1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
delil ve şahit getirmek,delil,tanık göstermek,ispat etmek,şuhluk edip naz ve şive etmek,tanık göstermek,vermek,sarkıtmakإِدْلاَءٌ (ج) إِدْلاَءَاتٌ
gecikmek,gevşek davranmak,betaet edip say ve ihtimamda kusur etmek,noksan ve kısa olmak,gecikmek,gevşek davranmak,kibirlenmek,tekebbür etmekأَلّيَ : تَاْلِيَةً
horlamak,hor görmek,tahkir etmek,hor olmak, zelil tmek,horluk,küçük görmek,yukardan bakmak,tepeden bakmak,tahkir etmek,küçümsemekإِحْتِقَارٌ (ج) إِحْتِقَارَاتٌ
tolerans,birbirine tatlı tatlı muamele etmek,tolerans,müsamaha etme,hoş görü,müsamaha etmek,aldırmamak,hoş görmek,ihmal göstermek,helallaşmakتَسَامُحٌ (ج) تَسَامُحَاتٌ
sertlikle ve tekdirle karşılamak,yüzüne bağırmak,serzeniş etmek,azarlaak,paylamak,terslemek,kesmek,kat etmek,birinin ötesine berisine şiddetle ve mükerreren ve şiddetle vurmak,bir şeyin tekmilini vermek,bir tarafa gitmekبَكَعَ ـَـ بَكْعاً ، هُ و يقال ما أدري أين بَكَعَ اي بَقَعَ و ذَهَبَ
şaşmak,şok olmak,seme olmak,dehşet etmek,hayret etmek,dehşet içinde kalmak,dehşete düşmek,şok olmakدَهِشَ ـَـ دَهَشاً
bir organa vurup şişirmek,kabartmak,kibirlenmek,iğdap etmek,beden organlarını şişirip kabartmak,iğdap etmek,şişirmek,kabartmakوَرّمَ : تَوْرِيماً بِ ، هُ
söylemek,zan,zan etmek,iddia,istek,tamah,sanmak,saymak,iddia etmek,iddia,sav,zan,itikat,sanı,hile,bahane,sözde sebep,söylemekزَعْمٌ (ج) مَزَاعِمُ
pak ve safi kılmak,bulanıklıktan ve karışıklıktan hali ve beri kılmak,elemek,tasfiye etmek,süzmek,tasfiye etmek,arıtmak,eleme,tasfiye,durulaştırmaتَصْفِيَةٌ (ج) تَصْفِيَاتٌ
iki şey arasını açmak,ayrılmak,düşman arasını bulmak,ayırmak,ayırt etmek,ikiye bölmek,aydınlatmak,açıklamak,belirtmek,aydınlanmak,belli olmak,ayırmak,denizi yarmak,saçı taramak,açık olmak,fasıl etmek,saçını tarakla düzeltmek,sezmekفَرَقَ ـُِـ فَرْقاً و فِرَاقاً و فُرْقَاناً بَيْنَ
yeniden bir şeye başlamak,baştan almak,işe ara verdikten sonra yine dönmek,baştan tutmak,,fıkıhta birinci tahrimin iptalinden sonra yeniden tahrim etmek,nahivede sual-i mukaddere cevap vermek,karşılamak,kararı temyiz etmekإِسْتَأْنَفَ : إِسْتِئْنَافاً
yazmak,tastir etmek,duvar çatlamak,tan,sabah yayılmak,faş olmak,intişar etmek,duvarda yarık genişlemek,uzun olmak,dağılmak,saçılmak,perakende olmak,sermek,sıyırmak,hızla kılıcı çekmek,uçuşmak,kuş uçurtmak,dişi hayvan erkeğin isteğine hazır hale gelmekإِسْتَطَارَ : إِسْتِطَارَةً
yazmak,tastir etmek,duvar çatlamak,tan,sabah yayılmak,faş olmak,intişar etmek,duvarda yarık genişlemek,uzun olmak,dağılmak,saçılmak,perakende olmak,sermek,sıyırmak,hızla kılıcı çekmek,uçuşmak,kuş uçurtmak,dişi hayvan erkeğin isteğine hazır hale gelmekإِسْتِطَارٌ (ج) إِسْتِطَارَاتٌ
hacc etmek,hac yapmak,kutsal yerleri ziyaret etmek,hacca gitmek,Kabeyi tavaf ve ziyaret etmek,hüccetle yenmek,gelmek,kastetmek,hüccetle galip gelmek,yarayı mil ile açmak,vaz geçmek,gelmek,kastetmek,hüccetle galip gelmek,yarayı mil ile açmak,vaz geçmekحَجَّ ـُـ حَجّاً
horlamak,hor görmek,tahkir etmek,hor olmak,zelil tmek,küçük görmek,yukardan bakmak,tepeden bakmak,tahkir etmek,küçümsemekإِحْتَقَرَ : إِحْتِقاراً ، هُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- خلصوني! - سُوقٌ أَمَرِيكِيٌّ - و الحَرْفُ السَّابِعُ و العِشْرُون مِنَ الأَبْجَدِيَّةِ العَرَبِيةِ - إنوهاب - رجل غليظ - تَضَاغُطٌ - بيت مجاور - دَلَفَ : سَارَ بَيْنَ الإِسْرَاعِ و البُطْءِ - أَمْتَحَ الجَرَادَ : أَدْخَلَ ذَنَبَهُ فِي الأَرْضِ لِيَبِيضَ فِيْهَا - بَذِرٌ - قال وقيل ، قال قيل ، كلام سفسطي ، هذر ، مجادلة ، منافسة ، كثرة كلام ، ثرثرة ، إفتراض ، تقدير ، منازعة - أعياد دينية - أَثَّثَ : تَأْثِيثاً - نَظَرِيَّةُ الإِنْحِنَاءِ - أَجْنِحَةُ و أَقْسَامُ المَعْرَض - رئيس راحل - عَمَلِيَّةٌ تَطَوُّعِيَّةٌ - زَوْعَةٌ (ج) زُوَعٌ - لا موافق و لا معارض ، صالح و طالح - إِسْتَفَزَّ : إِسْتِفْزَازاً ، هُ - عَرَبَةٌ زَاحِفَةٌ - أَصْحَابُ الشِّمَالِ - بَرُوقٌ : جَبَانٌ - لَفْظِيّاً - مُشَاوِرٌ (ج) مُشَاوِرُون - سوق نموذجيّ - أَخْرَفَهُ : أَفْسَدَهُ - إِجْرَاءُ المُقَابَلَةِ الصَّحَفِيَّةِ - مصنع لإنتاج الصابون - وَاكَفَ : مُوَاكَفَةً
ElmaWarid