1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açık kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
pek açık,besbelli,ziyade açık,çok belli,daha açık,daha açık,daha vazıh,katı aşikare nesne,sözce daha açık ve fasih olan kimse أَبْيَنُ : أَظْهَرُ ، أَفْصَح و أَوْضَحُ كَلاَماً و تَقُولُ العَرَبُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açık,belli,düz ve geniş yol,metod,nefes alma,soluma,aşikar,bulvar,cadde,bulvar,açık yol,sokakنَهْجٌ (ج) نُهُوجٌ و نُهُجٌ و نَهْجَاتٌ : طَرِيقٌ وَاضِحٌ و يُقَال هَذَا نَهْجِي لآ أَحِيدُ عَنْهُ
açık,aşikar,vazıh,belli,net,sarih,zahir,aydın,açık,ayan,aşikar olan,vazıh,belli,sarih,zahir,aydın,rüşen,aşikare,açık olan,beyazımsı deveوَاضِحٌ : جَلِيٌ
dili pek açık ve fasih olan,soyu sopu pek açık ve bilenen kimseأَعْرَبُ و يُقَالُ هُوَ أَعْرَبَهُمْ نَسَباً أَيْ اَبْيَنُهُمْ و أَوَْضحُهُمْ و هُوَ أَعْرَبَهُمْ لِسَاناً أَيْ أَخْلَصُهُمْ فِي اللُّغَةِ العَرَبِيَّةِ و أَفْصَحُهُمْ
bir şey açık seçik,aşikar olmak,açık olmak,vazıh olmak,belli olmak,netleşmek,açıklanmakإِتّضَحَ : إِتَّضَاحاً
rüşen ve ayan olmak,açık olmak,vazıh olmak,açıklık,açık olmak,vuzuh,çözünürlük,netlikوُضُوحٌ
izah,vuzuh,açıklama,açık olmak,aşikare ve zahir olmak,vazıh ve aşikar etmek,asla şüphe ve tereddüttle mahal bırak mayan açık ifadeتِبْيَانٌ
sıyrık,açık,perdesi sıyrık,edepsiz,açık meşrep,hayasız ve edepsiz olanجَالِعٌ : قَلِيلُ الأَدَبِ
bir iş apacık,açık,aşikare,ayan beyan,vazıh olmak,ayan olmak,açılmak,görünmek,açık olmakوَضَحَ ـِـ وَضْحاً و وُضُوحاً وضِحَةً و ضَحَةً
apacık,aşikar,zahir,ruşen,vazıh,besbelli,belli,aşikare,rüşen,vazıh,açık,belli,açık olan,fasih,fesahatle meramını ifade edenبَيِّنٌ (ج) أَبْيِنَاءُ وأَبْيَانٌ و بُيَنَاءُ ظَاهِرٌ ، وَاضِحٌ ، فَصيحٌ و يقال أمر بَيِّنٌ، و فِي الحَدِيثِ "إِنَّ الْحَلَالَ بَيِّنٌ وَإِنَّ الْحَرَامَ بَيِّنٌ، وَبَيْنَهُمَا مُشْتَبِهَاتٌ لَا يَعْلَمُهُنَّ كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ، فَمَنِ اتَّقَى الشُّبُهَاتِ اسْتَبْرَأَ لِدِينِهِ وَعِرْضِهِ، وَمَنْ وَقَعَ فِي الشُّبُهَاتِ وَقَعَ فِي الْحَرَامِ، كَالرَّاعِي يَرْعَى حَوْلَ الْحِمَى يُوشِكُ أَنْ يَرْتَعَ فِيهِ، أَلَا وَإِنَّ لِكُلِّ مَلِكٍ حِمًى، أَلَا وَإِنَّ حِمَى اللَّهِ مَحَارِمُهُ " و فِي المَثَلِ " كَلاَمٌ لَيِّنٌ و ظُلْمٌ بَيِّنٌ "
açık yer,kır,düz ve geniş yer,ova,dışarı,meydan,dışarı,açık hava,aralık,boşluk,açıklık,kırعَرَاءٌ (ج) أَعْرَاءٌ: خَلاَء
açık,müştemil,kapsayan,istiap eden,içeren,geniş,vasi,geniş,yaygın,basit,sade,basit,bayağı,engin,yaygın,yalınç,düpedüz,açık,geniş arazi,yalınç,düpedüz,açık,geniş arazi,kolay,engin,mücerret olan,mürekkep yahut müellef olmayan,geniş yer,konuşması talakat ve fasahat üzere olan,açık dilli,talakat-ı lisan sahibi,mürekkep olmayan ,bileşik olmayan ,sade,geometride yüzey,satıh,yaygın olan,mücerret olan,geniş olan yer,yeryüzü,döşenmiş nesneبَسِيطٌ (م) بَسِيطَةٌ و بُسُطٌ و بُسَطَاءُ : مَبْسُوطٌ ، مُشْتَمِلٌ ، وَاسِعٌ ، مُسْتَوْعبٌ، مجرد ، غير مؤلف و مركب
açık , doğru ,güzel ,fasih konuşmak,adam fasih konuşup beliğ olmak,fasih,açık ve düzgün dilli olmak,gün bulutsuz olmak,açıklamakأَفْصَحَ : إِفْصَاحاً
ayrılmak, gizli iş aşikare olmak,bırakmak , terketmek , ağaçsız binasız geniş yer, açık iş,ağaçsız binasız geniş yer,açık iş,ağaçsız binasız geniş yer,açık iş,çıplak ve açık kır,hali yer,boş yer,rey-i münker,kabul olunmayacak rey,meydanda ve aşikar olan iş,ayrılmak,gizli iş aşikare olmak,bırakmak,terketmek,gitmekبَرَاحٌ : مُغَادَرَةٌ
açık,müştemil,kapsayan,istiap eden,içeren,geniş,vasi,basit,bayağı,kolay,mücerret,yalın,engin,yaygın,yalınç,düpedüz,geniş arazi,sade,geniş arazi,kolay,mücerret olan,mürekkep yahut müellef olmayan,geniş yer,konuşması talakat ve fasahat üzere olan,açık dilli,talakat-ı lisan sahibi,bileşik olmayan,döşenmiş nesne,eli açık,cömert,şiir vezinlerinden basit veziniبَسِيطٌ (م) بَسِيطَةٌ (ج) بُسُطٌ و بُسَطَاءُ و بَسَائِطُ : مَبْسُوطٌ ، مُشْتَمِلٌ ، وَاسِعٌ ، مُسْتَوْعبٌ ، مُجَرَّدٌ ، غَيْرُ مُؤَلَّفِ و مُرَكَّبِ ، مَا لَمْ يَكُنْ مُرَكَّباً ن خَالٍ مِنَ التَّعْقِيدِ ، مُنْبَسِطُ اللِّسَانِ ، أَرْضٌ وَاسِعَةٌ ، وَجْهٌٌ مُتَهَلِّلٌ مُشْرِقٌ ، بَحْرٌ مِنْ أَبْحُرِ الشِّعْرِ أَي وَزْنُهُ ، بَسِيطُ اليَدِ
sefere,yolculuğa çıkmak,kadın yüzünü açmak,evi süpürmek,rüzgar gök yüzünden bulutu sıyırmak,sabah aydınlanmak,nesneyi darmadağın etmek,yola çıkmak,yolcu olmak,açık saçık olmak,açık olmak,açılmak,parlamak,سَفَرَ ـِـ سَفْراً و سُفُوراً
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid