1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ihmal etmek,aldırış etmemek,gaflet etmek,gaflette olmak,unutmak,gafil olmak,dalmak,dikkatsizlik etmek,dikkat etmemek,farkında olmamak,kusur etmek,farkında olmamakغَفَلَ ـُـ غُفُولاً و غَفْلَةً عَنْ
süraatle yürümek,gitmek,çok hareket etmek,depretmek,kımıldanıp durmak,kaçmak,firar etmek ,hayvanı şiddetle sürmek,iyi bakıp ıslah etmek,şiddetle sarsıp sallamak,bir şeyi bir adamdan gasp etmek,bir şeyi elinden atıp rağbet etmemekبَزْبَزَ : بَزْبَزَةً ، هُ
bir şeye sarılıp ayrılmamak,beraber olmak,mülazım olmak,ilhah etmek,ısrar etmek,ayak diretmek,daim olmak,bir yerde oturmak,ikamet etmek,yağmur sürekli olmak,daim olmak,devam etmekأَلَظَّ : إِلْظَاظاً بِ ، هُ
ikilemek,ikiletmek,ikileştirmek,,ikil yapmak,bir kelimeyi tesniye etmek,iki ile çarpmak,ikiye çıkarmak,iki kat etmek,bir daha yapmak,tekrar etmek,ikileştirmek,ikil yapmak,bir kelimeyi tesniye etmek,tesniye alametini ilhak etmek,bir harfe iki nokta koymak veya iki noktalı add ve kabul etmek,medih ile veya alel ıtlak vasıf etmek,ikileşmek,iki kat olmakثَنَّي : تَثْنِيَةً ويقال هو لا يُثَنِّي و لا يثلث
çok çok kırmak,parça parça etmek,bir şeyi kırmakta mübalağa etmek,Arapça bir kelimeyi cemi mükesser yapmak,parça parça etmek, parçalamak,pare pare etmek,kırmak,bozmak,parçalamak,yırtmak,teksir etmekكَسَّرَ : تَكْسِيراً، هُ
doğru yolu göstermek,delalet etmek,yol göstermek,kadın nazlanmak,naz etmek,iftihar etmek,övünmek,irşat etmek,aydınlatmak,doğru yolu göstermek,delalet etmek,kılavuzluk etmek,rehberlik etmek,yol göstermek,naz etmek,kılavuzluk etmek,rehberlik etmek,göstermek,aydınlatmak,kadın nazlanmak,iftihar etmek,övünmekدَلَّ ـُـ دَلاَلَةً و دُلُولَةً ودَلِّيْلَي ودَلاًّ و دَلاَلاً و دَلَلآً إِلَي، عَلَي
tekid,konformasyon,teyit,vurgulamak,belirtmek,pekiştirmek,tekid etmek,teyit etmek,konfirme etmek,okeylemek,tekit,teyit,pekiştirme,teyit etmek,konfirme etmek,vurgulamak,tekrar etmek,okeylemek,konfirme etmek,vurgulamak, kesinleştirmek,pekitmek,doğrulamak,tasdik,kuvvetlendirmek,güvence, sağlamlaştırmak,tevkit,kuvvet,şiddet ve metanet vermek,ilk haberi tasdik ve teyit zımnında ikin ve üçüncü haberi ulaştırmak,isal etmek,muhkem eylemek,doğrulama,güvence,nahivde tevabilden bir mamüldur ki bir ismi lafzen veya manen tekid,pekiştirme için getirilirتَأْكِيدٌ (ج) تَأْكِيدَاتٌ و تآكِيدُ نحو : لأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِين
özür beyan etmek,mazeret göstermek,mazur görmeközür dilemek,bahane uydurmakmazeret sahibi olmak,itizar etmek,mazur tutmakmübalağa etmek,günahı çok olmak,sünnet etmek,sünnet yeöeği yapmak,hakkını almak,ata uyan geçirmek,atın gemine başlık takmak,ölümcül olأَعْذَرَ : إِعْذَاراً إِلَي ، بِ ، فِي ، مِنْ ، هُ
acımak,esirgemek,merhamet etmek,şefkat etmek,affetmek,ihsan etmek,esirgemek,nazik davranmak,bağışlamak,affetmek,ihsan etmekرَحِمَ ـَـ رَحَماً و رُحْماً و رُحُماً و رَحْمَةً و مَرْحَماً و مَرْحَمَةً بِ ، عَلَي ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kılavuzluk,yol göstermek,delalet etmek,,kılavuzluk etmek,delalet etmek,tellallık,ifade etmek,tellalık,simsarlık,göstermek,bildirmekدِلاَلَةٌ
pekiştirmek,pekitmek,kesin belirtmek,vurgulamak,temin ve tekit etmek,teyit etmek,okeylemek,sağlamlatmak,kesinleştirmek,doğrulamak,sağlamlaştırmak,takviye ve tahkim etmekأَكَّدَ : تَأْكِيداً عَلَي ، لِ ، هُ
yetime vasi,bir kimseyi vali,veli tayin etmek,birine iyilik etmek,tavsiyede bulunmak,vali kılmak,vermek,yakın etmek,idaresine bırakmakأَوْلَي : إِيْلاَءً عَلَي ، هُ
karada yürümek,karada yolculuk ve seyahat etmek,kara yolculuğu yapmak,çoğalmak,doğru etmek,galip gelmek,kabul etmek,yeminin yerine getirmekأَبَرَّ: إِبْرَاراً عَلَي
bir peygamberi kavmini hakka davet etmek için göndermek,irsal etmek,irsal olunmak,ihya etmek,yaratmak,diriltmek,diritilmek,heyet,ekip,misyonبِعْثَةٌ (ج) بِعْثَاتٌ
bir şeyi istila etmek,ele geçirmek,hakim olmak,görüşü üzerinde ısrar etmek,sidiğini tutmak,görüşünde yalınız başına kalmak,ısrar etmekأَزَكَّ : إِزْكَاكاً بِ ، عَلَي
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- أَرْغَلَ الرَّجُلُ : سَلكَ سُلُوكَ الأَوْلاَدِ - تَمَرَّدُ آكِيِري - معبد المجوس - فرع المصرف ، فرع البنك - عودة إلي نقطة البداية - حَاضِنَةُ الأَطْفَالِ الرُّضَّعِ - بُرْتُقَانَةٌ : واحدة البُرتقانِ - جَبِئَ عُنْقَهُ - قِسْطَاسٌ (يو) : ميزان و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ - جَلاَهُ - مذهب الرواقيين - لستم - دَبَأَ ـَـ دَبْاً - ناقة (ج) نوق و نياق و أنوق، أنثي الجمل ، هجين - إضافة ، إلحاق ، ضمّ ، وصل ، تذييل، وصل ، إكمال الشيئ بالشيئ و إلصاقه به - أَزْفَي العَرُوسَ : نَقَلَهَا مِنْ بَيْتِ أَبْيهِا إِلَي بَيْتِ زَوْجِهَا - مُدَغْمَرٌ - بَصَارَةٌ : دليل ، حجة - إِنَّ فِي الدَّارِ صَاحِبُهَا - أيّ شيئ - أَنْعَمَ النَّظَرَ فِي لأَمْرِ : حَقَّقَ النَّظَرَ فِيْهِ و أَطَالَ التَّفْكِيرِ و أَمْعَنَ فِيْهِ - وثيقة التوريد - قنديل (ج) قناديل ، ، مصباح ، سراج ، نبراس - مختلط ، مشتبك ، مشوّش ، ممشوج ، ممزوج ، مختلّ ، مشوب ، مخلوط - تَشَاخُزٌ - ضِدَّ ِجِيْرَانِهِ - طنين الأذن ، دوي الأذن ، هوي الأذن - طَرَفٌ مُتَضَرِّرٌ - إِنْفَرَقَ الشَّيْئُ : إِفْتَرَقَ - أَصَّهُ : كَسَرَهُ
ElmaWarid