1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid ala kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
ala اَبلق
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
şu bozumtuk bulanık renktir ki sarımtık kırmızıya çalar ola taze buğday rengi ve bazı yaban eşeği rengi gibi ve ala kavlin şu bozluğa denirki ona yeşillik galip olaki kibriti dedikleridirخُطْبَةٌ و يقال به خُطبة اي لون كدر مشرب خمرة في صفرة او غبرة ترهقها خضرة
insanlardan çekilip uzlet eylemek,nahiye,devenin eyegu derisi ki ondan ulbe düzülür içine süt sağılır ve şu hurda ağaçlara denirki yaz mevsiminde tazelenip yapraklanır ala kavlin sebze ile şecer arasında berzah olan nebata denir ve esmay-ı ricaldendirجَنْبَةٌ
faik ve ala olmak,rütbe ve hüner ve miktar cihetiyle ziyade olmak,üstün olmak,üstünlük,ilerlemek,üstün gelme,yeğinlik,üstün olmak,tefevvuk,تَفَوُّقٌ (ج) تَفَوُّقَاتٌ ، غَلَبَةٌ
pek güzel,pek gökçek,pek hoş,pek gökçek,pek güzel,pek tatlı,ak ve kara karışmış ala ki kılda kırgıldır,rengi siyah ile karışık beyaz olan teke,koç,gece sebze,ot üzerine düşen çiyأَمْلَحُ (ج) مُلْحٌ (م) مَلْحَاءُ : النَّدَي الّذي يَسْقُطُ لَيْلاً عَلَي البَقْلِ ، مَا لَوْنُهُ المُلْحَةُ و هِيَ بَيَاضٌ يُخَالِطُهُ سَوَادٌ وعَقَّ النَّبِيُّ (صلعم) الكَبْشَين الأَقْرَنِين الأَمْلَحَين عَنِ الحَسَنِ و الحُسَيْنِ الأَحْسَنَيْنِ
ot çiçeklenmek,kabrin üstünü toprakla deve hörgücü kadar yükseltmek,bir nesnenin tepesine çıkmak,hane damı misillü hörgüç şekline koymak,cennette vaki bir çeşme ve ala kavlin bir nehir ismidir,kevser suyu,tesnim,cennet suyu,köşklerin üstünden akan sular,kabarma,Tesnimتَسْنِيمٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
yüksek,en üst,en yüce,en yüksek,ala,yukarı,üstعُلْيَا (ج) عُلَيً
eğlenmek,alaya almak,alay etmek,bir kimseyi temaşaya ,gülünceğe,almak,ala etmek,gırgır geçmek,kala almamak,şaka etmek,mizah etmek,eğlenmek,alay etmek,gır gır geçmek,dalga geçmek,maskaraya almakسَخِرَ ـَـ سَخَراً و سَخْراً و سُخْراً و مَسْخَراً و سُخْرَةً و مَسْخَرَةً ، مِن ، هُ
badire,dargınlık,hiddet ve gazaptan südür eden hata,hazırcevaplık,bediha,kılıç ucu,kına yaprağı,her bitkinin en evvel çıkan ucu,yemen safrasının taze ve ala cinsi,omuz ile boyun arasındaki etler,meme başının altında olan etcağız,ok demreninin ucu,işaret,gösterge,badire,bilbedahe ve bila teklif söylenen söz,kelam,cünha,suç,hata,zelle,kabahat,gösteriبَادِرَةٌ (ج) بَوَادِرُ :
daha erdemli erkek,daha fadıl,daha ala,iyi,daha iyi,en iyi,daha üstün,daha güzel,pek erdemli,pek faziletli artıcak,efdal,daha üstün,daha güzel,pek erdemli,pek faziletli,ziyade fadıl,faziletli olan,evsaf-ı hamide ve efali mahmudesi ziyade olan,artıcak,pekأَفْضَلُ (ج) أَفَاضِلُ و أَفْضَلُون (م) فُضْلَي (ج) فُضْلَياتٌ و فُضَلٌ : خَيْرٌ ، عزيز
cilbab,kadın elbisesi,geceliği,gömlek,başörtü,ferrace,kadınların büründükleri car,çarşaf,gömlek,baş örtüsü,kadınların büründükleri car,kadın elbisesi,geceliği,cüppe,kadınlar sınıfına mahsus bir nevi geniş elbiseye denir ki cardan küçük olur üstlük dedikleridir,karıların giydiği yaşmak yahut ferrace,ala kavlin büründükleri cara denir ki Arabistanda kadınlar ona cellabi tabir ederler bu diyarlarda ferrace onun bedelidir ve bazılarının katında baş örtüsü,karıların giydiği yaşmak yahut ferraceجِلْبَابٌ (ج) جَلاَبِيبُ : قميص النساء وفِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
badire,dargınlık,hiddet ve gazaptan südür eden hata,hazırcevaplık,hazır cevaplık yolunda bedahatle ve teklifsizce söylenen smz,keyfiyet,birden bire zuhura eden hal,hiddet,keskin kılıcın yüzü,ucu,boyun çemberinin köşesi,tezlik,,bediha,kılıç ucu,kına yaprağı,her bitkinin en evvel çıkan ucu,yemen safrasının taze ve ala cinsi,omuz ile boyun arasındaki etler,meme başının altında olan etcağız,ok demreninin ucu,işaret,gösterge,badire,bilbedahe ve bila teklif söylenen söz,kelam,cünha,suç,hata,zelle,kabahat,badire,işaret,gösteri,öfke halindeki saçma,çirkin söz,parlayıp sönen kızgınlık,بَادِرَةٌ (ج) بَوَادِرُ مَا يَظْهَرُ مِنَ الإِنْسَانِ مِنْ خَطَأٍ أَوْ نَحْوِهِ فِي سَاعَاتِ الغَضَبِ ، غَضْبَةلٌ سَرِيعَةٌ ، كَلِمَةٌ قَبِيحَةٌ ، مَا يسرعُ بِهِ الإِنْسَانُ مِنْ قَوْلٍ اَوْ فِعْلٍ خَيْراً أَوْ شَرَّاً ، مِنَ النَّبَاتِ أَوَّلُ مَا يَخْرُجُ مِنْهُ ، مِنَ السَّهْمِ طَرَفَهُ مِنْ جِهَةِ النَّصْلِ ، لُحْمَةٌ مَا بَيْنَ المَنْكِبِ و العُنُقِ :
kadı beyyine ile yahut yemin ile hüküm eylemek,konuşma dili,Hak ile batılı birbirinden ayıran hüküm ve kaza,imamın ve hatibin Cuma hutbesinde amma badu kelimesinden sonra gelen sözü, hitap fasıldır ala kavlin hüküm ve kazada fukahadan ibarettir muhataba gibi bir adama söz söylemek,söz kelam,Hak ile batılı birbirinden ayıran hüküm ve kaza,imamın ve hatibin Cuma hutbesinde amma badu kelimesinden sonra gelen sözü,konuşma dili,sonsöz,nihai kararفَصْلُ الخِطَابِ (خِطَابٌ فَاصِلٌ ) و تقول سمعت منه فصل الخطاب وهو الحكم بالبيّنة او اليمين او الفقه في القضاء او النطق بِإمَّا بَعْدُ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid