1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid açtığı zaman,açtığında/nimet,ihsan kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açtığı vakitteحِيْنَ فَتَحَ
açtığı zamandaلَمَّا فَتَحَ
açtığı zaman,açtığındaإِذْ فَتَحَ
eğer açsa , açtığı zamandaإِذَا فَتَحَ
sabanın yerde açtığı ark,hendekتَلَمٌ (ج) أَتْلاَمٌ
oluk suyunun döküldüğü yerde açtığı çukurثِبْجَارَةٌ
oluk suyunun döküldüğü yerde açtığı çukurثِنْجَارٌ : ثِنْجَارَةٌ
yer yarığı,karık,çukur,kabartma çizgi,sabanın açtığı iz,kırışık,tahta veya maden üstüne kazılan ufak olukأُخْدُودٌ (ج) أَخَادِيدُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
gedmek,çentmek,bir nesnenin ağzını yahut kenarını diş diş etmek,çatlatmak,gedik,çentik,saban demirinin yerde açtığı yolثَلْمٌ (ج) أَثْلاَمٌ
açtığı zaman,açtığındaإِذْ فَتَحَ
iyilik,sadaka,ihsan,nimet,iyilik etmek,ihsan ,lutuf,hediye,efendilik,ihsan,inamإِحْسَانٌ (ج) إِحْسَانَاتٌ : بِرٌّ
nimet,ihsanغِلْيٌ ، إِليً و اَلَيً (ج) آلاءٌ
nimet,ihsanإِلْيٌ* ، أَلْيٌ ، أَليَ ، إِليَ ، أَلْوٌ (ج) آلاَءٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
nimet,ihsanأَلْيٌ (ج) آلاَءٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
el,kol,kulp,yed,nimet,ihsan,güç,kuvvet,kudret,padişah,hayvanın ön ayağı,kudret,nimet,ihsan,saltanat,vakar,yol,topluluk,zulmü men etmek,huzur,ön,buyruk tutmak,saltanat,her şeyin tutacağı,vakar,huzur,ön,topluluk,yol,zülmü menetme,hayvanın ön ayağıيَدٌ (ج) أيدٍ و يُد (ج) و يُديٌّ و يَدِيٌّ و (جج) أَيَادِي : كَفٌّ ، قُدْرَةٌ ، قوة : طريق ، إحسان ، نعمة ، و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
nimet ihsan eylemekاِنعام
nimet,ihsan,iyilik eliيَدٌ بَيْضَاءُ
inam,ihsan,bağış,lütüf,nimet vermek,nimetlemek,iyilik etmek,ihsan etmek,bahşiş etmek,inam etmek,efendilikإِنعَامٌ (ج) إِنْعَامَاتٌ : إِنْعَامَةٌ : إِحْسَانٌ
atiye,ibadet,bir hususta kusur etmek,taksirlik etmek,atiyye,bahiş,ihsan,vergi,nimet,koyun ve keçi gübresi,fışkısı kığı,bahşiş,ihsan,güç yetmek,cehd,içtihat,men,taksir,alık olunmak,aciz bırakılmak,and içmek,elden gelmekأَلْوٌ : عِبَادَةٌ ، عطية ، إحسان ، نِعْمَةٌ ، إستطاعة ، إجتهاد ، جهد ، منع ، تقصير ، بَعرالغنم و المعز
ona iyilik,nimet ve ihsan ettiأزَلَّ إِلَيْهِ
Allah onu ihsan ve nimet sahibi eylediأَتْرَفهُ اللهُ
ayağını kaydırmak,iyilik ve nimet ihsan etmekأَزَلَّ : إِزْلاَلاً إِلَي ، هُ و فِي الحَدِيثِ
yapılan iyiliğe başa kakma,minnet,iyilik,nimet,ihsanمِنَّةٌ (ج) مِنَنٌ
nimet vermek,nimetlendirmek,inam etmek,ihsan etmek,bağışlamak,lütüf ve ihsanda bulunmak,nimet vermek,müreffeh olmak,yel hafifçe esmek,bir işi hakkıyla ve iyice yapmak,müreffeh olmak,evet demekأَنْعَمَ : إِنْعَاماً بِِ ، عَلَي ، لِ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- تَوَافُدٌ - مَأْبِضٌ (ج) مآبِضُ : أُبْضٌ : بَاطِنُ المِرْفَقِ - هَجَمَاتٌ مُتَفَرِّقَةٌ - إطارة حمامة السلام - إِنْتَبَلَ المُصَابُ : عَظُمَ أَيِ البَلاَءُ - تَأَبَّطَ : تَأَبُّطاً - أَبْغَي : إِبْغَاءً - تَرَعْرَعَ : تَرَعْرُعاً - صدرية النجاة ، سترة النجاة - عَجَلَةُ المُوَازَنَةِ - تحقيق الحلم - كأنه يعمل - و إِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ - أُجْرَةُ التَّعْلِيمِ و التَّرْبِيَةِ - تَحَدِّي الأَوَامِرِ - لعب الحرب - تشبث بذيله كناية عن الإستنصار به للإغاثة او العفو - أعمال ، أفعال - بِطْرُ الحَقِّ أَي إِنْكَارُهُ و دَفْعُهُ - طَعَامٌ خَسِيسٌ : طَعَامٌ رَدِئٌ - شُجُونٌ : فُرُوعٌ - بالع الإبرة كناية عن أنه ضعيف - لَهْفَان (ج) لُهْفٌو فِي الحَدِيثِ - لَفَظَ الكَلِمَةَ بِصُورَةٍ صَحِيحَةٍ - تَنَاوُبُ الأَجْيَالِ - مَالِيزِيٌّ (ج) مَالِيزِيُّون - مندوب - بُقْعَةُ الحِبْرِ - الإثني عشريّ - أَغْلَقَهُ الأَمْرُ : أَغْضَبهُ شَدِيداً
ElmaWarid