1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/açtığı zaman,açtığında/açtığı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
zaman zaman,bazen,arasıraبَيْنَ حِيْنٍ و حِيْنٍ ، مِنْ حِيْنٍ للآخَر ، حِيْناً بَعْدَ حِيْنٍ ، مِنْ حِيْنٍ إِلَي حِيْنٍ ، بَعْضُ الأحْيَانِ ، أَحْياناً ، حِيْناً ، مِنْ حِينٍ و آخَرَ
zaman aşımı,mürürü zamanتَقَادُمٌ : مُرُورُ الزَّمَانِ
yıllanmak,eskitmek,müzminleştirmek,kronikleştirmek,müzmin etmek,bir şey çoktan olmak,uzun zaman kalmak,uzun zaman sürmekأَزْمَنَ : إِزْمَاناً بِ ، علَي ، عَنْ
durum,hal,çalım,kara balçık,vaziyet,vakıa,iş,güc,şimdiki zaman,zaman ve nesnenin oluşu ve bulunuşuحَالٌ (ج) أَحْوَالٌ
vakit ve zaman tayin etmek,belirlemek,zamanlamak,zaman tayin olunmakأَقَّتَ : تَأْقِيتاً : و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
mikat,hacıların ihrama girdikleri yer,bir işi görmek için verilen zaman,randevu,tarih,mikat,saat,vakit,ecel,zamanمِيْقَاتٌ (ج) مَوَاقِيتُ و فِي القرآن الكَرِيم
Tembih:İlk olarak “may” şimdiki zaman ile nakıs geçmiş zaman kipinde çekilir, “must” yalnız şimdiki zaman kipinde kullanılır.”I cari” bir şeyin icrasında iktidar ve imkan anlamını gösterir ve lakin “I may”,zanni olarak bir oluşun ihtimalen olacağını gösterir.تَنْبِيهٌ : أَوَّلاً الفِعْلُ may يَتَصَرَّفُ فِي الحَالِ و المَاضِي النَّاقِص و most فِي الحَالِ فَقَطْ ثَانِياً الفِعْلُ I can يَدُلُّ عَلَي القُدْرَةِ عَلَي فِعْل شَيْئِ و أَمَّا I may فَتَدَلَّ عَلَي إِحْتِمَالِ وَقع حَدَث بِوَجْه التَّخْمِينِ
sonsuz ve payansız zaman,zıddına yani başlangıcı olmayan zamana ezel derler,ebet,sınırsız uzun zaman,dehr,kadim,daim,ezeli,bir yaşındaki çocuk,devamأَبَدٌ (1) (ج) آبَادٌ وأُبدُون و أَبَدُون و فِي الدُّعَاء يُقَالُ
arkası bükülmüş,eğrilmiş kişi,beli bükük ihtiyar,zor zaman,yüksek kumluk,uzak memleket,uzun gün,zor zaman,katı,şiddetli geceأَقْوَسُ (ج) قُوسٌ (م) قَوْسَاءُ : مُنْحَنِي الظَّهْرِ ، المُشْرِفُ مِنَ الرَّمْلِ كالإِطَارِ ، بَلَدٌ بَعِيدٌ ، يَوْمٌ طَوِيلٌ ، زَمَانٌ صَعْبٌ ، لَيْلٌ أَقْوَسُ أَيْ شَدِيدُ الظُّلْمَةِ و يُقَالُ شَيْخٌ أَقْوَسُ أَيْ مُنْحَني الظَّهْرِ و إِمْرَأَةٌ قَوْسَاءُ أَيْ مُنْحَنِيَةُ الظَّهْرِ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
zaman zaman,bir çok kez,defalarca,çok kereتَارَةً بَعْدَ أُخْرَي : تَارَةً بَعْدَ تَارَةٍ
fersah,iki nesnenin arası,aralığı,açıklık,mesafe,gece veya gündüzden uzunca süre,zaman,saat,rahat,sukun,daima olup sonu gelmeyen,kesilmeyen,uzun zaman,üç mil uzunluğundaki uzunluk ölçüsüفَرْسَخٌ (ج) فَرَاسِخُ
uzun zaman,çok zaman,gündüzden uzun saatlerمَلِّي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
azrak olarak,nadiren,nadir olarak,zaman zamanنَدْرَةً
dünya hayatının tümü,uzun zaman,uzun veya kısa zaman,vakit,zaman,çark,bin veya yüzbin sene,yıl,sene,bin veya yüzbin sene,vakit,asır,yüz yıl,çark,çağ,dehir,devir,bela,afet,musibet,adet,zamaneدَهْرٌ (ج) أَدْهُرٌ وأَدْهَارٌ و دُهُورٌ و صَوْمُ الدَّهْرِ حَرَامِ
zaman zaman,bazen,arasıraبَيْنَ حِيْنٍ و حِيْنٍ ، مِنْ حِيْنٍ للآخَر ، حِيْناً بَعْدَ حِيْنٍ ، مِنْ حِيْنٍ إِلَي حِيْنٍ ، بَعْضُ الأحْيَانِ ، أَحْياناً ، حِيْناً ، مِنْ حِينٍ و آخَرَ
zaman aşımı,mürürü zamanتَقَادُمٌ : مُرُورُ الزَّمَانِ
yıllanmak,eskitmek,müzminleştirmek,kronikleştirmek,müzmin etmek,bir şey çoktan olmak,uzun zaman kalmak,uzun zaman sürmekأَزْمَنَ : إِزْمَاناً بِ ، علَي ، عَنْ
durum,hal,çalım,kara balçık,vaziyet,vakıa,iş,güc,şimdiki zaman,zaman ve nesnenin oluşu ve bulunuşuحَالٌ (ج) أَحْوَالٌ
vakit ve zaman tayin etmek,belirlemek,zamanlamak,zaman tayin olunmakأَقَّتَ : تَأْقِيتاً : و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
mikat,hacıların ihrama girdikleri yer,bir işi görmek için verilen zaman,randevu,tarih,mikat,saat,vakit,ecel,zamanمِيْقَاتٌ (ج) مَوَاقِيتُ و فِي القرآن الكَرِيم
Tembih:İlk olarak “may” şimdiki zaman ile nakıs geçmiş zaman kipinde çekilir, “must” yalnız şimdiki zaman kipinde kullanılır.”I cari” bir şeyin icrasında iktidar ve imkan anlamını gösterir ve lakin “I may”,zanni olarak bir oluşun ihtimalen olacağını gösterir.تَنْبِيهٌ : أَوَّلاً الفِعْلُ may يَتَصَرَّفُ فِي الحَالِ و المَاضِي النَّاقِص و most فِي الحَالِ فَقَطْ ثَانِياً الفِعْلُ I can يَدُلُّ عَلَي القُدْرَةِ عَلَي فِعْل شَيْئِ و أَمَّا I may فَتَدَلَّ عَلَي إِحْتِمَالِ وَقع حَدَث بِوَجْه التَّخْمِينِ
sonsuz ve payansız zaman,zıddına yani başlangıcı olmayan zamana ezel derler,ebet,sınırsız uzun zaman,dehr,kadim,daim,ezeli,bir yaşındaki çocuk,devamأَبَدٌ (1) (ج) آبَادٌ وأُبدُون و أَبَدُون و فِي الدُّعَاء يُقَالُ
arkası bükülmüş,eğrilmiş kişi,beli bükük ihtiyar,zor zaman,yüksek kumluk,uzak memleket,uzun gün,zor zaman,katı,şiddetli geceأَقْوَسُ (ج) قُوسٌ (م) قَوْسَاءُ : مُنْحَنِي الظَّهْرِ ، المُشْرِفُ مِنَ الرَّمْلِ كالإِطَارِ ، بَلَدٌ بَعِيدٌ ، يَوْمٌ طَوِيلٌ ، زَمَانٌ صَعْبٌ ، لَيْلٌ أَقْوَسُ أَيْ شَدِيدُ الظُّلْمَةِ و يُقَالُ شَيْخٌ أَقْوَسُ أَيْ مُنْحَني الظَّهْرِ و إِمْرَأَةٌ قَوْسَاءُ أَيْ مُنْحَنِيَةُ الظَّهْرِ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
zaman zaman,bir çok kez,defalarca,çok kereتَارَةً بَعْدَ أُخْرَي : تَارَةً بَعْدَ تَارَةٍ
fersah,iki nesnenin arası,aralığı,açıklık,mesafe,gece veya gündüzden uzunca süre,zaman,saat,rahat,sukun,daima olup sonu gelmeyen,kesilmeyen,uzun zaman,üç mil uzunluğundaki uzunluk ölçüsüفَرْسَخٌ (ج) فَرَاسِخُ
uzun zaman,çok zaman,gündüzden uzun saatlerمَلِّي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
azrak olarak,nadiren,nadir olarak,zaman zamanنَدْرَةً
dünya hayatının tümü,uzun zaman,uzun veya kısa zaman,vakit,zaman,çark,bin veya yüzbin sene,yıl,sene,bin veya yüzbin sene,vakit,asır,yüz yıl,çark,çağ,dehir,devir,bela,afet,musibet,adet,zamaneدَهْرٌ (ج) أَدْهُرٌ وأَدْهَارٌ و دُهُورٌ و صَوْمُ الدَّهْرِ حَرَامِ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid