1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
yüz ekşitmek,nefretlenmek,nefret etmek,tiksinmek,çekinmek,yüzünü ekşitmek,iğrenmek,hışım eylemek,sıkılmak,gönüle korku düşmek,yüz ekşitmek,bir kimse dürük yüzlü olmak,bıkmak,ürkmek,ürpermek,büzülmekإِشْمَأَزَّ : إِشْمِئْزَازاً بِ ، مِنْ ، عَنْ
et bozulmak,et ve yağ vesaire bozulup kokmak,fena kokmak,tayfun etmek,aciz ve şaşkın ve mütehayyir olmak,deve merayı beğenmeyip istikrahla otlayarak içine sinmekle zayıflamak,sıcaktan dermansız kasmakتَهِمَ ـَـ تَهَماً
bir cemaatin ahiri evveline yetişmek ve istidrak etmek yani geçen ve zayi olanı yerine getirmek,levazımatı hazır ve müheyye kılmak,kılmakla meşgul olmak,yetişip lahik olmak,tedarikتَدَارُكٌ (ج) تَدَارُكَاتٌ : تَلاَحُقٌ
meydana çıkarmak, zahir ve aşikar etmek, fazil ve ilim ve şecaat gibi ev safta akrana faik olmak, akranı geçmek, at diğerlşerini geçip ilerlemek, at binicisini maceradan kurtarıp selamete çıkarmakبَرَّزَ : تَبْريزاً
gölgeye koymak,gölgeye dahil etmek,gölge olmak,gölge salmak,gölgesi düşmek,gölgelendirmek,gölgeletmek,siperletmek,yakın olmak,örtmek,kaplamak,yaklaşmak,yönelmek,bir şeye göz tutup beklemekأَظَلَّ : إِظْلاَلاً ، هُ
astarlamak,astar yapmak,astar geçirmek,kap geçirmek,kaplamak,saklamak,gizlemek,çekmek,halis dost edinmek,devenin yaramacını bağlamak,deveye kolan çekmek,birini mahrem-i esrar etmekأَبْطَنًَ : إِبْطَاناً ، هُ
eti ateşte kızartmak,kebap ve püryan etmek,ateş üzerinde pişirmek,ateşte yakmak,ateşe atmak,ateş üzerinde alazlamak,elini ısıtmak,devenin doğumu yaklaştığı için beli gevşemekأَصْلَي : إِصْلاَءً ، بِ ، فِي ، عَلَي ، هُ
karşılamak,buluşmak,tesadüf etmek,buluşma,görüşmek,görmek,buluşma,toplantı,görüşme,bir araya gelmek ,yetişmek,karşılaşmak,yetişmek,ermek,uğramak,sataşmak,harp,savaş ve bir kimsenin yüzü,لِقَاءٌ (ج) لِقَاءَاتٌ : إِلْتِقَاءٌ ، تَوَاجُهٌ
muhabbet halis ve aldatmaksızın etmek,birbirinne bir sırrı keşfetmek,emniyet edip söylemek,açmak,hayvana bir cins ve halis yem vermek,yemin cinsine başka şey karıştırmamakبَاحَتَ : مُبَاحَتَةً ، هُ
muhabbet halis ve aldatmaksızın etmek,birbirinne bir sırrı keşfetmek,emniyet edip söylemek,açmak,hayvana bir cins ve halis yem vermek,yemin cinsine başka şey karıştırmamakبَاحَتَ : مُبَاحَتَةً
tarih yazmak,tarih atmak,yazmak,vakit tayin etmek,tarihini belirtmek,tarih kitabını yazmakأَرَّخَ : تَأْرِيخاً بِ ، هُ
izah,vuzuh,açıklama,açık olmak,aşikare ve zahir olmak,vazıh ve aşikar etmek,asla şüphe ve tereddüttle mahal bırak mayan açık ifadeتِبْيَانٌ
bir işe merak sarıp devam etmek,bir şeye merak sardırıp devam ettirmek,annesini emmememek için buzağının veya torumun ağzına bir ağaç geçirmekأَلْهَجَ : إِلْهَاجاً بِ ، هُ
hata,kabahat,yanlış,yanlışlık, hata,hata etmek,faul,yanılmak,faul,ıska,galat,günah,suç,doğru olmaya yola kasten yola sehven sülük eylemekَخَطَأٌ (ج) أَحْطَاءٌ : غَلَطٌ ، : خِطْأَةٌ ، إخطاء الغرض ، خيبة ، إهمال ، عجز عن ، سيدة و يقال خطئ في دينه خَطَأً اذا سلك خطأ عامدا
ölmek,helak olmak,çatlamak,yanmak,pıhtılaşıp arkasında yanmak,helak olmak,kan heder olmak,boşa gitmek,acele etmek,dağılmak,bölüşmek,tencerenin dibi yapışmakشَاطَ ـِـ شَيْطاً و شِيَاطَةً و شَيْطُوطَةً
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- زَهِمَ ـَـ زَهْماً الرَّجُلُ مِنْ سُؤِ الهَضْمِ - الجامعة الأميركية - عَيْبَةُ العُيُوبِ - مُخَالَفَةٌ (ج) مُخَالَفَاتٌ ، عِصْيَانٌ ، عَدِمُ الطَّاعَةِ - إنحل عنه القماط - الإقتدار علي الإيتداء، تمكن من الشروع - توفيق بالمقابلة، تطبيق بالمقابلة ، توفيق أحدهما بالآخر - فَرْقَدٌ (ج) فَرَاقِدُ - حِسَابٌ عَسِيرٌ - مِبْزَرٌ (ج) مَبَازِرُ : بَيْزَرٌ - المَحَلُّ الّذي جَرَفَتْهُ الأَمْوَاجُ عَلَي السَّاحِلِ مِنْ رَمْلٍ أَوْ حُصَي - إِنْعَاجَ عَلَيْهِ : إِنْعَطَفَ - تَبَازَي : تَبَازِياً - بلّور - إِسْتَدْمَعَ : إِسْتِدْمًَاعاً - درجة الحرارة منخفضة - مُتَوَارَي فِيه (المُتَوَارَي فِيه*) - إِتِّفَاقٌ مَبْدَئِيٌّ - إِمْسَاكِيَّةٌ (ج) إِمْسَاكِيَّاتٌ : تَبيِين مَوَاعِدَ الصَّوْمِ و الإِفْطَارِ و الصَّلَوَاتِ فِي شَهْرِ رَمَضَانَ عِنْدَ المُسْلمِين - حَيَّهَلَ الأَمْرَ ، إِئْتِهِ ! - نَبَاتٌ عِطْرِيٌّ - بَزَّةُ القَائِدِ - إتخاذ مكان الخلاص ، إتخاذ المأمن - معطف ، رداء ، حجاب ، مانطو ، دثاء - بُيِّتَ الشَّيْئَ : قُدِّرَ * - أَحْقَبَ الشَّيءَ : وَضَعَهُ فِي الحَقِيبَةِ - شَرِكَهُ - قُطِعَتْ بَعْضُ أَصَابِعِهِ : قُطِعَ بَعْضُ أَصَابِعِهِ - مِنْ وَرَاءِ الحِجَابِ - عُضْوُ المَكْتَبِ السِّيَاسِيِّ
ElmaWarid