1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/hurma ağacının meyvelerini kesip topladı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
hurma ağacının meyvelerini kesip topladı جَدَّ النَّخْلَةَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açtığı vakitteحِيْنَ فَتَحَ
açtığı zamandaلَمَّا فَتَحَ
açtığı zaman,açtığındaإِذْ فَتَحَ
eğer açsa , açtığı zamandaإِذَا فَتَحَ
sabanın açtığı iz,arkتَلَمٌ (ج) أَتْلاَمٌ
sabanın yerde açtığı ark,hendekتَلَمٌ (ج) أَتْلاَمٌ
su yolu,selin açtığı nehir,çekmeceجَارُورٌ
su olurken akarken yere açtığı çukurثِبجَارَةٌ
oluk suyunun döküldüğü yerde açtığı çukurثِبْجَارَةٌ
oluk suyunun döküldüğü yerde açtığı çukurثِنْجَارٌ : ثِنْجَارَةٌ
içinde havuzu bulunan bahçe,yağmur suyunun açtığı çukurثَجَّةٌ (ج) ثَجَّاتٌ
yar,yalçın dağın yalımı,sarp tarafı,sel suyunun açtığı yar,sahnlıkجُرْفٌ (ج) جِرَفَةٌ و أَجْرَافٌ و أَجْرُفٌ و يُقَالُ فُلاَنٌ يَبْنِي َلَي جُرْفٍ هارٍ
yer yarığı,karık,çukur,kabartma çizgi,sabanın açtığı iz,kırışık,tahta veya maden üstüne kazılan ufak olukأُخْدُودٌ (ج) أَخَادِيدُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
gedmek,çentmek,bir nesnenin ağzını yahut kenarını diş diş etmek,çatlatmak,gedik,çentik,saban demirinin yerde açtığı yolثَلْمٌ (ج) أَثْلاَمٌ
açtığı zaman,açtığındaإِذْ فَتَحَ
peryot,süre,zaman,nöbet,zaman,vakit,hengam,aralık,fasıla,ara,devir,müddet,fetretbir şeyin hiddet ve şiddeti geçmek,fersiz olmak,iki peygamber veya iki padişah arasındaki zaman,dönem,zayıflık,kırgınlık,hurma yaprağında mamul sofra şeklinde ve üzerinde un elenen nesneفَتْرَةٌ (ج) فَتَرَاتٌ
taze hurma,hurma koruğu,ham veya henüz olgunlaşmamış hurma,her şeyin tazesi,şu hurma ki henüz yarı pişmiş olan,hurma koruğu,hurma koruğu,taze hurma,besleme,beslengi,evlatlıkبُسْرٌ (ج) بِسَارٌ و فِي المَثَلِ الكُرْدِيِّ
hurma kesilirken düşeni,kesilirken yere düşen hurma,kesilmiş hurma,kesinti,hurma kesiminden sonra budak başlarında kalıp sonradan kesilen başak hurma,buğday ve arpa kesmiğiجُرَامَةٌ و يقال هَذِهِ جُرَامَةُ نخْلِكَ
yaş hurma,hamca hurma,yeni sararmağa başlamış olan alaca hurma koruğu ki(خلال) ile(بسر) haletleri arasındadır,bir cins tatlı su balığı,yaş hurma,hamca hurma,kuru hurma,hanya balığı,şaşkınlık,ahmaklıkبَلَحٌ (و) بَلَحَةٌ : ثَمضرُ النَّخْلِ الأَخْضَرِ غَير النَّاضِجِ
şu hurma ki henüz yarı pişmiş olan,hurma koruğu,hurma koruğu,taze hurma,besleme,beslengi,evlatlıkبُسْرٌ (ج) بِسَارٌ و فِي المَثَلِ الكُرْدِيِّ
zaman,vakit,süre,ınca,ince,dığında,dığı,diğinde,bazen,zaman zaman,ara sıra,ne zaman,ne vakit,iken derken,halde,vakitteحِيْنَمَا
zaman,müddet,bir parça zaman,süre,kısa veya uzun zamanمُدَّةٌ (ج) مُدَدٌ
taze hurma temr denilecek hadde varmak,iyice olmak,hurma ağacı meyve tutmak veya meyvesi yetişip taze hurma derecesine gelmek,hurma yedirmek,kurutmak,eti doğrayıp kurutarak pastırma etmekتَمَّرَ : تَتْمِيراً
olduğu vakitte,zaman,vaktaki,vakit,süre,ınca,ince,dığında,dığı,diğinde,bazen,zaman zaman,ara sıraحِيْنَ
şart edatı,çünkü,için,zaman,vakit,eğer,vaktaki,o vakit,bu zamanda,madem ki,çünkü,için,zaman,olduğu zaman,ne zaman,birden,derkenإِذْ : أَدَاةُ الشَّرْطِ :إِذْ ذَاكَ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
küçük hurma fidanı,hurda hurma fidanları,hurma ağacının küçüreği,ufağıأَشَاءٌ (و) أَشَاءَةٌ (تص) أُشَيْئٌ و أُشَيٌّ : صِغَارُ النَّخْلِ
yaş hurma,hamca hurma,kuru hurma,hanya balığı,şaşkınlık,ahmaklıkبَلَحٌ
bir nesnenin zaman,bir süre,bir müddet,kısa veya uzun zaman,müddet,bir parça zaman,süre,vakit,zaman,esnada, müddette,vakitte vaktinde,savaş esnasında ölmüştürمُدَّةٌ (ج) مُدَدٌ : فِي أَثْنَاءَ نحو : مَاتَ مُدَّةَ الحَرْبِ
zaman geçmesi,zaman aşımı,müruru zamanمُرُورُ الزَّمَانِ
iyilik ve takva sahibi,müttaki,misvak ağacının meyvesi,erak ağacının yemişiبَرِيرٌ : ثَمَرُ الأَرَاكِ
borç etmek,övmek,selem ağacının meyvesini toplamak,deriyi selem ağacının yaprağıyla tabaklamak,boyamakقَرَظَ ـِـ قَرْظاً
iyilik ve takva sahibi,müttaki,misvak ağacının meyvesi,erak ağacının yemişi,misvakبَرِيرٌ : ثَمَرُ الأَرَاكِ
iğnelik,hurma aşısı,nemamlık,fesatlık,nebak ağacının ilk sürgünü,kovu,koğuculuk,nemime,müfsitlik,arabozuculuk,nabak ağacının ilk sürgünüمِئْبَرَةٌ (ج) مَآبِرُ : نَمِيمَةٌ ، فَسَادٌ ، إِفْسَادُ ذَاتِ البين ، فَسِيل النَّبَق و يُقَالُ
hurma ağacının meyvesini önceden tahmin etti, hurma ağacının meyvesini üstünde iken satın aldıإِجْتَزَمَ النَّخْلَ
hurma ağacının meyvesini önceden tahmin etmek,bir malın bir miktarını alıp bir miktarını bırakmak,hurma serecek yer veya ağıl satın almak,hurma ağacının meyvesini üstünde iken satın almak,kesmek,budamakإِجْتَزَمَ : إِجْتِزَاماً
hurma ağacının bedeni,hurma dalı,gövdesi,kütüğü,kök,dal,kütük,gövde,sap,hurma ağacının bedeni,kök,kütük,gövde,dal,ağaç dalıجِذْعٌ (ج) أَجْذَاعٌ و جُذُوعٌ و يقال صلب فِي جذع النخلة و في المثل
zeytin ağacının altındaتَحْتَ شَجَرَةِ الزَّيْتُونِ
kına ağacının köküبَلَنْدٌ
makıl ağacının yaprağıأَبْلَمَةٌ
çitlembik ağacının zamkıبَنَاسَتٌ
mersin ağacının yemişiهَدُسٌ
elma ağacının yumuşaklığıنُعُومَةُ خَشَبَةِ التُّفَّاحِ
ceviz ağacının sertliğiصَلاَبَةِ خَشََةِ الجَوْزِ
hurma ağacının iliğiجِمَارُ النَّخْلِ
meyvelerini görmekتلقي ثمارها ، رؤية ثمارها
meyvelerini vermekإِعْطَاءُ ثِمَارِهَا
meyvelerini verdiأَعْطَي أُكُلَهَا
meyvelerini verdiأَعْطَتْ ثِمَارَهَا
meyvelerini biçtiجَنَي ثِمَارَهَا
bu ağacın meyvelerini hergün toplamaلاَ تَجْتَنِ أَثْمَارَ هَذِهِ الشَّجَرَةِ كُلَّ يَوْمٍ
hurma meyvelerini toplayan adamlar,parçaجِرْمَةٌ و يقال جَاءَتْ جِرْمَةٌ
hurma ağacının meyvelerini kesip topladıجَدَّ النَّخْلَةَ
hurma ağacının meyvelerini toplayan,günahkar,kabahatli,suçlu,cürüm ve cinayet işleyen,ailesi için çalışıp çabalayıp rızkını kazanan,kesbukar eden,cürüm ve kabahat sahibi,günahkar,suç işleyen,kabahat işleyen,kırpan,kesen,ayıran,kazanank,ırkıcı,kırkan,kazananجَارِمٌ (ج) جُرَّمٌ و جُرَّامٌ و يقال هو جَارِمٌ لأَِهْلِهِ اي كاسب له
ulu olmak,büyük olmak,çalışmak,uğraşmak,kesmek,büyümek,elbise yeni olmak,kesmek,biçmek,doğramak,hurma ağacının meyvelerini kesip toplamak çalışmak cehd ve ikdam,pay etmek,zor olmak,kesb-i şiddet etmek, behre ve nasip sahibi olmak,çabalamak,gayret etmek,ciddi olmak,ulu olmak,büyük olmak,dede olmak,uğraşmak,kesmek,büyümek,latife etmemek,doğru ve muhakkak olmak,acele etmek,çabuk olmak,büyümek,büyük görünmek,önem kazanmak,kesb-i ehemmiyet etmek,damlamak,akmak,yenilenmek,elbise yeni olmak,taze olmakجَدَّ ـُِـ جَدّاً و جِدَّةً و فِي المَثَلِ : مَنْ جَدَّ وَجَدَ و يقال جدّ الأمر اي إشتدّ
kunduracıların üzerinde sahtiyan kesip iş gördükleri kütük,papuççuların üzrine iş kesip biçtikleri kütük,göbekle kasık arası denirki bazı diyarda papuççu kölesi tabir olunur,deve sepetliği,papuççu köselesi,devenin göğsüyle göbeği arasındaki yer,göbekle kasık arası,sepetlikجَبْأَةٌ
kesip biçmekفتق و رتق
kesip atmakإِهْتَذَّ : إِهْتِذَاذاً
kesip atmakحسم
kesip doğramak,parelemekجَبَّلَ : تَجْبِيلاً ، هُ
dibinden kesip düşmekإِنْعِقَارٌ
işi kesip attıأَبَتَّ العَمَلَ : قَطَعَهُ
dibinden kesip düşmekإِنْعِقَارٌ (ج) إِنْعِقارَاتٌ
hayelerini kesip enediجَبَّ خُصْيَتَهُ
işi kesip yürütmekصرم الأمر ، خرق الأمر
nesneyi kesip zayıflattıقَلَّمَ الشَّيْئَ
kesin,kesip atılan meseleمحسوم
diş ucuyla kesip yemekقضم
kesmek,kesip almak,kesintiإِقْتِطَاعٌ (ج) إِقْتِطَاعَاتٌ
eti kesip pastırma yaptıتَمَرَ اللَّحْمَ
nesneyi topladıإِحْتَرَشَ الشَّييْئَ : جَمَعَهُ
haraç topladıجَمَعَ الخَرَاجَ
halkı topladıجَبَي القَوْمَ
halkı topladıأَلَّبَ القَوْمَ : جَمَعَهُمْ
onları topladıأَلَّبَهُمْ : جَمَعَهُمْ
güçlerini topladıإِسْتَجْمَعَ قُوَاهُ : جَمَعَهَا
ganimetreleri topladıجَمَعَ الغَنَائِمَ
pılıpırtılarını topladıلَمْلَمَ حَاجَتَهُمْ
sayıları topladıجَمَعَ الأَعْدَادَ
evraklarını topladıلَمَّ الأَوْرَاقَ
sayıyı topladıجَمَعَ العَدَدَ
eteklerini topladıضَمَّ إلَيْهِ جَرامِيزَهُ
develeri topladıجَثَي الإِبِلَ : جَثَا
develeri topladıجَثَا الإِبِلَ : جَثَي
delilleri topladıجَمَعَ الأَدِلَّةَ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid