1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açmak,suya mecra açıp akıtmak,çıbanı delip akıtmak,mecra bulup ve delinip akmak,açmak,fışkırmak,akmak,akıtmak,yarmak,sövmek,tahkir etmek,küfür etmekبَجَسَ ـُِـ بَجْساً و بُجُوساً
bereketini gidermek,telef olmak,helak etmek,yok etmek,ölmek,bir şeyin bereketini gidermek,ay ayın son üç gecesine girmekle görünmez olmak,soldurmak,gidermek,ay eksilmeye başlamakأَمْحَقَ : إِمْحَاقاً
bir şeyi kaldırmak,dikmek,canladırmak,kuvvetlendirmek,ölünün iyiliklerini anmak,hayır ile yad etmek,bakmak için gözünü yukarı kaldırmak,bir şeyi kaldırmak,dikmek,yaşatmak,yükseltmek,ref etmekنَعَشَ ـَـ نَعْشاً
yalnız bir nesne ile meşgül olup vakit geçirmek,pek iyi ve belki ve inşallah deyip vaat ederek bir nesnenin icrasını sonraya komak,avrat ile gelip oynamak,avunmak,bahane etmek,özür bulmak,illet izahar etmekتَعَلَّلَ : تَعَلُّلاً بِ
kesmek,kat etmek,karar vermek,kati söz söylemek,kesip atmak,bitirmek,sona erdirmek,onaylamak,vaz geçmek,bir niyeti terk etmek, çok yormak,yorgun düşürmek,kesilmek,koparılmak,munkatı olmakarık,zayıf olmak,kesmek,arık,zayıf olmakبَتَّ ـُِـ بَتّاً فِي و يقال السكران لا يَبُتُّ
susmak,süküt etmek,süküt,söylemeyip apsım durmak,susmak,süküt etmek,hapt olmak,suskunluk,hamuş olmakسُكُوتٌ و يُقَالُ
hayvan otlamak,koyun yaymak,hayvan yayılmak,korumak,ot yemek,bakmak,gözetmek,riayet etmek,gözetlemek,halkı gütmek,idare etmek,ot yemek,ilgilenmek,yönetmek,bakmak,gözetmek,gözetlemek,ilgilenmek,halkı gütmek,idare etmek,yönetmek,davarı otlamakرَعَي ـَـ رَعْياً و مَرْعَي و رِعَايَةً
ünsiyet etmek,ısınmak,alışmak,dost olmak,ülfet etmek,ülfet kesbetmek,menus ve me`luf olmak,sevinmek,yadırgamamak,yalnızlığını gidermek,kalbi sakin olmak,ısınmak,enis olmak,yer mamur olmak,abadan olmakأَنُسَ ـُـ أُنْساً إِلَي ، بِ
ünsiyet etmek,ısınmak,alışmak,dost olmak,ülfet etmek,ülfet kesbetmek,menus ve me`luf olmak,sevinmek,yadırgamamak,yalnızlığını gidermek,kalbi sakin olmak,ısınmak,enis olmak,yer mamur olmak,abadan olmakأَنَسَ ـُـ أُنْساً بِ ، إِلَي ، هُ
ünsiyet etmek,ısınmak,alışmak,dost olmak,ülfet etmek,ülfet kesbetmek,menus ve me`luf olmak,sevinmek,yadırgamamak,yalnızlığını gidermek,kalbi sakin olmak,ısınmak,enis olmak,yer mamur olmak,abadan olmakأَنَسَ ـِـ أُنْساً إِلَي ، بِ
acı olmak,süt pek ekşimek,afete,belâya uğramak,şişenin ağzını sarıp bağlamak,sabır ile emretmek,teselli etmek,sabr ettirmek,sabır ve tahammül etmek,sabır ve tahammül ettirmekإِصْبَارٌ (ج) إِصْبَارَاتٌ
başka başka,başka başka olmak,dağıtmak,perişan etmek,ayırmak,parça parça etmek,dağılmakشَتٌّ
iki nesnenin arasını birbirine ulaştırmak,son vermek,sona erdirmek,bitirmek,haber vermek,yasaklamak,nehiy etmek,tamam etmek,son vermek,bitirmek,ulaştırmak,inhaإِنْهَاءٌ (ج) إِنْهَاءَاتٌ
şiddetli hüzün ve keder,acıma,gücenme,dargınlık,gazap,esef,öfke,dert,tasa,üzüntü,teessüf,pişmanlık,yazık,hayıf,hasret,acınmak,yazıklanmak,esef etmek,pişman olmak,teessüf etmek,ziyade gussa ve hışımlı olmakأَسَفٌ : حُزْنٌ ، غُصَّةٌ ، غَمٌّ ، تَلَهّثفٌ ، غََضبٌ ، نَدَمٌ
inmek,başına bir iş gelmek,terk etmek,vaz geçmek,denizden karaya çıkmak,inmek,nüzul etmek,düşmek,konmak,misafir olmak,yukarıdan aşağıya inmek,hakkından vaz geçmek,bir yerde oturmak,ikamet etmekkonmak,misafir olmak,konuk olmak,yukarıdan aşağıya inmek,konmak,misafir olmak,nüzül etmek,bir yere oturmak,ikamet etmek,başına bir iş gelmek,terk etmek,hakkından vaz geçmek,denizden karaya çıkmak,düşmekنَزَلَ ـِـ نَزْلاً و نُزُولاً و نَزَالَةً و مَنْزِلاً و مَنْزَلاً بِ ، عَلَي ، عَنْ ، فِي ، هُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- مر، مرير - صِوَارَان - ستوني أي قيمة ستين - فَتَشَ ـِـ فَتْشاً - مُدِيرِيَّةٌعَامَّةٌ للصِحَافَةِ و النَّشْرِ - لَقِيَ بَلآهُ - بَاغَمَ : مُبَاغَمَةً ، هُ - كُلِّياً ،كليةً ، تماما ، بشكل كامل ، كاملا ، بالكلية ، الكل تماما ، بكل ما فيه ، جملة ، الجميع برمتهم ، الكل ، من كل الوجوه ، من جميع الوجوه ، ، كاملا ، محض ، بالتمام ، كافة ، بتمامه ، مكملا ، علي وجه الأتم ، كلي ، - صَقَلَ ـُـ صَقْلاً و صِقَالاً - تكاسل - نَعَمْ آخِذٌ و الحَكِيمُ يَزُورُونِي كُلَّ يَوْمَين مَرَّةً - فَائِدَةٌ - نَبَّهَ الغَافِلِينَ مِنَ النَّوْمِ : أيْقَظَهُمْ - أخصام - أَقْرَنَ : إِكْتَحَلَ كُلَّ لَيْلَةٍ مِيْلاً - كاتب القصص - لاَ يَنْبَغِي أَنْ يَقْبَلَ - قَلَنْبَقٌ - لَيْتَ أَمِّي لَمْ تَلْدْنِي - شُنَانَةٌ - جُزْئِيّاً - لُغَةٌ مَحْكِيَةٌ - كُثُحُمَةٌ - جمهورية كوبا - لوبي - ثانوية مهنية - نِيْجِيْريَا - عشر(ج) أعشار ، عشير (ج) عشراء - أَذْهَبَهُ : أَزَالَهُ - أَحْشَمَهُ : أَغْضَبَهُ
ElmaWarid