1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid İki kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
iki إِثْنَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
a) iki kelimeyi birbirine bağladığı zaman kendinden önceki ifade olumsuz (menfi) veya olumsuz emir (nehy) ise lakin manasında olur ve önceki ibareyi olduğu gibi bırakır ve onun (zıddı) karşıtı olan bir manayı da kendinden sonrakine.Meslaمَا أَحْمَدُ تَاجِرٌ بَلْ صَانِعٌAhmet tacir değil,lakin sanatkardır
itaat etmeyen,münkad oplmayan,yabancı,ecnebi,yad,ecnebi,misafir,taşralı olan,sert ve serkeş hayvan,garip ve bigane,yabancı,canip mukariretinden ictinap olunan zelil ve muhaller kimse,iki ard ayaklarının arası meydanlı satanı açık olan atأَجْنَبٌ (ج) أَجَانِبُ ، أَجْنَبِيٌّ ، غَرِيبٌ ، بَرَّانِيٌّ : الّذي لاَ يَنْقَادُ
engel,iki nesne arasında veya bir nesne önünde perde makamında olan,mani,engel olan,ayıran,örten,bölme,coşkun,hail,Hail şehri,coşkun,bölmeحَائِلٌ : مَانِعٌ
arık uyruklu kimse,uyluklarının eti az olan kimse,oturak yerinin iki yanları arık ve yeyni olan,kurtla sırtlandan doğan hayvan,kurt ve andıktan doğan hayvan,hızlı,çabuk,çalakأَزَلُّ (ج) زُلٌّ (م) زَلاَّءُ : خَفِيفُ الوَرْكَين و فِي المَثَلِ
sağlamlaştırmak,burmak,bükmek,sağlam etmek,muhkem ve metin etmek,ipi iki kat edip bükmek,burmak,sağlam etmek,dolaşmak,gezmek,devr ve cevelan etmekبَرَمَ ـُـ بَرْماً (تر) ، هُ
sağlamlaştırmak,burmak,bükmek,sağlam etmek,muhkem ve metin etmek,ipi iki kat edip bükmek,burmak,sağlam etmek,dolaşmak,gezmek,devr ve cevelan etmekبَرَمَ ـُـ بَرْماً
yapayalınız,yegane ve münferit olan,silahsız olan,savunmasız,müdafaasız,yağmursuz bulut,kuyruklu at,omaca tabir olunan iki pöç kemiklerinin birisi olan hayvan,kesik ve yalınız olan kum,uçamayan kuş,eğri kuyruklu hayvan,Summakeyn denilen yıldızlardan birisأَعْزَلُ (ج) عُزْلٌ و عُزَّلٌ و عُزْلاَن و أَعْزَالٌ (م) عَزْلاَءُ و تَقُولُ العرَبُ
asil,soylu,asilzade,dipli,temelli,asil olan,köklü,iyice kökleşmiş,hasep ve nesep sahibi,muteber aileden,terbiyeli,edepli,bir işte bizzat bulunan,vekil olmayan,asil,ta kendisi,necip,akıl,sağlam görüşlü kimse,görüş ve tedbiri metin,uzağı gören,akibetbin,ikiأَصِيلٌ (ج)أُصَلاء و أُصَلاَنٌ و آصَالٌ و أُصْلٌ و أَصَائِلُ (تَصْ) أُصَيْلاَن و أُصَيْلالٌ : الرَّاسِخُ الشَّرِيفُ فِي الحَسَبِ و النَّسَبِ ، الجَيَّدُ الرَّأْيِ ، العَشِيّ : اَيْ الوَقْتث بَعْدَ العَصْرِ إِلَي المَغْرِبِ ، مَنْ يَتَصَرَّفُ عَنْ نَفْسِهِ
iptal etmek,lağv etmek,kaldırmak,ilga etmek,nahivte iki mefülünü geçişli kılan efal-i kulubte lafzan va mahallen amilin amelini iptal etmek,batıl etmek,kaldırmak,kırmak,lağv etmek,mahrum etmek,birini ümitsiz eylemek,bozmakأَلْغَي : إِلْغَاءًَ
kuyruğunun kılları bol olan at,gizlenerek gizlice giden kimse ve söylenip yanı üzerine yatan kimse,dolu olan veya dolu olmaya yakın olan kova,kabir,mezar,arkanın iki tarafın eti,kıç,kaynak,haz,şans, nasip,kısmet,büyük kovaذَنُوبٌ (ج) أَذْنِبَةٌ و ذَنَائِبُ و ذِنَابٌ
cünüp olan,pis,cenabetli olan kimse ,cünüp,cenabet,cünüplük,güsülsüz kimse,uzak,yakın,sert ve serkeş hayvan,garip ve bigane,yabancı,canip,iki ard ayaklarının arası meydanlı satanı açık olan at,yabancı,yol arkadaşıجُنُبٌ (تث) جُنُبَان (ج) أَجْنَابٌ أَجْنَبُ ،أَجْنَبِيٌّ و يقال و هما و هم و هي جُنُبٌ
boğum,ekin kesmiği,buğday öğütüldükten sonra kalan kötü kısmı,pek şiddetli ve düğümlü kemik,ön kol kemiği,bir parça et,başın kökü,iri kaynak,deve kuyruğunda kurumuş pislik,hububatın kabuğu ve kesmük dedikleri buğday başağı,koldaki iki kemiğin küçüğü,tahıl ağacının boğumuكُعْبَرَةٌ (ج) كَعَابِرُ
develer birbirine karışmak,hesap karışmak,iş karmakarışık olmak,belirsiz olmak,iş büyümek,genişlemek,savaş iki grup arasında genişlemek,büyümek,yerde uzağa gitmek,bir kimseye dil uzatmak,övünmek,iftihar etmek,develer çoğalmakإِشْتغَرَ : إِشْتِغَاراً بِ ، عَلَي ، فِي
tutuşmak,çekişmek,kavga ve münazaa etmek,biribiriyle mücadele etmek,münakaşa etmek,tartışmak,iki taraftan mücadele ve kavga ve niza ve çekişme etmekتَجَادَلَ : تَجَادُلاً و يقال تَجَادَلاَ اي تَنَازَعَا و تَعَارَكَا
fersah,saat,üç mil mesafe bir saatlik yol, aralık,uzun zaman,üç mil uzunluğundaki uzunluk ölçüsü,iki nesnenin arası,aralığı,açıklık,mesafe,gece veya gündüzden uzunca süre,zaman,saat,rahat,sukun,daima olup sonu gelmeyen,kesilmeyen,فَرْسَخٌ (ج) فَرَاسِخُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Günün Kelimesi
ElmaWarid