1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/açtığı zaman,açtığında/açtığı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
açtığı zaman,açtığında إِذْ فَتَحَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
o zaman,o vakit,o mevsim kiإِبَّانَئِذٍ
karşıya geçen,geçici,giden,geride kalan,gelecek zaman,yolcu,aşam,geçici,arızi,tesadüfi,rastlantıya bağlı,dıştan gelen,doğal olarak takip eden,nakil olanعَابِرٌ (ج) عَابِرُون
çok zaman,galiba,mademki,sık,sıkı sıkı,ekseriya,çok kere,genellikle,umumiyetle,çoğunlukla,muhtemelidir,çoğu kez,galip gelerek,yenerekغَالِباً ، كَثِيراً ، ، مِنَ المُحْتَمَلِ ، عَلَي الأَرْجَحِ
geçen,geçmiş zaman,mazi,eski,durup eğlenici ve erte yıldızı,kalan,bekleyen,bir yandan bir yana geçen,bal,kalıntı,artakalanغَابِرٌ (ج) غَابِرُون و غُبَّرٌ (م) غَابِرَةٌ و في التنزيل
öyleyse,o halde,o takdirde,o surette,binaen aleyh,o vakit,o zamanإذْ ذَاكَ ، عنْدَ ذَلِكَ
akşam namazından yatsı namazına varınca olan zaman,akşamla yatsı arası,gündüz sonu,akşam,akşam vaktiعَشِيٌّ : عَشِيَّةٌ
piskopos kuşu,küçük bir kuş olup tüylerinin üstü boz ortası kızıl ve siyah renk ile beyaz renk arasındadır,kımıldandığı zaman tüyleri kabarır renga reng olurأَبُو بَرَاقِش ، بَرقش : شُرْشُورٌ أَحْمَرُ (طائِرٌ)
fırsat,şans,aralık,imkan,nöbet,sıra,uygun zaman,elverişli durum,sıra gelmek,fırsat düşmesi,okul tatili,atın gücü ve tabiatı,sudan olanفُرْصَةٌ (ج) فُرَصٌ
öyleyse,o zaman,o vakit,o takdirde,o haldeإِذَاً ، إِذَنْ
dün,dünkü gün,bir önceki gün,geçmiş gün,geçmiş zaman,mazi,muarref ve mensub olarak(الأمس و بالأمس)dahi denilirأَمْس و أَمْسِ نَادِراً (ظ) (ج) آمُس و أُمُوس و آمَاس : يوم من الأيام الماضية ، ماضٍ و يُقَالُ مََضي الأَمْسُ المُبَارَكُ و كُلُّ غَدٍ صَايِرٌ أَمْساً و مَضَي أَمْسُنَا
o vakit,o zaman,o sıradaعِنْدَ ذَلِكَ
ne zaman,ne vakit,ne vakitte ?أَيَّانَ ؟
gece yatacak yer,yatılacak yer ve zaman,geceleme yeri,konaklama yeri,yurt,hane,yatak odası,haneمَبِيتٌ
ölümsüzleştirmek,ebedileştirmek,ebedi kalmak,ebedi kılmak,durmak,meyil etmek,eğilmek,genç ihtiyar olmak,uzun zaman genç kalmakأَخْلَدَ : إِخْلاَداً إِلَي ، بِ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
uzaklık,ıraklık,buut,mesafe,gaye,nihayet,son,gayet,encam,münteha,erek,süre,miktar,müddet,zaman,öfke,gazap,nihayet,mühlet,vade,ecel,hiddet,dargınlık,fikir ve işin sonuأَمَدٌ (ج) آمَادٌ : نِهَايَةٌ بُعْدٌ ، غَايَةٌ ، مُنْتَهَي ، أَجَلٌ ،وَعْدَةٌ ، ، فِكْرٌ، مَسَافَةٌ ، غََضبٌ ، حِدَّةٌ : و فِي القُرْآنِ العَظِيمِ "يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُّحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِن سُوَءٍ تَوَدُّ لَوْ أَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ أَمَدًا بَعِيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ اللّهُ نَفْسَهُ وَاللّهُ رَؤُوفُ بِالْعِبَادِ " و يُقَالُ مَا أَمَدُكُ أَيْ مُنْتَهَي عُمْرُكَ ؟
o zaman,o vakit,o mevsim kiإِبَّانَئِذٍ
karşıya geçen,geçici,giden,geride kalan,gelecek zaman,yolcu,aşam,geçici,arızi,tesadüfi,rastlantıya bağlı,dıştan gelen,doğal olarak takip eden,nakil olanعَابِرٌ (ج) عَابِرُون
çok zaman,galiba,mademki,sık,sıkı sıkı,ekseriya,çok kere,genellikle,umumiyetle,çoğunlukla,muhtemelidir,çoğu kez,galip gelerek,yenerekغَالِباً ، كَثِيراً ، ، مِنَ المُحْتَمَلِ ، عَلَي الأَرْجَحِ
geçen,geçmiş zaman,mazi,eski,durup eğlenici ve erte yıldızı,kalan,bekleyen,bir yandan bir yana geçen,bal,kalıntı,artakalanغَابِرٌ (ج) غَابِرُون و غُبَّرٌ (م) غَابِرَةٌ و في التنزيل
öyleyse,o halde,o takdirde,o surette,binaen aleyh,o vakit,o zamanإذْ ذَاكَ ، عنْدَ ذَلِكَ
akşam namazından yatsı namazına varınca olan zaman,akşamla yatsı arası,gündüz sonu,akşam,akşam vaktiعَشِيٌّ : عَشِيَّةٌ
piskopos kuşu,küçük bir kuş olup tüylerinin üstü boz ortası kızıl ve siyah renk ile beyaz renk arasındadır,kımıldandığı zaman tüyleri kabarır renga reng olurأَبُو بَرَاقِش ، بَرقش : شُرْشُورٌ أَحْمَرُ (طائِرٌ)
fırsat,şans,aralık,imkan,nöbet,sıra,uygun zaman,elverişli durum,sıra gelmek,fırsat düşmesi,okul tatili,atın gücü ve tabiatı,sudan olanفُرْصَةٌ (ج) فُرَصٌ
öyleyse,o zaman,o vakit,o takdirde,o haldeإِذَاً ، إِذَنْ
dün,dünkü gün,bir önceki gün,geçmiş gün,geçmiş zaman,mazi,muarref ve mensub olarak(الأمس و بالأمس)dahi denilirأَمْس و أَمْسِ نَادِراً (ظ) (ج) آمُس و أُمُوس و آمَاس : يوم من الأيام الماضية ، ماضٍ و يُقَالُ مََضي الأَمْسُ المُبَارَكُ و كُلُّ غَدٍ صَايِرٌ أَمْساً و مَضَي أَمْسُنَا
o vakit,o zaman,o sıradaعِنْدَ ذَلِكَ
ne zaman,ne vakit,ne vakitte ?أَيَّانَ ؟
gece yatacak yer,yatılacak yer ve zaman,geceleme yeri,konaklama yeri,yurt,hane,yatak odası,haneمَبِيتٌ
ölümsüzleştirmek,ebedileştirmek,ebedi kalmak,ebedi kılmak,durmak,meyil etmek,eğilmek,genç ihtiyar olmak,uzun zaman genç kalmakأَخْلَدَ : إِخْلاَداً إِلَي ، بِ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
uzaklık,ıraklık,buut,mesafe,gaye,nihayet,son,gayet,encam,münteha,erek,süre,miktar,müddet,zaman,öfke,gazap,nihayet,mühlet,vade,ecel,hiddet,dargınlık,fikir ve işin sonuأَمَدٌ (ج) آمَادٌ : نِهَايَةٌ بُعْدٌ ، غَايَةٌ ، مُنْتَهَي ، أَجَلٌ ،وَعْدَةٌ ، ، فِكْرٌ، مَسَافَةٌ ، غََضبٌ ، حِدَّةٌ : و فِي القُرْآنِ العَظِيمِ "يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُّحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِن سُوَءٍ تَوَدُّ لَوْ أَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ أَمَدًا بَعِيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ اللّهُ نَفْسَهُ وَاللّهُ رَؤُوفُ بِالْعِبَادِ " و يُقَالُ مَا أَمَدُكُ أَيْ مُنْتَهَي عُمْرُكَ ؟
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid