1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/açtığı zaman,açtığında/açtığı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
bir varmış bir yokmuş eski zaman içindeكان في ما كان في قديم الزمان
vakit,zaman yitirdi,zayi etti,kayıp ettiأَََضَاعَ الوَقْتَ
karşılama,gelecek zaman,istikbal,resepsiyon,karşılama,almaإِسْتِقْبَالٌ (ج) إِسْتِقْبَالاَتٌ
yardım edecek zaman ve mekan,yardım etmekمَنْصَرٌ
karşılayan,alan,gelecek,istikbal,gelecek zaman,müstakbelمُسْتَقْبَلٌ
uzun zaman,çok zamman,gündüzden uzun saatlerمَلِيٌّ
çemberlemek,çember geçirmek,çerçevelemek,eğmek,eğriltmek,okun başına sinir bağlamak,kız evlenmeyip çok zaman babsının evinde kalmakأَطَّرَ : تَأْطِيراً
uzak mesafe,su mahalinden iki gecelik mesafede bulunan yer,insanın kollarını yukarıya doğru uzattığı zaman olan boyuبَاسِطَةٌ : مَسَافَةٌ بَعِيدَةٌ ، طُولُ الإِنْسَانِ إذَا بَسَطَ ذِرَاعَيْهِ إِلَي أَعْلَي
kaza geldiği zaman feza,uzay daralır,kader geldiği vakit dünya dar olurإذَا جَاءَ القَضَاءُ ضَاقَ الفَضَاءُ
dip,alt,aşağı,aşağı tabaka,ödek,zaman,idrak,tebaiyet,yetişmek,ulaşmak,derk,jandarmaدَرَكٌ
sağlıkla yeni elbiseyi eskit ve öok zaman mahbubun ile yaşa ve onunla yararlan!أَبْلَيْتَ جَدِيداً و أَمْلَيْتَ حَبِيباً !
yıl,sene,çağ,asır,yüz yıl,devir,peryod,zaman,mahdut olmayan müddet,süreحِقْبَةٌ (ج) حِقَبٌ و حُقُوبٌ : سنة
mevsim,zaman,vakit,esna,sırasında,mevsimin başı,evveli,anında,sezon,bir şeyin evveliإِبَّانَ (ج) أَبَابِينُ (ظ) : حين ، زمن ، وقت ، موسم و تقول العرب
zayıflık,belirli vakit,iki peygamber arası,az zaman,az süre,fetret,sere,seleفَتْرٌ
üzerine bir zaman,bir vakit geldiأَحْيَنَ : أَتَي عَلَيْهِ حِيْنٌ
bir varmış bir yokmuş eski zaman içindeكان في ما كان في قديم الزمان
vakit,zaman yitirdi,zayi etti,kayıp ettiأَََضَاعَ الوَقْتَ
karşılama,gelecek zaman,istikbal,resepsiyon,karşılama,almaإِسْتِقْبَالٌ (ج) إِسْتِقْبَالاَتٌ
yardım edecek zaman ve mekan,yardım etmekمَنْصَرٌ
karşılayan,alan,gelecek,istikbal,gelecek zaman,müstakbelمُسْتَقْبَلٌ
uzun zaman,çok zamman,gündüzden uzun saatlerمَلِيٌّ
çemberlemek,çember geçirmek,çerçevelemek,eğmek,eğriltmek,okun başına sinir bağlamak,kız evlenmeyip çok zaman babsının evinde kalmakأَطَّرَ : تَأْطِيراً
uzak mesafe,su mahalinden iki gecelik mesafede bulunan yer,insanın kollarını yukarıya doğru uzattığı zaman olan boyuبَاسِطَةٌ : مَسَافَةٌ بَعِيدَةٌ ، طُولُ الإِنْسَانِ إذَا بَسَطَ ذِرَاعَيْهِ إِلَي أَعْلَي
kaza geldiği zaman feza,uzay daralır,kader geldiği vakit dünya dar olurإذَا جَاءَ القَضَاءُ ضَاقَ الفَضَاءُ
dip,alt,aşağı,aşağı tabaka,ödek,zaman,idrak,tebaiyet,yetişmek,ulaşmak,derk,jandarmaدَرَكٌ
sağlıkla yeni elbiseyi eskit ve öok zaman mahbubun ile yaşa ve onunla yararlan!أَبْلَيْتَ جَدِيداً و أَمْلَيْتَ حَبِيباً !
yıl,sene,çağ,asır,yüz yıl,devir,peryod,zaman,mahdut olmayan müddet,süreحِقْبَةٌ (ج) حِقَبٌ و حُقُوبٌ : سنة
mevsim,zaman,vakit,esna,sırasında,mevsimin başı,evveli,anında,sezon,bir şeyin evveliإِبَّانَ (ج) أَبَابِينُ (ظ) : حين ، زمن ، وقت ، موسم و تقول العرب
zayıflık,belirli vakit,iki peygamber arası,az zaman,az süre,fetret,sere,seleفَتْرٌ
üzerine bir zaman,bir vakit geldiأَحْيَنَ : أَتَي عَلَيْهِ حِيْنٌ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- إِسْتَصْبَي الرَّجُلُ : فَعَلَ فِعْلَ الصّبِيِّ - تَنْفِيذُ الإِتِّفَاقِيَّةِ - مَوْكِبٌ عَسْكَرِيٌّ - كالجندي ، عسكريّ - تَبَدَّأَ : تَبدُّؤاً - بَدِلَ ـَـ بَدَلاً - يتبيّن ، يكون واضحا و معلوما - أَثْمَلَ : إِثْمَالاً - شَطْبُ الدُّيُون - زَهْرٌ (ج) أَزْهَارٌ و زُهُور و (جج) أَزَاهِيرُ - نُدْأَةٌ : مال كثير ، قوس قُزح - وحدة بحرية - باكرا ، غلسا - جَرَيً : جَرَاءٌ ، جِرَاءٌ و يقال كان ذلك في أيَّام جَرَائِهَا - زَمْزَمَتِ السَّمَاءُ - صليب (ج) صلبان - مازال علي قيد الحياة - أستاذ ، سيد ، شيخ ، رئيس، خوجة ، معلم مدرسة ، أستاذ ، مدرس ، رئيس ، خواجا ، خوجة ، مولي ، رب البيت ، سائد ، تاجر - مَذَلَّةٌ (ج) مَذَلاَّتٌ ، هَوَانٌ و فِي الحَدِيثِ - زِهْ : أَستَحْسِنُ - قَنَادِيلُ - إِبْنُ دَأْبَة : غُرَابٌ - بَقَثَ ـُـ بَقْثاً ، هُ - بَسَطَ السَّيْفَ : سَلَّهُ ، أَخْرَجَهُ مِنْ غِمْدِهِ - جهاز التكييف ، مكيف - إصنان - قنّاصة - زعيم شمالي - أَحَالَ الكَلامَ - قَحَمَ إِلَيْهِ
ElmaWarid