1.5 MİLYON'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid aniden bir iş çıkmasıyla adam korkup geri döndü kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
aniden bir iş çıkmasıyla adam korkup geri döndü آكأَ : إِكَاءً و إِكَاءَةً الرَّجُلَ الأَمْرُ : فَاجَأَهُ عَلَي تَئِفَّةِ أَمْرٍ أَرَادَ فَهَابَهُ وَرَجَعَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
anidenفجأةً ، بغتةً ، علي حين غرة ، من حينه ، في حينه ، فوراً
aniden gelmekالمجئ بغتة ، الحضور فجأة
aniden gitmekالذهاب فجأة
aniden sataşmaمُبَاغَتَةً
su aniden fışkırdıبَثَقَ المَاءُ : إِنْدَفَعَ فُْجَأَةً
uzaktan aniden çıkagelmekطَرَأَ ـَـ طَرْءاً و طُرُوءاً عَلَي
aniden peyda olmakمُبَادَهَةٌ
aniden gelen ölümموْت أَبْيَضُ اَيْ مَوْتٌ فُجَائِيٌّ
aniden tesir eden ilaçدواء برء السرعة ، دواء سريع التأثير، دواء دفعي العمل ، دواء ناجع
ansızdan,aniden,ansızın,fücetenفُجْأَةً
filan kimseyi nesneden aniden çevirdiأَمْعَلَ فُلاَناً عَنْ الشّيْئِ
aniden sıcaklık ve soğuk getiren yelرِيحٌ نَعُورٌ
hücüm etmek,aniden üzerine saldırmak,yürümek,taarruz etmek,yıkmak,yıkılmak,kovmak,üzerine atılmak,ansızın saldırmak,aniden üzerine saldırmak,atak yapmak,atılmak,yürümek,izinsiz girmek,saldırmak,atılmak,hücum etmek,atak yapmak ,ansızın gelmekهَجَمَ ـُـ هَجْماً و هُجُوماً إِلَي،عَلَي
hasta olup aniden vefat etmiş adam,orta boyluمُقْصَدٌ
aniden bir iş çıkmasıyla adam korkup geri döndüآكأَ : إِكَاءً و إِكَاءَةً الرَّجُلَ الأَمْرُ : فَاجَأَهُ عَلَي تَئِفَّةِ أَمْرٍ أَرَادَ فَهَابَهُ وَرَجَعَ
boyunduruğa koşturmak,bir şeyi bir şeye yanaştırıp bitiştirmek,birbirine çatmak,bir araya getirmek,ulaştırmak,bir nesneyi bir nesneye bağlamak,koşmak,yaklaştırmak,birleştirmek,satmak,çatık kaşlı olmakقَرَنَ ـِـ قَرْناً و قِرَاناً إِلَي ، بِ
niyet etmek,kastetmek,bir işten dönmek,sapmak,bir yerde durmak,oturmak,ikamet etmek,bir işe azm ve niyet etmek,bir kimsenin ihtiyacını gidermek,bir yerden bir yere gitmek,taşınmak,geçmek,intikal etmekإِنْتَوَي : إِنْتِوَاءً ، عَنْ ، هُ
bazı,bazısı,kimi,kimisi,birkaç,biraz,bir kısım,bir miktar,her nesne,bir parça,biri,cümlesi olmayıp içlerinden bir takım,bazı, kimi, bir kısım, bir miktar, bir parça , biraz,nın bazısı,dan beri,bir,birisi,bir anca,cüz,parça,pare,kısımبَعْضٌ ، البَعْضُ (ج) أَبْعَاضٌ ، الفَرْدُ مِنَ الشَّيْئ و فِي المَثَلِ
bir nesneyi bir nesneye bağlamak, bir adamı bir nesneden sarf ve tahvil etmekشَجِرٌ
önceller,selefler,bir veyahut bir makama önceden malik olanlar,eslaf,bir milletin veya bir kavmin geçmişleriأَسْلاَفٌ جَمْعُ سَلَفٍ
Dairemde bir salon, bir yemek odası, bir misafir odası, bir yatak odası, bir mutfak, tuvalet ve banyo var.في شَقَّتِي صَالُون وَغُرْفَة أَكْل وَ غُرْفَة ضُيُوف وَ غُرْفَة نَوْم وَ مَطْبَخ وَ دَوْرَةُ الْمِيَاهِ وَ حمَّام.
sözde ve lafta bir kimseye saldırmak,yüklenmek,bir kimseyi bir işe soydurup başka bir işle meşgul etmemekأَقْزَعَ : إِقْزَاعاً لِ، هُ
Bir bahçem var,bir evin var,bir kalemi var,bir kitap ve bir ve bir bıçağımız var,bir bıçak ve bir kalemleri varعِنْدِي جُنَيْنَةٌ، عِنْدَكَ بَيْتٌُ ، عِنْدهُ كِتَابٌ ، عِنْدَهَا قَلَمُ كِتَابَةٍ ، نَمْلِكُ كتَاباً و سِكِّيناً ، تَمْلِكُونَ جُنَيْنَةً و بَيْاً ، يَمْلِكُونَ سِكّيناً وقَلَمَ كِتَابَةٍ
bir rahip bir kilisede versiye bir kazakla güzel bir kadınla evlendiتَأَهَّلَ رَاهِبٌ بِكَنْزَةٍ بِنَسِيئَةٍ بَكَنِيسَةٍ فِي كَنِيسَةٍ
bir yerden bir yere ve bir şehirden bir şehire olan elçilikمُغَلْغَلَةٌ
Bir kedim var,Evet var,bir atın var mı? Hayır yoktur,bir kedisi var mı ?evet var,bir baba ve bir annemiz var mı? Evet sizin var,bir kardeş ve bir kız kardeşiniz var mı ?hayır bizim yoktur,bir ev ve bir bahçeleri var mı?evet vardır,sende ne var?bende elma var,onda ne var?onda bir portakal var,bizde ne var?sizde bir at var,onların neleri vardır?bir kitap ve bir kalem ve bir bıçakları varهَلْ عنْدَي قطَّةٌ ؟ نعَمْ عِنْدَكَ، هَل ْتَمْلِكُ حُصاناً ؟ لا مَا أَمْلِكُ ، هَلْ عِنْدَهَا قِطٌّ ، نَعَمْ عِنْدَهَا، هَلْ لَنَا اَبٌ و أُمٌّ ؟ نَعَمْ لَكُمْ ، هَلْ لَكُمْ أَخٌ و َ أُخْتٌ ، لا ، لَيْسَ لَنَا ، هَلْ يَمْلِكُونَ بَيْتاً و جُنَيْنَةً ؟ نَعَمْ يَمْلِكُونَ ، مَاذا عِنْدَكَ ؟ عنْدِي تُفَّاحَةٌ ، مَاذا عِنْدَهُ ؟ عِنْدَهُ بُرْتُقَالَةٌ ، مَاذا عِنْدَنَا؟ عِنْدَكُمْ خُصَانٌ ، مَاذَا يَمْتَلِكُون ؟ يَمتَلكُونَ كِتَاباً و قَلَمَ كِتَابَةٍ و سِكِّيناً
Türkiye’de insanlar bir çok işte çalışır. Bir kısmı tüccardır, bir kısmı işçi, bir kısmı memur ve bir kısmı da çifçidir.يَعْمَلُ النَّاس فِي عَمَلٍ كَثِيرٍ فِي تُرْكِيَا. بَعْضُهُمْ تَاجِرٌ و بَعْضُهُمْ عُمَّالٌ وَ بَعْضُهُمْ مُوَظَّفٌ وَ بَعْضُهُمْ فَلَّاحٌ.
ağaçtan meyve toplarken yanlışlıkla yere duşenler,bir bölük,bir takım halk,parekende cemaat,dapğınık topluluk ,bir şeyin parçası,bir kıtasıبَقَطٌ و يقال جَاءَ بَقَطٌ مِنَ النَّاسِ اي طائفة و أخذ منه بَقَطاً اي قطعةً
ağaçtan meyve toplarken yanlışlıkla yere duşenler,bir bölük,bir takım halk,parekende cemaat,dapğınık topluluk ,bir şeyin parçası,bir kıtasıبَقَطٌ : مَايَسْقُطُ مِنَ التَّمْرِ عِنْدَ قَطْعِهِ ، جَمَاعَةٌ مُتَفَرِّقَةٌ ، مَاتَعُ البَيْتِ ، و يقال جَاءَ بَقَطٌ مِنَ النَّاسِ اي طائفة و أخذ منه بَقَطاً اي قطعةً
birkaç,kısım,küsür,kadar,bir nebze,bir gecenin bir bölüğü,bir miktarı,küsür,gecenin bir bölümü,geceden bir miktar,parça,üçten dokuza kadar olan sayılar,parça,pareبِضْعٌ ، بَضْعٌ : بِضْعَةٌ : بِصْعٌ و يقال مَضَي بَِضْعٌ مِنَ اللَّيْلِ
acayip iş,garip iş,düzme iş,uydurma,karışık işفَرِيٌّ مِنَ الأُمُورِ
şer,kötülük,sevilmeyen iş,ulu iş,büyük iş,iğrenç iş,büyük ve mühim iş, garip ve acayip şey,vahametli ve tehlikeli iş,garip acayip,büyük,vahimkötü musbet,yüksek sert yer,otsuz yer,dolu bavul,çanta,بُجْرٌ (ج) أَبَاجِرُ (جج) أَبَاجِيرُ : شَرٌّ ، عَجَبٌ ، أَمْرٌ عَظِيمٌ ، مُصِيبَةٌ بَجْرَاءُ ، شَيْئٌ عَجِيبٌ ، شَيْئٌ خَطِيرٌ و وخِيمٌ أَرْضٌ صُلْبَةٌ مُرْتَفِعَةٌ ، الأرْضُ الّتِي لاَ نِبَاتَ فِيهَا ، مِنَ الحَقَائِبِ المُمْتَلِئَةُ و يُقَالُ أَتَي بأَمْرٍ بُجْرٍ أَيْ عَظِيم و عَجِيبٍ و وخِيمٍ
güzel iş,büyük iş,kahramanca iş,macera,sergüzeşt,selefin iyi işleriمَأْثَرَةٌ (ج) مَآثِرُ : عَمَلٌ حمِيدٌ ، عَمَلٌ عَظِيمٌ و فِي الحَدِيثِ الشَّرِيفِ « ألا إن كل مأثرة كانت فى الجاهلية من دم أو مال تذكر وتدعى تحت قدمى إلا ما كان من سقاية الحاج...
bela,musibet,çirkin iş,afet,felaket,dahiye,tuhaf iş,garip şey,güç,kuvvet,zor işإِدٌّ ، إِدَّةٌ (ج) إِدَادٌ وإِدَدٌ : مُصِيبَةٌ ، بَلِيَةٌ ، آفَةٌ ، دَاهِيَةٌ ، حَاجَةٌ غَرِيبَةٌ ، قُوَّةٌ ، أَمْرٌ صَعْبٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
işlemek,iş yapmak,iş düzmek,yapım,yaratmakişlenen bütün iyi ve güzel iş,fiil,amel,eylem,iyilik,davet olunan yemek,eylemekصُنْعٌ
iş bitti,iş tamam oldu,iş tükendiإِنْقَضَي الأَمْرُ
iş,yapılmış,mamül,masnu,fiil,amel,eylem,iş işlemek,içinde yumurta olmayan yuva,işlenen bütün iyi ve güzel iş,iyilik,davet olunan yemekصَنِيعٌ (ج) صَنَائِعُ ، مَصْنُوعٌ
vekil,vis,yadımcı,acenta,temsilcı,milletvekili,koruyucu,bayi,ajenta,alimül efal olan Allah,bakan,yardımcı,muavin,milletvekili,koruyucu,bakan,mümessil,naip,iş sürücü,iş bilici,iş,iş görücü,bayi,kefil,saklayıcıوَكِيلٌ (ج) وُكَلاَءُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
şer,kötülük,sevilmeyen iş,iğrenç iş,büyük ve mühim iş, garip ve acayip şey,vahametli ve tehlikeli iş,garip acayip,büyük,vahimبُجْرٌ (ج) أَبَاجِرُ (جج) أَبَاجيرُ : شَرٌّ ، أمر عظيم ، شيئ عجيب، شيئ خطير ووخيم : يقال: َتَي بِأَمْر بُجْرٍ أي عظيم و عجيب ووخيم
geçmişlerin şanlı ve parlak işi,böyle bir işin yadigar mefharati,işleri değerlisi,ecdattan miras kalan mekremet ve övünecek şey,iyi iş,iyilik,övülmeye değer şey,unutulmaz şey,güzel iş,büyük iş,kahramanca iş,macera,sergüzeşt,selefin iyi işleriمَأْثَرَةٌ (ج) مَآثِرُ : عَمَلٌ حمِيدٌ ، عَمَلٌ عَظِيمٌ
ağaçsız binasız geniş yer,açık iş,ıssız ağaçsız binasız geniş ve bitkisiz yer,çöl,sahra,açık,açık iş,aydın iş,yanlış görüş,çıplak ve açık kır,hali yer,boş yer,rey-i münker,kabul olunmayacak rey,meydanda ve aşikar olan iş,ayrılmak,gizli iş aşikare olmak,bırakmak,terketmek,gitmekبَرَاحٌ : مُغَادَرَةٌ، زَوَالٌ ، ذَهَابٌ ، صَحْرَاءُ ، ظُهُورٌ ، بَيَانٌ ، مِنَ الأَمْرِ البَيِّنِ و الوَاضِحِ ، الرَّأْيُ المُنْكَرُ ، المُتَّسَعُ مِنَ الأَرْض لاَ نَبَاتَ فِيهِ ،
çirkin iş,kötü iş,dahi adam,artık parmaklıأَزْمَعُ (ج) أَزَامِعُ : أَمْرٌ مُنْكَرٌ ، رَجُلٌ دَاهِيةٌ ، زَائِدُ الأَصَابِعِ
iyi iş,güzel iş,kerem,cömertlik,bir failden olan fiil,eylemفَعَالٌ
iyi iş,güzel iş,kerem,cömertlik,bir failden olan fiil,eylemفَعَالٌ *
iş onu yordu,iş onun belini büktüآدَاهُ الأَمْرُ : أَتْعَبَهُ
aniden bir iş çıkmasıyla adam korkup geri döndüآكأَ : إِكَاءً و إِكَاءَةً الرَّجُلَ الأَمْرُ : فَاجَأَهُ عَلَي تَئِفَّةِ أَمْرٍ أَرَادَ فَهَابَهُ وَرَجَعَ
bir kişi bir hususa azm ve kast eylemişken o sırada ansızın bir kimse çıkagelmekle ondan korkup ve endişe ile mezkur husustan feragat edip geri dönmek,ricat etmek,aniden bir işin çıkmasıyla korkup dönmekإِكَاءٌ : إِكَاءَةٌ :
uzun boylu iri adam,ahmak adam,kötü ahlaklı adam,fena adamبِرْشِعٌ ، بِرْشَاعٌ
uzun boylu iri adam,ahmak adam,kötü ahlakı adam,fena adamبِرْشَاعٌ : بِرْشِعٌ
fasık,abdestsiz,sapkın,imansız,azgın,ahlaksız,günahkar,itaat çemberinin dışına çıkan,hakkın emrini tutmayan,abdestsiz,sapkın,fasık adam,hak yoldan çıkan adam,zinakar adam,kafir adam,fasık adam,hak yoldan çıkan adam,zinakar adam,kafir adamفَاسِقٌ (ج) فُسَّاقٌ و فَسَقَةٌ و فَاسِقُون و فِي القُرْآنِ
varlıklı adam,zengin adam,servet sahibi hali vakti iyi olan adamرَجُلٌ مُوسِرٌ اي مُيَّسَرٌ
şirretli,hilekar,mütekebbir,mağrur,kibirli,mekruh,iğrenç,menfur adam,yaramaz adam,habis adamبِرْدِيسٌ : بِرْدِسٌ
adam ansızın zuhur edip bastı,adam şer ve husumet peyda etti,adam yalan söylediبَاقَ الرَّجُلُ
puhu kuşu,erkek baykuş,tüyleri dökülmüş çakır,baykuşa benzer küçürek bir kuştur ki ahmak,akılsız kimseyi ona benzetirler,serseri adam,zayıf güçsüz adam,pek hafif mizaçlı hoppa adam,zayıf güçsüz adam,sebükmağzبُوهٌ : طَائِرٌ يَشْبَهُ البُومَ أَصْغَر مِنْهُ ، بُومٌ ، ذَكَرُ البُومِ ، الصَّقْرُ الّذِي سَقَطَ رِيْشُهُ
şirretli,habis,hilekar ,mütekebbir,mağrur,kibirli,mekruh,iğrenç,menfur adam,yaramaz adam,habis adamبِرْدِسٌ : بِرْدِيسٌ
inatçı adam,sert,hırçın ve ters huylu adam,dargınمَحِكٌ
dişlerini temiz tutmamaktan ağzı fena kokan adam,bedhuy adamرَجُلٌ بَشِعٌ
adam bir şeye başladı,adam nesneyi ilk önce yaptıبَدَأَ الرجُلُ الشّئ : فَعَلَهُ إِبْتِدَاءً اي قَدَّمَهُ فِي الفِعْلِ
büyük adam,yaşlı,şerefli,şahsiyetli adam,saygı değer,uluبَجِيلٌ ، مُبَجَّلٌ ، بَجَالٌ يُقَالُ فُلاَنٌ بَجِيل نَجِيلٌ أَيْ أَصِيلٌ
büyük adam,yaşlı,şerefli,şahsiyetli adam,saygı değer,uluبَجَالٌ ، بَجِيلٌ ، مُبَجَّلٌ
adam bir şeye başladı,adam nesneyi ilk önce yaptıبَدَأَ الرجُلُ الشّئَ : إبتدأ: فعله إبتداء اي قدمه في الفعل:
büyük adam,yaşlı,şerefli,şahsiyetli adam,saygı değer,uluمُبَجَّلٌ ، بَجِيلٌ ، بَجَالٌ
vaz geçmek,yemininden korkup dönmek,caymak,sapmak,yanılmak,yeminden korkup dönmek,nükûlنُكُولٌ ، عُدُولٌ ، رُجُوعٌ
bir kişi bir hususa azm ve kast eylemişken o sırada ansızın bir kimse çıkagelmekle ondan korkup ve endişe ile mezkur husustan feragat edip geri dönmek,ricat etmek,aniden bir işin çıkmasıyla korkup dönmekإِكَاءٌ : إِكَاءَةٌ :
La ilahe illah lafzı şerifini zikr etmek,Allahtan başka ilah yoktur demek,la ilahe illallah demek,hamd,şükür,sena etmek,alkışlamak,takdir etmek,beğenmek,işten geri kalmak,durmak,düşmanı üzerine atıluıp sonra korkup kaçmak,korkup kıçınlarak kaçmak,birini şetim ve azar ederken vazgeçip gerilenerek apsım olmakهَلَّلَ : تَهْلِيلاً عَنْ
korkup kaçmakبَلاَصٌ ، بَلاَصَةٌ
korkup kaçmakخَشَِرَ ـَـ خَشَراً
ürkmek,korkup kaçmakوُرْعٌ
ondan korkup sakındıأَضافَ مِنْهُ
ürkmek,korkup kaçmakهُرَاعٌ
ürkmek,korkup kaçmakوُرُوعٌ
ondan korkup geri döndüتَأَزَّي عَنْهُ
ondan korkup çekildi,ürktüإِنْجَبَهَ : إِنْجِبَاهاً مِنْهُ
adam korkup çekildi,ürktüجَثَّ الرَّجُلُ
ondan korkup geri döndüتَأَزَّي عَنْهُ : هَابَهُ
geyik,ahu aslandan korkup ürktüإِسْتَنْفَرَ الظَّبْيُ مِنَ الأَسَدِ : نَفَرَ
adam bir nesneden korkup kaçtıأَجَأَ الرجُلُ أَجْأً : هَرَبَ
geri duran,geri davranan,geri kalan,sürdükçe daima geri giden atأَزُوحٌ
İslam dininden çıkmak,irtidat etmek,mürtet olmak,geri dönmek,çevrilmek,geri vermek,geri almak,vaz geçmek,caymak,terk etmek,burakmak,geri çekilmek,geri istemek,eski haline dönmekإِرْتَدَّ : إِرْتِدَاداً إِلَي ، عَلَي ، عَنْ و فِي المَثَلِ
kıçı üzere geri dönmek,arkasına dönmek,geri durmak,geri çekilmek,geri tepmekنَكَصَ ـُِـ نَكْصاً و نُكُوصاً و مَنْكَصاً عَلَي ، عَنْ
geri adım atmak,geri gitmek,geri dönmek,gerilemek,ricat etmek,çekilmek,vaz geçmekتَرَاجُعٌ (ج) تَرَاجُعَاتٌ : إِنْسِحَابٌ
çok mal,servet,davar,arı sürüsü,taburu,geri,devlet kişiden kıçınlamak,geri geri gitmekدَبْرٌ (ج) دُبورٌ
adam bir nesneden korkarak geri geri gitti,geri döndüكَأْكَأَ الرَّجُلُ : نكص و جبن
geri çekildi,kıçı üzere geri döndü,geri durduنَكَصَ عَلَي عَقِيبَيْهِ
kararından geri cayması,geri adım atması,geri çekilmesiرجوع او تراجع او عدول عن قراره
çıkarmak,geri döndürmek,götürmek,vermek,yayınlamak,yaymak,ilan etmek,geri göndermek,rücü ettirmek,vaz geçirmek,doyurmak,su içirilip geri getirmekأَصْدَرَ : إِصْدَاراً عَنْ ، هُ
geri çekilmek,geri dönmek geri kaçmak,püskürtülmekتَقَهْقَرَ : تَقَهْقُراً
geri çekilmek , geri dönmek geri kaçmak , püskürtülmekتَقَهْقَرَ : تَقَهْقُراً
gecikip geri döndü,geri geri gittiإِقْعَنْسَسَ : تَأَخَّر و رَجَعَ إِلَي خَلْفَ
geri dönmek,dermek,geri çevirmek,geri göndermek,taziyede ( إنا لله و إنا إليه راجعون) ayet-i kerimesini okumak,gizli sesle tekrar etmekرَجَّعَ : تَرْجِيعاً
bir şeyi geri almak,geri istemek,geri çekmek,rücü etmek,bir bela bir musibet vaktindeإِسْتَرْجَعَ : إِسْتِرْجَاعاً مِنْ
bir şeyin geri verilmesini talep etmek,verdiğini geri almak,geri çekmek,geri çekilmek,keder ve belaya mazhar oldukta işbu (إنا لله و إنا إليه راجعون) ayetini zikir etmekle izhar-ı tevekkül etmek,İnna Lillahi ve İnna İlleyhi Raciun demek,rstorasyon,restoreإِسْتِرْجَاعٌ (ج) إِسْتِرْجَاعَاتٌ : إِسْتِرْدَادٌ ، إِسْتِعَادَةٌ ، سَحْبٌ و فِي القُرْآن الكَرِيمِ
ok atıcısına döndü yani iş ehline geri döndüعَادَ السَّهْمُ إِلَي النَّزَعَةِ
döndüفاء ، رجع الي ، عاد
donduجَمُدَ ، تَجَلَّدَ
güneş döndüإنقلبت الشمس
halit döndüرَجَعَ خَالِدٌ
şellaler donduتَجَمَّدَتِ الشَّلاَّلاَت
harabeye döndüحَلَّ بِهِ الدَّمَارُ
harabeye döndüحلّ بِه الدمار
başı döndüأُدِيمَ بِهِ : أَصَابَهُ الدُّوَارُ
başı döndüدَارَ رَأْسُهُ دُوَاراً
tekerlek döndüدَارَتِ العَجَلَةُ
tersi döndüغََضِبَ و إِنْفعَلَ و تَحَيَّرَ و إِضْطَرَبَ
tersi döndüغضب و إنفعل و إضطرب
seferinden döndüأَقْرَأَ مِنْ سَفَرِهِ : رَجَعَ
gölge döndüآدَ الفِيْئُ : عَادَ
Bilgi Paneli
Elmawarid.com sitemiz yeni kelimeler yüklenerek güncelleştirilmiştirإن موقعنا الموارد كوم قد تم تحديثه بعد أن حملت إليه الكلمات الجديدة والله ولي التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid