1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid Allah hakkı için kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
Allah hakkı için واللهِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
Allah seni hayır ile müjdelesin,Allah sana iyilik versin!بَشَّرَكَ اللهُ بِخَيْرٍ !
Allah seni hayır ile müjdelesin,Allah sana iyilik versin!بَشَّرَكَ اللهُ بالخَيْرِ
Allah onu lanet etsin,Allah cezasını versin !قَاتَلَهُ اللهُ : لَعَنَهُ اللهُ !
Allah daha iyi bilir,Allah u alemألله أَعْلَمُ
Allah ona sacayaklarından üçüncüsünü atsın,Yani belasını versin,Allah onu en büyük belaya düçar etsinرَمَاه اللهُ بِثَالِثَة الأَثَافِيِ
Allah Allah mümin pis olmazسُبْحَانَ اللهِ إنَّ المُؤْمِنَ لاَ يَنْجَس
Allah Allah,Sübhanellah,çok şeyسُبْحَانَ اللهِ !
Allah onu muvaffak eylesin,başarıya ulaştırsın,Allah onu iyi bahtlı,mutlu etti,ona mutluluk ve saadet verdiأَسْعَدَهُ اللهُ : وَفَّقَهُ
Allah için kalbini pak eyledi,Allah için namaz kıldıقَدَّسَ لِلَّهِ
Allah ona rahmet eylesin,Allah ona merhamet etsinرَحِمَهُ اللهُ !
Allah seni korusun,Allah seni muhafaza etsinيَا رَعَاكَ اللهُ !
müezzin Allah ekber dir dedi,müezzin Allah büyüktür dedi,tekbir aldıكَبَّرَ المُؤَذِّنُ : قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ
Allah,yaratan,Tanrı,mabut,Çalap,Oğan,Hüda,el (ال) kelimesinden mürekkeptir,Cenab -ı Allah münadası katı veya vasıl ile olur ve şaz olarak olur,lam harfi iceriyle beraber (الله) olurالله جَلَّ جَلاَلُهُ : خالق ، رزّاق ، جبّار ، غفّار ، جليل ، وكيل ، قهّار ، فَتَّاح
Allah onun yüzünü,suretini güzelleştirdi,Allah onun yüzünü ağartsın!,güzelleştirsn !بَيَّشَ : تَبْيِيشاً اللهُ وَجْهَهُ : حَسَّنَهُ
de Allah birdir,söyle Allah birdirقُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ
kendi kaderini tayin etme hakkı,selfdeterminasyon hakkıحَقُّ تَقْرِيرِ المَصِيرِ
teftiş hakı,denetleme hakkı,arama hakkıحَقُّ التَّفْتِيشِ
seçim hakkı veya öncelik hakkıحَقُّ الإِخْتِيَارِ او الأوْلَوِيَّةِ
intifa hakkı,faydalanma hakkı,sömürmeحَقُّ الإِنْتِفَاعِ : إِسْتِغْلاَلٌ
hasma hak üzere galip olmak,mazlum hakkını zalimden ret ettirmek,hakkı izhar etmek,şeriat ve kanuna göre hakkı yerine getirmekإِحْقَاقٌ (ج) إِحْقَاقَاتٌ
hakkı inkar ve def etmek,kibir ve ceberüt sebebiyle hakkı kabul etmediبَطِرَ الحَقَّ : أَنْكَرَهُ
yaşam hakkı,hayat hakkıحَقُّ الحَيَاةِ
fesih hakkı,bozma hakkıحَقُّ الفَسْخِ
martı,eğrilmiş su,avuç unu,değirmenincinin aldığı değirmen hakkı,,kurbağa,diyet,diyet vermeğe mahkum adamlar heyeti,diyet talep edenler heyeti,eşraf ve ayandan bir cemaat,değirmecinin undan aldığı un övütme hakkı,avuç unu, değirmenincinin aldığı değirmen hakkı,tahniye,göl,havuz,bend,korta,eğrilmiş suبُرْكَةٌ (ج) بُرَكٌ و أَبْرَاكٌ و بُركَانٌ
hasma hak üzere galip olmak,mazlum hakkını zalimden ret ettirmek,şeriat ve kanuna göre hakkı yerine getirmek,gerçekleştirmek,doğru söylemek,gerçek söylemek,haklı kılmak,hakkı beyan etmek,izhar etmekأَحَقَّ : إِحْقَاقاً
şufa,komşuluk hakkı,şufa,kişi kendi mülkü olan eve yahut nun gibi nesneye bitişik olan mülkü satıldıkta evladından yahut satandan yine pahasını verip dava edip almak,şufa,komşuluk hakkı,satılan bir emlaka komşu olan,iki veya ziyade kimsenin bir haneye iştirak üzere malik olup merkumlardan biri kendi hissesini başka bir kimseye satsa şerikleri dava edip değerini eda ederek hisse-i mezbureyi kahren zapt etmek hakkı şerileridirشُفْعَةٌ
hakkı mukarrer olan,hak sahibi olan,hakmend,değer, yaraşır,yakışır,laik,uyarr,layik,uyar,hakkı mukarrer olan,hak sahibi olan,hakmendحقِيقٌ
martı kuşu,su kuşu,eğrilmiş su,avuç unu,değirmenincinin aldığı değirmen hakkı,kurbağa,diyet,diyet vermeğe mahkum adamlar heyeti,diyet talep edenler heyeti,eşraf ve ayandan bir cemaat,değirmecinin undan aldığı un övütme hakkı,avuç unu, değirmenincinin aldığı değiبُرْكَةٌ (ج) بُرَكٌ و أَبْرَاكٌ و بُركَانٌ : طَائِرٌ مَائِيٌّ يَشْبَهُ الوَزِّ ، أُجْرَةُ الطَّحَّانِ ، ضِفْدَعٌ
vasiyet,vasilik,vesayet,velilik,vefatından sonra yerine getirilmek üzere verilen tasarruf hakkı,vefatından sonra yerine getirilmek üzere verilen tasarruf hakkıوِصَايَةٌ (ج) وَصَايَا
miras hakkıحق الإرث
için,yüzünden,den dolayı,yerine,dan,den dolayı,ötürü,beher,nedeniyle,hatırı için,sebebiyle,mak,mek için,bir süre için,beher : kardeşin içinلأَجْلِ ... مِنْ أَجْلِ ، لِ
için,için ki,diye,amacıyla,nedeniyle ,gayesiyle,sebebiyle,için, taki,diye : öğrenmek için sordumلِكَيْ : لِكَيْمَا : كَيْ نحو سألت لِكَي أتعلّم
1) Geçmiş zaman fiilerinin sonunda: a) Zamir olarak birinci şahıs için( تُ)ikinci şahıs erkek için( تَ) kadın için (تِ ) tesniye için ( تُمَا) gelir,erkek çoğulu için (تم) ve dişi çoğulu için (تُنّ) gelir b) Sonuna da dişilik alameti olarak sakin bir ta gelir (كَتَبَتْ) gibiتَاْتِي فِيْ آخِرِ الأَفْعَالِ المَاضِيَةِ نَحْو :
korkusuyla ,için,taki olmasın,maması için, memesi içinلِئَلاَّ
Cenab-ı hakka yemin ederimki,allahü tealanın hak ve mecd ve şerefi için ,billahi,allaha yeminederim,Allah için,Allahın şerefi için !بِاللهِ
Cenab-ı hakka yemin ederimki,allahü tealanın hak ve mecd ve şerefi için ,billahi,allaha yeminederim,Allah için,Allahın şerefi için !بِاللّهِ
taşın ağırlığını öğrenmek için tartmak,paranın kıymetini öğrenmek için tartmak,adamın yanında ne var ne yok bilmek için yoklamak,denemek,sınamak,tecrübe etmekرَازَ ـُـ رَوْزاً
boyun eğdirmek için devenin burnuna burunsalık geçirme veya süs için kadının burnuna halka takma;bilezik;küpe;süs için arap kadınlarının ayaklarına taktıkları bilezik,halkaبُرَةٌ (ج) بُرَيً و بَرَاتٌ و بُرُونٌ
teke keçiye aşmak için yahut su içmek için çağırmakحَأْحَأَةٌ
şer ve fesat için hazırlanıp ika için vesile arayanمُجْظَئِرٌّ و يقال ما لك مُجْظَئِرّاً
nesnenin içini görmek için aslını öğrenmek için arasına baktıإِسْتَشَفَّ الشَّيْئَ : نَظَرَ خِلاَلَهُ
dşiş deve işemek için veya sağılmak için apışlarını açtıإِنْفَشَخَتِ النّاقَةُ : بَاعَدَتْ مَا بَيْنَ رِجْلَيْهَا لِتُحْلَبَ اَوْ لِتَبُولَ
için,neden,sebep,den dolayı,nedeniyle,hatırı için,hesebiyleلأَجْلِ، منْ أَجْلِ
koşu için atı,av için köpeği ariyet,eğreti olarak vermekأَبْعَي : إِبْعَاءً ، هُ
çoban geri dönmek için veya durmak için hay deyip bağırdıأَهَابَ الرَّاعِيُ بِغَنَمِهِ : صَاحَ بِهَا لِتَقِفَ أَوْ لِتَرْجَعِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid