1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
şahit tutmak,şahitliğe davet etmek,şahitliğe getirmek,şahit olmak,bir kimseden tanıklık dilemek ve tanık tutunmakإسْتَشْهَدَ : إِسْتِشْهَاداً
bir şeyi önemli bulduğunda insanı alan hayranlık,hayret,tuhaf,acep,tan,inkar etmek,tanlamaklık,tansık nesne,acayip şey ki onu gören taaccüp eder,şaşmakعَجَبٌ
kuyunun ağzını genişletmek,kuyu olmayan yerde eşme açıp çok peyda etmek,önü fena kokan veya karnı geniş bir karı ile evlenmek,taharet etmemekle kokmakأَجْخَرَ : إِجْخَاراً
devenin ön ayağının bileğini koluna bağlamak,uyluktaki ibaz damarına vurmak,davarları salma bırakmak,hareket etmek,sakin olmak,sükünet bulmak,kalçadaki nisa siniri büzülüp çekilmekأَبَضَ ـُِـ أَبْضاً
ayağının sesi işitilmesin diye ayaklarının uçlarına basarak yürümek,avcı av için tuzak kurmak,oymak,sebze gibi şeylerin ortasını yuvarlak kesmek,kız çocuğunu sünnet etmekقَارَ ـُـ قَوْراً
yasak ve memnu kılmak,nihayete varmak,isal ve tebliğ etmek,bir şeyi menetmek,yasak ve memnu kılmak,nihayete varmak,isal ve tebliğ etmek,birine bir haberi ulaştırmak,bir şey sona ermek,bir şeyi menetmek,birine bir haberi ulaştırmak,bir şey sona ermekنَهَّي : تَنْهِيَةً إِلَي ، عَنْ ، هُ
türlü türlü yapmak ,çeşit çeşit etmek , karıştırmak,terkibini yapmak,bir şeyi çeşitli,farklı yapmak,türlü türlü yapmak,çeşit çeşit etmek,karıştırmak,terkibini yapmak,bir şeyi çeşitli,farklı yapmakفَنَّنَ : تَفْنِيناً ، هُ
bir kimse yiyeceğini yiyeceklerden bir neve mahsus kılmak,bir şeyi alıp yemek,cima etmek,taşaklar çıkıp uykluk arkalarına vurup gevşemekدِيْقَالٌ
çıkarmak,geri döndürmek,götürmek,vermek,yayınlamak,yaymak,ilan etmek,geri göndermek,rücü ettirmek,vaz geçirmek,doyurmak,su içirilip geri getirmekأَصْدَرَ : إِصْدَاراً عَنْ ، هُ
insanlar arasında şer ve fitne peyda etmek,fitne koparmak,yaramazlık,kargaşa,karışıklık,gürültü,patırdı,kavga,fitne engiz,arbede,taşkınlık,olayشَغَبٌ : عَرْبَدَةٌ
bir kimsenin izine uyup gitmek,ardınca gitmek,ardına düşüp gitmek,imtisal ve iktida etmek,kemik üzerindeki eti dişlerile ısırıp almakإِقْتَفَرَ : إِقْتِفَاراً
ailesi için rızık tedarik etmek,çoluk çocuğu için rızık hazırlamak,zahire getirmek,eritmek,yünü ditmek,dağıtmak,atmakمَارَ ـِـ مَيْراً
bir davara binmeyip,kullanmayıp tor eylemek ve binmesi güç olmak,çetin ve zor olmak,güçleştirmek,tasip etmekإِصْعَابٌ (ج) إِصْعَابَاتٌ
mesut ve mübarek olmak,uğurlu olmak,teberrük dilemek,iyi uğur istemek,teyemmün etmek,sağdan başlamak,uğurlu saymakتَيَمَّنَ : تَيَمُّناً بِ ...
özlemek,arzu etmek,arzulamak,gönülden arzu mend olmak,göreceği gelmek,gönül çekinmesi,kalp çekinmesi ve hareketi,iştiyakإِشْتِيَاقٌ (ج) إِشْتِيَاقَاتٌ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- أَرْوَحُ (ج) رُوح (م) رَوْحَاءُ : وَاسِعٌ ، مَنء بِهِ رَوَحٌ و هَوُ سِعَةٌ بَيْنَ الرَّجْلَيْن - وحدة عسكرية - حَمَامَةٌ السَّلاَمِ - مِثْليِ - بَيْضَاوِيٌّ (م) بَيْضَاوِيَّةٌ - درع بيولوجيّ - أََِضِفْ أَوْ ضُمّْ هَذَا إِلَي ذَاكَ - بورجوازيّ : لا فقير و لا ثري ، ميسور الحال - بُلُوغٌ : سنُّ الرُّشْدِ، وُصُولٌ - تدويل - دورية - وَلَدَ ـِـ لِدَةً و وِلاَداً و وِلاَدَةً و إِلآدَةً و مَوْلِداً - تَغَيُّرُ الحَالَةِ - بريد ألكترونيّ - وَضْعٌ فِعْلِيٌّ - بَعَثَ فُلاَناً مِنْ مَنَامِهِ : أَيْقَظَهُ - مريض ، سقيم ، مصاب بالداء ، عليل - ربيبة - مُحْتَوَي حَرَارِيٌّ - صدرية ، منتيان ، بطانة - إفتاء - إِقْتَتَلَ الفَرِيقَان - نَظْمُ اللّؤْلُؤِ - مثله ، - أَجْزَأَ : إِجْزَاءً ، هُ - مخزن الزاد ،مستودع المؤنة - أَثْنَاءَ قَبُولِهِ الوَفْد الضَّيْفِ فِي القَصْرِ الجُمْهُورِيِّ - خوف ، خشية ، إرتعاب ، وجل ، فزع ، رهب ، رهب ، وجل، توهم ، هيبة ، فزع ، إختشاء، رهب، إنقاء، إرتياع ، تخشي ، إهتياب ، تفزع ، تذعر ، إهتيال ، تخاشي - نصح ، وعظ - المُعَلِّمُ يَنُوبَ مَنَابَ الأَبَوِين
ElmaWarid