1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/açtığı zaman,açtığında/açtığı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
vurmak,cima eylemek,dikiş dikmek;bir nesneye çok zaman bakıp durmak;devenin arkasından yükü indirmek حَتْأٌ : ضرب : جماع
sonra manasına zaman zarfıdır,izafetle kullanılır.İzafetsiz kullanılırsa tek ötrü badu veya iki üstün ileبَعْداً okunurبَعْدُ
zaman,dehi,biraz,vakit,süre,müddet,ansızın,ansızdan,füceten,iri taneli yağmur,kişi kendini yere vurmakبُلْطَةٌ : زمان ، دهر ، برهة و قال الشاعر
şimdi,şimdiki zaman,bu an manasına,şimdi kardeşini gördüm gibiالآنُ ، هَلاَّ ، دُرْكَةٌ ، حَالاً ، تَوّاً نحو الآن رَأَيْتُ أَخَاكَ
zaman,bir iş için vakit tayin etmek,vakit koymakوَقَتَ ـِـ وَقْتاً
o zaman,o vakit,olduğundan,için,çünkü,ansızın,birdenإِذْ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
gecenin son saatleri,biraz zaman,gece gidiş,gece yürüyüşدُلْجَةٌ
sınıfa girince(sınıfa girdiği zaman) öğrencilere selam verdi,عِنْدَمَا دَخَل الصَّفّ سَلَّمَ عَلَي الطُّلاَّبِ
o zaman,o vakit,öyle ise,şu haldeعِنْدَئِذٍ
mazi,geçmiş zaman,geçen,mazi,keskin,eski,kılıçمَاضِي (ج) مَوَاضِيُ
biraz sonra,yakında,az zaman içinde,birazdan,sonraعَمَّا قَلِيْلٍ ، عَنْ قَرِيْبٍ
geceden bir saat,bir müddet,vakid ve zamanأَنَيً ، إِنَيً ، إِنْيٌ (ج) آنَاءٌ و أُنِيٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kelamı terkip ve tanzim ve telif etmek,çok zaman bakmakتَرْمِيقٌ (ج) تَرْمِيقَاتٌ
can sıkıntısı,iç sıkıntısı,değersiz şey,bıkkınlık,vakit,zaman,mevsim,akabindeأَفَفٌ : ضَجَرٌ، حِيْنٌ و أَوَانٌ :وَ يقَالُ فِي قَلْبِهِ أَفَفٌ أَيْ ضَجَرٌ
bataklık,havuzda yıkanacak yer,suyun birikip uzun zaman kaldığı yerمُسْتَنْقَعٌ (ج) مُسْتَنْقَعَاتٌ
vurmak,cima eylemek,dikiş dikmek;bir nesneye çok zaman bakıp durmak;devenin arkasından yükü indirmek حَتْأٌ : ضرب : جماع
sonra manasına zaman zarfıdır,izafetle kullanılır.İzafetsiz kullanılırsa tek ötrü badu veya iki üstün ileبَعْداً okunurبَعْدُ
zaman,dehi,biraz,vakit,süre,müddet,ansızın,ansızdan,füceten,iri taneli yağmur,kişi kendini yere vurmakبُلْطَةٌ : زمان ، دهر ، برهة و قال الشاعر
şimdi,şimdiki zaman,bu an manasına,şimdi kardeşini gördüm gibiالآنُ ، هَلاَّ ، دُرْكَةٌ ، حَالاً ، تَوّاً نحو الآن رَأَيْتُ أَخَاكَ
zaman,bir iş için vakit tayin etmek,vakit koymakوَقَتَ ـِـ وَقْتاً
o zaman,o vakit,olduğundan,için,çünkü,ansızın,birdenإِذْ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
gecenin son saatleri,biraz zaman,gece gidiş,gece yürüyüşدُلْجَةٌ
sınıfa girince(sınıfa girdiği zaman) öğrencilere selam verdi,عِنْدَمَا دَخَل الصَّفّ سَلَّمَ عَلَي الطُّلاَّبِ
o zaman,o vakit,öyle ise,şu haldeعِنْدَئِذٍ
mazi,geçmiş zaman,geçen,mazi,keskin,eski,kılıçمَاضِي (ج) مَوَاضِيُ
biraz sonra,yakında,az zaman içinde,birazdan,sonraعَمَّا قَلِيْلٍ ، عَنْ قَرِيْبٍ
geceden bir saat,bir müddet,vakid ve zamanأَنَيً ، إِنَيً ، إِنْيٌ (ج) آنَاءٌ و أُنِيٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kelamı terkip ve tanzim ve telif etmek,çok zaman bakmakتَرْمِيقٌ (ج) تَرْمِيقَاتٌ
can sıkıntısı,iç sıkıntısı,değersiz şey,bıkkınlık,vakit,zaman,mevsim,akabindeأَفَفٌ : ضَجَرٌ، حِيْنٌ و أَوَانٌ :وَ يقَالُ فِي قَلْبِهِ أَفَفٌ أَيْ ضَجَرٌ
bataklık,havuzda yıkanacak yer,suyun birikip uzun zaman kaldığı yerمُسْتَنْقَعٌ (ج) مُسْتَنْقَعَاتٌ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- إِصْطَبَحَ الرَّجُلُ : شَرِبَ الصَّبُوحَ - كَذِبَ الرَّجُلُ - بَرَا اللهُ النَّاسَ : بَرَأَ - إِزْيَنََّ : إِزْيِنَاناً - إِحْتَفَنَ : إِحْتِفَاناً ، هُ - قَرَظَ ـِـ قَرْظاً - قفزة عملاقة - بَجَدَ ـُـ بُجُوداً - تَأَيُّمٌ - ثَرْمَلَ اللَّحْمَ - من مجيئه - بَلَدُ الإِقَامَةِ الحَالِيَةِ - إِبْنُ وَرْدَان - إِستَعْرَضَ الخَوَارِجُ النَّاسَ - مورج لدراس البيدر ، مدرج لدراس البيدر - تَعَامُلٌ (ج) تعَامُلاَتٌ مَعَ - بَكَّةُ (كُرْدِيَّةٌ لَفْظاً و مَعْنَيً): مكة المكرمة و في التنزيل - وَلَدَتِ المَرْأَةُ تَوْأَمَيْن - آرَ المَرْأَةَ : جَامَعَهَا - جاء عليهم مثل السحابة السوداء - حاسوب شخصيّ - نَسْخٌ و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ - رَابِطَةٌ قَوِيَّةٌ - أَغْزَاهُ : جَهَّزَهُ للغَزْوِ - بَاهَاهُ : فَاخَرَهُ - أَرِيضٌ : مَكَانٌ كَُِيرُ العُشْبِ ، سَمِينٌ ، متَوَاضِعٌ ، يُقَالٌ جَدْيٌ أَرِيضٌ اَيْ سَمِينٌ و رَجُلٌ أَرِيٌَ اَي مُتَوَاضِعٌ - جَبَاذٌ : موت ، وفاة - غلط الألوان - زَاغَ ـِـ زَيْغاً ز زَيَغَاناً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ - أَسَاوِيدُ الحَرْبِ
ElmaWarid