1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
kuşatmak,çevrelemek,dolayı almak,kaplamak,kuşatmak,ihata etmek,bildirmek,içine almak,ihata etmek,kuşatmak,bir şeyin etrafını çevirmek,bir nesnenin dolayı yanlarını çevirip kaplamak,sarmakأَحَاطَ : إِحَاطَةً بِ ، هُ
yasaklamak,men etmek,kapatmak,kapamak,örtmek,araya girmek,perde etmek,arasına girmek,mani olmak,kapıcı olmak,özel kalem müdürü olmak,kapamak , örtmek , perde etmek , arasına girmek , mani olmak , kapıcı olmak , özel kalem müdürü olmakحَجَبَ ـُـ حَجْباً و حِجَاباً عنْ، هُ
fasık olmak,hak yoldan çıkmak,sapmak,zina etmek,günah işlemek,nesne kabuğundan ayrılmak,emrinden çıkmak,ahlaksızlık etmek,Tanrı buyruğundan dışarı çıkmak,dini emirlere uymamak,fasık olmak,hak yoldan çıkmak,sapmak,zina etmek,günah işlemek,nesne kabuğundan ayrılmak,emrinden çıkmak,ahlaksızlık etmek,Tanrı buyruğundan dışarı çıkmak,dini emirlere uymamakفَسَقَ ـُِـ فِسْقاً وفُسُوقاً بِ ، عَنْ
bir yerde devam üzere mukim olmak,o yeri belde ve memleket edinmek,ittihaz etmek,yurt tutmak,yerleşmek,harekete muktedir olamamak ,dermansız kalmak,hareketsiz kalmak,dermansız kalmak,bir yerde ikamet etmek,hareketsiz kalmak,dermansız kalmakبَلَدَ ـُـ بُلُوداً بِ و قال الشاعرُ
üstlenmek,yönetimi devr almak,iş başına geçmek,üzerine almak,deruhte etmek,taahhüt etmek,iktidara gelmek,bir makama geçmek,vali olmak,sahip olmak,yüz çevirmek,bir adamı dost edinmek,ense çevirip gitmek,yakınlık karabet ve birini dost edinmek,dönmekتَوَلَّي : تَوَلِّياً عَنْ
aklını çalmak,çekmek,kandırmak,heva ve hevesini kendisine hoş göstermek,bir şey bir kimsenin hoşuna gidip meşgül etmek,kişiyi sevgi ile şaşırmak,bir şey bir kimsenin hoşuna gidip meşgül etmek,çekinmekإِسْتَهْوَي : إِسْتِهْوَاءً
bir şeyi daima işleyip adet ve idman edinmek,alçaklatmak ,hor ve zelil görmek,istihaf etmek,alışmak,üns ve ülfet etmek,yüz göz öğrenip bir şey ile üns ve ülfet eylemek,yüz göz olmakبَسَأَ ـَـ بَسْأً و بَسَأً و بَسَاءً و بُسُؤاً بِ
bir adam kendi kendine konuşmak,söz söylemek,sözü gizlemek,fısıldamak,susması için çocuğu azarlamak,kırmak,dövmek,ezmek,kırıp ufaltmak,bir şeyi dövüp ufaltmak,sözü gizlemek,susması için çocuğu azarlamak,esmek,ufaltmak,kırmak,kendi kendine onuşmak,fısıldamak,kendi kendine konuşmak,fısıldamak,kırmak,dövmek,ezmek,kırıp ufaltmak,kırmak,dövmek,teşvik etmek,acele etmek,tahrik ve teşvik etmek,kesip atmak,yıkmadan kırmak,tahrik ve teşvik etmek,kesip atmak,kırmak,yıkmakdan kırmak,ezmek,kırıp ufaltmak,ezmek,kırmak,dövmek,teşvik etmek,acele etmek,bir adam kendi kendine konuşmak,söz söylemek,bir şeyi dövüp ufaltmak,ezmekهَسَّ ـُِـ هَسّاً و هَسِيساً
beraberlemek, düzeltmek , tesviye etmek,düzetmek,beraberlemek,düzlemek,düzeltmek,yerle b , eşitlemek, düz yüzey haline getirmek , çözmek,düz ve hemvar kılmak,yekta ve hemmiktar kılmak,müşkil meseleyi hal edip bir surete koymak,eşitlemek,beraberlemek, düzeltmek,tesviye etmek,düzetmek,eşitlemek,düz yüzey haline getirmek,düzeltmek,yerle bir etmek,çözmek,çözüm,tesviyeتَسْوِيَةٌ (ج) تَسْوِيَاتُ : حَلٌّ ، أَدَاءٌ ،إِيْفَاءٌ
üçlemek,üçe çıkarmak,üçe katlamak,üçleştirmek,üçe iblağ etmek,iki kişiye mülhak olup üçleştirmek,üç saymak,üç kişi göstermek,bir şeyi üç cihetli veya üç köşeli etmek,şarap vesaireyi bir sülüddü buharlaşacak derecede kaynatmak,dişi deveden birbirini müteakip üç yavru almakثَلَّثَ : تَثْلِيثاً
sadakat ve ihlas ile ibadet etmek,ibadette ve itaatta riya etmemek,halisen muhlisen bir şeyi yapmak,bir şeyin hülasasını,özünü almak,seçmek,arıtmak,samimi olmak,işini iyi yapmak,kal etmek,ziyade halis ve pak olmak,içten dost veya bende olmak,sadık kalmak,أَخْلَصَ : إِخْلاَصاً فِي ، لِ ، هُ
perde ve ona benzer şeylerde göz görecek kadar yırtmak,perde makulesi yırtılmak,namusa halel isabet etmek,kızın kızlığı bozulmak,parçalamak,namusa halel isabet etmek,kızın kızlığı bozulmakهَتَّكَ : تَهْتِيكاً، هُ
dövmek,vurmak,çarpmak,darp etmek,yara zonklamak,çalmak,örnek vermek,dayak atmak,nitelemek,vasıf etmek,çırpınmak,kalbi vurmak,yeryüzünda dolaşmak,çırpınmak,kalbi vurmak,yeryüzünda dolaşmak,birini vurmak,dövmekضَرَبَ ـِـ ضَرْباً و ضَرَبَاناً و مَضْرِباً
nesak,düzen,istif,inci gibi düzgün dizilen söz,inci ve boncuk dizisi,nizam ve tertip üzere olan her şey,sıra,ahenk,nizam,simetri,düzen,seri,birbirine bağlamak,dizmek,istif etmek,ritim,istif etmek,mevzunca dizmek,bağlaç,atıf,çüstنَسَقٌ أَيْ مَا كَانَ عَلَي طَرِيقَةِ نِظَامٍ وَاحِدٍ مِنْ كُلِّ شَيْئٍ ، شَيْئٌ لَطِيفٍ رَقِيقٌ جَمِيلٌ
bir şeyin başı aşağı devrilmek,hastalık tekrar dönmek,hastalığa tutulmak,geri gelmek,tepmek,nüks etmek,baş aşağı etmek,baş aşağı düşmek,başı üzerine düşmek,yıkılmak,baş aşağı olmak,sernigûn olmak,yeniden sapıklığa düşmekإِنْتَكَسَ : إِنْتِكَاساً
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- سَخُوَ ـُـ سَخَاءً وسَخاً وسُخُوّاً و سُخُوَّةً و سَخَاوَةً الرَّجُلُ : جَادَ - فَجِعَ ـَـ فَجْعاً - إرتحال أو إنتقال أو هجرة إلي دار الآخرة - طَفِئَتْ النَّارُ : إِنْطَفَأَتْ - خَسَفَ القَمَرُ - أُبَيٌّ - بدل، عوض ، مكافأة - فَلَّلَ السِّكِينَ - مرحلة يومية - مفصل ، عقدة ، برجمة الأصابع - بَقْلَةٌ بُسْتَانِيَّةٌ - الحركة الدورية التي تفعلها طليعة العسكر - أُثَالٌ : مَالٌ عَظِيمٌ و إِسْمُ رَجُلٍ - أَكْثَرُ إِكْتِظَاظاً - فصيد - زُوقَاقٌ - أمن الطاقة - مَا إِلْتَامَ آخِرُهُ بِأَوَّلِهِ إِذَا لَمْ يَكُنْ تَنَاسُبٌ بَيْنَ الدَّلِيلِ و العذر و بَيْنَ التَّأْوِيلِ و المَسْأَلَةِ الرَّاهِنَةِ - أسبوع الأفلام - ظَلِيلٌ - صَحَّ ـِـ صَحّاً و صِحَّةً و صِحَاحاً - إِسْتمْشَي : إِسْتِمْشَاءً - بَثَّ الخَوْفَ و الرُّعبَ فِي نُفُوسِهِمْ - مَثَانَةٌ : كِيْسُ البَوْلِ - اذا لم يوجد شاة ينادي المعز بعبد الرحمن شلبي ، من قلة الخيل يشدون علي الكلاب سروجا - بائع الرمال - وطن قومي - تَيَّارَاتُ المُعَارَضَةِ - أَقْيَسَ : إِقْيَاساً الشَّيْئَ - نِسْبَةً
ElmaWarid