1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
tazarru etmek,yakarmak,gönül alçaklığı göstermek,boyuneğmek,gönül alçaklığı etmek,tazarru etmek,alçaklıkإِخْتِضَاعٌ (ج) إِخْتِضَاعَاتٌ
baş sağlığı dilemek,teselli vermek,taziye etmek,üzmek,kendi ihtiyacına mukabil olan maldan başkasına yardım etmek,imdadına yetişmek,müsavi addetmek,eşit kılmak,eşitlik üzere muamele etmek,para ile gönlünü almak,baş sağlığında bulunmak,para ile gönlünü alآسَي : إِيْسَاءً
baş sağlığı dilemek,teselli vermek,taziye etmek,üzmek,kendi ihtiyacına mukabil olan maldan başkasına yardım etmek,imdadına yetişmek,müsavi addetmek,eşit kılmak,eşitlik üzere muamele etmek,para ile gönlünü almak,baş sağlığında bulunmak,para ile gönlünü alآسَي : مُوَاسَاةً بِ ، هُ
fasıklık,ahlaksızlık,Allahın emrinden çıkmak,isyan etmek,itaatsızlık,fısk,masiyet ve günah etmek,kötülük etmek,emirden,dinden çıkmak,asi,fasık olmak,küfür,isyan,zina,harabatilik,orospuluk,zina,harabatilik,doğru yoldan sapma,günahkarlık,günahفِسْقٌ (ج) فُسُوقٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
göz boyamak,kamuflaj,bakırdan ve demirden olan nesneleri yaldızlamak,kamufle etmek,çok su koymakla sulu kılmak,sulamak,sahte yaldız vurmak,suale muhalif haber ihbar etmek,yaldız çekmek,yaldızlamak,kamuflaj,göz boyamak,kaufle etmekتَمْوِيهٌ (ج) تَمْوِيهَاتٌ
zorlamak,mecbur etmek,bir kimsenin burnunu yere,toprağa sürmek,sürdürmek,burnunu yere sürtmek,aşağılamak,horlamak,tahkir ve tezlil etmek,hor ve zelil etmek,kakıtmak,kızdırmak,boynunu,burnunu kırmak,yere sürtmek,kahretmek,galip olmakأَرْغَمَ : إِرْغَاماً ، هُ
izhar etmek,göstermek,meydana çıkarmak,ezberden okumak,aşikar etmek,açıklamak,beyan etmek,açıktan okumak,meydana çıkarmak,meydana vurmak,bir şeyi arkasına götürmek,aydınlatmak,öğle vaktine ulaşmak,dahil olmak,girmek,,öğle vakti yürümek,öğleye varmak,bel vermekأَظْهَرَ : إِظْهَاراً عَلَي ، هُ
gerilenmek,tehir etmek,muhalefet etmek,kaçmak,yoldan ayrılmak,çıkmak,sapmak,geri kalmak,gecikmek,yoldan ayrılmak,çıkmak,sapmak,vadeye hilaf etmek,gerilenmek,tehir etmek,muhalefet etmek,kaçmak,geri kalmak,sapmakتَخَلَّفَ : تَخَلُّفاً عَنْ
ilim ve adab öğretmek,uslatmak,uslandırmak,edep öğretmek,edep vermek,edeplendirmek,tedip,tedip etmek,eğitmek,disiplin,terbiye etmek,muahaza etmek,uslandırma,disiplin,edeplemek,kulak burmak,kulak çekmek,edep öğretmek,edep ve terbiye vermek,tedip etmek,cezallndırmakتَأْدِيبٌ (ج) تَأْدِيبَاتٌ ، إِنْضِبَاطٌ ، مُعَاقَبَةٌ عَلَي الإِسَاءَةِ ،
gelecek veya akacak bir şeye mesala suya yol açmak,yolunu düzeltmek,tesviye etmek,hazırlamak,kolaylaştırmak,teshil etmekأَتَّي : تَأْتِياً و تَأْتِيَةً
su,meni fışkırmak,sabah yeri gereği gibi ağarıp açılmak,açığaçı karmak,rüsvay etmek,deşifre etmek,açığa çıkarmakفَضْحٌ : كَشْفٌ
yıkanmak,yıkamak,suya girmek,güül etmek,boy aptesi almak,banyo etmek,çimmek,vücüda güzel koku sürmek,bulaştırmakإِغْتَسَلَ : إِغْتِسَالاً بِ ، فِي
men etmek,sarf etmek,esirgemek,başka yana çevirmek,kumarcı zarları veya oyun aletleri istediği gibi düzüp atmakصَبَنَ ـِـ صَبْناً عَنْ
galip gelmek,alt etmek,yenmek,üstün olmak;iftira ve bühtan etmek;parlamak,aydınlatmak;yormak,aciz bırakmak;doldurmakبَهَرَ ـَـ بَهْراً ، هُ
hakkını eksiltmek,tenkis etmek,aldatmak,çok sıcak olmak,vaz geçirmek,hapis etmek,değerini düşürmek,yemin vermek,hileأَلْتٌ : تَنْقِيصٌ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- إِسْتَخْذَي الرَّجُلُ : خَضَعَ و ذَلَّ - أُخْتٌ كَبِيرَةٌ و يُكَنَّي بِهَا عَنِ الزَّوْجَةِ أَيْضاً - ملفوف بالعلم ، مجلل بالعلم - أَحَدٌ مَا - فِي يَوْمِنَا أَزِيزٌ - إِغْطَاءٌ - سُتَاهِيٌّ - بَصَّاصَةٌ كَهْرَبِيَّةٌ - دائماً - لَدَي ، عِنْدَ ، بِمُجَرَّدِ - تسكين ، إيقاع السكينة ، ترويح الطهن ، إنامة - تَأَنَّثَ : تَأَنُّثاً لِ - يَدُ الحَبِيبِ - سُؤْرٌ و فِي الحَدِيث - عواقب كارثية - مغط ، بسط ، إمطاء ، مطو ، شد - عُيُونٌ زُرْقٌ - إِرْتَثَأَ : إِرْتِثَاءً الرَّثِيْثَةَ : شَرِبَهَا - ذِكْرَيَاتٌ جَمِيلَةٌ - إِسْتِيصَاءٌ ج) إِسِْيْصَاءَاتٌ - معارضة بالكلام ، تعريض ، مقابلة بجواب الرد ، دحض ، مضادة ، مناقضة ، تكلم علي أو ضد - دَالُولآءُ : دَلآلٌ - خرزة تعلق في أعناق الدواب لمنع الشر من العيون اللامات، خرزة زرقاء توضع علي الملابس لدفع عين الحُسّاد - ترقيم ، تنمير ، وضع الأرقام علي - سِتَّ عَشْرَةَ ،سِتَّةَ عَشَرَ - أَرْوَاهُ مِنَ المَاءِ - أُرْثُودُوكْسِيٌّ - أَضَمٌ (ج) أَضَمَاتٌ : غَضَبٌ ، حِقدٌ ، حَسَدٌ، و يُقَالُ فِي قَلْبِهِ أَضَمٌ أَيْ غَضَبٌ و حِقْدٌ - أَنْصَرُ - بيرو
ElmaWarid