1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açık kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
pek açık,besbelli,ziyade açık,çok belli,daha açık,daha açık,daha vazıh,katı aşikare nesne,sözce daha açık ve fasih olan kimse أَبْيَنُ : أَظْهَرُ ، أَفْصَح و أَوْضَحُ كَلاَماً و تَقُولُ العَرَبُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açık ve güleç yüzlü olmak,güler yüzlülük,yüz açıklığı,yüz göz gülmek,sevinç eseriBişir,sevinç,dil açıklığı,müjdelemek,muştulamak,sevindirmek,açık ve güleç yüzlü olmak,güler yüzlülük,sürür,meserret,yüzü gülmek,yüzde olan şadlık nişanı,muştuluk,açık ve güleç yüzlü olmak,güler yüzlülük,sevinç,yüzü gülmek,şadolmak,bişirبِشْرٌ : طَلاَقَةُ الوَجْهِ و إِشْرَاقُهُ و بَشَاشَتُهُ : فرح ، سرور، أثر السرور و البَهْجَةِ في الوجه ، بشارة ، مسرة
izlemek,işi aşikar etmek,vazıh olmak,açık olmak,yolda yürümek,doğru yolda gitmek,yola girmek,sülük etmek,yolu takip etmek,uymak,izinde gitmek,yol,iş belli,aşikar olmak,açık olmak,elbiseyi eskitmekنَهَجَ ـَـ نَهْجاً و نُهُوجاً
değerli,kıymetli,güzel,iyi,cömert,kerem sahibi,değerli,alicenap,cıvanmert,kerim,kerem edici,eli açık,eli açık,asilzade,hür fikirli,çok,af ve müsamahası çok adam,misafirperver,nazik,asil,soylu,mert,ikram eden,lutufkar,ihsan ve kerem sahibi,kerim,Allahكَرِيمٌ (ج) كُرَمَاءُ و كِرَامٌ : كَرَمٌ : : ثَمِينٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
görünen,görünür,görülür,gözüken,beliren,baş gösteren,çıkan,açık,gözle görülebilir,zahir,meydanda olan,ortada olan,belli,parlak,aşikar,arka çıkan,yardımcı,ayan,muzaffer,Allah,zahir ve galip olan,açık,dış,zahir,aşikar,gizli olmayan,görünen,bir şeyin tersi,parlak,bedid,görünen ,görünür,görülür, gözüken ,çıkan .açık,gözle görülebilir, zahir, meydanda olan ,ortada olan ,belli ,muzaffer,belli,görünürde,göz önünde,gözle görülürظَاهِرٌ ، مَرْئِيٌّ ، مَنْظُورٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
sabah yeri gereği gibi ağarıp açılmak,beyan etmek,açık söylemek,erte aklığı zahir olmak,beyan etmek,açık söylemek,erte aklığı zahir olmakفَصْحٌ
çöle çıkan,kırda,vahada,çölde ikamet eden,oturan,açık,aşikar,görünen,işin evveli,başı,ilk bakışta hatıra gelen,iptida,ilk,evvel,sepep olucu,müsebbip,illet,gerektiren,mucip,zahir olan,açık olan,aşikar olan,zahir ve aşikar olan,sebep,illet,mucip,yaratan,yaratıcı,halıkبادِيٌ : خَارِجُ الصَّحْرَاءِ ، ظَاهِرٌ ، مُسَبِّبٌ ، سَاكِنُ البَادِيَةِ ، مِنَ الأَمْرِ : اَوَّلُهُ ، مِنَ الرَّأْيِ : مَا يَبْدُو مِنْهُ قَبْل النَّظَرِ و التَّفكِيرِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
güçsüzlük,acizlik,iktidarsızlık,kuvvetsizlik,etkisizlik,noksanlık,zayıflık,eksiklik,açık,aciz,güçsüz,kudretsiz olmak,çaresizlik,geri,sakatlık,acizlik,kudretsizlik,iktidarsızlık,etkisizlik,noksanlık,zayıflık,eksiklik,açık,aciz,sakatlıkعَجْزٌ : عَدَمُ الإِقْتِدَارِ
duru ve halis olan,safi,net,açık bulanık olmayan,açık,duru,saf,safi,net,kedersiz,halis olan,arı,bulutsuz,temiz ve pak olan,bulutsuzصَافِيٌ
aralık,ferahlık,aralıkta olan açık yer,teselli vesilesi,gedik,yarık,aralıkta olan açık yer,teselli vesilesi,yarık,çatlak,açıklık,ferahlık,boşlukفُرْجَةٌ : ثلمة
güleryüzlülük,sevinç,dil açıklığı,müjdelemek,muştulamak,sevindirmek,açık ve güleç yüzlü olmak,güler yüzlülük,sürür,meserret,yüzü gülmek,yüzde olan şadlık nişanı,muştuluk,açık ve güleç yüzlü olmak,güler yüzlülük,sevinç,yüzü gülmek,şadolmakبِشْرٌ : بَشَاشَةٌ ، طلاقة اللسان ، : فرح ، سرور، أثر السرور في الوجه ، بشارة ، مسرة
uzay,feza,yer,boşluk,açık yer,geniş yer,dışarı,meydan,saha,ıssız yer,geniş avlu,meydan,saha,geniş arazi, ıssız yer,ova,açık yerفَضَاءٌ (ج) أَفْضِيَةٌ
kesmek,neşter vurmak,doğramak,yarmak,paralamak,göz yaşı donup akmamak,alnından ter akmak,kadınla evlenmek,kadına yaklaşmak,sözü açıklamak,izah etmek,anlamak,açık olmak,sözü açıklanmak,açık olmak,ticaret yapmak,emrettiği bir şeyi yapmadığından ikinci bir şeyin yapılmasını emretmekten sakınmak,usanmak,suya kanmak,doymak,tekrar tekrar öğüt vermekten usandığından öğüt vermeyi terketmekبَضَعَ ـَـ بَضْعاً و بُضُوعاً و بِضَاعاً و بِضَاعَةًَ بِ ، مِنْ ، هُ
sabahları develeri suvaran,sabah içikisini içiren,sabahlayan,taze yeni,sabah gelen,açık,aşikar,belli,taze yiyecek ve meyya,tan yeri,sabahın ilk aydınlığı,sabah,açık,aşikar,belli,taze,yiyecek ve meyve,sabah gelen,taze,yeniصَابِحٌ : بَيِّنٌ
kalp gözüyle görmek,vazıh ve ayan kılmak,vazıh ve ayan olmak,basiret sahibi olmak,basiret üzere olmak,basiretle bakmak,meydana çıkmak,açık vazıh ve ayan olmak,bir şeyi açık,vazıh ve ayan etmeğe çalışmak,ince teemmül ve mülahaza etmek,ince ve derin düşünmeإِسْتَبْصَرَ : إِسْتِبْصَاراً فِي
acıkكدر ، ألم ، يأس
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid