1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/dostum beni muaheze etme kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
dostum beni muaheze etme صَدِيقِي لاَ تُؤَاخِذْنِي
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açtığı vakitteحِيْنَ فَتَحَ
açtığı zamandaلَمَّا فَتَحَ
açtığı zaman,açtığındaإِذْ فَتَحَ
eğer açsa , açtığı zamandaإِذَا فَتَحَ
sabanın açtığı iz,arkتَلَمٌ (ج) أَتْلاَمٌ
sabanın yerde açtığı ark,hendekتَلَمٌ (ج) أَتْلاَمٌ
su yolu,selin açtığı nehir,çekmeceجَارُورٌ
su olurken akarken yere açtığı çukurثِبجَارَةٌ
oluk suyunun döküldüğü yerde açtığı çukurثِبْجَارَةٌ
oluk suyunun döküldüğü yerde açtığı çukurثِنْجَارٌ : ثِنْجَارَةٌ
içinde havuzu bulunan bahçe,yağmur suyunun açtığı çukurثَجَّةٌ (ج) ثَجَّاتٌ
yar,yalçın dağın yalımı,sarp tarafı,sel suyunun açtığı yar,sahnlıkجُرْفٌ (ج) جِرَفَةٌ و أَجْرَافٌ و أَجْرُفٌ و يُقَالُ فُلاَنٌ يَبْنِي َلَي جُرْفٍ هارٍ
yer yarığı,karık,çukur,kabartma çizgi,sabanın açtığı iz,kırışık,tahta veya maden üstüne kazılan ufak olukأُخْدُودٌ (ج) أَخَادِيدُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
gedmek,çentmek,bir nesnenin ağzını yahut kenarını diş diş etmek,çatlatmak,gedik,çentik,saban demirinin yerde açtığı yolثَلْمٌ (ج) أَثْلاَمٌ
açtığı zaman,açtığındaإِذْ فَتَحَ
dostum geldiجَاءَ صَدِيْقِي
zaman,vakit,süre,ınca,ince,dığında,dığı,diğinde,bazen,zaman zaman,ara sıra,ne zaman,ne vakit,iken derken,halde,vakitteحِيْنَمَا
dostum evimde gecelediبَاتَ صَدِيقِي فِي دَارِي
ey arkadaşım,dostum !يَا صَاح ، يَا صَاحِبِي !
zaman,müddet,bir parça zaman,süre,kısa veya uzun zamanمُدَّةٌ (ج) مُدَدٌ
dostum beni muaheze etmeصَدِيقِي لاَ تُؤَاخِذْنِي
olduğu vakitte,zaman,vaktaki,vakit,süre,ınca,ince,dığında,dığı,diğinde,bazen,zaman zaman,ara sıraحِيْنَ
şart edatı,çünkü,için,zaman,vakit,eğer,vaktaki,o vakit,bu zamanda,madem ki,çünkü,için,zaman,olduğu zaman,ne zaman,birden,derkenإِذْ : أَدَاةُ الشَّرْطِ :إِذْ ذَاكَ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
iki dostum vardı biri akıllı ve diğeri cahilكَانَ لِي صَاحِبَان عَاقِلٌ و جَاهِلٌ
bir nesnenin zaman,bir süre,bir müddet,kısa veya uzun zaman,müddet,bir parça zaman,süre,vakit,zaman,esnada, müddette,vakitte vaktinde,savaş esnasında ölmüştürمُدَّةٌ (ج) مُدَدٌ : فِي أَثْنَاءَ نحو : مَاتَ مُدَّةَ الحَرْبِ
zaman geçmesi,zaman aşımı,müruru zamanمُرُورُ الزَّمَانِ
dığı zaman,dığı vakit,ince,ınca,ken,hemen,her ne zaman,zaman,iken,ne zaman,ne vakitعِنْدَمَا
bir kere,bazen,kimi zaman,bazen,defalarca,bir çok kez,zaman zaman,gibi,olarakتَارَةً ، مَرَّةً ، اَحْيَاناً
vakit,çağ,zaman,belirsiz bir zaman,hengam,bir vakit,....dığın vakit,......dığın zaman,az veya çok zaman,olduğu vakit,vaktaki,çağ,müddet,ölmek,ne vakit,ne vakitki,ne zaman,olduğu vakit,o vakit,bu esnada,vaktinde,esnasında,az veya çok zaman,olduğu ,çağ,müddet,hin,belirsiz bir zaman حِيْنٌ (ج) أَحْيَانٌ و أَحَايينُ : وقت و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
filan kimseye itaatli oldum,beni beni çektiği yere gittimإِسْتَجْرَرْتُ لِفُلاَنٍ اَي إِنْقَدْتُ لَهُ
Arap günlerinin en eskilerinden bir harp olup beni Hümeyr ile beni Kelp arasında vuku bulmuşturيَوْمُ البَيْدَاءِ
kim ararsa beni bulur beniمَنْ طَلبَنِي وَجَدَنِي
beni amile yurdunda bir su adı,beni utarit cemaatine mahsus bir hurmalık adıdırنُتَأَةٌ
onun beni ziyaret etmesini istedim oda beni ziyaret ettiإِسْتَزَارْتُهُ فَزَارَنِي
beni ilgilendirmez,beni oralı etmez,alakadar etmezلاَ يُهِمُّنِي
et beniشامة
et beniثؤلولة
beni bulduوَجَدَنِي
Beni boşverinهَوَّنْ عَلَيَّ !
beni bağlamazلا يلزمني
beni bıraktınızتَرَكْتُمُونِي
beni bırak !ذَرْنِي !
beni bekle !إِنْتَظِرْنِي !
beni tanıyormusunuz?هَلْ تَعْرِفُنَنِي ؟
dostum beni muaheze etmeصَدِيقِي لاَ تُؤَاخِذْنِي
beni başkasının kabahatinden dahayı muaheze ettiآخَذَنِي بِأَطْيَر غَيْري
iptal etme,lağv etme,kalırma,ilga etme,nahivte iki mefülünü geçişli kılan efal-i kulubte lafzan va mahallen amilin amelini iptal etmeإِلْغَاءٌ (ج) إِلْغَاءَاتٌ : إِبْطَالٌ
itaat etme,tevazu gösterme,hakkı kabul etmeبُخُوعٌ
hayvanları iyi idare etme,işi başarma,bakma,tımar etme,deve ve koyunu gözetme,tedbir,basiret,diploması,grup,toplulukإِبَالَةٌ : سِيَاسَةٌ
kınama,ayıplama,tenkit etme,takbih etme,kötüleme,yerme,suçlama,kusur,kabahat,eksiklik,ayıp,şuyundan korkulan ayıp ve nakisa ve haslat-ı zemime,ayıp,kusur,kınama,ayıplama,tenkit etme,takbih etme,kötüleme,yerme,suçlama,kusur,kabahat,eksiklik,ayıpمَثْلَبَةٌ ، مَثْلُبَةٌ (ج) مَثَالِبُ عَيْبٌ و يقال فُلانٌ ذُو مَثَالِب
göç etme,göç,hicret etme,muhaceretمُهَاجَرَةٌ : هِجْرَةٌ
inkar,ret,sürgün,nefiy,tekzip,yalanlama,olumsuzluk,uzaklaştırma,sel selinti getirip gitmek,kişi kalkıp gitmek,terk-i diyar etmek,redetmek,yok etmek,sürmek,sürgün etmek,kovma,tart etme,yokluk,ret etmek,nefiy etmek,sürgün etmek,sürgün,,inkar etmek,tart etme,kovma,uzaklaştırma,ret etme,olumsuzlukنَفْيٌ : إِنْكَارٌ ، رَفْضٌ ، طَرْدٌ ، إِبْعَادٌ ، سَلْبٌ
dünya,acun,kainat,evren,kosmoz,vücüt,varlık,olmak,oluş,hal,tekamül etme,bulmak,dünya,kainat,varlık,oluş,hal,tekamül etmeكَوْنٌ (ج) أَكْوَانٌ
koruma,himaye,vikaye,kendisiyle bir şey saklanan,ezayı giderme,def etme,korunmak,eesirgemek,sakınmak,hıfız etmek,vikaye,kendisiyle bir şey saklanan,ezayı giderme,def etmeوِقايَةٌ و يُقَالُ الوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ العِلاَجِ
el etmeتلويح باليد
yok etmeإِفْنَاءٌ
merak etme !و لا يهمك !
cenk etmeمُحَاجَفَةٌ
pay etmeتقسيم ، توزيع
yasak etmeزجر ، منع ، نهي ، وزع
yok etmeإفناء
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
Günün Kelimesi
ElmaWarid