1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
temettu etmek,faydalanmak,istimta etmek,yararlanmak,istifade etmek,asılanmak,gönenmek,zevk almak,lezzet almak,tat almak,neşe almak,sahip olmak,eğlenmekإِسْتَمْتَعَ : إِسْتِمْتَاعاً بِ ، مِنْ و يُقَالُ تَمَتَّعَ بِكذَا و إِسْتَمْتَعَ بِهِ اَيْ يَنْفَعُ بِهِ وَ المَتَاعُ كُلُّ مَا يَسْتَمْتِعُ بِهِ اَيْ يَنْفَعُ بِهِ
idman ve mümarese etmek,alıştırma yapmakalışmak,,alışmak,akıl ve zekav et hususunda birine karşı karşı gelmek,muhalefet etmek,savunmak,müdaafa etmekتَايَسَ : مُتَايَسَةً و تِيَاسَاً ، هُ
yedilmek,itaat etmek,hayvan yedeği kabul etmek,yedeğe gelmek,itaat etmek,boyun eğmek,yol açık ve düzgün olmak,baş eğmekإِنْقَادَ : إِنْقِيَاداً
ilzam etmek,bağlayıcı kılmak,sıkmak,susturmak,iltizam ettirmek,zorunlu kılmak,bağlayıcı kılmak,gerektirmek,kabul etmek,bağlamak,muarazada iskat etmek,iltizam ve istinat ve ispat etmek,kabahatlı çıkarmak,ilzamإِلْزَامٌ (ج) إِلْزَامَاتٌ
gelmek,ileri gitmek,rağbet etmek,yaklaşmak,rağbet etmek,bir işi yapmaya devam etmek,mahsul bol olmak,birisinin gözünün karasını şaşı eylemek,yapışmak,sağlam tutmak,yönelmek,önüne almak,bir kimse cahilken alim olmak,bir şeye başlayıp devam etmek,dönmek,baأَقْبَلَ : إِقْبَالاً إِلَي ، بِ ، عَلَي
bir kimseden nesne talep etmek ve bir kimseyi çağırtmak,kığırtmak,davet etmek,okumak,istemek,dilemek,çağırmak,resmen talep etmek,dilekçe,istida,bazı talepleri elde etmek veya dava açmak için mahkemelere sunulan talep,umumi makamlardan izin veya hak elde eإِسْتِدْعَاءٌ (ج) إِسْتِدْعاءَاتٌ : و هُوَ فِي لُغةِ المَحَاكِمِ طَلَبٌ يُوَجَّهُ إلَي المَحْكَمَةِ للحُصُولِ عَلَي بَعْضِ المَطَالِبِ او لإقَامَةِ دَعْوي ، طَلَبٌ يُقَدّمُ لِسُلْطَةٍ عَامَّةٍ للحُصُولِ عَلَي إِجَازَةٍ او حَقٍّ
bir kimseyi bir şeyden korumak,sakınmak,bakmak,bakım yapmak,bakımını yapmak,himaye etmek,muhafaza etmek,hıfız etmekصَانَ ـُـ صَوْناً و صِيَانَةً
düş yormak,tabir etmek,dile getirmek,ifade etmek,beyan etmek,anlatmak,dile getirmek,rüya yorumlamak,geçirmek,İbraniceleştirmekعَبّرَ : تَعْبِيراً عَنْ
elbise eskimek,yıpranmak,denemek,sınamak,eskitmek,yemin etmek,özür dilemek,özür kabul etmek,duçar etmek,yemin verdirmekأَبْلَي : إِبْلاَءً ، فِي ، هُ
kamil ve kusursuz kılmak,itmam etmek,tamam etmek tamamlamak,bir nesneyi itmam etmek,bütün kılmak,ikmal,bütünlemekإِكْمَالٌ (ج) إِكْمَالاَتٌ
şayi ve faş etmek,söylenti,şayia,duyurmak,keşfetmek,bir haberi faş etmek,yaymak,yormak,keşif etmek,söylentiإِشَاعَةٌ (ج) إِشَاعَاتٌ : نَبَأٌ يُذِيعُ النَّاسُ عَنْ حَادِثَةٍ مَوْهُومَةٍ وَقَعَتْ أَوْ يُحْتَمَلُ وُقُوعُهَا
haber vermek,ihbar etmek,haber etmek,anons etmek,ok nişanı ne yarıp koparmak ve ne ötesine işleyip geçmekإِنْبَاءٌ (ج) إِنْبَاءَاتٌ : إعلام: إِخْبَارٌ و يُقَالُ رَمَي السَّهْمَ فَأَنْبَأَ أَيْ لَمْ يَشْرِمْ و لَمْ يَخْدِشْ و لَمْ يَنْفَذْ
dua etmek,namazda kıyamı uzatmak,haccı şerife müdavemet etmek,çok çok gaza ve cihat ve tevazu etmekإِقْنَاتٌ (ج) إِقْنَاتَاتٌ
dağıtmak,tarumar etmek,boş boğazlık etmek,gevezelik, boş laf etmek,çok yemek yemek,çoğaltmak,artırmak,yaymak,karıştırmakثَرْثَرَ : ثَرْثَرَةً ، فِي ، هُ
ümit etmek,hırslı olmak,aç gözlülük etmek, göz dikmek,arzu etmek,arzulamak,istemek,üzerine düşmek,göz dikmekطَمِعَ ـَـ طَمَعاً و طَمَاعاً و طَمَاعِيَّةً
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid