1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
bir adam kendi kendine konuşmak,söz söylemek,sözü gizlemek,fısıldamak,susması için çocuğu azarlamak,kırmak,dövmek,ezmek,kırıp ufaltmak,bir şeyi dövüp ufaltmak,sözü gizlemek,susması için çocuğu azarlamak,esmek,ufaltmak,kırmak,kendi kendine onuşmak,fısıldamak,kendi kendine konuşmak,fısıldamak,kırmak,dövmek,ezmek,kırıp ufaltmak,kırmak,dövmek,teşvik etmek,acele etmek,tahrik ve teşvik etmek,kesip atmak,yıkmadan kırmak,tahrik ve teşvik etmek,kesip atmak,kırmak,yıkmakdan kırmak,ezmek,kırıp ufaltmak,ezmek,kırmak,dövmek,teşvik etmek,acele etmek,bir adam kendi kendine konuşmak,söz söylemek,bir şeyi dövüp ufaltmak,ezmekهَسَّ ـُِـ هَسّاً و هَسِيساً
her taraftanüşüşüp toplanmak,birikmek,koşmak,acele etmek,dönmek,avdet etmek,aralıksız yağmur yağmak,sürekli yağmak,develeri toplayıp götürmek,erkek merkep önüne dişisini katıp şiddetle kovalamak,toplamak ve yığmak,cem etmek,her taraftan gelmek,sürmek,sevk etmek,filiz vermek,yaranın dışı iyi olmak,ikamet etmek,ret etmekأَلَبَ ـُِـ أَلْباً إِلَي ، هُ
bir kimseyi bir yere göndermek için çağırıp tahrik ve teşvik etmek,yardım ve medet istemek,bir nesnenin fehmini talep etmek,bir şeyi sormak,anlamak istemek,harekete geçirmek,göndermek için çağırmak,acele etmekإِسْتَوْحَي : إِسْتِيحَاءً ، هُ
havuz etrafından taşıncaya dek doldurmak,işi unutmak,aşırı yük yüklemek,terk etmek,haddi aşmak,tecavüz etmek,acele etmek,aşırı övmek,bertaraf etmek,ifrat etmek,haddi tecavüz etmek,aşırı gitmek,ifrat etmek,işe ace,elçi yolamak,göndermekle etmek,israf etmekأَفْرَطَ : إِفْرَاطاً عَلَي
çirkin olmak,kötü olmak,zelil,çirkin ve hor olmak,boya sürmek,evi kireçlemek,gemiye zift sürmek,aygır kısrağa aşmak,gömmek,acele etmek,boya sürmek,evi kireçlemek,gemiye,başı yarmakدَمَّ ـُِـ دَمَّاً و دَمَامَةً
ürküp kaçmak,ürkmek,vatanı terk etmek,göç etmek,nefret etmek,gitmek,kibirlenmek,yüz çevirmek,acele etmek,dağılmak,galip gelmek,ezmek,galip olmak,bırakıp gitmek,sıçramak,tiksinmek,bırakıp gitmek,korkup kaçmak,ürkmek,dağılmakنَفَرَ ـُِـ نَفْراً و نُفُوراً و نِفَاراً و نَفَرَاناً و نَفيراً مِنْ ، عَنْ
sebat talep etmek,sebat ve devam etmek,sebat göstermek,acele etmeyip tenni etmek,beş ve yavaş davranmak,teenni ile hareket etmek,i müşavere fe tefahhüs etmek,bir şeyi sabit ve muhkem bulmak,sabit ve muhkem olmasını talep etmekإِسْتَثْبَتَ : إِسْتِثْبَاتاً فِي
bir nesneyi uzasın diye çekmek,bir işi şevk ve süratle yapmak,bez yırtmak,saç ve sakal taramak,çabuk olmak,vurmakta acele etmek,yarmak,çekmek,ivmek,bir işi şevk ve süratle yapmak,çabuk olmak,örnek yazı,model,meşkمَشْقٌ
sağım vaktinden önce çobanın otlakta kendi yağırı için sağdığı o süte ıtlak olunur,acele iş,kumanya,kısa süre,ütme,buğday henüz taze iken başktayken ateşte ütleyip kuruca yedikleridir,övütme,buğday henüz taze iken ateşte ütüleyip kuruca yerler,çobanın otlaktan koyun sahiplerine götürdüğü süt,kısa süreعُجَالَةٌ
saldırmak,hücüm etmek,ipi eğirmek,bükmek,gece baskın etmek,akın yapmak,bir yere ılgar edip gitmek ve il basmak ve akın etmek,ivmek,acele etmek,süratle gitmek,çabuk yürümek,yerde gitmek,dört nal gitmak,ilgar gitmek,alçak bir yere inmek,dibine varmak,ipi saأَغَارَ : إِغارَةً و غَارَةً و مَغَارَةً إِلَي ، بِ ، عَلَي ، هُ و فِي المَثَلَ
uzatmak,aceleyürümek,hurma yemek,gözlerini açıp arkadaşlık etmek,cima etmek,germek,uzatmak,acele yürümek,hurma yemek,gözlerini açıp arkadaşlık etmek,cima etmekمَطَا ـُـ مَطْواً
istemek,nasıl olduğuna bakıp gözetlemek,göz dikmek,azurlamak,dilemek,bir kimse sınırı aşmak,pek ileri varmak,haddi tecavüz etmek,isyan etmek,baş kaldırmak,canını yakmak,sıkıştırmak,zulmetmek,üzerine yüklenmek,sarkıntılık etmek,yalan söylemek,haddini aşmak,yara şişmek,fenaya yüz tutmak,iyileşmesi uzamak,yürümesinde çabuk olmak,acele etmek,onurlu,kibirli ve taşkın neşeli olmak,yağmur ihtiyaçtan çok yağmak,yağmur şiddetlenmek,kadın orospu,fahişe olmak,zina etmek,بَغَي ـِـ بَغْياً و بُغَاءً و بُغَيً و بُغْيَةً و بِغْيَةً ، عَلَي ، فِي ، هُ
ayırmak,aşağı indirmek,hızlı konuşmak,elbiseyi yırtmak,ırzı çiğnemek,muntazam söylemek,yırtmak,kırmak,ufaltmak,ezmek,soymak,tehdit etmek,azarlamak,ezmek,yırtmak,suyu dökmek,birinin mertebesin alçaltmak,düşürmek,ayırmak,muntazam söylemek,sözü düzgün ve güzel söylemek,acele,hızlı konuşmak,suyu ard arda dökmek,suyu dökmek,azarlamak,tehdit etmek,parçalamak,hakaret etmek,atmakهَتَّ ـُِـ هَتّاً و هَتِيْتاً فِي
acil,ivici,acele eden,hızlı,süratli,çabuk,derhal,seri,aceleci,tez,ivici ve tez giden,ekspres,çevik,seri,süratli,aceleci, çabuk , tez,ivici ve tez giden,celdbaz,acil,hızlı,süratli,çabuk,derhalسَرِيعٌ (م) سَرِيعَةٌ: عَاجِلٌ، نَشِيطٌ
salınarak yürümek,acele etmk,koşmak,süratle gitmek,fesat olmak,parayı taklit etmek,kalpazanlık etmek,sahte para yapmak,kalp para yapmak,sahte para basmak,taklit etmek,sahtesini yapmak,karışık olmak,salınarak yürümek,parayı taklit etmek,kalpazanlık etmek,çıkarmak,sahtekarlık etmek,çıkarmak,sahtekarlık etmek,fesat olmakزَافَ ـِـ زَيْفاً وزَيَفَاناً
terk etmek,kalkmak,hareket etmek,yola çıkmak,yelkenle gitmek,seyir etmek,vaz geçmek,bırakmak,havalanmak,bulut açılmak,yağmur kesilmek,durmak,vazgeçmekأَقْلَعَ : إِقْلاَعاً عَنْ
nakil etmek,dökmek,ön görmek,tayin etmek,sınırlamak,oynatmak,eşyayı üst üste istif etmek,birini kürsüye oturtmak,yazmak,kaleme almak,yığmakنَصَّ ـُـ نَصّاً عَلَي
duymak,his etmek,idrak etmek,bir nesneyi beş duyu ile görmek ve bilmek,hissetme,duyum,duygu,seziş,ihsas,atı kaşağılamak,tımar etmekإِحْسَاسٌ (ج) إِحْسَاسَاتٌ : شُعُورٌ ، إِدْرَاكٌ ، حَسٌّ ، تَطْمِيرٌ ، حَاسَّةٌ
oynamak,alay etmek,almak,kavramak,faydasız iş tutmak,kötüye kullanmak,süistimal etmek,zarar vermek,oyalanmak,boş vakit geçirmek,eğlenmek,şaka etmekعَبِثَ ـَـ عَبَثاً و عَبَثَ ـِـ عَبَثاً بِ
bir nesneyi alıp gitmek,karşı durmak,günah meyil ettirmek,günaha kındırmak,fokurdamak,haris etmek,tahrik etmek,iğra etmek,depretmek,koparmak,uyandırmak,أَزٌّ : تَهْيِيجٌ ، َحْرِيضٌ ، إِغْرَاءٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
çabuk yürümek,koşmak,sürat etmek,sürekli olmak,süratle gitmek,sürmek,uzamak,imtidat etmek,devam etmek,daim olmak,yer nebattan büsbütün hali olmak ,arınmak,kast ve niyet etmek,sene kurak ve kıtlık olmakإِجْرَهَدَّ : إِجْرِهْدَاداً
ölüme yaklaşmak,gidermek,götürmek,acele etmek,hafifsemek,hafif saymak,hafif görmk,eğilmek,sapmak,helak etmek,yüz çevirmek,meyil etmek,bir sözü birine isnat etmek,sözünde katı olup sesini yükseltmek,habere artık söz katıp yalan söylemek,düşmanlık kazanmak,إِزْدَهَفَ : إِزْدِهَافاً إِلَي ، بِ ، عَنْ ، فِي ، لِ ، هُ
cevap,yanıt,sailin sualine cevap vermek,cevaplandırmak,yanıtlamak,çağırdıkları yere varmak,sözü kabul etmek,birinin niyazını kabül etmek,icabet etmek,icabet,kabul etmek,isticabet,karşılıkإِجَابَةٌ (ج) إِجَابَاتٌ، جَابَةٌ ، مَجُوبَةٌ ، جِيْبَةٌ ، جَوَابٌ ، رَدٌّ ، إِسْتِجَابَةٌ ، تَلْبِيَةٌ ، قَبُولٌ
amel etmek,isteyerek çalışmak,iş yapmak,işlemek,yapmak,eylemek,tatbik etmek,tatbik etmek,amel etmek,uyarınca davranmak,gütmekعَمِلَ ـَـ عَمَلاً ومَعْمَلاً عَلَي
latife etmek,şakalaşmak,şaka etmek,şakraklık etmekتَدَاعَبَ : تَدَاعُباً
kayıt etmek,elde etmek,ihraz etmek,almakأَحْرَزَ : إِحْرَازاً
adamak,adak etmek,nezir etmek,vaat etmekإِنْتِذَارٌ (ج) إِنْتِذَارَاتٌ
ısrar etmek,ikamet etmek,yağmur devam etmekإِلْثَاثٌ (ج) إِلْثَاثَاتٌ : إِلْحَاحٌ ، إِقامَةٌ ، دَوَامُ المَطَرِ
geçmek,hareket etmek,tesir etmek,sirayet etmekدَبَّ ـُـ دَبّاً فِي
üşenmek,taksir etmek,kusur etmek,tembellik etmekتَوَانَي : تَوَانِياً
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Günün Kelimesi
Kelime Havuzu
- توفيق ما بين - أَصْحَابُ القِيَاسِ - جمع التبرعات - مَا مَعِي شَيْئٌ مِنَ النُّقُودِ - إِبْرَة عَظِيمَةٌ او غَلِيظَةٌ - أَنْجَلَ الوَادِيُ - من زاوية حقوق الدول - أُضْلُولَةٌ (ج) أَضَالِيلُ : البُعْدُ عَنْ طَرِيقِ الحَقِّ و الهُدَي و الرشَّادِ - أَفْعَمَ : إِفْعَاماً - مُنْشَآتُ التَّعْبِئَةِ - تَبَخَّرَتْ أَحْلاَمُهُ - أشياء، أغراض ، حوائج ، أمتعة ، أدباش - مُتَجَوِّلٌ - إِعْدَامِيَّاتٌ - ذَمَأَ ـَـ ذَمْأً عَلَي - إزميل ، المنقار الحديديّ الذي تنقر به الأحجار و الأخشاب - كث اللحية و عرضها - زان ، فاسق ، فاجر - كُلِّيَّةٌ حَرْبِيَّةٌ بَرِّيَّةٌ - مفاعل الماء المغلي - مَا بِهِ التَّمَيُّزُ - قَصْرُ المُؤْتَمَرَاتِ - هرّ الكلب في البرد و نحوه - دَسْكَرَةٌ (فار) : ماخُورٌ - صِنْفُ الصَّيَّاغِين - مَنْقَبٌ (ج) مَنَاقِبُ ، مَذْهَبٌ ، قُدَّامِ السُّرَّةِ - بَلْوَي ، بِلْوَةٌ ، بَلِيَّةٌ (ج) بَلاَيَا - حجاب أوكسجين - إِسْتَهَلَّهُ السَّيْفَ - إِخْتَلَفَ إِلَيْهُ
ElmaWarid