1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
dikmek,mensup kılmak,üstün okumak,kurmak,yerleştirmek,tayin etmek,nasp etmek,fetha koymak,üstün eylemek,kaldırmak,inşa etmek,نَصَبَ ـُِـ نَصْباً
evlendirmek,çiftlendirmek,mal etmek,malik kılmak,kendi haline terk etmek,bir kimseyi bir ulus kral tayin etmek,atamakأَمْلَكَ : إِمْلاَكاً ، هُ و يُقَالُ أَمْلَكْنَاهُ أَيْ صَيَّرْنَاهُ مِلْكاً و أَمْلَكْنَا فُلاَناً فُلاَنَةً أَيْ زَوَّاجْنَاهُ إِيَّاهَا
nasihat etmek,nasihat vermek,öğüt vermek,öğütlemek,irşat etmek,vaaz etmek,ayırt etmek,öğütte bulunmak,ayırt etmek,öğütte bulunmak,nasihat etmekنَصَحَ ـَـ نَصْحاً و نُصْحاً و نَصَاحَةً و نِصَاحَةً و نَصَاحِيَةً لِ ، هُ
arka,yardımcı kılmak,yardım etmek,zahir olmak,kötü iş işlemek,fena bir şey yapmak,fena bir şeyle karşılaşmak,ifsat etmek,bozmak,kötülük yapmak,helak etmek,artırmak,yardım etmek,desteklemek,sarkıtmakأَرْدَأَ : إِرْدَاءً ، عَلَي، هُ
tevhit,birlemek,birleştirmek,tevhit etmek,Allah birdir ve vardır demek,Hak tealanın vahdaniyetine inanmak,ِAllahın bir olduğuna inanmak,Allahu Tealayı bir itikad etmek,ikrar etmek,monoteizm,bildirmek,birleştirmek,konsolide etmekتَوْحِيدٌ (ج) تَوْحِيدَاتٌ
bir şeyin edasına lazım olmak,ticarette zarar etmek,para cezası ödemek,yitirmek,kayıp etmek,zarar ziyan etmek,başkasının borcunu yüklenmek,para cezası ödemek,yitirmek,kayıp etmek,edası gereken borcu ödemek,zarar etmekغَرِمَ ـَـ غَرْماً و غُرْماً و غَرَامَةً و مَغْرَماً فِي
bilemek,belirlemek,sınırlamak,limitlemek,tahdit etmek,tahdit etmek,daraltmak,demirlemek,keskin etmek,keskinletmekحَدَّدَ : تَحْدِيداً ، هُ
dağıtmak,perişan etmek,ırak etmek,uzak etmek,uzatmak,herkese hissesini ayrı ayrı vermekأَبَدَّ : إِبْدَاداً إِلَي ، هُ
inat etmek,ayak diremek,inatlaşmak,önegülenmek,yoldan sapmaklık,inatlık etmek,inatlaşmak,öneğilik etmekتَعَنَّدَ : تَعَنُّداً
toplanıp izdiham etmek,talep ilkah ve ısrar edip yalvarmak,tazarru etmek,ısrar etmekتَبَكْبَكَ : تَبَكْبُكاً
hıfız etmek,nesneyi hıfız etmesini bir kimseden rica ve talep etmek,muhafaza etmekإِسْتِحْفَاظٌ (ج) إِسْتِحْفَاظَاتٌ
ikna etmek, başı yukarı kaldırmak,hoşnut etmek,kabul ettirmek,razı etmek, baş kaldırmakأَقْنَعَ : إِقْنَاعاً
kur yapmak,flört etmek,aşk ilan etmek,zamparalık etmek,gazel yazmak,gazel söylemekتَغَزَّلَ : تَغَزُّلاً
adalet üzere olmak,iktisat etmek,idareli davranmak,israf etmemek,tutumlu olmak,tasarruf etmek,ekonomize etmek,artırmak,biriktirmek,tasarruf etmek,tutumlu olmak,işte dosdoğru olmak,itidal üzere hareket etmek,ifrat ve tyefritten sakınmak,israf etmemek,normai kiloda olmak,şair kaside söylemekإِقْتَصَدَ : إِقْتِصَاداً فِي .
bir günahı üzerine alıp yüklenmek,günahı itiraf etmek,ikrar etmek,kısasta ikinci maktulu birincisine denk ve hemta kılmak,kanı kana beraber tut mak,bir yerin her yeri düz ve beraber olmak,siyah,denk,müsavi,eşit,eş,nazir,cevap,rücü etmek,geri avdet etmek,dönmek,beraberlik,hazırlamak,amade etmek,indirmek,inzal etmek,doğrulltmak, olma,beraberlikberaberlik,musavat,musavi,eşit,küfüv,muadilبَوَاءٌ : بَوْءٌ ، سَوَاءٌ ، مُسَاوَاةٌ ، كُفْءٌ ، نَظِيرٌ ، جَوَابٌ ، تَهْيِئَةٌ ، إِنْزَالٌ ، رُجُوعٌ ، تَسْدِيدٌ : يقال القوم علي بواء اي سواء و منه أجابوا عن بواء واحد اي بجواب واحد و يقال دَمُ فُلاَنٍ بَوَاءٌ لِدَمِ فُلاَنٍ و دَمُ فُلان بَواء لِدَمِ فُلاَنٍ أَي سَوَاء و كَلَّمْنَاهُمْ عَنْ بَوَاء أَي أَجَبْنَاهُمْ جَوَاباً وَاحِداً
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- أَخِيْلُوسُ : أَخِلُّسُ (يُو) : بَطَلُ إِلْيَاذَة هُومِيرُوس - أَنَاضُولِيٌّ (ج) أَنَاضُولِيُّون - حَرَكَةٌ قَوْمِيَّةٌ عَرَبِيَّةٌ - إِنْسَدَلَ : إِنْسِدَالاً - بِنْتُ الأُذُنِ : لَوْزَةُ الحَلْقِ - دَفْتَرُ السَّمَّانِ و يُكَنَّي بِهِ عَنِ الدَّفْتَرِ الّذِي عَلَي غَيْرِ نِظَامٍ - عنوان بارز - عَمَلٌ تَحْسِيسِيٌّ - إِسْتِدْفَاءٌ ، إِدِّفَاءٌ - إِلْتَفَتَ : إِلْتِفَاتاً إِلَي ، عَنْ - خريطة - إِنْزوَي الجِلْدُ فِي النَّارِ : إِنْقَبَضَ و إِجْتَمَعَ و تَجَمَّعَ - تَسَامُحٌ دِيْنِيٌّ - إِرْتَفَقَ عَلَي مِرْفَقِهِ : إِتَّكَأَ عَلَيْهِ - أَدَاةُ التَّنْظِيمِ : مُنظِّم - أَجْسَامٌ غَرِيبَةٌ - أَبُو مَرْحَبٍ : ظِلٌّ - مجموعة شمسية ، منظومة شمسية ، نظام شمسيّ - عبادة - نعومة الحرير - قيح - مخزون الدم - عدّاء ، راكض - في الكواليس - نَشِيدَةٌ - مداخل الحادث - آلَ إِلَيْهِ : رَجَعَ - أَثَابَهُ : ثَوَّبَهُ و جَازَاهُ - ترتيب ، قياس ، هندمة ، مناسبة ، تزكن ، ظن ، تظنين ، تخمين ، إقياس ، تقدير ، حزر - نَظَرَ الطَّالِبُ فِي كِتَابِهِ
ElmaWarid