1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ebedilik,ölmezlik,ölümsüzlük,beka,ikamet etmek,mengi ve daim olmak,ebedi ve daimi kalmak,ölümsüz olmak,ölümsüzlük,daim olmak,ayrılmamakخُلُودٌ
fırlatmak,vermek,serbest bırakmak,açmak,salı vermek,sıkmak,boş bırakmak,boş salmak,ateş etmek,bir kimsenin bağını ve bendini çözüp Salı vermek,atmak,serbestlikإِطْلاَقٌ (ج) إِطلاَقَاتٌ
refah,nimet ve bolluk içinde yaşatmak,nimete ve refaha nail etmek,refahla yaşatmak,nimet ve refahın ifratı azdırmak,refaha kavuşturmak,şımartmak,azmak,tuğyana düşürmekأَتْرَفَ : إِتْرَافاً ، هُ
gece uyanıldıkta teheccüd namaz kılmak,gece namazı kılmak,ibadet için uyumamak,gece uyumak,uyanık durmak,uyumaktan sakınmak,uykudan çekinmek,sakınmak,içtinap etmek,uyanmak,uyumakتَهَجَّدَ : تَهَجُّداً
artırmak,haddinden fazla yapmak,mübalağa etmek,abartmakbir vasıf ve tarifte had ve hakkikatın ötesine geçmek,herhangi bir şeyi gereğinden fazla ve aşırı bir şekilde yapmakمُبَالَغَةٌ (ج) مُبَالَغَاتٌ
birine bir şey yazdırmak,ve birinin bir şeyi yazmasını istemek,dikte etmek,imla istemek ve birinin söylediğini yazmak,bir kimse borcunu zenginler zimmetinde kılmakإِسْتِمْلاَءٌ (ج) إِسْتِمْلآَءَاتٌ و يقال إِسْتَمْلأَ فِي الدَّيْنِ إذا جعل دَيْنَهُ في ملئاء
azgınlık,azmak,zülüm etmek,haddi aşma,tecavüz etme,haddi aşmak,azgınlık yapmak,tuğyan,azgınlık,haddi aşmakطُغْيَانٌ : مُجَاوَزَةُ الحَدِّ
vaadini yerine getirmek,bitirmek,sona erdirmek,tamamlamak,becermek,vaadini yerine getirmek,ifa etmek,başarmak,yerine getirmekأَنْجَزَ : إِنْجَازاً ، هُ
cima etmeden meni çıkmasını istemek,meni fışkırmasını istemek,çıkmasını istemek,kendinden meni ihracına say etmek,mastürbasyon yapmakإِسْتَمْنَي : إِسْتِمْنَاءً
(حوث ، حوثا ، حاث) lafzına itba olunarak (حوث ، بوث) ve (حوثا بوثا) denilir,yani zarfiyet ve haliyet üzere mensup veya kesre üzerine mebni ki darmadağınık ve tarumar demektir,araştırmak,bahs etmekبَوْثَ ، بَوْثاً ، بَاثِ و يقال تركهم حاثَ بَاثَ وحوثَ وبوثَ و حوثاً و بوثاً
buluşmak,kavuşmak,görüşmek,ulaşmak,karşılamak,cem olmak,iki kişi biribirini görmek ve tokuşmak,bir araya gelmek,toplanmak,bulmak,birine tesadüf etmek,karşılaşmak,bir araya gelmek,bir hizaya gelmekإِلْتَقَي : إِلْتِقَاءً بِ ...
izlemek,takip etmek,uymak,izleme,uymak,bir rivayetin diğer bir rivayete tamam-ı isnatte veya bazında tevafuk etmesi birinci takdirde ( المتابعة التامة) ve ikinci takdirde ( المتابعة الناقصة) denilirمُتَابَعَةٌ (ج) مُتَابَعَات : إِتِّبَاعٌ
yüzde hatlar,çizgiler olmak,yer tutmak,sınır ve alamet tayin etmek,sınır nişanı dikmek,hat ile nişan eylemek,bıyık ve sakal yeni terlemek,bitmek,yer tutmak,pla çizmekإِخْتَطَّ : إِخْتِطَاطاً لِ
evvvel,iptida,ansızın zuhur eden şey,ansızın zuhur etmek, bedihe,hazır cevaplık,evvelce hazırlanmaksızın söylenen şiir ve irad olunan hutbe vesaire,acip ve bedi şey,fikirsiz söz söylemekبَدِيْهَةٌ (ج) بَدَائِهُ : أوَّل ، إِبْتِدَاءٌ :
bir kimsenin çoluk çocuğu çok olmak,düşkün olmak,haris olmak,bir şeyi aramak,talep etmek,yoksul olmak,fakir olmak,iyal ve evladın nafakalarına bakıp kayırmak,fakirlik ve sefaletإِعَالَةٌ (ج) إِعَالاَتٌ : فَقْرٌ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- جُعْتُ - بَاضَ العُودُ - أترج ، كبّاد - لَوْ تَرْمِي الإِبْرَةَ عَلَي الأَرْضِ لاَ تَقَعَ عَلَيْهَا مِنْ كَثَافَةِ الأشْجَارِ - عالما ، فاضلا - أَكَدَ العَهْدَ - مذكور - بُسْتَانِيٌّ (ج) بُسْتَانِيُّون (كر) - طَرَّ شَارَبَهُ (من الأضدادِ) : قَصَّهُ - جَرْنَاءُ - مِلْءٌ و فِي القرآن الكَرِيم : - واسع ، فسيح ، رحب ، عريض ، كبير ، غزير ،وافر ، وفير ، موفر ، موفور ، كثير ، غزير ، كثير ، جزيل ، واسع ، فسيح ، متسع ، رخي ، مسهب ، عريض ، فضفاض ، رخيص ، وفير ، مبذول ، بذير ، مبذور ، رحيب ، متزايد ، ذو خصب و رخاء ، خصيب ، رخي ، كثير البركة ، وفير النماء ، وسيع الأنحاء، فيّاض ، كثير ، بذير ، مبذور ، مبذول ، غنيّ، واسع ، فسيح ، بكثرة - أَقْحَدُ - حَانَ هُبُوبُ الرِّيحِ البَارِحِ - مَحَطَّةُ الطّاقةِ الكَهْرِبَائِيَّةِ - عنونت الصحيفة - قَذَا - كُشْتَغْدَي (تر) : بَزَغَتِ الشَّمْسُ - يَوْمٌ مِنَ الأَيَّامِ - سَنَةُ الخِدْمَةِ - لاَ حَبَّذَا - قبول ، تقبل ، تلقي بالقبول ،إستحسان ، إستصواب، مقبولية ، إلزام إلي النفس ، تقبيل - زَوَّرَ العُمْلاَتَ - إِعْتَفَقَ القَوْمُ : ضَرَبَ بَعْضُهُمْ بَعضاً بالسّيُوفِ - هلسة ، شيئ زهيد ، عبث ، ترّهة - إِنْكَسَرَ : إِنْكِسَاراً تَقُولُ كَسَرْتُ الزُّجَّاجَةَ فَانْكَسَرَتْ - نقطة حدّية - علي الخط ، أون لاين - أَقْصَاهُ - نُعْيَان
ElmaWarid