1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/açtığı zaman,açtığında/açtığı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
vakit,zaman,mevsim,esna,sırasında,hengam,heyam,eyyamإِبَّانَ : وَقْتٌ
zaman,felek şiddetlendi,sertleşti,sert bir durum aldıأَرِبَ الدَّهْرُ : إِشْتَدَّ
kuyunun suyu azaldığı veya tükendiği zaman kuyuyu kazdıإِمْتَقَرَ : إِمْتِقَاراً البِئْرَ : إِحْتَفَرَهَا حِيْنَ قَلَّ مَاؤُهَا أَوْ نَفَدَ
tavşancıla benzer bir kuştur hicaza mahsustur,vakit,zamanفَيْئَةٌ ، وقت ، حين ، فَيْنةٌ و يقال جَاءَ بعد فينة اي بعد حين
ne zaman ki,şes,şayet,velev,olursa,oluncaإِذْمَا : لَوْ : حَرْفُ شَرْطٍ مُرَكَّبٍ مِنْ إذْ و مَا الزَّائِدَةِ بِمَعْنَي إِنْ الشّرْطِيَّةِ يَجْزِمُ فِعْلَيْن نَحْو
kıskanç hiçbir zaman rahatlık bulamaz,haset eden muvaffak olmazالحَسُودُ لاَ يسُودُ
asla hiç,hiçbir vakit ,ebeden ,katiyen, her zaman , bundan böyleأَبَداً
mühlet,süre,zaman vermek,sonraya bırakmak,tecil etmek,katlandırmakمَهَّلَ : تَمْهِيلاً، هُ
muzari,benzeyen,benzer,gibi,geniş ve şimdiki zaman kipiمُضَارِعٌ
kalp sıkıntısı,usanç,vakit,zaman,kulak kiri,az nesneأَفَفٌ
havaalanı,airport,uçacak yer ve zaman,ağzı geniş kuyuمَطَارٌ (ج) مَطَارَاتٌ
hayvana rahatlık verdi yani biraz zaman binmeyip hayvanı dinlendirdiأَجمَّ الدَّابَةَ : رَوَّحَهَا
onunla yaralandı,faydalandı,eğlendi,uzun bir zaman tat aldıإِسْتَمْتَعَ بِهِ : تَمَتَّعَ بِهِ و إِنْتَفَعَ بِهِ و تَلَذَذَ زَمَناً طَوِيلاً
zaman gözetlemek ,fırsatı kollamak gün ve vakit talep etmekتَحَيَّنَ : تَحَيُّناً
zaman,dehi,biraz,vakit,süre,müddet,ansızın,ansızdan,fücetenبُلْطَةٌ : زمان ، دهر ، برهة و قال الشاعر
vakit,zaman,mevsim,esna,sırasında,hengam,heyam,eyyamإِبَّانَ : وَقْتٌ
zaman,felek şiddetlendi,sertleşti,sert bir durum aldıأَرِبَ الدَّهْرُ : إِشْتَدَّ
kuyunun suyu azaldığı veya tükendiği zaman kuyuyu kazdıإِمْتَقَرَ : إِمْتِقَاراً البِئْرَ : إِحْتَفَرَهَا حِيْنَ قَلَّ مَاؤُهَا أَوْ نَفَدَ
tavşancıla benzer bir kuştur hicaza mahsustur,vakit,zamanفَيْئَةٌ ، وقت ، حين ، فَيْنةٌ و يقال جَاءَ بعد فينة اي بعد حين
ne zaman ki,şes,şayet,velev,olursa,oluncaإِذْمَا : لَوْ : حَرْفُ شَرْطٍ مُرَكَّبٍ مِنْ إذْ و مَا الزَّائِدَةِ بِمَعْنَي إِنْ الشّرْطِيَّةِ يَجْزِمُ فِعْلَيْن نَحْو
kıskanç hiçbir zaman rahatlık bulamaz,haset eden muvaffak olmazالحَسُودُ لاَ يسُودُ
asla hiç,hiçbir vakit ,ebeden ,katiyen, her zaman , bundan böyleأَبَداً
mühlet,süre,zaman vermek,sonraya bırakmak,tecil etmek,katlandırmakمَهَّلَ : تَمْهِيلاً، هُ
muzari,benzeyen,benzer,gibi,geniş ve şimdiki zaman kipiمُضَارِعٌ
kalp sıkıntısı,usanç,vakit,zaman,kulak kiri,az nesneأَفَفٌ
havaalanı,airport,uçacak yer ve zaman,ağzı geniş kuyuمَطَارٌ (ج) مَطَارَاتٌ
hayvana rahatlık verdi yani biraz zaman binmeyip hayvanı dinlendirdiأَجمَّ الدَّابَةَ : رَوَّحَهَا
onunla yaralandı,faydalandı,eğlendi,uzun bir zaman tat aldıإِسْتَمْتَعَ بِهِ : تَمَتَّعَ بِهِ و إِنْتَفَعَ بِهِ و تَلَذَذَ زَمَناً طَوِيلاً
zaman gözetlemek ,fırsatı kollamak gün ve vakit talep etmekتَحَيَّنَ : تَحَيُّناً
zaman,dehi,biraz,vakit,süre,müddet,ansızın,ansızdan,fücetenبُلْطَةٌ : زمان ، دهر ، برهة و قال الشاعر
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid