1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
hurma olgunlaşmağa,pişmeğe başlamak,gebe hayvan tüylü yavru düşürmek,bal vermek,tamamlamak,ikmal etmek,bitirmek,doyurmak,nimete gark etmekأَصْبغَ : إِصْبَاغاً عَلَي
başını eğmek,burmak,bükmek,kıvırmak,büğrülemek,ot solmak,gitmek,sancak dikmek,sancak çekmek,sancak taşımak,bir kimseye esbabının bir yanını salıp işaret etmek,bağlamak,akit etmek,çevirmek,çok temennide bulunmak,ekini kurumak,solmak,alıp götürmek,inkar etmek,öldürmek,kendine almak,kapıp kaçmakأَلْوَي : إِلْوَاءً بِ و فِي المَثَلِ
kızmak,terk etmek ve düşmanlık etmek,ona rağmen ayrılmak,iki kişi çekişip birbirinden ayrılmak,kızmak,terk etmek ve düşmanlık etmek,ona rağmen ayrılmakرَاغَمَ : مُرَاغَمَةً
fayda vermek,yaramak,faydalı olmak,ita etmek,müstağni olmak,faydası olmak,zengin etmek,bahşiş ve atiyye vermek,muhtaç bırakmamak,icap ve ihdas etmek,mucip olmak,atiyye ve ihsana nail olmak,yara kanamak,akmak,kan dökmekأَجْدَي : إِجْدَاءً عَلَي ، عَنْ ، هُ و تَقُولُ مَا يُجدِنِي عَنْكَ هََّا وهَذَا مَا يُجْدِنِي نَفْعاً
borca alıp borca satmak,borç etmek,borca satmak,borça almak,ödünç istemek,çdünç almak,borç etmek,veresiye satın almak,borcu çok omak,kavim birbiriyle borca muamele etmek,yaklaşmakإِدَّانَ : إِدِّاناً و إِدِّيَاناً
yazmak,tahrir ve tastir etmek,eelbise veya deriyi süslemek,kitabı yazı ile süslemek,güzelleştirmek,nakışlamak,nakışlamak,güzelleştirmek,tezyin etmek,yazmak,tahrir ve tastir etmek,sözü ballandırmak ,nakışlamak,süslemek,güzelleştirmek,tezyin etmekنَمَّقَ : تَنْمِيقاً ، هُ
insanları birbirine düşürmek,aralarını açmak,iki şeyi ayırt etmek,dağıtmak,tefrik etmek,ayırmak,tefrik etmek,tefrikaya düşürmak,korkutmak,insanları birbirine düşürmek,aralarını açmak,iki şeyi ayırt etmekفَرَّقَ : تَفْرِيقاً و تَفْرِقَةً بَيْنَ ، هُ
iş muğlak,kapalı,şüpheli,meşkuk ve müştebeh olmak,gizli olmak,kapalı olmak,sözü kapalı söylemek,belirsiz etmek,belgisiz olmak,kapalı ve belgisiz etmek,işkillendirmek,yer kedi otu bitirmek,bir iştenmen etmek,vazgeçirmek,kapıyı kapamakأَبْهَمَ : إِبْهَاماً ، عَلَي ، هُ
hayvan ürküp yabanileşmek,yabancıllaşmak,vahşilenmek,vahşileşmek,tavahhuş etmek,ürküp kaçmak,firar etmek,kızmak,öfkelenmek,gazaba gelmek,bir yerde ikamet etmek,beklemek,durmak,şair şiirinde manası anlaşımaz güç,meçhul,garip lafız ,ibare ve kelemeler kullanmak,sahipsiz ve ıssız kalmak,baki ve daim olmak,beka bulmakأَبَدَ ـَِـُ أُبُوداً
yarmak,açmak,genişletmek,bollatmak,şak etmek,bolatmak,genişletmek, tavsi etmek,su yerlerine nazar-ı dikkat edip suyu görmek,cestu cü edip öuttali olmak,ilim ve marifette tavessü ve tebahhur etmek,ilmin künhüne varmak,derinleşmek ve genişlenmek,yeri kazıp kuyu açmakبَقَرَ ـُـ بَقْراً
çare ve yoluna bakmak,dolandırmak,hile yapmak,hile etmek,hile bazlık etmek,dubara yapmak,hile kullanmak,aldatmak,havale kabul etmek,tuzak ile geyik tutmak,aldanmak,bir nesneyi hile ile istemek,bir şey üzerinde bir yıl geçmekإِحْتَالَ : إِحْتِيَالاً عَلَي
ifa etmek,sözünü,yeminini yerine getirmek,ahdini yerine getirmek,borcunu vermek,sözünde durmak,birinin hakkını tamamen vermek,tam ölçmek,sözünde durmak,vefa etmek,ödemek,muhafaza etmek,korumak,bir işi fiile dökmek,vefa etmek,yerine getirmek,tamam yetişmek,ypmak,işlemek,yüksek yere çıkmak,artmak,fazla gelmek,gelip yetişmek,tam vermek,tam ölçmekأَوْفَي : إِيْفَاءً بِ ، علي ، لِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
yoldan gelmek,girmek,ulaşmak,varmak,dönmek,avdet etmek,ayak basmak,girmek,razı olmak,hoşnut olmak,bir işe yönelmek,kast etmek,ulaşmak,varmak,dönmek , avdet etmek,geçmekقَدِمَ ـَـ قُدُوماً و قِدْمَاناً و مَقْدَماً إِلَي ، عَليَ ، مِنْ
hasta etmek,dertnak etmek,hasta olmak,dertnak olmak,hasta çocukları olmak,işe azimle ve sebatla devam etmekأَوْصَبَ : إِيْصَاباً عَلَي ، هُ
hayır dilemek,istihare etmek,hayır dilemek,istihare etmek,yeğlik dilemek,bir maslahatın encamı hayır veya şerre vasıta olacağını bilmek için rüyaya yatmak,hayır talep etmek,istihare,bir nesnenin hayırlısını istemek,iyi fal tutmakإِسْتَخَارَ : إِسْتِخَارَةً ، هُ و يُقَالُ إِسْتَخِر اللهَ يَخِرُ لَكَ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- شركة البحوث أو الأبحاث - صَالِيٌ (ج) صُلَيٌّ - دائخ - قبح ، شناعة ، رداءة - إِكْتَبَلَ : إِكْتِبَالاً ، هُ - يتكلم علنا و بلا مبالاة - خلَعَ الجُبَّةَ - صَوَّنَ بالشَّوْكِ - بَاءَ ـُـ بَوْءاً و بَوَاءً إِلَي ، بِ ، مِنْ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ - إِقْتَتَلَ فُلاَنٌ - متي تسافر الباحرة الفرنسية ؟ - بَاتَ مُضْطَرِباً - رَاقِبٌ - تَأَنَّقَ فِي كَلاَمِهِ - خَفَّضَ الرُّسُومَ - خديجة - لَنْ أُفَارَقَ المَدْرَسَةَ حَتَي أَحْصُلَ عَلَي الشَّهَادَةِ الإِبْتِدَائِيَّةِ - تملك ، إستملاك - مُبَادَرَة طَيِّبَةٌ - بَشِيرٌ (ج) بُشْرٌ و بُشَرَاءُ ، مُبَشِّرٌ ، جَمِيلٌ ، مُبْتَسِمٌ : نَاقِلُ الخَبَرِ المُفْرِحِ ، وَجْهٌ حَسَنٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ - قِرَانٌ كَاثُولِيكِيٌّ ، نِكَاحٌ كَاثُولِيكِيٌّ - حَادَّةٌ - إِقَامَةٌ و إِطْعَامٌ - هَيْتَاه - صندوق ضمان الإئتمان او القرض - أَبْدَي صَفْحَتهُ - أَسَرَّهُ : أَفْرَحَهُ - بَقِيَ اللآعِبُ خَارِجَ اللعْبَةِ - نحو الظهر ، في الظهر - مُنْقَاسٌ
ElmaWarid