1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek أَرْنَفَ : إِرْنَافاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
kesmek,neşter vurmak,doğramak,yarmak,paralamak,göz yaşı donup akmamak,alnından ter akmak,kadınla evlenmek,kadına yaklaşmak,sözü açıklamak,izah etmek,anlamak,açık olmak,sözü açıklanmak,açık olmak,ticaret yapmak,emrettiği bir şeyi yapmadığından ikinci bir şeyin yapılmasını emretmekten sakınmak,usanmak,suya kanmak,doymak,tekrar tekrar öğüt vermekten usandığından öğüt vermeyi terketmekبَضَعَ ـَـ بَضْعاً و بُضُوعاً و بِضَاعاً و بِضَاعَةًَ بِ ، مِنْ ، هُ
bir hususun icrasını birinin uhdeine ihale edip kabulü yahut tartını dahi o kisenin reyine bırakmak,kabul edip ahz eylesin yahut icra eylesin diye birinin önüne bir nesne sürmek,adetten hariç gösteriş ve tazim ve riayet ,maliyet,teklif,görevlendirme,yükleme,resmiyet,mal olmak,görevlendirmek,yükümlü kılmak,etmek,teklif,görevlendirme,yükümlülükتَكْليفٌ (ج) تَكَالِيفُ و تَكْلِيفَاتٌ : تَوْظِيفٌ
boğaz,sakalını yıl fena giderek halkı felakete uğratmak,yaratmak,tıraş olmak,yülümek,kesmek,traş etmek,kılı almak,yülümek,kesmek,kılı almak,yolmak,yıl fena giderek halkı felakete uğratmak,حَلْقٌ (ج) أَحْلاَقٌ و حُلُوقٌ ،حُلْقُومٌ ، حَنْجَرَةٌ ، ، كَشْطٌ ، إِزَالَةُ شَيْئٍ عَنْ شَيْئٍ
sınırlı olmak,sınır içinde kısılmak,münhasır olmak,sınır içinde kısılmak,kapanmak,sıkılmak,sınırlanmak,inhisar etmek,sınırlanmak,sıkışmak,münhasır olmak,kısılmak,sıkışmakإِنْحَصَرَ : إِنْحِصَاراً فِي
yardım etmek,dost olmak,korumak,taraftar olmak,desteklemek,taraftar olmak,sevmek,iki şeyi birbiri ardınca kılmak,,sevmek,iki şeyi birbiri ardınca kılmakوَالَي : مُوَالاَةً و وِلاَءً بَيْنَ
daha ileri gitmek,geömek,seğirtmek,geçmek,takdim etmek,öne geçmek,önce gelmek,daha ileri gitmek,seğirtmek,öne geçmek,yarışı almak,yarışı almakسَبَقَ ـُِـ سَبْقاً إِلَي ، هُ
mübarek ve muazzez olmak,yüksek olmak,temiz olmak,bereket talep etmek ,berekete nail olmak,cenab-ı hakkın hayır ve bereketi amim ve zatı mukaddes ve münezzeh olmak,yumn ve bereket addetmek,uğur saymak,ulu olmak,yüce olmak,uğursamak,yücelmek,kutsal olmak,mübarek olmak,ulu olmak,yüce olmak,uğursamakتَبَارَكَ : تَبَارُكاً
boru dedikleri şey ki cenk günü çalarlar,borazan,trampet,megafon,nefir,değirmenci boru,körük,borazan,boş,yaramaz şey,uydurma,yalan söz,düdüğü,körük,boş ve batıl şey,saçma,yalan,yalan söz,düzme,sır saklamaz boşboğaz adam,her şeyin en şiddetlisi ve ağırı,sümüklü böceğin kabuğu şeklinde sedefler,linç etmekبُوقٌ (ج) أَبْوَاقٌ و بِيْقَانٌ و بُوقَاتٌ : كُلُّ شَيْئٍ أَجْوَف مُسْتَدِير كالقَصَبِ : مُكَبِّرُ الصَّوْتِ : كذب و يقال جاء بالبُوقِ اي بالباطل
soğumak,fütür getirmek,uyumak,ölmek,vefat etmek,sabit ve vacip olmak,zayıflamak,zayıf ve zebun olmak,arıklanmak,kılıç vurduğu şeyi kesmeyip geri dönmek,dolu yağmak,iyi halde olmak,iyi gitmek,soğutmak,üşütmek,soğuk kaldırmak,üşümek,uyumak,kılıç vurduğu şeyi kesmeyip geri dönmekبَرَدَ ـُـ بَرْداً و بُرُوداً و بُرَاداً و بُرُداً و بُرُودَةً
asılmak,ilişmek,ilgilenmek,takılmak,ait olmak,raci olmak,ilişkili olmak,asılmak,yapışıp ilişmek,bağlı olmak,bir nesne diğer bir nesne ile tek nesne olmayıp aşağısında veyahut bir yanında vaki olarak ona bittişik ve müstenit olmak,muhabbet etmek,bir kimseye karabet yahut diğer bir müşareket münasebetiyle best ve bend olmakتَعَلَّقَ : تعَلُّقاً بِ
iki nesne birbirine muhalif olmak,birbirinden ayrı ve başka olmak,çelişki,muhalefet,başkalık,fark,farklılık,muhalif olmak,tezad hasıl etmek,çelişmek,zıtlık,zıddıyet,muhalefet,çelişme,iki şeyin birbirinin zıddı olması,zıddıyet,çelişme,iki şeyin birbirinin zıddı olması,değişme,varvasyonتَبَايُنٌ (ج) تَبَايُنَاتٌ : تَنَاقُضٌ: مُبَايَنَةٌ و يقال تباين العدد و تباين الآراء
ağır,yavaş koşmak,kaşımak,soymak,ovmak,kırmak,ufatmak,dövmek,kazımak,bir şeyin kabuğunu soymak,deriyi yumuşatıp düzeltmek için vurmak,buğday vesaireyi iri dövmek,başı konak dökülünceye kadar taramak,isabet etmek,almak,görmek,ağır ağır yürümek,ağır,yavaş koşmak,kaşımak,soymak,ovmak,kırmak,ufatmak,dövmekجَرَشَ ـُِـ جَرْشاً و يقالما جَرَشَ مِنْهُ شَيْئاً اي ما أخذ
ekmeği et suyuna doğrayarak yemek yapmak,tiride ekmek doğramak,çorbaya ekmek doğramak,ekmeği doğrayıp et suyuna batırmak,ekmeği et suyuna doğrayarak yemek yapmak,esvap ve kumaşı boyaya batırmak,hayvaanı iğdiş etmek için hayvanlarını oğuşturmak,hayvanı boğazlamaksızın vurarak ve organlarını kırarak öldürmek veya kör bıçakla kesmek,savaşa muktedir olmayacak surette mecruh olmakثَرَدَ ـُـ ثَرْداً ، هُ
kalp gözüyle görmek,vazıh ve ayan kılmak,vazıh ve ayan olmak,basiret sahibi olmak,basiret üzere olmak,basiretle bakmak,meydana çıkmak,açık vazıh ve ayan olmak,bir şeyi açık,vazıh ve ayan etmeğe çalışmak,ince teemmül ve mülahaza etmek,ince ve derin düşünmeإِسْتَبْصَرَ : إِسْتِبْصَاراً فِي
Tenbih:İngilizcde todo,to make fiileri Türkçede(etmek),(yapmak)kelimeleriyle beyan olunur,bunların aralarındaki,fark to do fiili el işlerinden bir işe isnat edilmeksizin belirsiz bir manaya delalet eder,do me that favour şu iyiliği bana ediniz gibi to make ona ters olarak el vesair cismani hareket ile yapılan bir fiile delalet eder “to make a table” bir masa yapmak gibi.تَنْبِيهٌ: الفِعْلان to do و to mak يعنيان في الإنجليزيةِ العَمَل او الصُّنْعِ و الفَرْقٌ بَيْنَهُمَا هُوَ أنّ الأَوّل يَدُلُّ عَلَ] حَدَث بِدٌون تَقْيِيدِهِ بِفْعلأ عَمَلِيّ كَقَوْلِكَ do me that favour أَعْنِي إعْمَلْ مَعِي هَذَا المعْرُوف وإنّ الثَّاني خَِفاً لما ذكر يَدلُ عَلَي مَا كَانَ صَادِراً عَنْ صُنْعِ عَمَل مُقْتَرِنٌ بِحَرَكَةٍ بَدَنِيّةٍ كاليَدَين و غَيْرُهُمَا نَحْو قَوْلِكَ to make a table صَنَعَ تَرِبِزَة
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid