1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açık kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
pek açık,besbelli,ziyade açık,çok belli,daha açık,daha açık,daha vazıh,katı aşikare nesne,sözce daha açık ve fasih olan kimse أَبْيَنُ : أَظْهَرُ ، أَفْصَح و أَوْضَحُ كَلاَماً و تَقُولُ العَرَبُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
güler yüzlü olmak,nazikane ve letafetle sual etmek,birine mulaki oldukta sevinç ve iltifat göstermek,sevinmek,açık yüzlü olmak,neşeli olmak,şen olmak,iyi karşılamakبَشَّ ـَـ بَشّاً و بَشَاشَةً بِ ، لِ
yabani güvercin,boz renk güvercin,üveyik,açık boz renk,gri renk,rengi külle karışık siyah olan dişi güvercin,kurt,Endülüslü ir kadın şairenin dı,Werqaوَرْقَاءُ (ج) وَرَاقَي و وِرَاقٌ و وَرْقَاءُ شَاعِرَةٌ أَنْدُلُسِيَّةٌ و قَالَ الشَّاعِرُ "رُبَّ وَرقاءَ هتوفٍ في الضُحى * ذاتِ شَجوٍ صَدَحت في فَنَنِ ذكرتْ إِلفًا ودهرًا صالحًا * فبكت حُزنًا وهاجت حَزَني"
açık bir dille,net bir dilleبِلِسَانٍ فَصِيحٍ و وَاضِحٍ
ziyade zahir ve aşikar ve rüşen olan,pek açık,pek aşikare,pek zahir ve belirgin,çok görünenأَظْهَرُ : أَبْيَنُ و يُقَالُ أَظْهَرُ مِنَ الشَّمْسِ و أَبْيَنُ مِنَ الأَمْسِ
açık sahra,ova,yer,geniş çöl,sahra,yazı,bitkisiz yer,ağaçsız yer,boş arazi,geniş feza,geniş boşluk,dışkı,bok,tuvalete çıkarken barsaklardan dışarı çıkan pisliklerبَرَازٌ : فَضاءٌ وَاسِعٌ خَاِلي مِنَ النَّبَاتِ ، المَوَّادُ الّتِي تُطْرَحُ مِنَ الأَمْعَاءِ عِنْدَ التَّبَرُّزِ
sözü gümürdeni söylemeğe derler ki sözü işidile amma ne söylediği anlaşılmıya sinek ve arı kısmı vızırdamak ve sözü açık ve ve vazıh eylememek vech-i üzere konuşmak,vızırdı gibi gümürdenmekدَنْدَنَةٌ
bedihi olan şeyler,hususlar,vazıh ve aşikar olan davalar,aşikar ve açık olan şeyler,ansızın zuhura gelen vukuat,bedihiyat,aksiyomlarبَدِيهِيَّاتٌ : الأوَّلِيَّاتُ العِلْمِيَّةِ أَوِ الفَلْسَفَةِ المًسَلَّم بِهَا مِنْ غَيْرِ إِعْمَالِ الفِكْرِ
güler yüzlü,nazik,mültefit,açık yüzlü,sevinçli,onu güler ve sevinçli ve şen bulduبَشَّاشٌ
nesne belli,aşikar olmak,zahir olmak,aeş ışık vrmek,çıkmak,atın alınındaki beyazlık açık olmak,nesneyi örtmek,bir kimseyi bir şeye sığındırmak,iltica ettirmek,sidik birini sıkıştırmak,hayvanın toynağı kazmakta düz taşa varmakأَوْجَحَ : إِيْجَاحاً إِلَي
ihtiyat,yedek,rezerve,dikkat,açık gözlülük,lüzümüne ve vukuuna mukabil tedarik etmek,tedbir,umurda basiret ve tefekkür ile amil olmak,basiret üzere hareket etmek,layiki ne ise onu eylemek,sakınmak,korkmak,sayıklıkإِحْتِيَاطٌ (ج) إِحْتِيَاطَاتٌ : ، حِيْطَةٌ ، تَحَوُّطٌ ، تَحَفُّظٌ ، حَذرٌ ، خَوْفٌ
siyah karınca, bir nevi siyah tane,bir nevi sebze kökü,çöl halkı soyup yerler, ziyadesiyle aranlık olan gece,işlek ve açık yol,şahrah bodur bed heykel ve bi endam kişiدُعْبُوبٌ (ج) دَعَابِيبُ
plato,Necid bölgesi,Tihamenin üstün yanı,kalınyer ve yol,yüksek yer,Necid,Hicazla Irak arası bir yaylalık yer olup toprağı ve havası makbuldur,yüksek yol,gam,hüzün,mahir rehber,mahir kılavuz,yürekli adam,başkalarının güç yetmediği işi başaran adam,bahadır,cesur,ağaçsız yer,açık ve aşikar iş,yardım etmek,evi süsleyip donatmak ta kullanılan perde,kilim,yastık gibi şeyler,ter,yardım etmek,kalın yer ve yol,plato,Necid bölgesi,Tihamenin üstün yanı,yüksek yol,plato,yüce yer,plato,yüksek yer,Necid,Hücazla Irak arası bir yaylalık yer olup toprağı ve havası makbuldur,yüksek yol,gam,hüzün,mahir rehber,mahir kılavuz,ağaçsız yer,açık ve aşikar işنَجْدٌ (ج) أَنْجُدٌ و نُجُدٌ و نِجَادٌ و نُجُودٌ و أَنْجِدَةٌ : هَضَبَةٌ
boz,boz renk yani karamtık renk,ak nesnedeki aklığı çok ığen açık ve duru olmaya,rengi bozrak olan ak nesne,rengi aka çalar kızıl nesneأَقْهَبُ (ج) قُهْبٌ (م) قَهْبَاءُ : مَا لَوْنُهُ القُهْبَة و هِيَ غُبْرَةٌ إِلَي سَوَادٍ أَوْ بَيَاضٌ تَعْلُوهُ كُدْرَةٌ
açıklamak,bir şeyin açık olmasını,rüşen olmasını istemek, bir şeyin açılmasını, belirtmesini istemekإِسْتَجْلَي : إِسْتِجْلاَءً
terlemek için üzerine su serpilmiş kızgın taşın buğuna kendini verip tutmak,yorulup ferumande ve bitab olmak,yorulmak kalmak,sıcaklık dinmek,sükünet bulmak,bir kimse bir yerde oturmak,ikamet etmek,durmak,gök açık olmak,bulutsuz olmakإِفْثَاءٌ (ج) إِفْثَاءَاتٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid