1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
azarlamak,paylamak,kulağını çekmek,tekdir etmek,başa kakmak,kulaklarını çekmek,serzenişte bulunmak,kulaklarını çekmek,serzenişte bulunmakقَرَّعَ : تَقْرِيعاً ، هُ
atmak,oku atmak,fırlatmak,bırakmak,tüfek atmak,fırlatmak,bırakmak,hedeflemek,amaçlamakbir şeyi elinden atmak,bırakmak,iftra etmekرَمَي ـِـ رَمْياً و رِمَايَةً إِلَي ، بِ ، هُ
sevinmek,yüzü gülmek,güler yüzle kabul etmek,karşılamak,sıyırmak ,soymak,derinin yüzünü kazımak,soymak,sıyırmak,bıyığı deri görünecek kadar kısa kırpmak,kesmek, çekirge otları tekmil yiyip yeryüzünü çıplak bırakmak,işi kendi eliyle görmek,sıyırmak,soymakبَشَرَ ـِـ بَشْراً و بَشِرَ ـَـ بَشْراً
sevinmek,yüzü gülmek,güler yüzle kabul etmek,karşılamak,sıyırmak ,soymak,derinin yüzünü kazımak,soymak,sıyırmak,bıyığı deri görünecek kadar kısa kırpmak,kesmek, çekirge otları tekmil yiyip yeryüzünü çıplak bırakmak,işi kendi eliyle görmek,sıyırmak,soymakبَشَرَ ـِـ بَشْراً و بَشِرَ ـَـ بَشْراً بِ
sık sık adım atarak yürümek,adımlarını birbirine yakın atmak,kaçıp giderken ardına bakmak,dönüp arkasına bakarak gitmek,ardına bakarak geri dönmek,dağa çıkmak,çömelmek,dağıtmak,perişan etmek ,sözü karıştırmak,perişan surette söylemekبَرْقَطَ : بَرْقَطَةً فِي
kanun yapmak,çentmek,dişli yapmak,bilemek,keskin etmek,keskinletmek,mızrağa demren yapmak,dişleri misvakla fırçalamak,sözü güzelleştirmek,mızrağı hedefe doğrultmak,kanun yapmak,çentmek,dişli yapmakسَنَّنَ : تَسْنِيناً
bir yer adı,deniz oynayıp cüş ve horuşa gelmek,hile,fend,aldatmak,yaramazlık,habislik ,hilekarlık,nebat boylanıp uzamak,bahillik ve cimrilik etmek,çölde bedevi nakesliğinden naşi gözükmemek için aşağı ve çukur yere konmak,bir kimse aldanmakخِبٌّ : إسم موضع ، هيجان البحر و يقال ركب البحر فأخذه خِبٌّ شَدِيدٌ
Bağdatlı olmak,Bağdatlıyım demek,Bağdatlılık iddiasında bulunmak,Bağdatlıların tavırlarını,hallerini ve kıyafetlerini almak,Bağdatlıları taklit etmek,Bağdata gitmek,Bağdat halıkına benzemek,Bağdatlılaşmak,Bağdat halıkına benzemek,Bağdatlaşmak,Bağdatlı olmakتَبَغْدَدَ : تَبَغْدُداً
dallanmak,budaklanmak,dal ve budak salmak,bir yoldan bir kaç yol ayrılmak,çatallaşıp ayrılmak,kollara ayrılmak,müteferrik olmak,şubelenmek,çıkmak,budaklaşmak,şubelenmek,çatallaşmak,kollara ayrılmak,dağılmak,ıslah etmek,yarılmakإِنْشَعَبَ : إِنْشعَاباً إِلَي ، بِ و يُقَالُ شَعَبَهُ أَيْ صَدَعَهُ فَانْشَعَبَ
kar etmek,kepçe ile almak,içini boşaltmak,gözü veya çıbanı oymak,çıkarmak,gözü veya çıbanı oymak,içindekileri çıkarmakفَقَأَ ـَـ فَقْأً
ısırmak,çok konuşmak,yalan yanlış konuşmak,gevezelik etmek,bir şeyi toplamak,devşirmek,biriktirmek,ısırmak,çok konuşmakk,devşirmek,biriktirmekهَمَشَ ـُـ هَمْشاً
ispat etmek,delil ile ispatlamak,saptamak,sabit kılmak,delil getirmek,bir nesneyi berkitmek ve dölendirmek ve karar ettirmek,yerleştirmek,delil durgurmak,delil ,ispat,delil,kanıt,olumluluk,yerleştirmekإِثْبَاتٌ (ج) إِثْبَاتَاتٌ ، إِيْجَابٌ
hile ile aldatmak,aldamak,hile etmek,fend,hile,kopya,hile,kurnazlık,oyun,şallavlık,oyun,hile,kurnazlık,aşı boya,şeytanlık,aşı denen kırmızı çamurمَكْرٌ (ج) مُكُورٌ
doğru yol,doğru yola gitmek,hak,sahih,dürüst olan,hidayete ermek,doğruluk,doğru yola delalet etmek,doğru yola girmek,İslam dini,Kuran-ı Kerim,yol,yol gösterme, itaat, gündüzهُدَيً و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
kesmek,geçmek,kestirmek,mukataaya vermek,bir miktar arazi vermek,meyve kesim zamanı gelmek,tavuğun yumurtası kesilmek,bir kimseyi delil ve hüccet ile susturmak,münazarada susturmak,hapt etmek,bir kimseyi nehirden geçirmekأَقْطَعَ : إِقْطَاعاً عَنْ ، هُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- تَقَدَّسَ الرَّجُلُ - يشبه كل شيئ ما عدا الرجل - إِدْرَاجُ إِسْمِهِ فِي القَائِمَةِ السَّوْدَاءِ - إستديو آري - تركيب الزجاج - إِزَاءُ المَالِ : رَاعِيُهُ - قَرَأَتْ النَّاقَةُ قَرْءاً و قُرْآناً : حَمَلَتْ - عنزة ، معزة ، ماعز أنثي ، عنز (ج) عناز ، ماعز (ج) مواعز - مُسَلْسَلاَتٌ - دُولاَرٌ - سَحَّ ـِـ سَحّاً - اجمل هدية - أُذْنُ الحِمَار - أَحْبَلَ : إِحْبَالاً - لا يُفَارِقْنِي السُّعَالُ بَتَاتاً أَثْنَاءَ اللَّيْلِ - تَأَزَّلَ صَدْرُهُ : ضَاقَ - إنخراق السماء - هَمَلَ ـُِـ هَمْلاً و هَمَلاَناً و هُمُولاً - أَزْهَدَ النَّخْلُ : قَدَّرَ مَا عَلَيْهِ - تِلاَوَةُ بَرْنَامِجِ الحُكُومَةِ - كَمُّونٌ أَرْمَنِيٌّ - حمي إلتهابية - عِيَالَة - مُعَزِّزٌ - متر (ج) أمتار : قياس إفرنجي كل مائة منه بمائة و ستة أربعين ذراعا إسلامبولياً - مَوْضُوعَاتٌ - موزمبيق - مُجَوَّزَةٌ - جعَلَهُ يَكْتُبُ المُلاَحَظَات أَسْفَلَ الكِتَابِ - بَرْكَعَهُ : قَطَعَهُ و صَرَعَهُ
ElmaWarid