1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid acele etmek/kale kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
acele etmek,ivmek istemek,acele ettirmek,koşturmak,tacil etmek,acele talep etmek,istical,acele,sürat,koşturma إِسْتِعْجَالٌ (ج) إِسْتِعْجَالاَتٌ : سُرْعَةٌ ، عَجَلٌ ، عَجَلَةٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
acele etmek,ivmek istemek,acele ettirmek,koşturmak,tacil etmek,acele talep etmek,istical,acele,sürat,koşturmaإِسْتِعْجَالٌ (ج) إِسْتِعْجَالاَتٌ : سُرْعَةٌ ، عَجَلٌ ، عَجَلَةٌ
onu acele ettirdi,koşturdu,acele etmeye teşvik etti,acele ve sürat etmesini istediإِسْتَعْجَلَهُ : طَلَبَ عَجَلَتَهُ ، حَضَّهُ و نَشَّطَهُ و أَمَرهُ أَنْ يُسْرَعَ
hız,sürat,acele,ivmek,tezlik,koşmak,acele,çabukluk ,ivedilik,ivmek,acele etmekسُرعَةٌ ، عَجَلَةٌ
bir şeyde çalışmak,acele yapmak,süratlanmak,koşmak,ivdirmek,hızlandırmak,sürat etmek,acele etmek,ivmek ,acele etmek , çabuk davranmak ,çabuk olmakأَسْرَعَ : إِسْرَاعاً فِي
acele etmek,hızlandırmak,acele ettirmek,çabuk amel ettirmek,çabuklaştırmak,sürat etmek,acele etmek,vaktinden önürdü vermek,rütbe,aşama,mesnetتَعْجِيلٌ (ج) تَعْجِيلاَتٌ
başlamak,ivmek,acele etmek,koşmak,acele etmek, acele ile yapmak,geçmek,bir tarz ve özel durum ile hitap veya muamele etmek,girişmek,kalkışmak,teşebbüs etmekبَادَرَ : مُبَادَرَةً و بِدَاراً إِلَي ...
acele etmek,acele ettirmek,hızlandırmak,çabuk davranmak,çabuk olmak,bir şeyde çalışmak,acele yapmak,süratlanmak,koşmak,ivmek,ivdirmek,sürat etmek,süratlendirmek,tez olmak,çabuklandırmak,tezlendirmekأَسْرَعَ : إِسْرَاعا ًإِلَي ، بِ فِي
bir şeyi almakta acele edişmek,ivmek,acele etmekتَنَاهَزَ : تَنَاهُزاً
acele atılmak,acele koşmak,düşüncesizce hamle yapmak,yıkılmak,sertlik,tehevvürتَهَوُّرٌ
koşmak,acele etmek,koşturmak,acele ettirmek,yorulmak,emek çekmek,didinmek,gücünü vermekكَهَدَ ـَـ كَهْداً
acele etmek,irmek,acele ettirmek,tezletmekإِسْتَعْجًَلَ : إِسْتِعْجَالاً
yüksek yer, acele,acele etmek,ivmekوَفْزٌ (ج) أَوْفَازٌ
acil,flaş,tez,ivedilipeşin,acele eden,aceleci,acele,çabuk,şimdiki,hemen,evveli olmayan,öncesizعَاجِلٌ ، طَارِئٌ ، إِسْتِعْجَالِيٌّ ، سَرِيعٌ
ona acele etti,acele ettirdiإِزْدَهَفَهُ : إِسْتَعْجَلَهُ
çaba göstermek,acele etmek,develer taşkınlık edip bir yana dağılmak,yağmada acele etmek,ivmekإِشْمَعَلَّ : إِشْمِعْلاَلاً
burç,kalenin bedeni,kuletower,,kale,tabya,çıkma tabya,takım,yıldız,hisar,hısın,köşk,hisar çıkınısı,Kürtçe Birç derler,bir şeyin en kuvvetli yanı ve köşesi,kale,kale çıkmas,kale kulesi,mıntıka dairesi üzerinde mesaha olunan otuz derece miktarı,tabya,takım göklerde yıldız durağı,hisar burcu,kasır,saray,güvercin barınağıبُرْجٌ (ج) بُرُوجٌ و أَبْرَاجٌ و أَبْرِجَةٌ : حِصْنٌ ، قَصْرٌو فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
bazı spor oyunlarında topun arasından geçirilmesine çalışılan iki direk,kale,nişanın atıldığı yer,nişan tahtası,yön,amaç,اhedef,nişanın atıldığı yer,kale,hedef,yön,atış yapılan yer,atmak,kale,hedef,atış yapılan yer,atmak,atım,target,atacak yer ve zaman,kale,hedefمَرْمَي (ج) مَرَامِيُ
tahsin etmek,kaleleştirmek,kuvvetlendirmek,takviye etmek,sağlamlaştırmak,kale gibi sağlam ve sarp yapmak,korumak,istihkam haline getirmek,gizlemekحَصَّنَ : تَحْصِيناً
sıyrılıp açılmak,bulut açılmak,dağılmak,vazgeçmek,terk etmek,bir yeri,bir işi bırakmak,gitmek,uçmak,havalanmak,uçak kalkmak,hareket etmek,koparmak,sökmek,feragat etmek,ayrılmak,yağmur sakin olmak,yağmur kesilmek,durmak,dinmek,sıtma koyu vermek,men etmek,yola çıkmak,geminin yelkenini şişirmek,yelken açmak,yelkenle gitmek,seyir etmek,kale inşa etmekأَقْلَعَ : إِقْلاَعاً عَنْ
bir şeyin en kuvvetli yanı ve köşesi,kale,kale çıkmas,kale kulesi,burç,çıkma tabya,mıntıka dairesi üzerinde mesaha olunan otuz derece miktarı,tabya,takım ,yıldız,hisar,köşk,göklerde yıldız durağı,kule,tabya,takım,hisar burcu,kasır,saray,güvercin barınağı,deve köçeği,Aritmetikte yirmi dört rakamdan ibaret kalem,geometride dairenin otuz derecesiبُرْجٌ (ج) بُرُوجٌ و أَبْرَاجٌ و أَبْرِجَةٌ والبروج و في القُرْآنِ الَكرِيمِ : والسَّمَاءِ ذَاتِ البُرُوجِ
abluka,kuşatmak,hisar,çevirme,hisar,abluka,kuşatma,kale,istihkam verilmiş yer,düşmanın etrafını kuşatıp sıkıştırmak,kıstırmak,tazyik etmek,muhasara etmek,muhasara,ambargo,bağ,yularحِصَارٌ (ج) حِصَارَاتٌ وحُصُرٌ ، قَيْدٌ
burç yapmak,bina etmek,bir köşk,kasır kale,hisar,kule yapmakبَرَّجَ : تَبرِيجاً
kuvvet ve metanet vermek,tabya,siper,istihkam,istihkam yapmak ,kuvvetlendirmek,istihkam etmek,tahkim etmek,sağlamlaştırma,kale gibi sağlam ve metin yapmak,dokunulmaz kılmakتَحْصِينٌ (ج) تَحْصِينَاتٌ
kaleye sığınmak,yuvalanmak,tahassun etmek,barikatlanmak,barikat çevirmek,siperlenmek,sığınmak,korunmak,kale edinmek,dokunulmazlanmak,dokunulmaz olmakتَحَصَّنَ : تَحَصُّناً بِ
kaleخُوزِيَانٌ : حِصْنٌ
kaleأُطْمٌ
antik kaleحِصْنٌ أَثَرِيٌّ
muhkem kaleحصن منيع
kale vuruşuرَكْلَةُ المَرْمَي
son kaleآخِرُ مَعْقَلٍ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid