900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/aşırı gitmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açtığı vakitteحِيْنَ فَتَحَ
açtığı zamandaلَمَّا فَتَحَ
açtığı zaman,açtığındaإِذْ فَتَحَ
eğer açsa , açtığı zamandaإِذَا فَتَحَ
sabanın yerde açtığı ark,hendekتَلَمٌ (ج) أَتْلاَمٌ
oluk suyunun döküldüğü yerde açtığı çukurثِبْجَارَةٌ
oluk suyunun döküldüğü yerde açtığı çukurثِنْجَارٌ : ثِنْجَارَةٌ
yer yarığı,karık,çukur,kabartma çizgi,sabanın açtığı iz,kırışık,tahta veya maden üstüne kazılan ufak olukأُخْدُودٌ (ج) أَخَادِيدُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ...قُتِلَ أَصْحَابُ الأُخْدُودِ...
gedmek,çentmek,bir nesnenin ağzını yahut kenarını diş diş etmek,çatlatmak,gedik,çentik,saban demirinin yerde açtığı yolثَلْمٌ (ج) أَثْلاَمٌ
açtığı zaman,açtığındaإِذْ فَتَحَ
zaman,vakit,süre,ınca,ince,dığında,dığı,diğinde,bazen,zaman zaman,ara sıra,ne zaman,ne vakit,iken derken,halde,vakitteحِيْنَمَا
olduğu vakitte,zaman,vaktaki,vakit,süre,ınca,ince,dığında,dığı,diğinde,bazen,zaman zaman,ara sıraحِيْنَ
şart edatı,çünkü,için,zaman,vakit,eğer,vaktaki,o vakit,bu zamanda,madem ki,çünkü,için,zaman,olduğu zaman,ne zaman,birden,derkenإِذْ : أَدَاةُ الشَّرْطِ :إِذْ ذَاكَ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ... وَلَن يَنفَعَكُمُ الْيَوْمَ إِذْ ظَّلَمْتُمْ أَنَّكُمْ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ ...
son derece,ifrat,aşırı,fevkal had : bu bazergan aşırı zengindirلِلْغَايَةِ نحو هَذَا التَّاجِرُ غَنِيٌّ لِلْغَايَةِ
bir nesnenin zaman,bir süre,bir müddet,kısa veya uzun zaman,müddet,bir parça zaman,süre,vakit,zaman,esnada, müddette,vakitte vaktinde,savaş esnasında ölmüştürمُدَّةٌ (ج) مُدَدٌ : فِي أَثْنَاءَ نحو : مَاتَ مُدَّةَ الحَرْبِ
son derece,gayetle,fazlasıyla,aşırı derecede,ifrat,fevkal had: bu bazergan aşırı zengindirلِلْغَايَةِ نحو هَذَا التَّاجِرُ غَنِيٌّ لِلْغَايَةِ
zaman geçmesi,zaman aşımı,müruru zamanمُرُورُ الزَّمَانِ
dığı zaman,dığı vakit,ince,ınca,ken,hemen,her ne zaman,zaman,iken,ne zaman,ne vakitعِنْدَمَا
havuz etrafından taşıncaya dek doldurmak,işi unutmak,aşırı yük yüklemek,terk etmek,haddi aşmak,tecavüz etmek,acele etmek,aşırı övmek,bertaraf etmek,ifrat etmek,haddi tecavüz etmek,aşırı gitmek,ifrat etmek,işe ace,elçi yolamak,göndermekle etmek,israf etmekأَفْرَطَ : إِفْرَاطاً عَلَي
bir kere,bazen,kimi zaman,bazen,defalarca,bir çok kez,zaman zaman,gibi,olarakتَارَةً ، مَرَّةً ، اَحْيَاناً
vakit,çağ,zaman,belirsiz bir zaman,hengam,bir vakit,....dığın vakit,......dığın zaman,az veya çok zaman,olduğu vakit,vaktaki,çağ,müddet,ölmek,ne vakit,ne vakitki,ne zaman,olduğu vakit,o vakit,bu esnada,vaktinde,esnasında,az veya çok zaman,olduğu ,çağ,müddet,hin,belirsiz bir zaman حِيْنٌ (ج) أَحْيَانٌ و أَحَايينُ : وقت و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ...هَلْ أَتَىٰ عَلَى الإنسَانِ حِينٌ مِّنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُن شَيْئًا مَّذْكُورًا ...
aşırı acımak,aşırı esirgemekرَحَمُوتٌ : فَرْطُ الرَّحْمَةِ
sıtma gün aşırı tutmak,gün aşırı gelmek,et kokmakأَغَبَّ : إِغْبَاباً
an,uzun zaman,zamandan bir parça yahut genel zamanبُرْهَةٌ ، بَرْهَةٌ (ج) بُرَهٌ و بُرَهَاتٌ
üzüntü gitmek,sıkıntı gitmek,gam keder def olmak,gitmek,açılmakإِنْسَلَي : إِنْسِلاَءً عَنْ
bir kimsenin izine uyup gitmek,peşine düşmek,peşinden gitmek,seçmek,tercih etmek,ardınca gitmekإِقْتَفَرَ : إِقْتِفَاراً
uymak,izince gitmek,ardınca gitmek,takip gitmek,ittiba etmekإِتَّبَعَ : إِتِّبَاعاً
bir kimse ardına uymak,ardına düşüp gitmek,imtisal ve iktida etmek,bir kimsenin izine uyup gitmek,peşine düşmek,peşinden gitmek,izini izlemek,sürmek,takip etmek,ardınca gitmek,ardı sıra gitmek,ihtiyar etmek,tabi olmak,uymak,seçmek,tercih etmekإِقْتَفَي : إِقْتِفَاءً ، هُ
gizlice gitmek,uğrulayın gitmek,bir yere gizli gitmekإِذْلَوْلَي : إِذْلِيلاَءً
bir kimsenin izine uyup gitmek,ardınca gitmek,ardına düşüp gitmek,imtisal ve iktida etmek,kemik üzerindeki eti dişlerile ısırıp almakإِقْتَفَرَ : إِقْتِفَاراً
erken yapmak,erken davranmak,sabah vakti gelmek,sabah gitmek,kuşluk vaktinde gitmek, erken gitmek,öğle vakti gitmek,gitmek,gelmek,bir işi sabah vakti işlemek,olmak,meğe başlamakغَدَا ـُـ غُدُوّاً و غَدْواً و غُدْوَةً
uymak,tabi olmak,izlemek,imtisal etmek,peyrev olmak,tebeiyyet etmek,izince gitmek,ardınca gitmek,arkasında yürümek,uymak,izince gitmek, ardınca gitmek,takip gitmek,ittiba etmekإِتَّبَعَ : إِتِّبَاعاً
birine uymak,tabi olmak,takip olmak,izlemek,takip etmek,arkasından gitmek,ardınca gitmek,gerisinde gitmek,arkası sıra gitmek,muti ve tabi olmak,birinin emrine imtisal etmek,birinin mezhep veya mesleğini yahut taraftarlığını iltizam etmek,peyrev olmak,yürümek,yanından geçmek,izince gitmekتَبِعَ ـَـ تَبَعاً و تَبَاعاً و تَبَاعَةً ، هُ
sefer,yolculuk,seyahat,açılmak,yol,ırak yola gitmek,yola çıkmak,sefere gitmek,sefer,yolculuk,gitmek,açılmak,seyahat,sabah aydınlığı,uzak yola gitmek,yola çıkmak,sefere gitmek,ırak yola gitmek,hareket,yolcu olmak,açık saçık olmak,açılmak,açmak,parlamakسَفَرٌ (ج) أَسْفَارٌ : رحلةٌ ، سِياحَةٌ و يُقَالٌ السّفَرُ قِطْعَةٌ مِنَ السًّقرِ
sürat etmek,koçmak,acele etmek,düşünmeksizn ve beklemeksizin gitmek,körü körüne gitmek,başını alıp gitmek ve kimse geri çevirmemekإِنْدَلَثَ : إِنْدِلاَثاً
hoşuna gitmek,beğenmek,görmediği için garip bulmak,taaccüp etmek,şaşmak,hayret etmek,tuhafına gitmek,acayibına gitmek,alşmadığı için kabul etmek,ret etmekعَجِبَ ـَـ عَجَباً مِنْ و لِ
uymak,tabi olmak,arkası sıra gitmek,takip etmek,arkadan yetişmek,ardınca gitmek,izince gitmek,uydurmak,tabi kılmak,ardı sıra getirmek,ilhaketmek,ilave etmek,kovalamak,katmakأَتْبَعَ : إِتْبَاعاً و منه قوله تعالي ... وَجَاوَزْنَا بِبَنِي إِسْرَائِيلَ الْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ... و في المثل ... أتبع الفرس لجامها و أتبع الناقة زمامها و أتبع الدلو رشاءها...
çok erken gitmek,ileride olmak,bir yere veya birisine sabahleyin erken gitmek,erken davranmak,ileride olmak ,geçmek,sebk ve takaddüm etmek,namaza vaktinin evvelinde gitmek,namazı vaktin başında kılmak,birini dikerleri sabahleyin erkenden uyandırmağa memur etmek,çok erken gitmek,ileride olmakبَكَّرَ : تَبْكِيراً
saldırmak,hücüm etmek,ipi eğirmek,bükmek,gece baskın etmek,akın yapmak,bir yere ılgar edip gitmek ve il basmak ve akın etmek,ivmek,acele etmek,süratle gitmek,çabuk yürümek,yerde gitmek,dört nal gitmak,ilgar gitmek,alçak bir yere inmek,dibine varmak,ipi saأَغَارَ : إِغارَةً و غَارَةً و مَغَارَةً إِلَي ، بِ ، عَلَي ، هُ و فِي المَثَلَ ... أَغَاَرَ كَالكُرْدِيِّ...
Bilgi Paneli
elmawarid.com/info/whatsapp:00-905368448163
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid