1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid İki kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
iki إِثْنَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
tünel,giriş ve çıkış olan,yer altı geçidi,yer altında olan iki kapılı evنَفَقٌ (ج) أَنْفَاقٌ : سَرَبٌ فِي الأَرْضِ لَهُ مَخْرَجٌ و يُقَابِلُهَا فِي التُّرْكِيَّةِ الأَصْلِيَّةِ طُلُوس
aynı,eşit,tıpkı,beraber,seyyan,birbirine misil ve müsavi ve eşit olan iki nesneسِيَان
iki dağ arasında olan çukur,düz alçak ve rahat yer,yerin rahat olan kısmıهَجْلٌ
koyun memelerinin dışında meme başına benzeyen iki siğil,atın hayalarının dışında da çıkan siğilثُعْرَان
bir nesne eğilip bükülmek,yay gibi eğilip iki kat olmak,ince olmak,eğrilmek,kıvrılmakإِسْتَقْوَسَ : إِسْتِقْوَاساً
kardeşlik etmek,iki kişiyi birbirine kardeş etmek,kardeşleşmek,birini kardeş edinmek,yaklaştırmakآخَي : مُؤَاخَاةً و إِخَاءَ و إِخَاوَةً
dere,vadi sel ile doldu,derenin iki yanı sel ile dolup taştıإِحْتَفَلَ الوَادِي بالسَّيْلُ : إِمْتَلأَ ، جَاءَ بِمِلْءِ جَنْبَيهِ
it kuyruğunu uylukları arasına soktu,koydu,kuyruğunu iki butu arasına kouyp kıstı,sıktıإِسْتَثْفَرَ الكَلْبُ : أَدْخَلَ ذَنَبَهُ بَيْنَ فَخْذَيْهِ
gerek hemiyet ve gerek keyfiyet cihetiyle olsun iki nesne biribirine denk ve yeksan olup beraberleşmek تَبَاوُءٌ
zayıf olmak,zayıflamak,güçsüz olmak,mecalsiz,takatsız olmak,hastalanmak,sıhhatı gitmk,artmak,iki kat olmak,fazlalaşmakضَعُفَ ـُـ ضَعَافَةً و ضَعَافِِيَة ًو ضَعْفاً
kadın ikiz doğurmak,iki veya ziyade evlat veya yavru doğurmak,cebren cima edip kadını sakatlamakأَتْأَمَ : إِتْآماً
deve ağır yük ile gitmek ve iki yanına ıranı ıranı gitmek,bir şey koparmak,derlemekإِزْدَعَبَ : إِزْدِعَاباً
saçı dökülmüş kişi,başının iki yanında saçı dökülmüş olan,boynuzsuz hayvan,üzerinde duvar olmayan damأَجْلَحُ (ج) جُلْحٌ و أَجْلاَحٌ و جُلْحَان (م) جَلْحَاءُ : أَجْلَهُ : مَنْ إِنْحَسَرَ شَعْرُهُ عَنْ جَانِبَي رَأْسِهِ ، الحَيْوَانُ الّذِي لاَ قَرْنَ لَهُ ، السَّطْحُ الّذِي لاَ سُورَ عَلَيْهِ
pek pir ve sailhurde kimse,gövdesi iri,dahametlu olduğu halde ecleh yani başının iki tarafında kıl olmak vechiyle kel olan kimseجِلْحَابٌ ، جِلْحَابَةٌ
kutlamak,önem vermek,özen göstermek,aldırış etmek,nurlu olup yıldıramak,birikmek,toplanmak,kutlamak,abartmak,derenin iki yanı sel ile dolup taşmmakإِحْتَفَلَ : إِحْتِفَالاً بِ ، فِي
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- أَمْأَقَ : إِمْآقاً الرَّجُلُ : صَارَ ذَا مَأْقَةٍ أَيْ حَمِيَةٍ و أَنَفَةٍ - أَبَِلَ الرَّجُلُ عنْ إِمْرَأَتِهِ - جلد الإنسان ، بشرة البشر - مَجَّاجٌ - يفهّم - لا تهزّ رجليك قبل ركوبك الدّابّة - تَوْقِيتٌ إِفْرَنْجِيٌّ - مكّاس ، جابي الرسومات ، محصّل ، صاحب الباج - تحت سقف او قبة الأمم المتحدة - إِيْجَادٌ (ج) إِيْجَادَاتٌ - أَقْلَعَ السَّحَابُ : إنْقَشَعَ و إِنْكَشَفَ و إِنْجَلَي - مُحَاوَلَةٌ جَادَّةٌ - تُوبْزَةٌ - بزغ - طلع علي الشاشة - معاند - غُوطِيٌّ - بَازَنَ بالحَقِّ : أَظْهَرَهُ - تضاعف - الآخَرُ : الثَّانِيُ - تلطَّطَ : تَلَطُّطاً - يَنْبَغِي وَكْزُ الأَمْرِ و تُستَعْمَلُ فِي وَجْهَين بِمَعْنَي الإِفٍَْادِ بالدّسِيسَةِ و بِمَعْنَي السَّوْقِ و التَّحْرِيكِ كَيء يَجْرِي الأَمْرُ إذَا كَانَ مُتَوقِّفاً والكُلُّ مِنَ المَجَازِ - مَنَاقِبُ - قَرَه كُوز (تر) - كَفْكِيرٌ (فار، كر) مَعْنَاهُ : آخِذُ الرَّغْوَةِ - كُونْتَيْنِيرٌ (فر) - وضع سيئ - بَطَّنَهُ - صميم الترك - أسماء مميزة
ElmaWarid