
yarı,yarım,buçukنِصْفٌ ، نَيِّفٌ
liraليرة
liraلِيْرَةٌ (ج) لِيْرَاتٌ
liraليرة (ج) ليرات
On lira.بِعَشْرَةِ لِيرَةَ
liraلِيْرَةٌ
altın liraلِيرَةُ ذَهَبٍ
lira gerilediتَرَاجَعَتِ اللِّيْرَةُ
lira gerilediتراجعت الليرة
Lira kuruسعر ليرة
yarım liraنِصْفُ لِيْرَةٍ
Yarım liraنصف ليرة
yarım liraنِصْفُ لِيرَةٍ
elli liraخَمْسُونَ لِيرَةً
bin liraأَلْفُ دِيْنَارٍ
Otuz bin lira.بِثَلَاثِينَ أَلْفِ لِيرَةٍ.
İki buçuk lira 350 dirhemإِثْنَتَان و نِصْف لِيْرَةٍ 350 دِرْهَماً
ben ya bir dirhem kazandım ya iki dirhemرَبِحْتُ إِمَّا دِرْهَماً وَإٍمَّا دِرْهَمَيْنِ
bir kantar nesne,altı dirhem ve yarım,dört dirhem ve yarım,dört bucuk miskal,altı dirhem ile iki danikten ibaret ağırlık ölçüsü,dört veya dört bucuk miskal,altı veya dört miskalإِسْتَارٌ : إِسْتَارَةٌ (ج) أَسَاتِيرُ : فِي الوَزْنِ أَرْبَعَةُ مَثَاِيلُ و نِصْف اوأ َرْبَعَةُ مَثَاقِيلُو قِيْلَ سِتّةٌ او أَرْبَعَةُ مَثَاقيلُ
miskal,ağırlık ölçüsü,vezin,dirhem,bir nevi tartıyirmi kırat ağırlığında olan ağırlık ölçümü,bir nevi tartı,tartmak için kullanılan dirhemlik,ağırlık miktarı,tartılacak şeye göre bir dirhem ile bir dirhemin yetmişten ya yetmiş iki arpa tanesinden veya yirmi kırattan ibaret vezin,ağırlık,uzakمِثْقَالٌ (ج) مَثَاقِيلُ و في القرآن الكريم " إِنَّ اللَّهَ لاَ يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ وَإِن تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِن لَّدُنْهُ أَجْرًا عَظِيمًا " و " وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ " و يقال ألقي عليه مثاقيله اي ذخائره
dirhemدرهم
dirhemدِرْهَمٌ
yarım dirhemنِصْفُ دِرْهَمٍ
bunca dirhemكَذَا دِرْهَماً
dirhem (yun)درهم (ج) دراهم ، وزن ، سنجة الميزان
dinar,dirhemفَتَّانَان
on bir dirhemأَحَدَ عَشَرَ دِرْهَماً
onbir dirhemأَحَدَ عَشَرَ دِرْهَماً
on beş dirhem aldıقَبَضَ الخَمْسَ عَشَرَ دِرْهَماً
on okka yüz dirhemعشر أُقّات ومائة درهم
sana verdiğim dirhemالدِّرْهَمُ أَعْطَيْتُكَهُ أَوْ أَعْطَيْتُكَ إِيَّاهُ
kaç dirhem aldın ?كَمْ دِرْهَماً أَخَذْتَ ؟
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid