1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid İki kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
iki إِثْنَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
güreşmek,uğraşmak,unf ve şidetle yapışıp tutmak,girişmek, teşebbüs etmek,iki kişi güreşçiler gibi biribirini tutmak için ellerini uzatmak el ele gelmekبَاطَشَ : مُبَاطَشَةً
Mısır,şehir,memleket,,ülke,vilayet,mamur yer,sınır,engel,kap,kırmızı boya,kırmızı çamur,iki şey arasındaki engelمِصْرٌ (ج) أَمْصَارٌ و مُصُورٌ : قُطْرٌ ، بَلَدٌ : و في القرآن الكريم
Mısır,şehir,memleket,ülke,vilayet,mamur yer,sınır,engel,kap,kırmızı boya,kırmızı çamur,iki şey arasındaki engelمِصْرٌ (ج) أَمْصَارٌ و مُصُورٌ : قُطْرٌ ، بَلَدٌ : و في القرآن الكريم
adam dizlerini dikip iki elini kavuşturup oturmak,kabalaı üzerine oturup bacaklarını dikerek önden bağlamak,bu oturuş vaziyetinde sırt ve bacakları örtmek,elbiseye bürünmek,örtünmek,sarınmakإِحْتَبَي : إِحْتِبَاءً بِ
tuturuk,ateş tutuşturacak,küle gömülen yanan odun,çalı çırpı,kav,kızıltepe,iki arazi arasındaki hudut,sınır,koyunlarda aklı karalı renk,toprağı yumuşak ve düz yerأُرْثَةٌ ، إِرَاثٌ (ج) أُرَثٌ
asmak,nişan,madalya,askı,takı,deveye asılan küçük zembil,yükün bir tarafa ağmaması için konan ağırlık,kalbe uzanan iki damar,asmak,bağlamak,takmakنَوْطٌ (ج) أَنوَاطٌ و نِيَاطٌ
yartmak,yapmak,oranlamak,kendinden yalan düzüp söylemek,örtüsü eski esbabın eskisini çıkarıp iki yanını birbirine dikmek,halk etmek,halk,yaratılış,mahluk,tabiat,kılıkخَلْقٌ
anlaşma,ittifak,söz birliği,birleşmek,el birliği,kontrat,uyuşma,iki kişi biribirine uylaşmak,bir nesne üzerinde sözü bir etmekإِتِّفَاقٌ (ج) إِتِّفَاقَاتٌ
eşleşmek,denkleşmek,berebere kalmak,beraberlik,iki taraf adalet ve müsavat üzere olmak,berabere kalmak,beraberlik,denklik,denge,muvazene,teadülتَعَادُلٌ (ج) تَعَادلاتٌ
iki deniz,Akdeniz ile Umman denizi,Akdeniz ile Karadenizبَحْرَان : بَحْرَيْن
bir elin nesi var iki elin sesi var (ats)ما لليد الواحد شيئ فإن لليدين صوت هذا المثل بمثابة المثل العربي
göz boncuğu ve sumaki taşı gibi iki renkli,alaca,yarı olmuş hurma koruğu,az suyu kalmış havuz,bir yeri kazındıkta başka renk peyda eden çekirdek,ebruمُجَزَّعٌ ، مُجَزِّعٌ و يقال رُخَامٌ مُجَزَّعٌ و مُجَزِّعٌ بأنواع الرخام و رطبة مجزعة و حوض مجزع و نوي مجزع
vazo,saksı,çiçeklik,mrdek,oturak,toprak taşımağa mahsus iki kulplu ve geniş ağızlı küp,soğuktan titremek,raşe,korku,ürkme,titreyiş,ürküş,testi kırıntısı,sağlam,muhkem,metinأَصِيصٌ (ج) أُصُصٌ و أَصَائِصُ / مِحْبَقَةٌ ،خَوْفٌ ،رَعْشَةٌ، إِنَاءٌ لِزَرْعِ الرَّيَاحِينِ ، مَا تَكَسَّرَ مِنَ الآنِيَةِ ، مُحْكَمٌ ، مَتِينٌ
çoğaltmak,hamur yufka oluncaya dek suyunu artırmak,sözü doğru söylemeyip çok konuşmak,çocuk uyurken ağzının her iki tarafından salya akmak,birisinin namusunu lekelemek,leke sürmek,çamur atmakأَمْرَغَ : إِمْرَاغاً
güç,kuvvet,kuvvetli güçlü olmak,şiddet,zor,kat,ipin kanadı,enerji,iki kat bükülmüş ipeğin bir katı,sıklık,zorlu olmakقُوَّةٌ (ج) قُويً و قُوَّاتٌ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- سَغِبَ ـَـ سَغَباً الرَّجُلُ : جَاعَ - زيت أو شحم ثقيل - الخَالِيُ مِنَ الهَمِّ ، المُسْتَرِيحُ - بَابِيٌّ (ج) بَابِيُّون - بشيكطاش : أحد أحياء إسطنبول ، إسم فريق رياضي تركي شهير ، حجر المهد ، - الرجل الفاسق و السيئ العقيدة - هَذَا جَوَابٌ غَيْرُ تَامٍّ - أثر ، نهج ، مذهب ، أسلوب ،صفحة ، مرحلة ، مستل (ج) مساتل ، مرتج ، سُنّة، طريق ، طريقة - رِوَايَةٌ * - مثل ، نظير ، ك (أداة تشبيهية) - أَكْبَرُ (ج) أَكابِرُ و أَكْبَرُون (م) كُبْرَي (ج) كُبْرَيَاتٌ - سطح البحر - دَاهِيَةٌ آصِيَةٌ - إِرِتْرِيَا - أَدْجَي البَيْت : أَرْخَي سَتْرَهُ - إِخْشَوْشَنَ : إِخْشِيشَاناً - اِنبساط - مُحْتَوَي حَرَارِيٌّ - لاَءَمَ بَيْنَ الفَرِيقَيْن - أُمْتُحِنَ : إِمْتِحَاناً * (عَلَي بِنَاءِ المَجْهُولِ) - حملة النهضة او التنمية - مَنْ و فِي القرآن الكريم - أَغَانيُ تُرْكِيَّةٌ ذَاتُ أُصُولٍ كُرْدِيّةٍ - إِنْفَاقَ السَّهْمُ : إِنْكَسَرَ فُوقُهُ وهُوَ مشقُ رَاْسِ السَّهْمِ حَيْثُ يَقَعُ الوَتَرُ - أَنْسَأَهُ الدَّيْنَ : أَخَّرَهُ - تم التوصل الي إتفاق معه - تأجيل الجلسة ، إرجاء الجلسة - وكالة إشهارية - عَدِيمُ الصِّحَّةِ - بَيِّعٌ (ج) بِيْعَاء و أَبْيِعَاءُ
ElmaWarid