1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid İki kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
iki إِثْنَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
oynamak,sakin olmak ,yuvarlanmak,deve avazını içerisine çekip derununde terci ve terdid ile gir gir ötüp gümürdenmek ,gecikmek,yük bir tarafa meyil edip ağmak,iki tarafa temayül ederek yürümek,kalabalıktan sıkışmakتَدَأْدُوءٌ : إبطال : تدحرج : تحرك : سكون
gömlek koltuğuna koydukları parça,gömlek vesairenin koltuk altı,gömlek yakası,yakalık,çifte,hıştık,gömleğin boyun açıklığı, bazı atların göğsünden yukarıya gerdanlarında bulunan iki kıl dairesinin beheri,ikisine ( بنيقتان) derler,çifteبَنِيقَةٌ (تث ) بَنِيقَتَان (ج) بَنَائِقُ
iki kişi arkadaş olmak,arkadaşlık etmek,arkadaş olmak,arkadaş tutmak,eşlik yapmak,birlikte yaşamak,dost edinmek,birbirine yoldaş olmak,musahabet etmekإِصْطَحَبَ : إِصْطِحَاباً ، هُ
köpek kuyruğunu iki butunun arasına sokmak,at kuyruğunu bacaklarının arasına sokmakإِكْتَسَعَ : إِكتِسَاعاً
çarmığa germek,idam etmek,eritip yağını almak,asmak,kemiğiniliğini çıkarmak,eti pişirmek,güneş yakmak,kovanın üzerinde iki haç yapmak,haçlamak,hırsızı asmak,kemiktenilik çıkarmak,eti kebapetmek,sıtma devametmek,şiddetlenmekصَلَبَ ـُِـ صَلْباً ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِمِ
sabah ile akşam,sabah namazı ile ikindi namazları,günün iki serin vakti,sabah ile akşam,ay çiçeği,üşümekبَرْدَانٌ : صَبَاحٌ و مَسَاءٌ ، صلاة الفجر و العصر
sabah ile akşam,sabah namazı ile ikindi namazları,günün iki serin vakti,sabah ile akşam,ay çiçeği,üşümekبَرْدَانٌ ، أَبْرَدَان : صَبَاحٌ و مَسَاءٌ ، صلاة الفجر و العصر
çarmığa germek,asmak,kemiğin iliğini çıkarmak,eti pişirmek,güneş yakmak,sıtma devametmek,şiddetlenmek,yakmak,kovanın üzerinde iki haç yapmak,hırsızı asmak,kemiktenilik çıkarmak,eti kebapetmekصَلَبَ ـُِـ صَلْباً ، هُ
bir sıçrasın çekirge iki sıçrasın çekirgeليس كل مرة تسلم الجرّة
sempati,şefkat,merhamet,esirgemek,acıma,bir nesneyi eğip iki büklüm eylemek,atmak,atf etmek,eğilmek,esirgemek,meyil,yan,üst giysi giymek,çevirmek,döndürmek,eğmek,meyiletmek,şefkat etmek vermek,bağlaç,atıfعَطْفٌ
belde,kasaba,şehir,memleket,iklim,ülke,köy,büyük köy,büyük şehir,yer,toprak,göğüs,iki kaşın arası,Mekke,ayrılık,müfarakat,susuz veya suyu pek seyrek çöl,ay menzillerinden bir menzillبَلْدَةٌ (ج) بُلْدَان ، بَلْدَاتٌ : أرض ، صدر
karşılamak,kabul etmek,karşı çıkmak,yüzünü kıbleye çevirmek,döndürmek,ileri olmak,birinden yüzde seksen derece uzaklıkta olan iki gök cisminin durumu,gelecek zaman istikbal,gelecek zaman,gelecek vakit,resepsiyon,Kürtçe peşwazi derlerإِسْتِقْبَالٌ (ج) إِسْتِقْبَالاَتٌ ضدّ الإستدبار ، لِقاءٌ ، مُقَابَلَةٌ بَيْنَ جِرْمَيْن سَمَاوِيين ، مُسْتَقْبَلٌ
çene çukuru,çenede olan yiv,üst dudağın ağıza gelen vasatında ağıza doğru sarkık etcağız yahut üst dudakta iki taraflı bıyığın aralığında burun direğine doğru çekilen uzunca yivخُنْعُبَةٌ : نُونَة
devenin gerdeninde ve dudağında olan kıllar ve devenin tüyü kavlayıp döküldükten sonra gövdesinde kalan tüy artığı,zeban avaizle ile ferkedan arasında iki tane beyaz yıldıza ıtlak olunur,avaiz kuzey kutbu yakınında dört yıldızdırذَئْبَانٌ
cem etmek,uydurmak,yalan ile süslemek,düzmek,yapıştırmak,hep bir yere götürmek,sözü yaldızlamak,sözü batılla karıştırıp püslemek,bir işi talep edip ulaşamamak,yapamamak,kaftanın iki yanını üst üste yan yana getirip dikmekلَفَّقَ : تَلْفِيقاً ، هُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- سَاحَةُ القِدِّيسِ البُطْرُس - إلتفات يمينا و شمالاً - آنيّ - حِنْتَارٌ - حروف نطعيّة - جَأْيَ ـَـ جُؤَةً و جُأْوَةً ، هُ - إِنتَهَكَتْ طَائِرَاتُ العَدُوِّ المَجَالَ الجَوِيَّ - مُنَاهَدَةٌ - فرق و تمييز بالقرينة - مخبصة - أَنْهَي الخلافَةَ - مشاهير الهوليوود - أرضية حقوقية - تألّه - مخفر الدرك ، مركز الدرك - شَفَةٌ بُرَاطِمٌ - مصدر ، منبع ، مبعث ، مأخذ ، مرجع ، مورد ، نبع ماء ، ينبوع ، عين ، منهل ، منشا ، لحام ، مورد ، مأخذ ، فوارة ، ردف ، مخلاب ، جرمشق صغير (شجر) ، عين الماء ، إلية (ج) إليات ، عجز (ج) أعجاز ، برثن ، مخلب الطير ، ورك - من أبصر عيوب نفسه إشتغل عن عيب غيره - لاَ يَعْرِفُ نَفْسَهُ أَيْقَدْرَهُ و حَدَّهُ و تُطْلَقُ عَلَي طَوِيلِ اللِّسَانِ الجَرِئِ - علامة سيئة - طيار ركن - نيف ، كسورات - تحتوي المقالة علي خطاب الكراهية - خرزة زرقاء - مُجَثَّمَةٌ - صانع او بائع المزاريب - إِسْتِجَابَةً لَهُ - أَتْعَسَهُ : أَهْلَكَهُ - حرائق الغابات - كيس بلاستيكي
ElmaWarid