1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/açtığı zaman,açtığında/açtığı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
açtığı zaman,açtığında إِذْ فَتَحَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
şimdi,demin,pek yakında geçen,geçmiş,az önce,yakın zaman,birazآنِفٌ (م) آنِفَةٌ : مَاضِيٌ قَرِيبٌ
insanın aklı cenab-ı hakkın zamaetini idrak etmez ve hiçbir zaman etmeyecektirلاَ يُدْرِكُ عَقْلُ الإِنْسَانِ عَظَمَةَ الخَالِقِ وَلَنْ يُدْرِكَهَا أَبَداً
Berberi;Afrikanın batısında bir kavm,çoğu zaman başka memleketlerde olan zenciye denirبَرْبَرٌ (ج) بَرَابِرُ و بَرَابِرَةُ
onu filanca şeyle yararlandırıp uzun bir zaman onunla haz ve tat aldırdıأَمْتَعَهُ بِكَذَا : جَعَلَهُ يِنْتَفِعُ و يِلْتَذُّ بِهِ زَمَاناً طَوِيلاً
ebed,sonsuzluk,uzun zaman,daim,kadim,eski,kalıcılık,bir yaşında olan çocukأَبَدٌ (ج) آبَادٌ و أُبُودٌ
kuş yavrusu anne babası gagasıyla bir şey yedirdiği zaman yarı titreme isabet ettiإِقْمَهَدَّ الفَرْخُ : أَصَابَهُ شِبْهُ إِرْتِعَادٍ إذَا أَطْعَمَهُ أَبَوَاهُ بالمِنْقَارِ
sen şiddetle öfkelisin bende tez ağlarım ne zaman ve nasıl anlaşırız,ittifak ederizأَنْتَ تَئِقُ و أَنَا مَئِقٌ فَمَتَي نَتَّفِقُ
kadının hayızdan kesilip kısır kaldığı zaman yaşı,menepoz,buhranlı yaş devresi,buhranlı yaş devresi,adet kesilmesi,buhranlı yaş devresi,menopoz,adet kesilmesi,kadının hayızdan kesilip kısır kaldığı zaman yaşı,menopoz,buhran yaşı dönemiسِنُّ اليَأْسِ : عِنْدَ المرْأَةِ ، إِنْقِطَاعُ الطَّمْثِ
her zaman afiyetinizin haberini işbu acizeye ifade ile meseleyi malumede ne olduğunu ihbar buyurmanızı rica ederimأرجو دائما أن تتفضلوا بإفادتي عن عافيتكم و إخباري عما جري في المسألة المعلومة
vurmak,cima eylemek,dikiş dikmek;bir nesneye çok zaman bakıp durmak;devenin arkasından yükü indirmek حَتْأٌ : ضرب : جماع
diz kapağının altı,uyuğu,dizin iç kısmı,oyuğu, devenin dirseğinin içi, ebed,sonsuz zaman,dehirأُبْضٌ (ج) آبَاضٌ : مَأْبضٌ : باطن الركبة ، باطن مرفق الجمل ، الدهر
sonra manasına zaman zarfıdır,izafetle kullanılır.İzafetsiz kullanılırsa tek ötrü badu veya iki üstün ileبَعْداً okunurبَعْدُ
zaman,dehi,biraz,vakit,süre,müddet,ansızın,ansızdan,füceten,iri taneli yağmur,kişi kendini yere vurmakبُلْطَةٌ : زمان ، دهر ، برهة و قال الشاعر
zaman,bir iş için vakit tayin etmek,vakit koymakوَقَتَ ـِـ وَقْتاً
gecenin son saatleri,biraz zaman,gece gidiş,gece yürüyüşدُلْجَةٌ
şimdi,demin,pek yakında geçen,geçmiş,az önce,yakın zaman,birazآنِفٌ (م) آنِفَةٌ : مَاضِيٌ قَرِيبٌ
insanın aklı cenab-ı hakkın zamaetini idrak etmez ve hiçbir zaman etmeyecektirلاَ يُدْرِكُ عَقْلُ الإِنْسَانِ عَظَمَةَ الخَالِقِ وَلَنْ يُدْرِكَهَا أَبَداً
Berberi;Afrikanın batısında bir kavm,çoğu zaman başka memleketlerde olan zenciye denirبَرْبَرٌ (ج) بَرَابِرُ و بَرَابِرَةُ
onu filanca şeyle yararlandırıp uzun bir zaman onunla haz ve tat aldırdıأَمْتَعَهُ بِكَذَا : جَعَلَهُ يِنْتَفِعُ و يِلْتَذُّ بِهِ زَمَاناً طَوِيلاً
ebed,sonsuzluk,uzun zaman,daim,kadim,eski,kalıcılık,bir yaşında olan çocukأَبَدٌ (ج) آبَادٌ و أُبُودٌ
kuş yavrusu anne babası gagasıyla bir şey yedirdiği zaman yarı titreme isabet ettiإِقْمَهَدَّ الفَرْخُ : أَصَابَهُ شِبْهُ إِرْتِعَادٍ إذَا أَطْعَمَهُ أَبَوَاهُ بالمِنْقَارِ
sen şiddetle öfkelisin bende tez ağlarım ne zaman ve nasıl anlaşırız,ittifak ederizأَنْتَ تَئِقُ و أَنَا مَئِقٌ فَمَتَي نَتَّفِقُ
kadının hayızdan kesilip kısır kaldığı zaman yaşı,menepoz,buhranlı yaş devresi,buhranlı yaş devresi,adet kesilmesi,buhranlı yaş devresi,menopoz,adet kesilmesi,kadının hayızdan kesilip kısır kaldığı zaman yaşı,menopoz,buhran yaşı dönemiسِنُّ اليَأْسِ : عِنْدَ المرْأَةِ ، إِنْقِطَاعُ الطَّمْثِ
her zaman afiyetinizin haberini işbu acizeye ifade ile meseleyi malumede ne olduğunu ihbar buyurmanızı rica ederimأرجو دائما أن تتفضلوا بإفادتي عن عافيتكم و إخباري عما جري في المسألة المعلومة
vurmak,cima eylemek,dikiş dikmek;bir nesneye çok zaman bakıp durmak;devenin arkasından yükü indirmek حَتْأٌ : ضرب : جماع
diz kapağının altı,uyuğu,dizin iç kısmı,oyuğu, devenin dirseğinin içi, ebed,sonsuz zaman,dehirأُبْضٌ (ج) آبَاضٌ : مَأْبضٌ : باطن الركبة ، باطن مرفق الجمل ، الدهر
sonra manasına zaman zarfıdır,izafetle kullanılır.İzafetsiz kullanılırsa tek ötrü badu veya iki üstün ileبَعْداً okunurبَعْدُ
zaman,dehi,biraz,vakit,süre,müddet,ansızın,ansızdan,füceten,iri taneli yağmur,kişi kendini yere vurmakبُلْطَةٌ : زمان ، دهر ، برهة و قال الشاعر
zaman,bir iş için vakit tayin etmek,vakit koymakوَقَتَ ـِـ وَقْتاً
gecenin son saatleri,biraz zaman,gece gidiş,gece yürüyüşدُلْجَةٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid