1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid İki kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
iki إِثْنَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
iki şeyh,Hz.Ebubekir ile Hz.Ömer ve İmamı Buhari ile İmamı Müslimشَيْخَان : أَبوبكر و عمر رضي الله عنهما او البخاري و المسلم
parmak,engüşt,benan,parmak denilen ölçü ki bir kadem on iki parmaktan ibarettir,bir nesnede olan güzel iz,eser ve nişan,cüz,kısım,altı arpa,bürçeği ak atإِصْبَعٌ ،أَصْبُعٌ ، أُصْبَعٌ وأَصْبَعٌ ، أَصْبِعٌ ، أَصْبَعٌ ، أُصْبُعٌ و أُصْبِعٌ إِصْبِعٌ و إِصْبُعٌ (ج) أَصَابِعُ و أَصَابِيعُ : عُضْوٌ مُسْتَطِيلٌ ذُو مَفَاصِلَ يَتَشَعَّبُ مِنْ طَرَفِ الكَفِّ او القَدمِ مُؤَنَّثٌ و قَدْ يُذَكَّرُ و في المَثَلِ
devenin ve sair hayvanın azı dişi sürüp çıkmak,bir kimsenin başını yarmak,başının saçlarını tarak ile tarayıp iki tarafa bölüp dağıtmak,bir kimsenin tepesine vurmak,dokunmakشُقُؤٌ : شَقْأٌ
geniş kuyu,çah,zindan gibi kullanılan susuz kuyu veya sarnış,ağaç dikmek,vesaire için kazılnış çukur,iki deriden yapılmış tulum veya dağarcık,iç,hurma çiçeğinin içiجُبٌّ (ج) أَجْبَابٌ و جِبَابٌ و جِبَبَةٌ
bilet,pusula,hatırlatmak,mimlemek,tezkere,bilet,hatıra getirmekgetirmek,andırmak,yazılmış kağıt,iki üç satırdan ibaret olan mektup,name ve bir adamın sergüzeştini rivayet eder olan telif,eserتَذْكِرَةٌ (ج) تَذَاكِرُ ، جَوَازٌ
kesmek,bölmek,kat etmek,yere vurmak,çalmak,düşürmek,aşağıya atmak,at dört ayak üzere kalkıp diz üstüne düşmek,iki elleri ve kolları üzerine durmak,götü üstüne düşürmekبَرْكَعَ : بَرْكَعَةً ، هُ بَرْقَعَهُ فَتَبَرْقَعَ اَيْ صَرَعَهُ فَوَقَعَ عَلَي إِسْتِهِ
iki Ömer,Hz.Ebubekir ile Hz.Ömerعُمَرَان
filan filancaya hediye göndermek,hediyeleşmek,sulh yapmak,barışmak,şiirle birbirini yermek,bir tarafa ağarak yürümek,bir kimse zayıflığından iki kişiye dayanarak yürümek,orca puça yürümekهَادَي : مُهَادَاةً
iki kat olmak,kat kat olmak,ikiye katlanmak,çoğalmak,artmakتَََضَاعَفَ : تَََضَاعُفاً
biriyle hemseng yani bir tartıda olmak,dengelemek,tartmak,muvazene etmek,karşılaştırmak,mukayese etmek,tartıda eşitlemek,ve iki şeyi birbirine denketmek,bütçe,denge,muvazeneمُوَازَنَةٌ (ج) مُوَازَنَاتٌ
iki kişi birbiriyle arkadaşlık etmek,eşlik etmek,eşlik etmek,dostluk etmek,arkadaş olmakتَصَاحَبَ : تَصَاحُباً مَعَ
bulut bir iki gün devam etti,devamlı oldu,bulut günlerce devam ettiأَبَنَّتِ السَّاحَابَةُ : دَامَتْ أَيَّاماً
esirgemek,sempati,şefkat,merhamet ,acıma ,eğilmek , meyil,yan,üst giysi giymek,bir nesneyi eğip iki büklüm eylemek,atf etmek,bağlamak,eğilmek,şefkat etmek,acımak,عَطْفٌ
ziyade acı iki şey:fakirlik ile ihtiyarlık yahut ihtiyarlık ile hastalık,acı darı,kötülük ile büyük iş,açlıkأَمَرَّان : فَقْرٌ و هَرَمٌ ، هَرَمٌ و مَرَضٌ و حَاجَةٌ ، شَرٌّ و أَمْرٌ عَظِيمٌ و يُقَالُ َّاقَ مِنْهُ الأَمَرّين اَيْ الشَّرَّ و الأَمْرَ العَظِيمَ
eşraf,şerifler,muhterem ve muteber olanlar,eşraf,Hz.Muhammedin al ve zürriyetinden olanlar,iki kulak,kulaklar ve burunأَشْرَافٌ : أُذْنَانِ و أَنْفٌ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- إِجْتَعَلَ : إِجْتِعَالاً و يُقَالُ جَعَلَهُ فاجْتَعَلَ - إعمال علي شكل الشرفات المنفرجة - بِنَاءٌ عَسْكَرِيٌّ - عسل زي العسل ، عسل كالعسل - إلتجاء - رطل ، من ، أقتان ، بطمان - اُلوف ، آلاف - سنة مالية ، سنة الميزانية - هل الشعب ام الأمير قاسي ؟ - رَِعْدٌ (ج) رُعُودٌ - صَعَاقٌ - بعث علي الحيرة - ضرب كوس الكرّ و الهجوم - إِلَهِي ! - كَلِمَةٌ تُسْتَعْمَلُ فِي الكِتَابَةِ بِمَعْنَي هَذَا إشَارَةٌ إَليَ نَفْسِ الوَرَقَةِ أَوْ إِلَي مَا فِي الذِهنِ مِنَ الأَمْرِ - إِثَّخَنَ فِي الأمرِ - قصف المقرّ - بِنَفْسِي - كَرْبَعَ : كَرْبَعَةً - إِنْتَجَفَ الشَّاةَ : حَلَبَهَا جَيّداً حَتَي أَفْرَغَ ضَرْعَهَا - أَفْحَجَ : إِفْحَاجاً عَن - هَزَمَ البِئْرَ : حَفَرَهَا - أَصَابَ السَّهْمُ : بَلَغَ الهَدَفَ و لَمْ يُخْطِئْ - أَخَتَّ مِنْهُ : إِسْتَحْيَا - أَتَي بِقَمِيصِهِ : اَيْ جَاء بِهِ - دَحُولٌ - أَحجَبَ : إِحْجَاباً - رش او ذر المسحوق علي ، ذر أو رش البودرة - إن الرشوة تفتح باب النار فكيف بباب غيره - عصب الحرب
ElmaWarid