1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
kılıç veya sopa ile vurmak,tekdirde karşılamak,başa kakmak ,azarlamak,çıkmak,delil ve bürhanda galebe edip ifham ve iskat etmek,tekdirle susturmakبَكَتَ ـُـ بَكْتاً
yalan,iftira,bühtan,batıl,çamur atma,haksız yere itham,yalan söylemek,suçlamak,zülüm,gadr,birinin yapmadığı yahut söylemediği nesneyi üzerine isnat etmekبُهْتَانٌ : إِفْكٌ ، إِفْتِرَاءٌ ، بَاطِلٌ ، كِذْبٌ و في القُرْآنِ الكَرِيمِ
damadın geline verdiği yüz görmeliği,açıklık,parlaklık ve gelinin yüz açılıp damat görünmek,zuhur etmek,vuku bulmak,Mevlevi dervişinin dönmesi,cilve ,görümlükجُِلْوَةٌ : غُنْجٌ
yaklaşmak,adam anababalarından biri Arap diğeri Acem olmak,kimseye kişi yakınlık göstermek ve muhalata kılmak,soysuz olmak,birini itham etmek,hastalığı bulaştırmakأَقْرَفَ : إِقْرَافاً ، هُ
yılan gibi süzülüp gitmek ve sine sine yürümek,akmak,cari olmak,cerayan etmek,akış,akıntı,seyelan,cereyan,kaymak,kayış,dökülme,akışa aitإِنْسِيَابٌ (ج) إِنْسِيَابَاتٌ : تَدَفُّقٌ
alışıklık,üns,ünsiyet etmek,alışmak,dost olmak,ülfet,heybet ruhun cemal-i mutlak ile ünsiyet ve lezzet alması ,sevinç,döleklik,kadınlar sohbetiأُنْسٌ : أُنْسَةٌ : أُلْفَةٌ ، بَهْجَةٌ ، طُمَاْنِيَنَةٌ ، مُحَادَثَةُ النِّسَاءِ
kutlamak,toplanmak,birikmek,cem olmak,kutlamak,abartmak,derenin iki yanı sel ile dolup taşmak,dolmak,çokmak,önem vermek,özen göstermek,aldırış etmekإِحْتَفَلَ : إِحْتِفَالاً بِ ، فِي
kesmek,tutup çekerek koparmak veya yolmak,kesip ayırmak,kendini Allaha vermek,masivadan kesilip evlenmeyip hakka yönelmek,teveccüh etmek,iyi ve kötüden ayırmakبَتَّلَ : تَبْتِيلا ً إِلَي، لِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
öfke,gazap,hışım,dargınlık,kakımak,yavuzluk,gücenme,darılma,hiddet,huylanmak,öfkelenmek,kızmak,sinirlenmek,kızgınlık,hışım etmek,küplere binmek,ateşlenmek,baklavayı ağzından çıkarmakغَضَبٌ : تغضب ، حَرَدٌ ، غَيْظٌ ، تَفَوُّهٌ ، سَبٌّ، شَتْمٌ
itilmek,defolunmak,söze girişmek,savunmak,fışkırmak,püskürmek,geri tutmak,geri çekilmek,men etmek,savuşmak,koşmak,kendini ileriye doğru atmak,defolmak,sökülmek,boşanmakإِنْدَفَعَ : إِنْدِفَاعاً فِي
üfürmek,ses çıkarması için boruya üflemek,çalmak,şişirmek,şişmek,kürüklemek,artırmak,ağzından atmak,hava ile doldurmak,kibirlenmek,körük ile ateşi tahrik etmekنَفَخَ ـُـ نفْخاً بِ ، فِي
sıkıntıya sokmak,sürekli olarak üzmek,zorlamak,muhtaç etmek,bir şeye iltica ettirmek,muhtaç kılmak,kırmak,deve kuşu yuvasını arzulamak,kasdetmek,ona sığınmakأََضَّ ـُِـ أَضّاً و إِضَاضاً ، هُ
kırık kemik düzelip iyileşmek,kırık kemiği bağlamak,düzeltmek,fakirin ihtiyacını görmek,gönlünü almak,zorlamak,icbar etmek,iyileştirmek,düzeltmekجَبَرَ ـُـ جَبْراً و جُبُوراً و جِبَارَةً ، هُ و فِي الحَدِيثِ الشَّرِيفِ
kuş silkinmek,kuş yumurtası üzerine kanatlarını gerip hareket etmek,yaş şey az kurumak,azıcık nemnak kalmak üzere kurumakتَجَفْجَفَ : تَجَفْجُفاً
bir kimsenin izine uymak,izini takip etmek,izinde gitmek,peşine düşmek,arkasına düşmek,bir şeyin tesirinden kalmak,etkilenmekإِئْتَثَرَ : إِئْتِثَاراً بِ ، مِنْ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- بَاضَ الرَّجُلُ : حَسُنَ وَجْهُهُ بَعْدَ تَغَيُّرٍ - إِعْتِضَاءٌ (ج) إِعْتِضَاءَاتٌ - عَلْقَمٌ - إرتحال إلي دار البقاء ، آخرة ، آجلة ،عقبي ، دار البقاء ، إنتقال إلي رحمة الله - أَعْمَي (ج) عُمْيُ و أَعْمَاءٌ و عُمْيَان و عُمَاة (م) عَمْيَاءُ ، جَاهِلٌ ، المَكَانُ الّذِي لاَ يُهْتَدَي فِيهِ بِأَمَارَةٍ أَوْ عَلاَمَةٍ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ - عَلَي غَفْلَةٍ - دِيْوَانُ شِعْرِ - صالون الحلاقة - مُتَعَايِبٌ - رَجُلٌ بَارِدٌ - كُمّ الزهر - أَمْلَطَتِ النَّاقَةُ و أَمْلَطَتْ - وَجِمٌ : وَاجِمٌ: سَاكِتٌ : عَابِسٌ مُطْرِقٌ - إِلْزَاءٌ (ج) إِلْزَاءَاتٌ - فِيْهِ فَسَادٌ و غِشٌّ - غفلة - في حينه - إِسْتَأْذَنَ عَلَيْهِ : طَلَبَ الإِذْنِ للدُّخُولِ عَلَيْهِ - إلحاق ، ضم الي - إِسْكَانٌ - تَمَزَّعَ القَوْمُ الشَّيْئَ - ثور أحمر - فَاخِرٌ - مَضِيمٌ : مَظْلُومٌ - إِجْسَأَنَّ : إِجْسِئْنَاناً - أَطِمَ لَهُ : إِنْضَمَّ إِلَيْهِ - إِذْهَبْ مَعَهُ ! - الوقوف وراء التفجيرات - إِجْتَزَّ الشَّعْرَ - فِكْرٌ سَلِيمٌ
ElmaWarid