1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
maslahat yürütmek,işi ilerletmek,gezdirmek,çizgi çekmek,çizgili yapmak,yollamak,idare etmek,yürütmek,idare etmek,yönetmek,atın çulunu sıyırmak,idare etmekسَيَّرَ : تَسْيِيراً ، هُ
atmak,fırlatmak,kötülemek,karalamak,iftira etmek,kusmak,kayığı kürekle sürmek,iftira etmek,iftira etmek,kusmak,çıkarmak,sözü düşünmeden söylemek,savurmak,koymak,قَذَفَ ـِـ قَذْفاً بِ
bir kimsenin koşmasını talep etmek,vekil tutmak,vekil nasp ve ittihaz veya irsal etmek,elçi edinmek,elçi göndermek,vekil tayin etmekإِسْتَجْرَي : إِسْتِجْرَاءً ، هُ و فِي الحَدِيثِ الشَّرِيفِ
köle kaçmak,gizlenmek,saklanmak,günah işlemek bir yerde ilişip kalmak,nesneyi inkar etmek,dişi deve sütünü tutmak,haps etmek,bir kimse saklanıp kaçmak,oayalanıp kalmak,bir şeyi inkar etmek,tutulmak,hapis olunmak,örtülmek,ilişip kalmak,günah işlemek,suç işlemek,suç irtikap etmek,inkar etmek,kaçınmak,tiksinmekتَأَبَّقَ : تَأَبُّقاً مِنْ و يُقَالُ التَّأَبُّقُ الإِحْتِبَاسُ و الإِسْتِتَارُ و الإجْتِنَابُ
bir şeyde çalışmak,acele yapmak,süratlanmak,koşmak,ivdirmek,hızlandırmak,sürat etmek,acele etmek,ivmek ,acele etmek , çabuk davranmak ,çabuk olmakأَسْرَعَ : إِسْرَاعاً فِي
hediye etmek,hediye vermek,armağan etmek,hediye göndermek,sevk etmek, yol göstermek,gelini güveyin evine göndermek,kurbanlık deve götürmek,bağışlamakأَهْدَي : إِهْدَاءً إِلَي ، لِ ، هُ يُقَالُ يُهْدَي و لاَ يُبَاعُ
a,e ile ittifak etmek,anlaşmak,birleşmek,koalisyon yapmak,kurmak,bir kimse bir kimse ile öğür olmak,öğürleşmek,ve öğrenişmek,birbirine alışmak,bir araya gelmek,ittifak etmek,itilaf etmek,ülfet etmek,anlaşmak,alışmakإِئْتَلَفَ : إِئْتِلافاً بِ ، مَعَ
ürküp kaçmak,ürkmek,vatanı terk etmek,göç etmek,nefret etmek,gitmek,kibirlenmek,yüz çevirmek,acele etmek,dağılmak,galip gelmek,ezmek,galip olmak,bırakıp gitmek,sıçramak,tiksinmek,bırakıp gitmek,korkup kaçmak,ürkmek,dağılmakنَفَرَ ـُِـ نَفْراً و نُفُوراً و نِفَاراً و نَفَرَاناً و نَفيراً مِنْ ، عَنْ
karar vermek,kesip atmak,kesmek,azmetmek,kararlaştırmak, kesin hüküm vermek,kelimeyi cezimli kılmak,kat etmek,bir işi katiyen bitirip ilişik bırakmamak,yemini istinasız ve kati surette etmek,azim ve niyet etmek,kırbayı doldurmak,hurma ağacının meyvesini tahmin ve takdir etmek,defi tabiide kazuratını yarı yerde kesmekجَزَمَ ـِـ جَزْماً
acele etmek,hızlandırmak,acele ettirmek,çabuk amel ettirmek,çabuklaştırmak,sürat etmek,acele etmek,vaktinden önürdü vermek,rütbe,aşama,mesnetتَعْجِيلٌ (ج) تَعْجِيلاَتٌ
buyurmak,inayet ve ihsan ve keremetmek,ihsan ve lutüf etmek,ihsanla memnun etmek,tercih etmek,önlük veya gecelik giymekتَفَضَّلَ : تَفَضُّلاً عَلَي
darmadağın etmek,bir nesneye dikkatle bakmak,bir şeyi keşif ve istihraç etmek,dağıtmak,karıştırmak,koparmak,kaldırmak,çıkarmak,açmak,ayırmak,darmadağın etmek,bir nesnenin aşağısını yukarı döndürmek,dağılmak,karışmak,açıp çıkartmak,silkip atmak,karıştırmak,bulandırmak,dağıtmak,dikkat ve ihtimamla bakıp teftiş etmek,alt üst edip dağıtmak,tefrik etmek,ayırmak,dışarıya çıkarmak,eşmek,karıştırıp aramak,darmadağın etmek,diriltmek,karıştırmak,koparmak,kaldırmak,çıkarmak,açmak,silkip atmak,bulandırmak,yıkıp altını üstüne getirmek,keşif ve istıhraç etmek,meydana çıkarmak,darmadağın etmek,darmadağın olmakبَعْثَرَ : بَعْثَرَةً ، هُ و في القرآن الكريم
rica etmek,ummak,dilek etmek,yalvarmak,torpil,istemek,iltimas,dilemek,iltimas,rica,talep ve rica etmek,mahkemede hükmü tekrar gözden geçirmek,davanın temyiziإِلْتِمَاسٌ (ج) إِلْتِمَاسَاتٌ :طَلَبٌ و قِيل هُوَ الطَّلَبُ مَعَ التَّسَاوي بَيْنَ الآمِرِ و المَأْمُورِ
teşvik,kındırmak,kışkırtmak,teşvik etmek,iğva,ayartmak,tahrik etmek,Arapça nahivde iğra yani bir kişiy, iyi ve güzel bir işi işlemeye teşvik etmekإِغْرَاءٌ (ج) إِغْرَاءَاتٌ
esirgeyerek meyil edip eğilmek,iki kat eğilmek,esirgemek,bükülmek,şefkat etmek,merhamet etmek,eğilmek,bükülmek,şefkat etmek,merhamet etmekتَحَنَّي : تَحَنِّياً
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- لَمْ تَرْحَمْ فَتُرْحَمْ - عُجوز ، شيخوخة ، كبر الإمرأة - فتّاح ، كشّاف ، حلاّل المشكلات ، جلاّء - إِنْثَمَأَ الشَّجَرُ - أَصْلاً - بَذُولٌ : مَنْ يَبْذُلُ نَفْسَهُ فِي سَبِيلِ الغَيْرِ ، الكَثِيرُ البَذْلِ لِلْمَالِ - قمري الوجه ، ذو وجه كالقمر ، وجه المحبوبة - أَكْلَةٌ (ج) أَكْلاَتٌ - نمت كثيرا بسبب كون اليوم جمعة - شَاقُلٌ - مُهِمَّةٌ صَعْبَةٌ - متلف ، مسرف ، مبذر - أَضْعَفَ الدَّوْلَةَ سِيَاسِياً - تصفية كأس العالم - قُدُومٌ إِلَي - أَقِلَّةٌ و يُقَالُ قَوْمٌ أَقِلَّةٌ أَيْ خِسَاسٌ مُنْحَطُّونَ سَفَلَةٌ - مكيفات الهواء - مثير - أُسْطُورةٌ (ج) أَسَاطِيرُ : ققِصّةٌ اَوْ حِكَأيَةٌ تُمْتَزَجُ فِيْهَا مُبْتَدَعَاتُ الخَيَالِ بالتَّقَالِيِدِ الشَّعْبيَّةِ و بالوَاقِعِ ، الحَدِيثُ لاَ أَصْلَ لَهُ ، مَا يُكتّبُ - دَاخِلٌ ، جَوْفٌ ، بَاطِنٌ ، سَرِيرَةٌ - إِخْتِلاَجٌ - مَعْمَي (ج) مَعَامِيُ - كُفَّةٌ (ج) كُفَفٌ و كِفَافٌ - أَشْزَرُ من اللَّبَنِ اي أَحْمَرُهُ - مَنْ لَيَقُلْ مَاذَا َيقُول الْحَقُّ هَذَا. - تَجْرِبَةُ إِنْدِمَاجٍ مَحْكومٍ - إِعْتَرَشَ الطَّائِرُ العَرِيشَ : حَطَّ عَلَيْهِ - أَوْطَفَ : إِيْطَافاً الشَّيْئُ : إِرْتَفَعَ - بَدِئ بَدْء : بَدْاَة ذِي بَدئ : - دابوق ، مقساس
ElmaWarid