1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/açtığı zaman,açtığında/açtığı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
o vakit,o zaman,o sıradaعِنْدَ ذَلِكَ
ne zaman,ne vakit,ne vakitte ?أَيَّانَ ؟
gece yatacak yer,yatılacak yer ve zaman,geceleme yeri,konaklama yeri,yurt,hane,yatak odası,haneمَبِيتٌ
ölümsüzleştirmek,ebedileştirmek,ebedi kalmak,ebedi kılmak,durmak,meyil etmek,eğilmek,genç ihtiyar olmak,uzun zaman genç kalmakأَخْلَدَ : إِخْلاَداً إِلَي ، بِ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
uzaklık,ıraklık,buut,mesafe,gaye,nihayet,son,gayet,encam,münteha,erek,süre,miktar,müddet,zaman,öfke,gazap,nihayet,mühlet,vade,ecel,hiddet,dargınlık,fikir ve işin sonuأَمَدٌ (ج) آمَادٌ : نِهَايَةٌ بُعْدٌ ، غَايَةٌ ، مُنْتَهَي ، أَجَلٌ ،وَعْدَةٌ ، ، فِكْرٌ، مَسَافَةٌ ، غََضبٌ ، حِدَّةٌ : و فِي القُرْآنِ العَظِيمِ "يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُّحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِن سُوَءٍ تَوَدُّ لَوْ أَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ أَمَدًا بَعِيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ اللّهُ نَفْسَهُ وَاللّهُ رَؤُوفُ بِالْعِبَادِ " و يُقَالُ مَا أَمَدُكُ أَيْ مُنْتَهَي عُمْرُكَ ؟
vakit gelip çatmak,vakti gelmek,zaman gelmek,çağ gelmek,vakti olmak,yorulmak,bitkin hale gelmekآنَ ـِـ أَيْناً
her ne vakit tövbe edersen tövben kabul olur,ne zaman tövbe edersen günahların af olunurإِذْ مَا تَتُبْ تُقْبَلْ تَوْبَتُكَ
bana mühlet ver azıcık hele bende söyleyeyim diyecek yerde (أبلعني ريقي) derler yani hele bana tükürüğümü yutacak kadar zaman verأَبْلِعْنِي رِيقِي
zaman-ı evvelde zahidler giydiği uzun takiyye,külah,aba veya yağmurluğa bitişik kokulta,kokultalı aba,bornoz, faslılara mahsus bir nevi elbise,cenini ihata eden zar,döl eşi,meşimeبُرْنُسٌ (ج) بَرَانِسُ
bu zaman bir gün aleyhimize olup kederleniriz ve bir gün lehimize olup sevinirizفيوم لنا و يوم علينا و يوم نسّاء و يوم نسّ
balıkçıl kuşu;uzun bacaklılardan,uzun boyun ve gagalı,su kenarlarında yaşayarak balıkla beslenen,su kuruduğu zaman mahzun gibi görünen büyük bir kuş olup siyah tüyleri makbuldurبَلَشُون (ج) بَلاَشِينُ
tarih,tarih dersi,vakit bildirme,zaman,olay ve vakıaları hikaye şeklinde anlatma sanatı,öykü,hikaye,çağ,peryod,devir,Kürtçesi dirok ve mijo durتَأْرِيخٌ (ج) تَوَارِيخُ : تَعْرِيفُ الوَقْتِ ، حِكَايَةُ الوَقَائِعِ و الحَوَادِثِ فِي أَوْقَاتِهَا و أَزْمِنَتِهَا ، زَمَنٌ ،
havuzda yıkanacak yer,bataklık,suyun birikip uzun zaman kaldığı yer,suyun biriktiği,toplandığı yer,bataklık,birikinti su gölceğiziمَنْقَعٌ (ج) مَنَاقِعُ مُسْتَنْقعٌ: موضع يستنقع فيه الماء
kıstak,iki şey arasındaki engel,mania,iki karayı birleştiren,iki tarafı su,kara parçası,özlüm zamanından kıyamete kadar geçecek olan zaman,dünya ile ahret arasındaki geçit yeriبَرْزَخٌ (ج) بَرَازِخُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
sonsuz zaman,ebet,uzun müddet,dehr,bir işin sonu,hiçbir vakit,ebeden,asla,daima,daimi,ebedi,baki,ezeli,kadim,sonsuzluk,bir yılına varmış çocuk,bir yaşındaki çocukأَبَدٌ (ج) آبَادٌ و أُبُود و أَبَدُون ، دَهْرٌ ، دَائِمٌ ، باقِيٌ ، قَدِيمٌ ، أَبَدِيٌّ ، أَزَلِيٌّ ، الولَد الّذِي اَتَتْ عَلَيْهِ سَنَةٌ و يُقَالُ لاَ أَفْعَلُهُ أَبَدَ الأَبَدِ و أَبَدَ الأَبَدِينِ كَمَا يُقَالُ دَهْرَ الدَّاهرِين وَ لاَ أَفْعَلُهُ أَ
o vakit,o zaman,o sıradaعِنْدَ ذَلِكَ
ne zaman,ne vakit,ne vakitte ?أَيَّانَ ؟
gece yatacak yer,yatılacak yer ve zaman,geceleme yeri,konaklama yeri,yurt,hane,yatak odası,haneمَبِيتٌ
ölümsüzleştirmek,ebedileştirmek,ebedi kalmak,ebedi kılmak,durmak,meyil etmek,eğilmek,genç ihtiyar olmak,uzun zaman genç kalmakأَخْلَدَ : إِخْلاَداً إِلَي ، بِ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
uzaklık,ıraklık,buut,mesafe,gaye,nihayet,son,gayet,encam,münteha,erek,süre,miktar,müddet,zaman,öfke,gazap,nihayet,mühlet,vade,ecel,hiddet,dargınlık,fikir ve işin sonuأَمَدٌ (ج) آمَادٌ : نِهَايَةٌ بُعْدٌ ، غَايَةٌ ، مُنْتَهَي ، أَجَلٌ ،وَعْدَةٌ ، ، فِكْرٌ، مَسَافَةٌ ، غََضبٌ ، حِدَّةٌ : و فِي القُرْآنِ العَظِيمِ "يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُّحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِن سُوَءٍ تَوَدُّ لَوْ أَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ أَمَدًا بَعِيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ اللّهُ نَفْسَهُ وَاللّهُ رَؤُوفُ بِالْعِبَادِ " و يُقَالُ مَا أَمَدُكُ أَيْ مُنْتَهَي عُمْرُكَ ؟
vakit gelip çatmak,vakti gelmek,zaman gelmek,çağ gelmek,vakti olmak,yorulmak,bitkin hale gelmekآنَ ـِـ أَيْناً
her ne vakit tövbe edersen tövben kabul olur,ne zaman tövbe edersen günahların af olunurإِذْ مَا تَتُبْ تُقْبَلْ تَوْبَتُكَ
bana mühlet ver azıcık hele bende söyleyeyim diyecek yerde (أبلعني ريقي) derler yani hele bana tükürüğümü yutacak kadar zaman verأَبْلِعْنِي رِيقِي
zaman-ı evvelde zahidler giydiği uzun takiyye,külah,aba veya yağmurluğa bitişik kokulta,kokultalı aba,bornoz, faslılara mahsus bir nevi elbise,cenini ihata eden zar,döl eşi,meşimeبُرْنُسٌ (ج) بَرَانِسُ
bu zaman bir gün aleyhimize olup kederleniriz ve bir gün lehimize olup sevinirizفيوم لنا و يوم علينا و يوم نسّاء و يوم نسّ
balıkçıl kuşu;uzun bacaklılardan,uzun boyun ve gagalı,su kenarlarında yaşayarak balıkla beslenen,su kuruduğu zaman mahzun gibi görünen büyük bir kuş olup siyah tüyleri makbuldurبَلَشُون (ج) بَلاَشِينُ
tarih,tarih dersi,vakit bildirme,zaman,olay ve vakıaları hikaye şeklinde anlatma sanatı,öykü,hikaye,çağ,peryod,devir,Kürtçesi dirok ve mijo durتَأْرِيخٌ (ج) تَوَارِيخُ : تَعْرِيفُ الوَقْتِ ، حِكَايَةُ الوَقَائِعِ و الحَوَادِثِ فِي أَوْقَاتِهَا و أَزْمِنَتِهَا ، زَمَنٌ ،
havuzda yıkanacak yer,bataklık,suyun birikip uzun zaman kaldığı yer,suyun biriktiği,toplandığı yer,bataklık,birikinti su gölceğiziمَنْقَعٌ (ج) مَنَاقِعُ مُسْتَنْقعٌ: موضع يستنقع فيه الماء
kıstak,iki şey arasındaki engel,mania,iki karayı birleştiren,iki tarafı su,kara parçası,özlüm zamanından kıyamete kadar geçecek olan zaman,dünya ile ahret arasındaki geçit yeriبَرْزَخٌ (ج) بَرَازِخُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
sonsuz zaman,ebet,uzun müddet,dehr,bir işin sonu,hiçbir vakit,ebeden,asla,daima,daimi,ebedi,baki,ezeli,kadim,sonsuzluk,bir yılına varmış çocuk,bir yaşındaki çocukأَبَدٌ (ج) آبَادٌ و أُبُود و أَبَدُون ، دَهْرٌ ، دَائِمٌ ، باقِيٌ ، قَدِيمٌ ، أَبَدِيٌّ ، أَزَلِيٌّ ، الولَد الّذِي اَتَتْ عَلَيْهِ سَنَةٌ و يُقَالُ لاَ أَفْعَلُهُ أَبَدَ الأَبَدِ و أَبَدَ الأَبَدِينِ كَمَا يُقَالُ دَهْرَ الدَّاهرِين وَ لاَ أَفْعَلُهُ أَ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid