1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid aleddevam mülazemet etmek,ikdam etmek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
aleddevam mülazemet etmek,ikdam etmek إِلْظَاظٌ (ج) إِلْظَاظَاتٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
aleddevam (ar)علي الدوام ، علي الإستمرار
aleddevam mülazemet etmek,ikdam etmekإِلْظَاظٌ (ج) إِلْظَاظَاتٌ
mülazemet et!عليك
doğruluğa mülazemet et !عَلَيْكَ بِالصِّدْقِ !
haneye mülazemet ettiبَرْثَطَ فِي قُعُودِهِ
ona mülazemet edip ayrılmadıلَظَّ بِهِ
ona mülazemet edip ayrılmadıإِلْتَكَدَهُ و بِهِ : لَزِمهُ فَلَمْ يُفَارِقْهُ
ondan ayrılmadı,mülazemet ettiأَخْلَدَ بِهِ : لَزِمَهُ
deveye binmek,birine mülazemet etmekإِعْلِوَاطٌ
filanca şeye mülazemet etti,ondan ayrılmadıأَزَمَ عَلَي كَذَا : لَزِمَهُ
sahabi peygambere mülazemet edip ondan asla ayrılmadıلاَزَمَ الصَّحَابِيُّ النَّبِيَّ
nesneden ayrılmayıp daima ona bağlı kaldı, mülazemet eylediتَحَجَّأَ بالشيئِ : تمسك و لزمه :
bir şeye mülazemet edip ayrılmamak,birini kovmak,ısrar etmekلَظَّ ـُـ لَظّاً و لَظِيظاً بِ ، عَلَي
bir nesneden ayrılmayıp daima ona mülazemet eylemek,bağlı kalmakتَحَجُّؤٌ
şu hatundurki daima hanesine mülazemet edip asla dışarı çıkıp gezmez ola خُبَأَةٌ : يقال إمرأة خُبَأَةٌ اي لازمة بيتها ايمستقرة فيها مخدرة لا تبرز منه
bir şeye devam etmek,mülazemet ve taahhüt etmek,arılmakَظَبَ ـِـ وُظُوباً عَلَي
bir şeye devam etmek,mülazemet ve taahhüt etmek,arılmakتَوَاظَبَ : تَوَظُباً عَلَي
ikdam etmek,atılmak,öne geçmek,öne almak,yemin etmek,ayak basmak,cid ve kast etmek,devam üzere meşğül olup fariğ olmamak,çalışmak,ikdamإِقْدَامٌ (ج) إِقْدَامَاتٌ
bir şeye çok ısrar etmek,direnmek,inat etmek,bir kimseyi kınamak ve takbih etmek,ibram ve ikdam etmek,yap yap diye sıkıştırmak,birini bir hacet zımnında usandırmak,sıkı ile istemek,ısrarla yalvarıp rica etmek,bulut devamlı yağmur yağdırmak,ayakkabı parmağa vurmak,bir şeye devam etmek,binek hayvanı yorulmakla geri kalmak,ikdam ve ibram etmek,zülüm etmekأَلَحَّ : إِلْحَاحاً فِي ، عَلَي
atılmak,işe ikdam etmek,şecaatli olmak,öktemlik etmek,yiğit ve cesur olmak,bir şey çin sebat ile çalışmak,atılmak,öne geçmek,öne almak,ikdam etmek,atılmak,öne geçmek,öne almak,yemin etmekأَقْدَمَ : إِقْدَاماً عَلَي
ısrar etmek,üzerinde durmak,azim ve sebat etmek,inatlık etmek,öneğilik etmek,karar vermek,ayak direnmek,ayak basmak,tayin etmek,iltizam etmek,daimbir iş üzerine olmak,fariğ olmamak üzere ikdam ve iltizamı tam ile akdi kalp etmekأَصَرَّ : إِصْرَاراً عَلَي
dağınıklık,perakendelik,alacalık,sözde haltetmek,yemeğe gelmek,rağbet etmek,ikdam etmekبَرْقَشَةٌ : تَفَرُّقٌ ، خِلْطُ الكَلاَمِ ، إِقْبَالٌ عَلَي الأَكْلِ
ikdam etmekإقدام علي
aleddevam mülazemet etmek,ikdam etmekإِلْظَاظٌ (ج) إِلْظَاظَاتٌ
okumak,tetebbü edip ikdam etmek,boşlamamakإِقْتِرَاءٌ (ج) إِقْتِرَاءَاتٌ : قِرَاءَةٌ : تِلاَوَةٌ
cüret etmek,bahadırlık ve cüret ve ikdam etmek,yüreklenmek,cesaret almak,cüretlenmek,küstahlık etmek,şecaatlanmakإِجْتَرَأَ : إِجْتِرَاءً عَلَي ... و يقال جَرَّأْتُهُ فَاجْتَرَأَ
ikdam etmek,atılmak,öne geçmek,öne almak,yemin etmek,çalışmak,çalışkıإِقْدَامٌ (ج) إِقْدَامَاتٌ
hamle etmek,ikdam etmekكَلْسٌ
ısrar etmek,daima bir iş üzere olmak,fariğ olmamak üzere ikdam ve iltizamı tam ile akdi kalp etmekإِصْرَارٌ (ج) إِصْرَارَاتٌ
ilgilenmek,ikdam ve ihtimam etmek,sarf-ı makdiret etmek,özenmek,kastetmek,özen göstermek,itina göstermek,önem vermek,bakmak,başa gelmekإِعْتَنَي : إِعْتِنَاءً بِ
işine ikdam ve ihtimam etmek,bir husus talebinden vazgeçmekتَقَعَّدَ : تَقَعُّداً
serkeşlik ve hodbinlik etmek,şedid ve düşvar işe cesaret ve ikdam etmekتَجَاسُرٌ (ج) تَجَاسُرَاتٌ
ilân etmek,bildirmek,duyurmak,anons etmek,açıklamak,alenen söylemek,deklere etmek,beyan etmek,aşikar etmek,belli etmek,belirtmek,afişe etmek,izhar etmekmeydana çıkarmakأَعْلَنَ : إِعْلاَناً بِ ، عَنْ، لِ ، هُ
tavsiye etmek,tembih etmek,ısmarlamak,emr etmek,tavsiye etmek,bir şey vermek,vasiyet etmek,emanet etmek,sipariş etmek,çok ve birbirine girmiş otlağa girmek, nasihat etmekأَوْصَي : إِيْصَاءً بِ ، إِلَي ، لِ
öldürmek,yok etmek,iptal etmek,belirsiz etmek,mahv etmek,eksiltmek,silmek,iptal etmek,yok etmek,imha etmek,bozmak,harap etmek,vücudunu ortadan kaldırmak,noksan etmek,silmek,helak etmek,yakmakمَحَقَ ـَـُ مَحْقاً
kayıp etmek,zayi etmek,yitirmek,telef etmek,mahv etmek,helak etmek,ihmal etmek,malı çoğalmak,köy sahibi olmakأَضَاعَ : إِضَاعَةً
göç etmek,göçmek,intikal etmek,gitmek,ölmek,vefat etmek,irtihal etmek,binmek,acele etmek,talep etmek,yüklemek,sırtına çıkmakإِرْتَحَلَ : إِرْتِحَالاً إلَي ، عَنْ
gidermek,izale etmek,bertaraf etmek,def etmek,kaldırmak,uzaklaştırmak,yerinden etmek,soldurmak,silmek,mahv etmek,bir nesneyi yerinden ayırmak,yok etmek,helak etmek,temizlemek,çıkarmak,bozmakأَزَالَ : إِزَالَةً و إِزَالاً ، هُ
gönlünü almak,razı etmek,tarziye vermek, itap etmek,memnun etmek,itabını,azarlamayı izale etmek,hatırını hoş etmek,vaz geçmek,hışım etmek,azarlamakأَعْتَبَ : إِعْتَاباً عَنْ ، هُ و قال الشاعر
eğilmek,bükülmek,çarpılmak,arz etmek,itmat etmek,caymak,önüne geçmek,hücüm etmek,yönelmek,yöneltmek,tevecch etmek,ikbal etmek,rağbet etmek,ıraklaştırmak,kenardan yürümekأَنْحَي : إِنْحَاءً عَلَي ، عَنْ ، لِ
almak,ahz etmek,kabul etmek,elde etmek,ele geçirmek,gafil avlamak,yakalamak,tutmak,başlamak,kapmak,tesir etmek,alıkoymak,hapis etmek,men etmek,zorlamak,öldürmekأَخَذَ ـُـ أَخْذاً وتَأْخَاذاً و مَأْخَذَاً بِ ،عَلَي ، عَنْ ، فِي ، مِنْ ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
beraberinde götürmek,beraber olmak,kendine refik peyda etmek,tedarik etmek,temellük etmek,arkadaşlık etmek,eşlik etmek,refakat etmek,yanına almak,sahip çıkmak,musahabat etmek,dost olmak istemek,devamlı yanında bulundurmakإِسْتَصْحَبَ : إِسْتِصْحَاباً إِلَي ، بِ ، هُ
bağırıp çağırmak,nale ve feryad etmek,bir nesneyi anlamak,farkına varmak,dikkat etmek,hatıra getirmek,anmak,dert hatır etmek,fehim etmek,cima etmek,lanet etmekبَاهَ ـُـ بَوَاهاً ، هُ و يقال جَاءتْ تَبُوه و و يقال ما بهت له اي ما فهمت
uyandırmak,kaldırmak,uyarmak,farkına vardırmak,andırmak,tanımak,tembih etmek,ihtar etmek,nazarı dikkatini celp etmek,fark etmek,temyiz etmek,itham etmek,bir şeyi birine anlatmak,uyarmak,itham etmekأَبَّهَ : تَأْبِيهاً بِ
bir şeyi tasavvur ederken aklı başkasına gitmek,kalbe murat edilenden başka şey gelmek,yanılmak,sanmak,hayal etmek,tahayyül etmek,zan etmek,kuruntu etmek,vehim etmek,hesapta yanlışlık etmekوَهِمَ ـَـ وَهَماً فِي
tahdit,hudut tayin etmek,nihayetini malum etmek,sıfatı lazimesini tayin etmek,hadbeyan etmek,sınırlama,tahdit etmek,belirlemek,belirtmek,sınırlamak,had beyan etmek,keskinletmek,had beyan etmek,bir şeyin haddini ve sınırını beyan etmek,keskinleştirmek,sivriltmek,bilemek,tespit,tespit etmekتَحْدِيدٌ (ج) تَحْدِيدَاتٌ ، تَثْبِيتٌ
seğirtmek,hareket etmek,titremek,lerzan olmak,ihtilaç,zihni işgal etmek,ürpermek,rahatsız etmek,tedirgin etmek,taciz etmek,canını sıkmak,hareket etmekإِخْتِلاَجٌ (ج) إِخْتِلاَجَاتٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
Günün Kelimesi
ElmaWarid