1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid a,e,dek,a,e kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
- -
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
aşağı yukarı çok inip çıkan kovaya denir ki kuyu pek işlek ola asla boş durmaya,biriktirmek,korkutmak,davar sürmek,bir kimseyi horlamak,tart etmek,uzaklaştırmak devenin palan ağaçlarını düzmek cepheye kakül koymak,süratle yürümek,bir kimseyi yermek,zem eذَئِبٌ و يقال غرب ذَئِبٌ اي كثير الحركة بالصعود و النزول
a)tafsil edetı her halde biz ona yolu gösterdik,ister şükretsin,ister nankörlük (ayet) b)şüphe bildirir ya zeyd geldi,ya amr c)iki şeyden birinin seçilmesini bildirir إِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا 
Allaha şirk,ortak koşmak,işine ortak almak,Allah`a ortak koşmak,ortak etmek,dahil etmek,bir şeye iştirak ettirmekاَشْرَكَ : إشْرَاكاً بِ ، فِي
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
iddia etmek,ileri sürmek,dava etmek,suçlamak,bir söz üzere inat etmek,kendi meziyeti babında inat etmek,yalan yere dava etmek,övünmek,övünüp laf vurmak,temenni etmek,bahise girmek,taslamak,yalandan yapmak,savaş alanında ben filan oğlu filanım demek,arzu eإِدَّعَي : إِدِّعَاءً بِ ، عَلَي
ilahirihi,ta ahirine,sonuna varıncaya dek,sonuna dek,sonuna kadar,vesaireإِلَي آخِرِهِ
çok söz,fasid,düzensiz perişan söz,hummalının hezeyanı v e delinin türrehatı gibi,çok sözlü yavegü ve herze sohan kimse,hezeyan,boş saçma,hezeyan,boş saçma,saçma şey,boş laf,intizamı olamayann fasit sözهُرَاءٌ : هَذَيَانٌ : منطق كثير : و يقال ما هذا الهراء اي المنطق الكثير او الفاسد لا نظام له
bu dakikaya dek,şimdiye kadar,şimdiye dekحَتَّي اللَّحْظَةِ
pislik,murdarlık,yaramazlık,şeytanlık,murdar,mekruh olmak,habaset,murdar,mekruh olmak,a seza olan fiil ve hareket,yaramazlık,habasetخَبَاثَةٌ
sus,artık yetişir,söyleme,e daha söyle,,devam et,anlat,tekmil et,daha ne olmuş,ey,ay,dahi imdi,haydi! Vasıl halinde tebnvinle ve fasıl halinde tenvinsiz kullanılır bazıları da tenvinsizi mütekellim ile muhatap arasında mahud bir söz veya işe ve tenvinliyi belgisize,mübheme hasır etmişlerdiإِيْهِ : إِيْهَ : إِيْهٍ ، أُسْكُتْ ! (إسم فعل للإستزادة من حديث أو فعل ) : و تقول إِيْهِ حَدِّثْنَا و قَالض الشَّاعِرُ
kısaltmak,sözü kısaltmak,özet yapmak,özetlemek,kısa yolu tutmak,kestirmeden gitmek,kese yoldan gitmek,elini böğrüne koymak,kısa kesmek,ihtisar etmek,icmal etmek,özetlemek,kısa etmek,muhtasar eylemek,söz az ve kısa söylemek,artıkları,lüzümsüz şeyleri yok eإِخْتَصَرَ : إِخْتِصَاراً بِ ، فِي ، هُ
bir kimseden nesne talep etmek ve bir kimseyi çağırtmak,kığırtmak,davet etmek,okumak,istemek,dilemek,çağırmak,resmen talep etmek,dilekçe,istida,bazı talepleri elde etmek veya dava açmak için mahkemelere sunulan talep,umumi makamlardan izin veya hak elde eإِسْتِدْعَاءٌ (ج) إِسْتِدْعاءَاتٌ : و هُوَ فِي لُغةِ المَحَاكِمِ طَلَبٌ يُوَجَّهُ إلَي المَحْكَمَةِ للحُصُولِ عَلَي بَعْضِ المَطَالِبِ او لإقَامَةِ دَعْوي ، طَلَبٌ يُقَدّمُ لِسُلْطَةٍ عَامَّةٍ للحُصُولِ عَلَي إِجَازَةٍ او حَقٍّ
sonsuza dek,daima,ebediyen,sonuna kadar,ilelebed,ebediyete kadar,sonsuza dekإِلَي الأَبَدِ
Tembih : İngilizcede bir sıfat yahut işaret zamiri önce geçen bir isme ait olursa mezkur isim tekrar olunmayıp yerine ‘’one’’ veyahut ‘’ones’’ konulmasıyla yetinir , ‘’one of my friends , one of your friends ‘’ yani ahbaplarmdan biri yahut ahbaplarınızdan biri ve ‘’ a friend of mine , of yours ‘’ dahi denilebilirتَنْبِيهٌ : فِي الإِنْجِلِيزِيَّةِ إذَا كَانَ نَعْتُ او ضَمِيرٌ إِشَارِيٌّ عَائِدٌ إِلَي إِسْم سَابِق فَعِوَضاً عَنْ تَكْرَارِ الإِسْمِ المَذْكُورِ إِكْتَفَي بِوَضْعِ إِحْدَي كلِمَتَي one او ones محَلَّهُ ، بَدَلاً عَنْ one of my friends , one of your friends أَعْنِي أَحَد أَصْحَابِي او أَصْحَابُكُمْ إلخ ... ، و يَجوز أَيْضأً أَنْ يُقَالَ a friend of mine , of yours
Tenbih= İngilizcede yalnız bir heceden ibaret olan sıfatlarla iki heceden oluşup sonunda “y” ve evvelinde sesli bir harf bulunanlar veyahut aksanın ikinci hecesi üzere olan sıfatın kısmi en üstünlük sıfatı “er” külliyesi “est” ile kurulup,eğer mezkur kelimeler in sonlarında “e” bulunursa yalnız “r” “st” harfleriyle yetinir.تَنْبِيهٌ : فِي الإِنْجِيلِيزِيَّةِ النُّعُوتُ المتَكَوِّنَةُ مِنْ مَقْطَع او مِنْ مَقْطَعَيْن المُنتَهِيَّة بِحَرْفِ لا مَسْبُوق بِحَرْف سَاكِنٍ او يَكون إِبْرَاز الصَّوْتِ فِيْهَا عَلَي المَقْطَعِ الثّانِيِ يُصَاغُ مِنْهَا إسْم التَّفْضِيلِ الجُزْئِي بِإضَافَةِ (er ) و الكُلِّي بإضَافَةِ (est) و إذَا كَانَ فِي آخِرِ الكَلِمَات المَذْكُورَةِ حَرْف (e) و يُكْتَفَي بِحُرُوفِ (st-r) فَقَطْ
Benzer Kelimeler
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- بَلُوسٌ و يقال ماذقت علوسا و لا بلوسا - أَجْمَلَ البيَانَ - أَنْجَدَ الرَّجُلُ : عَرِقَ - تَبَّ الرَّجُلُ : هَلَك - أَحْضَانُ الأُمِّ - تَأَجَّجَتِ النَّارُ : إِشْتَعَلَتْ و تَوَقَّدَتْ و أَجَّتْ - موسم الصّيد - تعليم الفروسية - إِدْلاَءٌ بِتَصْرِيحٍ خَاصٌّ إِلَي جَرِيدَةٍ - شَجِرٌ - وَصَلْنَا - إِسْتِخْدَامُ القَنَابِلِ - موعد الملاقاة - مُتَقَفِّعٌ - حصد الأرواح - بَقَاقٌ : بَقَاقَةٌ - بَدُغَ ـُـ بَدَاغَةً - علاقات متوازنة - بُرَةٌ (ج) بُرَاتٌ و بُرَيً و بُرِين و بِرِين : حَلْقَةٌ مِنْ فِضَّةٍ أَوْ نحَاسٍ أَوْ نَحْوِهما تُجْعَلُ فِي أَنْفِ الجَمَلِ للتَّذِلِيلِ أَوْ تُجْعَلُ فِي أَنْفِ المَرْأَةِ لِزِيْنَة ، كُلُّ حَلْقَة مِنْ سُوار و قُرْط و خَاتم و خَلْخَال - مُمْتِعٌ - حمض نووي - وَسِيعُ الأَكْنَافِ - مَنْزِلٌ (ج) مَنَازِلُ : بَيْتٌ - أَذَالَ فُلاَناً : أَهَانَهُ - إِسْتَنْفَضَ : بَعَثَ النَّفِيضَةَ اَيْ الجَواسِيسَ - تَرَخَ ـَـ تَرْخاً الحَجَّامُ - خرق الأمر ، صرم الأمر - قَطَّطَ القَلَمَ - بَرَارِيِ جَمْعُ بَرِيَّةٍ - أَبِيلٌ (ج) آبَالٌ و أُبْلٌ : رَئِيسُ دَيْر رُهْبَانٍ
ElmaWarid