1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
işlerde acele etmek,çalaklıkقُبْنَةٌ
işini acele ettirdi,koşturduآنَفَ أَمْرَهُ
yavaş ol,acele etme !عَلَي مَهْلِكَ ، مَهْلاً!
yaklaşma,hazır bulunma,aceleأَفَدٌ
acele etmek,çabuk olmakهَذَفَ ـِـ هَذْفاً و هُذُوفاً
süslemek,işi acele bitirmekدَمْشَقَ : دَمْشَقَةً
yüzünü ekşitmek, acele etmekبَسَرَ ـُـ بُسُورٌ
çabuk olmak,acele konuşmakوَرْوَرَ : وَرْوَرَةً
acele edersen pişman olursunإِنْ تَعْجَلْ تَنْدَمْ
adam acele etti,koşturduبَسَرَ الرَّجُلُ : عَجَلَ
adam yürürken acele ettiإِمْتَلَّ الرَّجُلُ فَِي المَشْيِ : أَسْرَعَ
adam acele etti,koştuأَوْزَفَ الرَّجُلُ : أَسْرَعَ
kesmek,ivmek,acele etmekخَذْمٌ
acil,ivici,acele edenمُسْتَعْجِلٌ
kayıt olmaya acele et,koş !بَادِرْ إِلَي التَّسْجِيلِ
cimri,hasis,nakes,pinti,tamahkar,bahil olmak,hasislik etmek,esirgemek,imsak etmek,cimrilik etmek,hasislik etmekبَخُلَ ـُـ بُخْلاً و بَخِلَ ـَـ بَخْلاً و مَبْخَلاً
medih ve sena etmek,övmek,muazzam ve meşhur kılmak,anmak,zikir etmek,ima etmek,lafını etmekنَوَّهَ : تَنْوِيهاً بِ
yardım etmek,muavenet etmek,desteklemek,kuvvet vermek,teyit etmek,yukarı kaldırmak,sırık ile tutmak,,ata ve ihsan etmek,vermek,beslemekأَرْفَدَ : إِرْفَاداً، هُ
ikram etmek,hürmet ve tazim etmek,hürmet göstermek,cömert evlatlara sahip olmak,kendini hatalardan korumak,iyilik etmek,ağırlamak,ikram etmek,bağışta bulunmak, iyi muamele etmek, ağırlamak, şeref vermek, izzetmekأَكْرَمَ : إِكْرَاماً ، هُ
kışkırtmak,provake etmek,taciz etmek,tedirgin etmek,şantaj yapmak,bir kimsenin temkin ve metanetini kırıp kararsız eylemek,tahrik etmek,dürtmek,tahrik etmek,,korkusundan bir yerde durmayıp çalkalanmak,muztarip olmak,depretmek,korkutmak,ürkütmek,korkudan hإِسْتَفَزَّ : إِسْتِفْزَازاً ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
gidermek,bertaraf etmek,silmek,kaldırmak,izale etmek,uzaklaştırmak,yerinden etmek,soldurmak,yok etmek,yerinden ayırmakأَزَالَ : إِزَالَةً ، هُ
melez etmek,soysuzlaştırmak,tehcin etmek,zem ve takbih etmek,çirkinleştirmek,yermek,melez etmek,kötülemek,melezleştirmekهَجَّنَ : تَهْجِيناً ، هُ
azarlamak,paylamak,kınamak,tekdir etmek,ayıplamak,levm etmek,başa kakmak,ayıplamak,serzeniş etmek,melamet etmekتَاْنِيبٌ (ج) تَأْنِيبَاتٌ : تَثْرِيبٌ : لَوْمٌ ،
izan etmek,karar ve itaatta sürat etmek,kabul etmek,uymak,boyun eğmek,izan etmek,anlamakأَذْعَنَ : إِذْعَاناً
silmek,belirsiz etmek,mahv ve izale etmek,nabud kılmak,yok olmak,imha etmek,yok etmekأَمْحَي : إِمْحَاءً ، هُ
itap etmek,gönül almak,hoşnut etmek,razı ve hoşnut kılmak,kederi def etmek,hışım etmekإِعْتَابَ : إِعْتِيَاباً
öldürmek,helak etmek,ifna etmek,helak olmak,kahr etmek,teskin etmek,eti aşırı pişirip kaynatmakأَمَاتَ : إِمَاتَةً ، هُ
deriyi sıyırmak,yüzmek,soymak,gidermek,izale etmek,bitirmek,büsbütün helak etmek,yok etmek,bir şeyi kökünden koparmak,çıkarmak,sökmek,harama düşmek,haram kazanmak,bozmak,ifsat etmekأَسْحَتَ : إِسْحَاتاً فِي ، هُ
alıştırmak,yatıştırmak,hafifletmek,rahat ettirmek,menus etmek,uzaktan görmek,seçmek,fark etmek,sezmek,uzaktan işitmek,his etmek,anlamak,insan gibi muamele etmekأَنَّسَ : تَأْنِيساً ، هُ
esef etmek,teessüf etmek,korkup keder etmek,gam ve gussa ile yanıp yakılmak,esef etmek,tasalanmak,üzüntüden yakınmak,acımak,esefnak olmak,üzülmek,yazıklanmak,eseflenmek,kederlenmekk,gusalanmak,tahassür etmek,hasretlenmek,yanıp yakılmakتَأَسَّفَ : تَأَسُّفاً عَلَي
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- قصبة الرئة ، قصبة ، رُغامي - ناثر اللهب - بِتَقْدِيرِ اللهِ تَعَالَي - أَوْطَأَ : إِيْطَاءً بِ ، هُ و يقال أَوْطَأَهُ فَرَسَهُ إذا حمله عليه فوطئه - شبَّهَ : تَشْبِيهاً بِ - جُسُمٌ - نَزَعَ جَوَارَبَهُ - مرقة ، مرق ، شوربة ، حساء - بُيُوتٌ مُؤَثَّثَةٌ - اً ، ـاً: كَ - يَا أَبَتِ ! و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ" إِذْ قَالَ يُوسُفُ لأََبِيهِ يَا أَبَتِ إِنِّي رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِي سَاجِدِينَ " - إثارة الفتنة - بَرْنَامَجٌ صَارُوخِيٌّ - مهنة او عمل النادل - جَنَرَالاَتٌ - حِرْبَةٌ : هيئة الحَرْبِ و يقال وقعت بينهم حِرْبَة شديدة و هي هيئة الحَربِ - سَخَّنَ : تَسْخِيناً ، هُ - اول مجرب - قَمَدَ ـِـ قَمْداً - وَاضِعُ القَانُونِ - بَرِيشُ : أَبْرَشُ - صمت رهيب - إِسْتِنْبَاتٌ (ج) إِسْتِنْبَاتَاتٌ - مائل إلي المركز - شكرا ،مرسي ! - إِرْتِعَاجٌ (ج) إِرْتِعَاجَاتٌ - لَزَّأَهُ : أَعْطَاهُ - إِزْوَرَّ عَنْهُ : مَالَ و إِنْحَرَفَ - بسبب التّخريب - صدارة عظمي ، رئاسة الوزراء
ElmaWarid