1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid ������������������������������[el-cel��m��d] ������������������ [culm��d]un cem��idir ki kayalara denir. Ve ��Arablar ���fil��n ��zere fil��n s��kletini tarh eyledi��� diyecek yerde �������������� ���������������� ������������������������ derler. kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
bana mühlet ver azıcık hele bende söyleyeyim diyecek yerde (أبلعني ريقي) derler yani hele bana tükürüğümü yutacak kadar zaman ver أَبْلِعْنِي رِيقِي
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
gemi kayalara çarptıإِرْتَطَمَتْ السَّفِينَةُ بالصُّخُورِ
parmak köklerinde olan mafsallar,eklemler,dip boğumlarının en oynak yerleri birbirine rücbe ve racibe denir ,bir kavle göre o enlerin iç yüzlerine denir , yahut parmakların dibinden uçlarına varınca kaleminde denir yahut parmakların mutlaka mafsallarına dرَوَاجِبُ جَمْعُ رُجْبَةٍ و رَاجِبَةٍ
Mutlakan dâbbe zekerinin kabı olan deriye denir ki çekip onda setr eder,at ve katır ve eşek makûlesi bütün tırnaklı olanlara mahsûstur.ve Nisâ tâifesinin fercleri ortasında olan lahm-ı zâide denir ki dılak tabîr olunur Ve geminin büyük olan yelkenine denir,aslanın pençesiقُنْبٌ
deve yavrusunun doğurma mevsiminin ortasında doğanı,mevsimin başında doğanına ve sonuna doğanına (ربع) denir ve sonunda doğanınada (هبع)denirبُعَّةٌ
kayalarda ve ağaçlarda olan arı yuvalarına benzer yarıklar ve deliklere denir vegümeçte olan deliklere denir,müseddes hane olur onda arılar bal yaparlarتَخَارِيبُ جَمْعُ تُخْرُوب
perde,ve şu kapı tahtası tarzında nesneye denir ki bal sağan kimse orada sinip arının kovanını oradan açıp siperlenerek bal sağar,araziy-i Acemin Arap serhadına müntehi olan nihayet,kalkan,türs manasına kürek,sırkı tabir olunan alete denir ki demirden veمِجْنَبٌ : سِتْرٌ
ziyade yakışır ve münasip olan,pek uygun olan,ziyade hesap edici,saçının rengi kızıla okşar olan ve dahi tüyünün rengi bozrenk olan kızıl deve,şu deveye denir ki tüyü ak ve kırmızı alaca ola ve şu kimseye denir ki saçı sarışın ve kumral ola ve beşeresi biأَحْسَبُ : أَبْيَضُ الشَّعْرِ و البشَرَةِ ، أَبْرَصُ
sebzelerin,reyhanların yani çiçek tohumlarına denir,bir hurda ottur ki otluklar aralığında biter yahut her neviden çeşitli hububata denir,sahrada biten otların tohumu,bütün otların tohumu,tohumu biten otun tohumu,sebzelerin kurusu,şahıs isimlerindendirحِبَّةٌ و يَعقوب بن حَبَّة روي الأحاديث عن الإمام أحمد
atın ayağı pek yere dokunmaktan olan savt sese denir ki kütürtü ve patırtı tabir olunur,şu yoğurda ve ayrana denirki üzerine süt sağılmış ola,koyu ve ağlaz süte denir ki yoğurt gibi olur,ayak sesi,debdebe,ayaktavışı,davul sesi,koyulmuş süt,ayak sesi,ayaktavışı,davul sesi,koyulmuş sütدَبْدَبَةٌ وتقول سمعت دبدبة وهي كل صوت كوقع الحافر علي الأرض الصلبة
ufaık yağmurki çisinti denirهَمِيةٌ
yorulmuş ve gözü zayıf adama denirكليل
şu süte denir ki soğukluğundan yağı çıkmıyaحَصِبٌ
kökleştirmek,tesis etmek,kurmak,temelleştirmek,temellendirmek,esaslandırmak,tesis,kuruluş,tesis,temel bırakmak,temel kurmak,esas kurmak,esas vermek,temelleştirmek,sabit ve muhkem ve karardar kılmak,tesis etmek,temel atmak,yapı kurmak,temel atmak,tesis,kuruluş,aruzda kafiyenin (وى)denilen son harf ile kendisi arasında bir harf bulunan ( أ) harfine denir (ناصب) ile (كواكب ) kafiyelerinin elifi gibi,beyanda tekidin hilafına yani esaser ve resen bir şey ifadesine denirتَأْسِيسٌ (ج) تَأْسِيسَاتٌ
sefer yoldaşına denir ki seferde daima yanında olaصَاحِب بالجَنْبِ و يقال هو الصاحب بالجنب اي صاحبك في السفر
sopanın seslenen yani şakıldayan ucuna denirصِرْقَاعَةٌ
şu atılan oka denir ki nişana dokunmayıp etrafına düşeحَابٌّ (ج) حَوَابٌ و يقال سَهْمٌ حَابٌّ إذا وقع حَوْلَ القِرْطَاسِ
tarh (ar)طرح ، إلقاء ، إسقاط ، التدريخ للكرم و الليمون
elinden atmak,uzaklaştırmak,tarh etmekإِطِّرَاحٌ (ج) إِطِّرَاحَاتٌ
Tarh: Hz.İbrahimin babası Azerin lakabı,unvanıتَارْخٌ : لقب آزر وهو ابو إبراهيم عليه السلام
yukardan aşağıya doğruindirmek,indirim,iskonto,tenzil ,tarh ve tefrik edip bir miktarı içinden çıkarmak,Kuran-ı Kerimتَنْزِيلٌ (ج) تَنْزِيلاَتٌ
kendini atmak,uzaklaştırmak,ıraketmek,tarh etmek,elinden atmak,sunmak,ıtrahإِطْرَاحٌ (ج) إِطْرَاحَاتٌ
ortya atmak,sunmak,önermek,ortya atmak,yere yıkmak,çıkarmak,tarh etmek,yere bırakmak,uzaklaştırmakطَرَحَ ـَـ طَرْحاً بِ ، عَلَي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
ortaya atmak,iskonto,çıkarma,bırakma,indirmek,çıkarmak,ululuk,iskonto,indirim,indirmek,ayırmak,bırakmak,ırak etmek,koymak,kaldırmak,vazetmek,tarh etmek,uzaklaştırmak,sunmakطَرْحٌ (ج) طُرُوحٌ و (جج) طُرُوحَاتٌ : وضع ، رفع ، إبعاد
soru soran kimse soruda ona ibram ve ilhah eyledi,ısrar eylediأَخْجَأَهُ السّأئِلُ : أَلَحَّ عَلَيْهِ فِي السُّؤَالِ
sulama veya ilkbahar bitkiyi teru taze eyledi,yumuşak eylediأَمْأَدَ : إِمْآداً الرَّيُّ أَوِ الرَّبِيعُ النَّبَاتَ : جَعَلَهُ نَاعِماً
yelip seğirtmekte çabalayıp sarfı makdur eyledi,sürat eylediإِشْتَكَرَتِ فِي عَدْوِهِ : أَسْرَعَ
Allahı takdis etti,tazim eyledi,kendisine yakışmayan sıfatlardan tenzih eylediقَدَّسَ اللهَ
Allah onun başına gelen musibet ile düşmanını şad eyledi,sevindirdi,mesrur eyledi,güldürdüأَشْمَتَهُ اللهُ بِعَدُوِّهِ : جَعَلَهُ يَشمتُ بِهِ أَيْ يُفْرِحُ بِمُصِيبَتِهِ
onu muzzafer kıldı,zaferyap eyledi,nail eylediأَفَازَهُ
işi yapmaya azim ve cezim eyledi,niyet eylediإِعْتَزَمَ الأَمْرَ أَوْ عَلَيْهِ : عَزَمَ ، عَقَدَ النّيَّةَ عَلَي فِعْلِِهِ
hastalık onu acıttı,takatsız eyledi,dertnak eylediأَنْصَبَهُ المَرَضُ أَوْ نَحْوُهُ : آلَمَهُ
kendini filanca şeyde zelil eyledi,hor eylediإِبْتَذَلَ نَفْسَهُ فِي كَذَا
ona himmet eyledi,kalp ve kast eylediهَوِيَ ـَـ هَوَأً إليهِ : هَمَّ
onu derbeder eyledi,yerinden yurdundan eylediأَشْرَدَهُ : جَعَلَهُ طَرِيداً شَرِيداً
nesneyi yok etti,mahv etti,helak etti,tüketti,harap eyledi,fena eylediأَفْنَي الشَّيْئَ : أَعْدَمَ و أَهْلَكَهُ
ona bir şedid ve azim iş,isabet eyledi veya aniden bir emr şedid isabet edip gayet tazyik ve tenkil eylediحَزَبَهُ الأَمْرُ حَزْباً : نابه و إشتدّ عليه او ضغطه فُجأةً
işi aşikar eylediأَجْهَرَ الأَمْرَ و بِهِ : أَعْلَنَهُ ، شَهَرَهُ
suçirtikap eylediأَتَي الجُرْمَ : إِرْتَكَبَهَا
diyecekقول
diyecek yokلا عيب فيه ، لا كلام عليه ، لا يحتاج إلي إيضاح
ne diyecek?أَيْش رَائِحة تَقُولِي ؟
diyecek bulmakإعتراض ، تعريض ، طعن ، لوم
diyecek söz bulamadımلم أقدر أن أجد كلاماً يقال أي أقولهُ
Hiçbir diyecek söz yokلاَ كَلاَمَ عَلَيْه
hiçbir diyecek yokلاَ كَلاَمَ
keyfine diyecek yokيَسْرَحُ و يَمْرَحُ
ona diyecek hiçbir söz yokلاَ كَلاَمَ عَلَيْهِ
diyecek yok,mükemmel,kusursuz,üzerinde toz yokلاَ غُبَارَ عَلَيْهِ
bana mühlet ver azıcık hele bende söyleyeyim diyecek yerde (أبلعني ريقي) derler yani hele bana tükürüğümü yutacak kadar zaman verأَبْلِعْنِي رِيقِي
ağırlıklar,yükler,ev esbabı,sikletler,yerde gömülü olan hazineler,yerde gömülü olan ölüler,toprağın içinde medfun defineler veyahut ölüler,mevta,yerde gömülü olan hazineler,yerde gömülü olan ölüler,urubaأَثْقَالٌ و منه قوله
onula halvette,tenha yerde,boş yerde buluştu,bir araya geldiأَخْلاَهُ او بِهِ او مَعَهَ : إِجْتَمَعَ مَعَهُ فِي خَلْوَةٍ
hayvanlar yerde otlayıp yerde hiçbir otluk bırakmadıأَمْعَرَتِ المَاشِيَةُ الأَرْضَ : رَعَتْهَ فَلَمْ تَدَعْ بِهَا مَرْعَيً
kuş uçmaz,kervan geçmez yerde,tenha yerdeبَيْنَ سَمْعِ الأَرْضِ و بَصَرِهَا
yüceltmek,yükseltmek,göklere çıkartmak,şimşeğin parıltısı eve girmek,kavim seneyi bir yerde geçirmek,bir yerde bir yıl eğlenmek,üzerine bir yıl gelmekأَسْنَي : إِسْنَاءً ، هُ
her yerde,Cenab-ı Allahı her yerde bilirlerفِي كُلِّ مَحَلِّ نحو الله معروف فِي كلّ مَحَلٍّ او في كل مكان
orta yerde oturmak,ara yerde olmak,orta yerde oturmak, ortalamak,yerin ortasına oturmak,ara yere oturmakوَسَطَ ـِـ وَسَطاً و سِطَةً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
bir yerde kalmak,bir yerde yerleşip karar bulmak,karar kılmak,ikamet etmek,karar tutmak,kararlanmak,kararlaşmak,yerleşmek,iskan etmek,oturtmak,kararlaştırmak,yerleşmek,dinlenmek,bir yerde durmak,sakin ve sabit olmak,karar kılmak,berkarar olmak,kurulmakإِسْتَقَرَّ : إِسْتِقْرَاراً بِ ، عَلَي ، فِي
davar semirmek,deve bir yerde bereketinden dolayı kalıp semirmek,zelilve alçak olmak,kalmak,eğleşmek,bastırmak,bir yerde ikamet etmek,girmekقَمَأَ ـَـ و قَمُؤَ ـُـ قُمُؤاً و قُمُوءَةً وقَمْأً و قَمَاءً و قَمَاءَةً و قَمْأً و قَمَاءَةً و قِمْأَةً بِ
yeryüzü ziyade yeşillendi,yerde ziyadesiyle ot bitti,yerde çok ot bitti,yer çok otlandıإِعْشَوْشَبَتْ الأَرْضُ : كَثُرَ عُشْيُهُ
bir yerde çok durdurmak,alıkoymak,birine mihmandarlık etmek,misafirliğe kabul etmek,bir yerde çok vakit eğlenmek,ikamet etmek,durmakأَثْوَي : إِثْوَاءً بِ ، فِي و يُقَالُ أَنْزَلَنِي الرَّجُلُ فَأثْوَانِي ثَوَاءً حَسَناً
karar,emir,hüküm,bir yerde berkişmek,mesken,bir kimse bir yerde döllenmek,suyun toplandığı basık yer,sebat,dinlenecek yer,nakarat,eğlenmek,durmak,hüküm,bir yerde berkişmek,mesken,bir kimse bir yerde döllenmek,suyun toplandığı basık yer,sebat,dinlenecek yer,nakaratقَرَارٌ (ج) قَرَارَاتٌ
su olmayan yerde veya kuyu kazılmayan yerde kuyu kazdıإِقْتَرَحَ البِئْرَ : حَفَرَهَا فِي مَوْضِعٍ لَمْ يُحْفَرْ فِيْهِ أَوْ لاَ يُوجَدُ فِيْهِ مَاءٌ
başka yerde : bu Mahruse -i Mısır...da bulunur başka yerde yokturفِي مَحَلٍ آخَرَ نحو يوجد ذلك في مصر القاهرة و لكن لا يوجد في محلّ آخَرَ
yerde misvak ağacı bitmek,çok olmak,dal budak salıp irileşmek,bir yerde oturmak,kalmak,ikamet etmek,deve misvak ağacını otlamaktan karnı ağrımak,hasta olmakأَرِكَ ـَـ أَرَكاً
ödül,hediye,mükafat,ikramiye,,atiyye,bahşiş,lutuf,ihsan ve güzel ve makbul olan şiir ve darbı mesel,Kürtçe xelat derler,Kürtçe xelat derler,caizeجَائِزَةٌ (ج) جَوَائِزُ ، يُرَادُ بِهَا أَيْضاً عَنِ الخَطِّ الّذِي يُوضَعُ عَلَي الأَرْقَامِ و الأَسْمَاءِ إشَارة للقَبُولِ أَوِ المُرَاجَعَةِ أَوْ غَيْرِ ذَلِكَ
bir nevi sinek adıdır ki gece vakti uçar kanatları mum gibi parlar Türkçede ateş böceği ve yıldız böceği,yıldız kurdu derler Kürtçede pewr derler,şahıs isimleridirحُبَاحِبُ
sakız ağacı,yeşil cebe,meneviş ağacı,çitlenbik,baldırda çıkan yara ve çıbanı,yeşil cebe,terementi,Kürte menegiş derler yemişine Arapçada (حَبَّةُ الخَضْرَاء) derler kahvesi hoş kokulu olurبُطْمٌ : بَطْمٌ (و) بَُطْمَةٌ ، تَرَمَنْتِينَا ، شَجَرٌ يَشْبَهُ شَجَرَ الفُسْتُقِ لَهُ صَمْغٌ قَوِيُّ الرَّائِحَةِ و عَنَاقِيد ذَات حَبِّ صَغِيرٍ أَحْمَرَ أَوْ أَزْرَقَ أَوْ اَبْيَضَ و يُسْتَقْطَرُ مِنْهُ دُهْن طَيَّارٌ يُسَمَّي النَّفْطُ الأَبْيَضُ
gömlek koltuğuna koydukları parça,gömlek vesairenin koltuk altı,gömlek yakası,yakalık,çifte,hıştık,gömleğin boyun açıklığı, bazı atların göğsünden yukarıya gerdanlarında bulunan iki kıl dairesinin beheri,ikisine ( بنيقتان) derler,Türkçe çifte derlerبَنِيقَةٌ (تث ) بَنِيقَتَان (ج) بَنَائِقُ : رُقْعَةٌ تُحَاطُ فِي أَعْلَي القَمِيصِ
yarış,yarışmak ,koşu,bağı,kürtçe pışpırk derler,müsabaka,önürdü,önürdüşmek ve seğirdişme,yarışmak,koşu,bağı,künde,Kürtçe pışpırk derlerسِبَاقٌ (ج) سِبَاقَاتٌ
verilen sözde durmamak,suvarmak, yerine halef etmek, kılıç karmak için elini uzatmak, evladı ve malı giden kimseye ( أخلف الله تعالي عليك اي ردّ عليك مثلما ذهب) derler kardeşi, babası ve amcası giden kimseye ( أخلف الله تعالي عليك خليفة ما ذهب ) derlerإِخْلاَفٌ : إِسْقَاءٌ
bağ,asma,boyun bağı,yaş üzüm,üzüm ağacı,teyek,omca,gerdanlık,üzüm bağı,bağ , asma , üzüm ağacı , kürtçe rez derler,yaş üzüm,gerdanlık,mert olmak,Kürtçe rez derlerكَرْمٌ (ج) كُرُومٌ (و) كَرْمَةٌ
burasına ne derler ?ما إسم هذا المكان ؟
hocalar derlerالمُعَلِّمُونَ يَقُولُونَ
yağ,Kürtçe don ve run derlerدُهْنٌ (ج) دِهَانٌ (كُر)
Araplar derlerتَقُولُ العَرَبُ
ok,Kürtçe tir derlerبِنْتُ الكَنَائِنِ : نَبْلَةٌ
burasına ne derler ?مَا إِسْمُ هَذَا المَكَان؟
yel,rüzgar,Kürtçe bad derlerرِيْحٌ (ج) رِيَاحٌ و فِي المَثَلِ
dört,Kürtçe çar derlerأَرْبَعٌ : أَرْبَعَةٌ
Benzer Kelimeler
Benzer kelime bulunamadı!

Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Blog

Teknoloji Çeviri Sektörüne Ne Getirdi?


Makineler Çevirmenlerin Yerini Alabilir Mi?


ÇEVBİR Dünya Çeviri Gününü Kutluyor!


Çevirmenin Sesi Projesi: Trakya Üniversitesi Çeviri Topluluğu


ÇeviriBlog Tarihçesi


Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid