1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
perişan ve süratlice yürümek,çabuk yürür olmak,çabuk yürümek,kan akmak,acele etmek,koşmak,ayağına çabuk olmak,kan çabuk akmak,acele gitmekهَرِعَ ـَـ هَرَعاً إِلَي
çehresini buruşturup hüzün ve keder izhar etmek,hüzün ve burukluk göstermek dik dik bakmak,dike dike bakmak,nokta nokta alacalanmak,göstermekبَرْشَمَةٌ : إِظْهَارُ الحُزْنِ و الغُصَّةِ
büyümek,gelişmek,fiyat yükselmek,yükseltmek,çoğalmak,artmak,sözü filana isnat etmek,çoğalmak,kalkınmak,taşımak,neşvünema bulmak,büyümek,gelişmek,bir şey artmak,çoğalmak,neşvünema bulmak,yükselmekنَمَا ـُـ نَمَاءً و نُمُوّاً إِلَي
çok parlak ve ziyadar olmak,parlatmak,parlamak,parıldamak,kamaştırmak,uzamak,uzaklaşmak,muvafak olmamak,ayın aydınlığı ziyade olup yıldızların görünmesine mani olmak,akrana faik ve hüsün ve cemalde akran ve emsaline galebe çalmak,galip olmak,yenmek,doldurmak,birine iftira ve bühtan etmek,galip gelmek,aciz bırakmakبَهَرَ ـَـ بَهْراً و بُهُوراً
kendini kaldırıp yere yere vurmak,kendini yer üzerine atmak,vaadini yerine getirmemek,kendini yere vurmak,yerden yere atmak,çarpmak,vadini yerine getirmemek,ahde hulf etmek,vefa etmemek,sözünde durmamak,yorulup aciz kalmak,yassılatmak,bol,çok olmakبَلْدَحَ : بَلَْدَحَةً
Allahu tealanın adı,İll,ahd,ahid,söz,sulh,ahit ve hısımlık,söz,yakınlık,karabet,peyman,söz,komşuluk,akraba,soy,asıl,cins,iyi soy,halis maden,buğuz,kin,adavet,tanrılık,zimmet ,eman,barış,sulh,husumet,müsibet,vukuunda çok keder izhar edip ferad ve figan etmekإِلٌّ (عِبر): عَهْدٌ ، يَمِينٌ ، قَسَمٌ حِلفٌ ، قَرَابَةٌ ، أَصْلٌ ، جِنْسٌ ، بُغْضٌ ، عَدَاوَةٌ ، رُبُوبِيَّةٌ ، وَحْيٌ، إِلْهَامٌ ، ذِمَةٌ و يُقَالُ بَيْنَهُمَا إِلٌّ أَيْ عَهْدٌ
zan ve itidat etmek,beğenmeyip nehiy ve inkar eylemek,bir kimsenin büyük evladı vefat eylemek,bir hayır iş işlerken onu ecir ve sevabını yüce Allahtan niyaz eylemek,bir kimsenin halini ya meşrep ve durum ve tavrını imtihan ve sınamak,kötülüğü yasaklamak,uإِحْتِسَابٌ (ج) إِحْتِسَابَاتٌ : طَلَبُ الثَّوَابِ و يُقَالُ إِحْتَسَبَ بِكَذَا أَجْراً عِنْدَ اللهِ أَيْ أَعْتَدَّهُ يَنْوِي بِهِ وجْهَ اللهِ
şiddetle kıkır kıkır gülmek,deve kükreyerek böğürmek,karın guruldamak,kuruldamak,tavuk ötmek,şarap boğazda lakır lakır etmek,karkara toprağı düz yumuşak ve oturaklı yer,toprağı düz yumuşak ve oturaklı yerقَرْقَرَةٌ
ağaç filiz vermek,dal sürmek,aygır dişiyi gebe bırakmak,hurmayı aşılamak,tohumlamak,verimli kılmak,döllendirmek,aşılamak,ilkah etmek,gebe bırakmak,tohumlamak,dişi hurmaya aşı vurmak,ağaç dal,filiz vermek,bitirmekأَلْقَحَ : إِلْقَاحاً بَيْنَ
fışkırmak,yarılıp çıkmak,su taşmak,suyun bendi ve arkı açılıp akmak ve seddi yıkılma,akmak,azmak,tuğyan etmek,sel birden bire çıkmak,ansızın sel basmak,birden bire atılıp sövme ve tahkirlerle boşanmak,sabah açılmak,oluşmak,meydana gelmek,bereketli olmak,ayrılmakإِنْبَثَقَ : إِنْبِثَاقاً عَلَي ، عَنْ ، مِنْ
sorulu yanıtlı söyleşme,ızkırtı,konuşma,görüşme,sorulu yanıtlı söyleşme,ızkırtı,ızkırtı etmekمُحَادَثَةٌ (ج) مُحَادَثَاتٌ ، تَحَادُثٌ
intihar,kendi canına kıymak,kendi kendini öldürmek,intihar etmek,kendi kendini öldürmekإِنْتِحَارٌ (ج) إِنْتِحَارَاتٌ و يَقُولُ الكُرْدُ
ıssız,otsuz,boş yer,hali,ıssız harap yer,insansız yer,her hayırdan arınmış yaramaz kadın,hayırsız karı,hayır ve faziletlerden bebehre ve tehidest karı,bir çeşit hurma,harap ve boş yerki otu ve suyu olamaya,yalan yere yemin etmekبَلْقَعٌ (ج) بَلاَقِعُ (م) بَلْقَعَةٌ : الأَرْضُ الخَالِيَةُ الّتِي لاَ شَيْئَ فِيْهَا ، المَرْأَةُُ الخَالِيَةُ مِنْ كُلِّ خَيْرِ
basmak,çiğnemek,çiğnetmek,hazırlamak,horlamak,aşağılamak,basıp düzlemek,basıp düz ve mülayim kılmak,önsüzü bast etmek,düz mülayim kılmak,yol açıp düz ve maniden ari kılmak,hemvar kılmak,alçak etmekhazırlamak,önsöz merkezinde gereği gibi yerleştirip çökermekyazmak,yazmak,aşağılamakوَطَّأَ : تَوْطِئةً ، هُ
bir şeyi ret etmeyip almak,kabul etmek,razı olmak,kabul,alım,hoşnutluk,rıza,güzellik,hibe ve nasihatı alıp tutmak,su çeken kişnin kuyudan çıktığı gibi kovasını elinden almak,gündoğusu,poyraz,hoşnutluk,rıza,güzellik,saba yeli,lodos yeli,,poyraz,ebeقَبُولٌ (ج) قَبَائِلُو قُبُولاَتٌ يُقَالُ قَبِلَ الشَّيْئَ إِذَا أَخَذَهُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- ضبة خشب - أَبْلَهُ (ج) بُلْهٌ (م) بَلْهَاءُ و فِي الحَدِيثِ - تذهيب ، تلبيس الذهب ، طلاء بالذهب - إفل رأسه ! - كرباس الحلاذق - قابلية التجزئ و الإنقسام - واجهة العرض في متجر ما ، صوان ، بيت زجاجي لزراعة النباتات ، القسم المغطي بالزجاج من البيت ، واجهة المخازن،حجرة تحاط بالزجاج ، مشلح في الحمام - عَامِلُ الدَّوَّارَةِ أَيْ الّذِي يُبَاشِرُ العَمَلَ فِيْهَا - دولة عميقة - خَيَّطَ : تَخْيِيطاً - سَفِيرٌ مُتَقَاعِدٌ - يَا لَيْلِي ! - نَهَاراً - مُصَارَعَةٌ - سَاحَةُ الحُكُومَةِ - خَضِلَ ـَـ خَضَلاً - إبراهيم - عن طريق الدم - قَصُوبٌ - أخت - أَمَّعٌ : إِمَّعٌ : إِمَّعَةٌ (ج) إِمَّعُون : الضَّعِيفُ الرَّأْيِ الذِي لاَ يَثْبُتُ عَلَي شَيْئٍ بَلْ يُتَابِعُ كُلَّ وَاحِدٍ عَلَي رَأْيِهِ ، المُقَلِّدُ فِي الدِّيْنِ ، الّضذِي لاَ يَثْبُتُ عَلَي صَنْعَةٍ ، طُفَيْلِيٌّ - قَذَعٌ : فُحْشٌ - طَمْسٌ - نِعْمَتْ المَرْأَةُ مَرْيَمُ - بَنْكٌ أَهْلِيٌّ - مديرة - مُنْفَعِلٌ - أَيْش رَائِحة تَقُولِي ؟ - إِسْتَحْلَي الشَّيْئُ فِي فِيهِ - إِنْجَبَهَ : إِنْجِبَاهاً مِنْهُ
ElmaWarid