1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
açtığı zaman,açtığında إِذْ فَتَحَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
barınak,sığınak,yer,mesken,hane,ev,korunak,konak,durak,yer,korunak,iskan olunan yer,yurt,menzil,yer,barınacak yer,barınacak yer ve zaman,varacakمَأْوَي (ج) مَآوي
mafsal,düğüm,kavuşulacak yer ve zaman,birleşme ve kavuşma yeri,kaynak yeri,vuslat yeri,bir ipin başka bir ipe eklendiği yer,Musul iehriمَوْصِلٌ (ج) مَوَاصِلُ
süt içtiğin zaman balık yeme,süt içerken balık yeme !لاَ تَأْكُلِْ السَّمَكَةَ و تَشْرَبَ اللَّبَنَ، لاَ تَاْكُلِ السَّمَكَ وَ تَشْرِبَ اللَّبَنَ !
batı,gün batısı,akşam,akşam namazı,gün batımı,gün tulunacak yer,güneşin batacağı yer,güneşin battığı yer ve zaman,Fas ülkesi,Mağripمَغْرِبٌ (ج) مَغَارِبُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Tembih : İngilizcede ilgi zamiri isim, tümleç için olur ve ona ait olan bir isme mukarenet ederse terkediri, eğer harf-i cer ile mürafakat ederse o zaman harf-i cer fiilden sonra konulurتَنْبِيهٌ : يَجُوزُ فِي الإِنْجِلِيزِيَّةِ حذْفُ ضَمِيرِ المَوْصُولِ مَتَي كَانَ مَفْعُولاً بِهِ او مُقْتَرِناً بالإِسْمِ العَائِد عَلَيْهِ و إِذَا كَانَ مَصْحُوباً بِحَرْفِ الجَرِّ وَضع حَرْفِ الجَرّ بَعْدَ الفِعْلِ
Tenbih:”which” bağımsız anlamda bir isme bitiştiği durumda şahıs ve eşyalar için kullanıp şahıslar ve çok eşyalar arasında bir şahıs veya bir şeyi temenni etmet istenildiği zaman kullanılan bir sorudur.تَنْبِيهٌ : which إذا أرِيدَ بِهِ الطَّلاَقُ او كَانَ مُلْحَقاً بإسم أُستُعْمِل فِي الأَشْخَاصِ والأَشْيَاء مَتي كَانَ القَصْدُ مِنْ تَمْييز شَخْص او شَيْئ مِنْ بَيْن جُملَةِ اَشْخَاصِ او اَشْيَاء
ezel,kıdem,evveli olmayan,öncesizlik,ebediyet,eski olmak,kadim olmak,başlangıcı olmamak,başlangıçsızlık,evveldir ki akıl onun evvelini idrak etmekten aciz ola,geçmişte zamanın sonsuza dek uzantısı,evveli olmayan,başlangıçsız olan müddet,zaman ve başlangıçأَزَلٌ (ج) آزَالٌ : أَزَلِيَّةٌ ، أَبَدِيَّةٌ ، اَلقِدَم الّذِي لاَ اَوَّلَ لَهُ و فِي العُرْف الأَزَلُ هُوَ إِسْتِمْرَارُ الوُجُودِ فِي أَزْمِنَةٍ مُقَدَّرةٍ غَيْرِ مُتَنَاهِيَةٍ
yer,işyeri,mahalle,duracak yer,mahal,inilecek yer ve zaman,konulan yer,lokal,konak yeri,yer,mahal,konulan yer ,Kürtçe cih ve ca derlerمَحَلٌّ (ج) مَحَلاَّتٌ و مَحَالّ : مَحَلِّيٌّ ، مَكَانٌ
meşhur ve anılmaya değer fiil ve hareket,eylem,ve davranış,muvaffakiyet,zafer,fetih,böyle bir fiilin yad ve anışı,zeval bulmuş bir şeyin kalıntıları,geçmişlerden kalmış şeref ve öğünecek değerler v.s çok zaman hatıralarda kalan kıtlık ve pahalılıkأَثْرَةٌ (ج) أَثَرٌ : يقال له أَثْرَةٌ
a) iki kelimeyi birbirine bağladığı zaman kendinden önceki ifade olumsuz (menfi) veya olumsuz emir (nehy) ise lakin manasında olur ve önceki ibareyi olduğu gibi bırakır ve onun (zıddı) karşıtı olan bir manayı da kendinden sonrakine.Meslaمَا أَحْمَدُ تَاجِرٌ بَلْ صَانِعٌAhmet tacir değil,lakin sanatkardır
imil imil yağan yağmur,devamlı yağan yağmur,sesizce yağan yağmur,gökgürültüsüz ve şimşeksiz çok zaman yağan yağmurدِيْمَةٌ (ج) ديم
elbise,çamaşır,giyilen şey,giyecek,giyilecek yer ve zaman,elbise,çamaşır,giyilen şey,giyecek,giymekمَلْبَسٌ (ج) مَلاَبِسُ، لِبْسٌ
ay ve güneşin doğduğu yer,ay başı,ay ve gün ve yıldız doğmak,yıldızın doğduğu yer,güneşin doğacağı zaman,baş,evvel,,matlaمَطْلَعٌ (ج) مَطَالِع: طُلُوعٌ
Tenbih:İngilizcede iş bu iki ahrf-i cer in,at (da,de) bir mahalle fiil hareket veya meyil olmadığı zaman kullanılır,ve lakin “into” hareket olduğu vakit kullanılır.Harf-i cer (form-den-dan) ise ayrılık ve başlangıç noktasını bildirir.تَنْبِيهٌ : في الإنْجليزية حَرْفَا الجَرّ (at و in ) يُقَابلان حَرْفَ الجَرِّ (فِي) مَتَي كَانَ الفِعْلُ غَيْرَ مُقْتَرن بِحَرَكَةٍ او المَيْل إِلَي جِهَةٍ و أمّا حَرْفُ الجَرّ (into) يُستعمل إذا كان الفِعْلُ مقترناً بِحركة حرف الجر ( من -from) من الإبتدائية يستعمل متي كان الفعل دالاّ علي الإنفصال و الإفتراق
borcunu ödeme vaktini uzatmak,süre vermek,mühlet ve zaman vermek,tecil etmek,sonraya bırakmak,kişiye yumuşak davranmak,özür ileri sürmek,birini bir hususta sıkıştırıp acele ettirmeyip kolaylıkla davranmak,bekletmek,süre vermek,sonraya bırakmak,tacil etmemek,katlandırmakأَمْهَلَ : إِمْهَالاً ، هُ و يُقُولُ العَرَبُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- عَصَدَ الرَّجُلُ المَرْأَةَ - بَجَلَ الرَّجُلُ : فَرِحَ - تَخَاجَأَ : تَخَاجُؤاً الرَّجُلُ في المَشْيِ : تَبَاطَأَ : - خَطَرَ بِبَالِهِ او عَلَي بَالِهِ : حَلَّ بِعَقْلِهِ - الذَّهَبُ اَغْلَي مِنَ الحَدِيدِ - الانجليزية الأمريكية - مركز البريد العسكري - تَعْلِيلٌ كِيْفَمَا كَانَ بالكَلاَمِ او بالوَعْدِ او بالإِحْتِيَالِ الغَيْر المَذْمُوم - سفيرج و إسم بلدة - وَهْبٌ - بِضَمَانِ البَنْكِ - قَطَنَ فِي المَكَانِ و بِهِ - ابلوج السكر ، قند مكرر ، سكر النبات - إِقْبَأْتَنَ : إقْبِئْتَاناً - الحَلِيبُ فَسَدَ فِي جَوْفِ الطِّفْلِ فَأَزْعَجَهُ - دَانْمَرْكِيٌّ - أَعْضَلَ المرَضُ الطَّبِيبَ : عَجِزَ الطَّبِيبُ عَنْ مُدَاوَاتهِ - إِفْرِيزُ الحَائِطِ - تركيع - بَابُ الحَانُوتِ - قاضي عسكري متقاعد - عُرُبٌ - إِنْقَعَثَ البَيْتُ : سَقَطَ مِنْ أَصْلِهِ - إِسْتِعْفَافٌ (ج) إِسْتِعْفَافَاتٌ - هندباء - دَغِرَ ـَـ دَغْراً - حَرْبِيَّةٌ - إِنْشَاءُ السُّدُودِ عَلَي الأَنْهَارِ - تشحور بالأسود - كلام معنوي
ElmaWarid