1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
bir yerden diğer yere çıkmak,örneksiz icad etmek,yaratmak,örneksiz icad etmek,yaratmakأَبْدَأَ : إِبْدَاءً ، فِي ، هُ
günah işlemek,günahkar olmak,suç işlemek,kabahat etmek,hata etmek,günah sahibi olmakأَذْنَبَ : إِذْنَاباً
yok olmak,bozulmak,helak olmak,göz yorulup bitkin olmak;şaşıp endişe etmek,ölmek,başı eğik yürümek,bir yerden diğerine göç etmek,köyden gelip şehirde yerleşmek,bilmediği ve bilinmeyen yere gitmek;hırsla mal toplamak,konmak,gecelemekبَيْقَرَ : بَيْقَرَةً
çekinmek,sakınmak ,ictinap gelmek,beğenmemek,nefret etmek,kerih görmek,eğriltmek,bükmek,korkunç bir şey birden çıkmak,zuhur etmek,saklanmak ,gizlenmek,aşı boyası satmak,göz korkunç veya kerih bir şeyi görüp yılmakجَبِئَ ـَـ جَبْاً و جَبَاً و جِبَاءً و جُبُؤاً و يقال ما جَبِئَ عن فلان شتمي
koyunu boğazlamak,kesmek,murdar iliğe kadar öldürmek,aşırı derecede kesmek,gam çekmek,gam yemek,tasalanmak,kaygılanmak,esef etmek,kendini üzmek,kuyuyu su çıkıncaya kadar kazmak,içten,sadıkane nasihat etmek,öğüt vermekبَخَعَ ـَـ بَخْعاً و بُخُوعاً ، بِ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
esin,Allah tarafından gönüle gelen nesne,beyan,ilham,kalbe doğan fikir,ilahi vahiy,feyiz yoluyla Allahtan salih kulunun kalbine konan şey,feyizle kulun kalbine nesne ilka ve telkin etmek,ilham etmekإِلْهَامٌ (ج) إِلْهَامَاتٌ : َْ يُلْقَي اللّهُ فِي نَفْسِ المَرِْ أَمراً يَبْعَثُهُ عَلَي فِعْلِ الشَّيْئ أَوْ تَرْكِهِ ، مَا يُلْقيَ فِي القَلْبِ اَوِ العَقْلِ مِنْ مَعَانٍ و أَفْكَارٍ
çoğalmak,türemek,vücuda gelmek,bir şey başka bir şeyden ayrılmak,yünü,tüyü kabartıp dökmek,yün,tüy dökülüp parçalanmak,koşarken acele etmek,sürat etmek,kavmin önüne geçmek,hayvanın tüyü dökülme zamanı gelmekأَنْسَلَ : إِنْسَالاً فِي
bir nesneyi eğriltmek,eğmek,bükmek,bir adamı müşkil bir işe sokup yormak,belini bükmek,bir tarafa meyil etmek,geri dönmek,rücü etmek,ağır gelmek,yormak,meşakkete uğratmakآدَ ـُـ أَوْداً وأُوُوْداً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
itimat etmek,temin etmek,işi sağlam tutmak,emin bir şekilde işi ele almak,bir kimseden belge,vesika,senet almak,istemek,kapıyı sıkı bağlamak,malı sıkı korumakإِسْتَوْثَقَ : إِسْتِيْثَاقاً مِنْ
öne çıkarmak,izhar etmek,önmek,çne çıkmak,zahir olmak,zahmet,meşakkat,boyun eğmek,eğilmek,yorgunluk,sıkıntı,çile,emek,uğraş,keder,ıstırap,zahmet,tutsaklık,alçaklık,boyun eğmek,bükülmek, itaat etmek,öne çıkarmak,izhar etmek,önmek,öne çıkmak,zahir olmak,tutsaklık,alçaklıkعُنُوٌّ : عَنَاءٌ
adet edinmek,huy kesp etmek,geri almak,geri dönmek,geri dönmesini istemek,iade etmek,iade etmeyi istemek,alışmak,tekrarlamak,tekrar olmasını istemek,hatırlatmak,getirmekإِسْتَعَادَ : إِسْتِعَادَةً لِ ، هُ و يُقَالُ إِسْتَعَادَ الشَّيْئَ فَأَعَادَهُ اَيْ سَأَلَهُ اَنْ يَفْعَلَ ثَانِيَاً
bakmak için başını kaldırmak,ok hedefin üstünde geçmek,bahş etmek,yapraklanmak,çiçek açmak,bitki çıkmak,kusmak,bilgi vermek,bildirmek,duyurmak,bilgi almak,vakıf olmak,agah olmak,haberdar etmek,gözünün önüne koymak,göz atmak,yıldız doğmakأَطْلَعَ : إِطْلاَعاً إِلَي ، بِ ، عَلَي ، هُ
dövmek,kesmek,kat etmek,yarmak,vurmak, işi ansızın yapmak,atmak,sırrı faş etmek üzmek,ağır gelmek,kadın naz ve eda ile ve fidan gibi kırılarak yürümek,ağır bir yük altında ezilmek yorulup aciz kalmakبَدَحَ ـَـ بَدْحاً
ağır bulmak,ağır nazarla bakmak,ağırlaştırmak,ağırlaşmak,ağır ve kerih görmek,ağır add etmek,ağır saymak,ağır tutmak,ağırsamakağır canlıdır demek,yapılamamak,ağırlık peyda etmek,ağırlığı artırmak,ağır görmek,uykuya dalmakإِسْتَثْقَلَ : إِسْتِثْقَالاً، هُ و يُقَالُ أَنْتَ مُسْتَثْقِلٌُ يَسْتثْقِلُكَ النَّاسُ
bir şeyi baş aşağı çevirmek,sağını soluna çevirmek,içini dışına dödürmek,devirmek,döndürmek,bir şeyin altını üstüne getirmek,alt üst etmek,değiştirmek,alabora etmek,kumaşı krıştırmak,kalp hastalığına tutulmak,bir kimsenin kalbine vurmakقَلَبَ ـُِـ قَلْباً ، هُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- مُؤْلِمٌ (ج) مُؤْلِمُون - بَيْقَرَ الرَّجُلُ* - إِنْقَلَبَتْ عَلَيْهِ - أخذ علي الغفلة، أخذ علي حين غفلة ، أخذ مغافصة أو مفاجئة - أَحْصَرَ : إِحْصَاراً ، هُ و فِي القُرْآن الكَرِيمِ - أَلْبَسَ الأَمِيرُ الفُقَرَاءَ - نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ - وَثِمَ ـَـ وَثَماً - عِنْدَنَا بُرُّ فِيزَان - صلْيَان - تَجَانَّ : تَجَانَّاًً - تَمَهَّقَ : تَمَهُّقاً - متعلق بإسهال الدّم - آسِيٌ (ج) أَسْيَانُون ، و أُسَاةٌ و إِسَاءٌ و (م) آسِيَةٌ (ج) أَسَايَا و أَسَيْيَاتٌ و آسِيَات و أَوَاسٍ : حَزِينٌ ، مَحْزُونٌ ، طَبِيبٌ ، مُعَالِجٌ، حَكٍِيمٌ ، جَرَّاحٌ - إِعْتِمَادٌ جَامِدٌ - تَنْجِيدٌ - بريق ، لمعان ، بصيص ، ضياء ، نور - حَلْقِيَّاتٌ - آدَم : أًَبُو البَشَرِ و قَالَ الشَّاعِرُ - فَضْلاً عَنْ - أَمْنَي الدِّمَاءَ : أَرَاقَهَا - عِنْدَ الشِّتَاءِ - كُدْيَةٌ - بيض الطير - دُيَيْكٌ - دفع المصاريف - تَنْفيسٌ (ج) تَنْفِيسَاتٌ - سمعت أنه عاقل - قارئ بصريّ - علي الصباح ، صباحا ، وقت الصباح ، في الصباح ، عند الصباح ، أول صبح ،
ElmaWarid