900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
açtığı zaman,açtığında إِذْ فَتَحَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
Eğer (y) harfinin önünde sesli harflerden birisi gelmişse o zaman yalnız (s) harfi ilave edilirأمَّا إِذَا كَانَ حَرْفُ (ي) مَسْبُوقاً بِحَرْفٍ عِلَّةٍ فَعِنْدَئِذٍ يُضَافُ إِلَي نِهَايَةِ الكَلِمَةِ حَرْفُ (س) فقَطْ نَحْو :
diz kapağının altı,uyuğu,dizin iç kısmı,oyuğu, devenin dirseğinin içi, ebed,sonsuz zaman,dehirأُبْضٌ (ج) آبَاضٌ : مَأْبضٌ : باطن الركبة ، باطن مرفق الجمل ، الدهر
vurmak,cima eylemek,dikiş dikmek;bir nesneye çok zaman bakıp durmak;devenin arkasından yükü indirmek حَتْأٌ : ضرب : جماع
sonra manasına zaman zarfıdır,izafetle kullanılır.İzafetsiz kullanılırsa tek ötrü badu veya iki üstün ileبَعْداً okunurبَعْدُ
gecenin son saatleri,biraz zaman,gece gidiş,gece yürüyüşدُلْجَةٌ
zaman,bir iş için vakit tayin etmek,vakit koymakوَقَتَ ـِـ وَقْتاً
o zaman,o vakit,olduğundan,için,çünkü,ansızın,birdenإِذْ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ...ِلاَّ تَنصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللَّهُ إِذْ أَخْرَجَهُ الَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ اثْنَيْنِ إِذْ هُمَا فِي الْغَارِ إِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِهِ لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا فَأَنزَلَ اللَّهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ وَأَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَّمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذِينَ كَفَرُواْ السُّفْلَى وَكَلِمَةُ اللَّهِ هِيَ الْعُلْيَا وَاللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ...
şimdi,şimdiki zaman,bu an manasına,şimdi kardeşini gördüm gibiالآنُ ، هَلاَّ ، دُرْكَةٌ ، حَالاً ، تَوّاً نحو الآن رَأَيْتُ أَخَاكَ
geceden bir saat,bir müddet,vakid ve zamanأَنَيً ، إِنَيً ، إِنْيٌ (ج) آنَاءٌ و أُنِيٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ...فَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ آنَاءِ اللَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَ...
biraz sonra,yakında,az zaman içinde,birazdan,sonraعَمَّا قَلِيْلٍ ، عَنْ قَرِيْبٍ
sınıfa girince(sınıfa girdiği zaman) öğrencilere selam verdi,عِنْدَمَا دَخَل الصَّفّ سَلَّمَ عَلَي الطُّلاَّبِ
mazi,geçmiş zaman,geçen,mazi,keskin,eski,kılıçمَاضِي (ج) مَوَاضِيُ
o zaman,o vakit,öyle ise,şu haldeعِنْدَئِذٍ
can sıkıntısı,iç sıkıntısı,değersiz şey,bıkkınlık,vakit,zaman,mevsim,akabindeأَفَفٌ : ضَجَرٌ، حِيْنٌ و أَوَانٌ :وَ يقَالُ فِي قَلْبِهِ أَفَفٌ أَيْ ضَجَرٌ
bataklık,havuzda yıkanacak yer,suyun birikip uzun zaman kaldığı yerمُسْتَنْقَعٌ (ج) مُسْتَنْقَعَاتٌ