1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
akabinde,arkasında gitmek,arkasından gelmek,takip etmek,halef olmak,ardıl olmak,yerine geçmek,hayvan bir meradan diğerine dönmek,sonunu almak,yerini almak,ökçesine vurmak,arkasından gelmek,ökçesine vurmak,hayvan bir meradan diğerine dönmek,sonunu almak,yerini almakعَقَبَ ـُِـ عَقْباً و عُقُوباً و عَاقِبَةً
bir nesneyi kirletmek,bir adamın ırz ve namusuna şin ve halel verecek iş işlemek,kirletmek,paslandırmak,ırza şin ve taan etmek,bir adamın ırz ve namusunu kirletmek,şin ve halel verecek iş işlemekتَدْنِيسٌ (ج) تَدْنِيسَاتٌ
deveye bıs bıs diye çağırmak ve bes yani yeter demek,çabuk yürümek,tez gitmek ,deve bir şeye devam etmek,bir işi çabuk görmek,çabuk bitirmek,koyun ve keçi ve deveyi ( بس بس) diye çağırmak,deveye bıs bıs diye çağırmak ve bes yani yeter demekبَسْبَسَ : بَسْبَسَةً
yavaş yavaş yürümek,devamlı bir işe sarılmak,kalkıp dikilmek,işe devam etmek,yavaş yavaş yürümek,devamlı bir işe sarılmak,kalkıp dikilmekوَكَبَ ـِـ وَكْباً ووُكُوباً ووَكَبَاناً عَلَي
yumuşatmak,kaypancak etmek,parlatmak,binayı dümdüz,uzun ve yüksek yapmak,güvercine kümes yapmak,yumuşatmak,parlatmak,binayı dümdüz,uzun ve yüksek yapmak,güvercine kümes yapmakمَرّدَ : تَمْرِيداً
geçmek,savuşmak,bir şeyden bazı iyilikler,güzellikler gitmekle kusurlu,ayıplı ve noksanlı olmak,taaddi ve tecavüz etmek,ziyde mütecaviz olmak,geçmek,savuşmak,bir şeyden bazı iyilikler,güzellikler gitmekle kusurlu,ayıplı ve noksanlı olmakتَفَوَّتَ : تَفَوُّتاً عَلَي
rehin,ipotek etmek,mortgage,tutu,borç için verilen teminat,ödünç veya ariyet alınan para yahut eşyaya karşı verilen şey,nesne yerinde durup ayrılmamak,tutu,ipotek,borç için verilen teminat,ödünç veya ariyet alınan para yahut eşyaya karşı verilen şey,karşılık,kefilرَهْنٌ (ج) رِهَانٌ
kuş havada daire kurup dolaşmak,aylanmak,daim ve baki olmak,dönmek,devr etmek,nesneyi ıslatmak,kuş havada daire kurup dolaşmak,aylanmak,devretmek,dönmek ve daim ve baki olmak,nesneyi ıslatmakتَدْوِيمٌ (ج) تَدْوِيمَاتٌ
yasak,yasaklama,yasak etmek,nehiy etme,nehiy etme,karıklarda suyun taşmasını önleyen yüksek ve tümsek kenar,dövmek,ezmek,emrin olumsuzluğu,yasak,emrin olumsuzluğu,karıklarda suyun taşmasını önleyen yüksek ve tümsek kenar,dövmek,ezmek,yapma demekنَهْيٌ (ج) نَوَاهِي
zarar vermek,zarar görmek,eziyet görmek,zarar,ziyan vermek,eziyet ve cefa etmek,birine zararı dokunmak,ziyan vermek,kötülük yapmak,birine zararı dokunmak,zarar,ziyan vermek,zarar görmek,eziyet görmekضَرَّ ـُـ ضَرّاً ، بِ ، هُ
gevşek olmak,gevşek etmek,süst eylemek,tün yarısı,gece yarısı,zayıf olmak,kağşamak,güçsüzlük,gevşeklik,sıskalık,büyük ve güçlü deve,gece yarısı veya ondan bir saat sonrası,zayıflık,güçsüzlük,gevşeklik,sıskalık,büyük ve güçlü deve,gece yarısı veya ondan bir saat sonrasıوَهْنٌ و فِي القُرآنِ الكَِريمِ
dizmek,nazım,şiir,ibare,manzume,dizilmiş şey,ikiz burcunda üç yıldız adı,çekirge sürüsü,ipliğe inci dizmek,nazım,düz yazı,nazım,dizmek,tanzim etmek,şiir,ibare,nazım,manzume,dizilmiş şey,ikiz burcunda üç yıldız adı,çekirge sürüsü,şiir,nazım ,nizam,dizme,dizmek,tanzimنَظْمٌ
işaret etmek,şimşek parlamak,yalınlamak,alevlenmek,görmek,göz atmak,bakmak,göz gezdirmek,sıyırıp geçmek,göze ilişmek,göz atmak , göz gezdirmek,sıyırıp geçmek,görmek,bakmak,göze ilişmek,şimşek parlamak,yalınlamak,alevlenmek,görmekلَمَحَ ـَـ لَمْحاً و لَمَحَاناً وتَلْمَاحاً إِلَي
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- آققيونييون ، أي أصحاب الأغنام البيض - أَكْوَارْيُومٌ (فر) - أَنْبَارُ : مَدِيْنَةٌ بِالعِرَاقِ - بيان واضح او صريح - عَتِيقٌ (ج) عُتَقَاء و عُتُقٌ و (م) عَتِيقَةٌ، قديم ، أقدم ، سابق ، أسبق ، بالي ، بالٍ ، رثّ ، مزمن ، مدعوك ، متقدم ، خلقان ، دارس - أَضْجَمُ : مُتَضَاجِمٌ - كالبهيمِ - سمن اي كثر لحمه و شحمه - قيام بتعليق علي الأنباء الصادرة - مِصْلَةٌ - غَيْرُ دَائِمٌ - مؤيد - لجنة العلاقات الخارجية - أَطَّرَ : تَأْطِيراً ، هُ - مُؤسَّسَاتٌ إِقْتِصَادِيَّةٌ - حكومة الظلّ - إِسْكَاتُ الخَصْمِ - خَلاَيَا - أَدَقَّ : إِدْقَاقاً - نبيه ، خبير ، نافذ في الأشغال ، ذو دراسة في الأعمال يقال للخادم الذكيّ الفالح في االعمل ، عمول ، مقدام ، شاطر ، شغيل يقال للخادم الذكيّ ، مقدام ، أزعر - أن يتخذ له شعاراً - يَدٌ مَقْطُوعَةٌ - مَالَ إِلَي الكُفْرَ - هُوِيَّةٌ كُرْدِيَّةٌ - لِيْبَيَّاتٌ - إعمار ، تعمير - نشيد وطني ، سلام وطنيّ - فقرة - إِخْتَاتَ مَالَهُ :تَنَقَّصَهُ - إِلْتقَاءٌ فِي نُقْطَة مُشْتَرَكَةٍ
ElmaWarid