1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
korkusuz olmak,emin olmak,emin ittihaz etmek,korkmamak,emniyet ve itimat etmek,güvenmek,emniyet ve itimat etmek,güvenmek,hami edinmek,güven içinde olmak,iltica etmek,kendini emniyetle bilip korkmamak,mutmain olmakأَمِنَ ـَـ أَمْناً و إِمْناً و أَمَناً و أَمَانَةً و أَمَاناً و أَمَنَةً إِلَي ، بِ ، عَلَي ، مِنْ ، هُ و فِي لقُرْآنِ الكَرِيمِ
saldırmak,hücüm etmek,ipi eğirmek,bükmek,gece baskın etmek,akın yapmak,bir yere ılgar edip gitmek ve il basmak ve akın etmek,ivmek,acele etmek,süratle gitmek,çabuk yürümek,yerde gitmek,dört nal gitmak,ilgar gitmek,alçak bir yere inmek,dibine varmak,ipi saأَغَارَ : إِغارَةً و غَارَةً و مَغَارَةً إِلَي ، بِ ، عَلَي ، هُ و فِي المَثَلَ
bir şeyin içini boşaltmak,tahliye etmek,boş vermek,vaz geçmek,boş etmek,boş bırakmak,tahliye,tahliye etmekتَخْلِيَةٌ : إِخْلاَءٌ
çoğaltmak,çok yapmak,çok bulmak,gevezelik etmek,uzun etmek,gevezelik etmekأَكْثَرَ : إِكْثَاراً
hasıl olanı tahsil etmek,elde etmek,tahsili hasıl,sonuç elde etmekتَحْصِيلُ الحَاصِلِ
hücüm etmek,üzerine ansızın saldırmak,yürümek,savunmak,sursalmak,hücum etmek,üşüşmek,hücüm,saldırı,saldırmak,taarruz,atak,ansızın gelmek,hamle etmek,saldırmak,atak,taarruz etmek,ansızın gelmek,hamle etmek,saldırmakهُجُوم ، إِعْتدَاءٌ
çok yormak,çok çalıştırmak,bitap bırakmak,ziyadesiyle mükafat etmek,bir şeyin karşısında ve mukabilinde bulunmak,karşı durmak,karşılık vermek,heybetlenip korkmak,endişe etmek,yılmak,gördüğü iyilikten ziyade mükafaat etmek,havuza lule ve kurna takmak,ilaveآزَي : إِيْزَاءً
bir işe bizzat girişmek,başlamak,teşebbüs etmek,iş,iş tutmak,bir kadınla bir sevbin içinde bulunup ten tene dokunmak ve bundan kinaye cima etmek,temas etmek,sürtüşmek,kısrak kızışıp aygır istemek,karşı koymak,becermekبَاشَرَ : مُبَاشَرَةً و بِشَاراً ، هُ (تر)
arkadaşlık etmek,arkadaş olmak,işret etmek,yatıp kalkmak,karışmak,güzel geçinmek,ünsiyet etmek,beraber yaşamak,biriyle sık sık görüşmek,birlikte yaşamak,davranmak,birlikte geçinmekعَاشَرَ : مُعَاشَرَةً ، هُ
anlatmak,hikaye eylemek ve haber söylemek,rivayet etmek,hikaye ve haber söyleşmek,izini sürmek,takip etmek,kısas etmek,cezalandırmak,kısas hakkını almak veya istemekإِقْتَصَّ : إِقْتِصَاصاً عَلَي ، مِنْ ، هُ وفِي الأَسَاسِ
başkasının eserlerini çalmak,benimsilemek,benimir diye iddia etmek,başkasına ait bir eseri,şiiri benimdir diye iddia etmek,intihal etmek,çalmak,bir mezhebi benimsemek,intisap emekإِنْتَحَلَ : إِنْتِحَالاً و يُقَالُ فُلاَنٌ يَنْتَحِلُ مَذْهَبَ كَذَا أَيْ إِنْتَسَبَ إِلَيْهِ
zarar ve ziyana sebep olan kimseye mezkur zarar ve ziyanı örtmek,bir nesneyi diğer bir nesneye ithal etmek,tazmin etmek,ihtiva etmek,içermek,garantilemek,tazminتَضْمِينٌ (ج) تَضْمِينَاتٌ
üstüne almak,deruhte etmek,katlanmak,ıstırap çekmek,cefa çekmek,emek çekmek,müPtela olmak,bir mesafenin büyük kısmını almak,kat etmek,tefrika ve ihtiyar etmek,emek çekmekتَجَشَّمَ : تَجَشُّماً
iman etmek,bir şeye gerçekten inanmak,tasdik etmek,kabul etmek,kanaat getirmek,bir şeyi yakinen bilmek,iyi bilmek,kesinlikle bilmek,şüphesiz bilmek,şüphesiz olmakأَيْقَنَ : إِيْقَاناً بِ ، هُ يُقَالُ أًَيْقَنْتُ و إِسْتَيْقَنْتُ أَيْ إِعْتَقَدْتُ
sevmek,temenni etmek,gönlünden geçmek,istemek,arzu etmek,gönlünden geçmek,temenni etmek,meveddet beslemek,dilemekوَدَّ ـَـ وَدّاً و وُدّاً و وُدَاداً و وَدَاداًو وِدَاداً و وَدَادَةً و مَوَدَّةً و مَوْدِدَةً و مَوْدُودَةً
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- إِثَّاقَلَ الرَّجُلُ : تَثَاقَلَ - إِسْتِسْخَارٌ (ج) إِسْتِسْخَارَاتٌ - أَحْذِيَةٌ وَاطِئَةُ الكعَابِ - النار إتقدت - رَأْسٌ ذَرِّيٌّ - عِتْقٌ - مُعِزٌّ - بِقَالَةٌ (ج) بِقَالاَتٌ - أَسْرَأَتِ السَّمَكَةُ أَوِ الجَرَادَةُ اَوِ الضَّبَّةُ : حَانَ لَهَا أَنْ تَبِيضَ - نجاح ، توفيق ، موفقية، فوز ، فلاح ، نجاة ، عمل ناجح ، إنجاز ، ظفر - إظهار الطول أو القامة او الحجم - أُكِمَ ـَـ أَكْماً - مكهرب ، مزود بالتيار الكهربائي - بين طرفي النزاع - أَنَافَ الجَبَلُ : إِرْتَفَعَ - لعبة الضامة ، لعبة الداما - تَرَكَّي : تَرَكِّياً - تعامل دبلوماسي - حُرُوفٌ صَوْتِيَّةٌ مُسَطّحَةٌ - أَبُو اَلْعِزِّ إسْماعِيلِ بْنُ الرِّزاز الجزري الكُرْدِيّ - اسكافيّ ، سكاف ، إسكاف ، بائع ألأمتعة البالية ، عتيقي ، منقّل ، عتقي ، بائع الأمتعة البالية ، منقل ، بائع الحوائج القديمة ، بائع الملابس و الأشياء البالية ، خلقانيّ - غَبَّ عِنْدَ فُلاَنٍ - جاني الورد يتحمل أذي شوكه - أَثِيرَةٌ : يقال دَابَّةٌ أَثِيرَةٌ - شَوْكُ القُنْفُذِ - تحول إلي الجيش - دَخَلْتُ الإسْكَنْدَرِيَّةَ وَإِيَّاهُ نَهَارَ الخَمِيْسِ - مُؤَسَّسَةُ الرَّادْيُو و التَّلَفِزْيُون - جمعيةأهل الموازفة - تكرر المشهد
ElmaWarid