1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid arzu etmek,temenni,özünmek,özenmek,ummak,olmayacak şeyi umit etmek,temenni,temenna kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
arzu etmek,temenni,özünmek,özenmek,ummak,olmayacak şeyi umit etmek,temenni,temenna تَمَنِّيٌ (ج) تَمَنِّيَّاتٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
istek,emel,arzu,temenni,arzu olunan şey,öncü,ordunun önünde bulunan kılavuz birlikبُغْيَةٌ ، بَغِيَّةٌ ، بُغَاءٌ ، بُغَايَةٌ (ج) بَغَايَا
arzu,istek,rağbet,dilek,emel,temenni olunan şey,istenilen,arzu edilen,umulan nesneمُنْيَةٌ (ج) مُنَي
hacet,matlup,istenilen şey,talep,arzu olunan,arzu ,istek,dilek,murat,maksut,maksatبُغْيَةٌ : بِغْيَةٌ ، مطلوب ، طلب ، مراد ، مقصود
istek,emel,arzu,temenni,arzu olunan şey,öncü,ordunun önünde bulunan kılavuz birlikبُغَايَةٌ (ج) بَغَايَا
istek,emel,arzu,temenni,arzu olunan şey,öncü,ordunun önünde bulunan kılavuz birlikبَغِيَّةٌ
istek,emel,arzu,temenni,arzu olunan şey,öncü,ordunun önünde bulunan kılavuz birlikبُغَاءٌ
şevk,özlem,arzu,istek,gönül bir nesneyi çekinip arzulamak,arzu etmek, gönülden isteyip aramak,memnun,mesrur ve şadıman olmak,özlemekشَوْقٌ (ج) أَشْوَاقٌ
can istemek,içi çekmek,arzu etmek,istemek,istek,meyil,arzu,haz,iştihaإِِشْتِهَاءٌ (ج) إشْتِهَاءَاتٌ
özlemek,arzu etmek,arzulamak,gönülden arzu mend olmak,göreceği gelmek,gönül çekinmesi,kalp çekinmesi ve hareketi,iştiyakإِشْتِيَاقٌ (ج) إِشْتِيَاقَاتٌ
hacet,matlup,istenilen şey,talep,arzu olunan,arzu,istek,dilek,murat,maksut,maksat,htiyaç,gereksinim,dilek,içinبُغْيَةٌ : بِغْيَةٌ مَا يُبْتَغَي، مَطْلُوبٌ ، طَلَبٌ ، مُرَادٌ ، مَقْصُودٌ ، حَاجَةٌ ، قَصْدٌ يُقَالُ النَّحْوُ عِلْمٌ و هُوَ بُغْيَتُكَ
talep,istek,arzu,talep ve arzu oluna şeyبُغَاءٌ : طلب
tutku,heves,hırs,istek,istek,arzu,hırs,aç gözlülük,tamah,tamah,cimrilik,ihtiras,özen göstermek,haris olmak,düşkünlük,şiddetle istemek,arzu,hırs,düşkünlük,tutku,aşırı istek,arzu,hırs,bir nesneyi rağbet ve talep etmek,arzu etmek,hırs,düşkün olmak,haris olmak,hırs,düşkünlük,aç gözlülük,tamah,tamah,cimrilik,ihtiras,istek,şiddetle istemek,arzuحِرْصٌ (ج) أَحْرَاصٌ : هَوَسٌ ، طَمْعٌ
talep,istek,arzu,talep ve arzu oluna şey,rağbet edilen şey,matlupبُغَاءٌ : طَلَبٌ ، مَطْلُوبٌ ، مَرْغُوبٌ فِيْهِ
arzu,temenni,ideal,umulan,aranılan vasıf,dilek,umulan ve temenni olunan arzu ve maksut,kıraat,okumakأُمْنِيَّةٌ (ج) أَمَانِيُ
ziyade istenilecek ve arzu olunacak olan,pek iştahlı olan,pek sevilip rağbet olunan,ziyade arzu olunan şey,yemek v.sأَشْهَي
arzu etmek,temenni,özünmek,özenmek,ummak,olmayacak şeyi umit etmek,temenni,temennaتَمَنِّيٌ (ج) تَمَنِّيَّاتٌ
temenni etmek,dilemek,istemek,tasavvur etmek,arzu etmek,özünmek,istemek,dilemek,yalandan söz uydurmak,ummak,kitap okumak,özünmekتَمَنَّي : تَمَنِّياً لِ
olmayacak şeyi umit etmek,ummakتَمَنِّيٌّ
sevmek,temenni etmek,gönlünden geçmek,istemek,arzu etmek,gönlünden geçmek,temenni etmek,meveddet beslemek,dilemekوَدَّ ـَـ وَدّاً و وُدّاً و وُدَاداً و وَدَاداًو وِدَاداً و وَدَادَةً و مَوَدَّةً و مَوْدِدَةً و مَوْدُودَةً
dikkatle bakmak,gözetlemek,gözlemek,ummak,intizar etmek,,sabretmek,bir kimseden mühlet dilemek ve küymek istemek,beklemek istemek,mühlet talep etmek,ümit etmek,ummak,sezinlemek,önceden tahmin etmek,birini bir şeye nazır,bakan yapmakإِسْتَنْظَرَ : إِسْتِنْظَاراً ، عَلَي ، هُ
hacet bitirmek ve fakirlik insanı tac-ı sual etmek,özünmek,istemek,talep etmeğe mecbur etmekإِطْلاَبٌ (ج) إِطْلاَبَاتٌ
haksızlık etmek,zülüm etmek,incitmek,kanına dokunmak,süpürüp götürmek,gidermek,tenkis etmek,kötülük etmek,yaklaşmak,ziyade fakrü zarurete düçar etmek,zarar vermek,birine gücü yetmeyeceği şeyi yüklemek,kökünü kazmak,olmayacak şeyi teklif etmek,çekilmeyecekأَجْحَفَ : إِجْحَافاً بِ ، عنْ
ummak,tahmin etmek,beklemek,bir şeyin olmasını beklemek,tahmin etmek,ummak,ümit etmek,bir nesnenin vukuunu mutrakkip ve muntazır olmak,rica ve niyaz etmek,bir şeyin olmasını beklemek,tahmin etmek,bir nesnenin vukuunu mutrakkip ve muntazır olmak,rica ve niyaz etmek,ummak,beklemek,tahmin etmek,ummak,ümit etmekتَوَقَّعَ : تَوَقُّعاً
haset etmek,gıpta etmek,bir nimeti temenni etmekغَوْبَطَ : غَوْبَطَةً
temenni etmekتمني ، أمنية ، مراد ، مرام ، رغبة في ، رجاء ، إبتغاء ، إرادة ، طلب
ölçünmek,oranlamak,tahmin etmek,teemmül etmek,ummak,kast etmekأَمِّتَ : تَأْمِيتاً ، أَمَتَ ـِـ أَمْتاً ، هُ (تر)
ölçünmek,oranlamak,tahmin etmek,teemmül etmek,ummak,kast etmekأَمَتَ ـِـ أَمْتاً ، أَمِّتَ : تَأْمِيتاً ، هُ (تر)
talep etmek,istetmek,kendisi için bir şey talebini istemek,istemek, arzu etmek,temenni etmekإِسْتَبْغَي : إِسْتِبْغَاءً ، هُ
defalarca istemek,alep etmek,özenmekتَطَلُّبٌ (ج) تَطَلُّبَاتٌ
iddia,sav,iddia etmek,dava etmek,bir söz üzere inat etmek,kendi meziyeti babında inat etmek,yalan yere dava etmek,övünmek,laf vurmak,temenni etmek,bahis,zan,sanı,hüccet,töhmet,şikayet,gösteri,taslamak,savcılıkإِدِّعَاءٌ (ج) إِدِّعَاءَاتٌ ، زَعْمٌ ، حُجَّة ، تهْمَةٌ ، شَكْوَي ، إِظْهَارٌ
bir şeyi çıkarmak,Ebu cehil karpuzu gibi şeyi yarıp tanesini açmakإِنْتَقَفَ : إِنْتِقَافاً
her şeyi süpürüp götüren,her şeyi silip süpüren,kürekleyen,umumi,salgın,ölüm,taun,musibet,sel gibi kesretlik olarak hareket edenجَارِفٌ و يقال سيل جَارِفٌ و مَوْتٌ جَارِفٌ و طَاعُونٌ جَارِفٌ و جَيْشٌ جَارِفٌ
değiştirmek,bir şeyi diğeri ile değişmek,bir şeyi bırakıp onun yerine başkasını edinmekأَبْدَلَ : إِبْدَالاً ، بَدَّلَ : تَبْدِيلاً ، هُ ، بَدَلَ ـُـ بَدْلاً ، هُ
değiştirmek,bir şeyi diğeri ile değişmek,bir şeyi bırakıp onun yerine başkasını edinmekبَدَّلَ : تَبْدِيلاً ، هُ ، بَدَلَ ـُـ بَدْلاً ، أَبْدَلَ : إِبْدَالاً ، هُ
değiştirmek,bir şeyi diğeri ile değişmek,bir şeyi bırakıp onun yerine başkasını edinmekبَدَلَ ـُـ بَدْلاً ، أَبْدَلَ : إِبْدَالاً ، بَدَّلَ : تَبْدِيلاً ، هُ
her şeyi mubah sayan sapık bir mezhep,her şeyi herkesin ortak malı sayan,müstehcenlikإِبَاحِيَّةٌ
bir şeyi çok gizlemek,bir şeyi gizlemekte aşırı gitmek,sararmak,إِكْتَتَمَ : إِكْتِتَاماً
bir şeyi çok gizlemek,sakamak,bir şeyi gizlemekte aşırı gitmek,sararmak,örtmek,gizlenmek,saklanmak,örtbas olmak,hiddetini tutmakإِكْتَتَمَ : إِكْتِتَاماً
düşmandan ganimet almak,düşman malını yağma etmek,kazanmak,bir şeyi kapmak,savaşlarda ganimetlere konmak,bir şeyi kolay meşakkatsiz elde etmekغَنِمَ ـَـ غَنْماً و غُنْماً و غَنَماً و غَنِيمَةً و غُنْمَاناً
çocuğu veya tayı sütten kesip annesinden ayırmak,oğlan beslemek,büyütmek,bir şeyi kendisi için edinmek,bir şeyi dikkatledüşünmek,tefekkür eylemek,kavmin arasına girip karışmak,yeri otlamakإِفْتَلَي : إِفْتِلاَءً
bir şeyi götürmek,kovayı kuyudan çekip çıkarmak,midesi bozulup ağrıtmak,bir şeyi kapmak,aşırmak,mızrağı saplandığı yerden çekip almaknesne bozulmak,yerde gitmek,uzaklaşmakإِمْتَعَدَ : إِمْتِعَاداً
hakkını tam ve eksiksiz almak,bir şeyi tamamıyla almak,bir şeyi tamamlamakإِسْتَوْفَرَ : إِسْتِيْفَاراً و يُقَالُ وَفَّرْتُ حَقَّهُ فَأْسْتَوْفَرَهُ كَمَا يُقَالُ وَفِيْتُ حَقَّهُ فَاسْتَوْفَاهُ
bir şeyin hepsini alıp sığdırmak,kavim hepsi savaşa gitmek,bir şeyi biriktirmek,bir şeyi tamamen kesmek,koparmak,sığıştırmak,biriktirmekأَوْعَبَ : إِيْعَاباً
bir şeyi çeşitlendirmek,türlendirmek,sınıf ve kısımlara ayırmak,çeşitli,türlü yapmak,bölmek,bir şeyi sallamak,hareket ettirmek,ayırarak tasnif etmek,öte beri sallayıp tahrik etmekنَوَّعَ : تَنْوِيعاً ، هُ
bir şeyi çeşitlendirmek,türlendirmek,sınıf ve kısımlara ayırmak,çeşitli,türlü yapmak,bölmek,bir şeyi sallamak,hareket ettirmek,ayırarak tasnif etmek,öte beri sallayıp tahrik etmek,نَوَّعَ : تَنْوِيعاً
birinden bir şey ümit etmek,bir şeye güvenmek,ümit bağlamak,ümit ettirmek,ümitlendirmek,ümit beslemekأَمَّلَ : تَأْمِيلاً مِنْ
ümitsizlik,ümit kesme,yeis,ummamak,yeis,matlubun hüsülüne asla ümit kalmamak,ummamak,ümit kesmek,çaresizlik,ümidini kesmek,ümit etmemekيَأْسٌ : أَيْسٌ : يَآسَةٌ : قُنُوطٌ : قطع الرجاء و الأمل و يَقُولُ العَرَبُ
ümit,kuruntu,emel,umut,ummak,beklemek,ümit etmek,umut etmek,ümit beslemek,rica,emel,endişe,arzu,düş,tamah,hırs,Kürtçe hevi derlerأَمَلٌ : أَمْلٌ : إِمْلٌ (ج) آمَالٌ: رِجاءٌ
umut,emel,ümit yeri,ümitgah,medar -ı ümitمَأْمَلٌ : أَمَلٌ
ümit,kuruntu,emel,umut,ummak,beklemek,ümit etmek,umut etmek,ümit beslemek,rica,emelإِمْلٌ : أَمْلٌ
ümit,kuruntu,emel,umut,ummak,beklemek,ümit etmek,umut etmek,ümit beslemek,rica,emelأَمْلٌ : إِمْلٌ
ümitsiz,ümit kesen,ümit vermeyenقَانِطٌ : يَائِسٌ
ümit,umut,rica,arzu,emel,ümit etmek,emel,Kürtçe hevi dirأَمَلٌ (ج) آمَالٌ : رِجَاءٌ
iltimas ümit olunmayan borç,alınması ümit olmayan borç,alacakضِمَارٌ
ümit olunan şey,ümit,umulan,umulan nesne,memülمَأْمُولٌ
ummak,ümit etmek,umut etmek,ümit beslemekأَمَلَ ـُـ أَمَلاً
ummak,beklemek,ümit etmek,umut etmek,ümit beslemek,rica etmekأَمَلَ ـُـ أَمَلاً و أَمْلاً و إِمْلاً ، هُ
ümitتَرَجٍّ
ümit (far)أمل ، رجاء ، عشم
ümit (far)رجاء ، أمل ، عشم
arzu etmek,temenni,özünmek,özenmek,ummak,olmayacak şeyi umit etmek,temenni,temennaتَمَنِّيٌ (ج) تَمَنِّيَّاتٌ
sevmek,temenni etmek,gönlünden geçmek,istemek,arzu etmek,gönlünden geçmek,temenni etmek,meveddet beslemek,dilemekوَدَّ ـَـ وَدّاً و وُدّاً و وُدَاداً و وَدَاداًو وِدَاداً و وَدَادَةً و مَوَدَّةً و مَوْدِدَةً و مَوْدُودَةً
haset etmek,gıpta etmek,bir nimeti temenni etmekغَوْبَطَ : غَوْبَطَةً
temenni etmekتمني ، أمنية ، مراد ، مرام ، رغبة في ، رجاء ، إبتغاء ، إرادة ، طلب
talep etmek,istetmek,kendisi için bir şey talebini istemek,istemek, arzu etmek,temenni etmekإِسْتَبْغَي : إِسْتِبْغَاءً ، هُ
iddia,sav,iddia etmek,dava etmek,bir söz üzere inat etmek,kendi meziyeti babında inat etmek,yalan yere dava etmek,övünmek,laf vurmak,temenni etmek,bahis,zan,sanı,hüccet,töhmet,şikayet,gösteri,taslamak,savcılıkإِدِّعَاءٌ (ج) إِدِّعَاءَاتٌ ، زَعْمٌ ، حُجَّة ، تهْمَةٌ ، شَكْوَي ، إِظْهَارٌ
istemek,arzu etmek,temenni etmekإِسْتَبْغَي : إِسْتِبْغَاءً
iddia etmek,ileri sürmek,dava etmek,suçlamak,bir söz üzere inat etmek,kendi meziyeti babında inat etmek,yalan yere dava etmek,övünmek,övünüp laf vurmak,temenni etmek,bahise girmek,taslamak,yalandan yapmak,savaş alanında ben filan oğlu filanım demek,arzu eإِدَّعَي : إِدِّعَاءً بِ ، عَلَي
arzu,temenni,ideal,umulan,aranılan vasıf,dilek,umulan ve temenni olunan arzu ve maksut,kıraat,okumakأُمْنِيَّةٌ (ج) أَمَانِيُ
sevmek,temenni etmek,dostluk,sevgi,mıhabbet,aşk,mektup,kitapمَوَدَّةٌ (ج) مَوَدَّاتٌ: مَحَبَّةٌ ، وِدَادٌ
dilek,temenni,umulan nesne,umulan ve temenni olunan arzu ve maksut,istek,ideal,kıraat,okumak,korku ve endişeden hali olmak,emniyet,yalan,ideal,ümit,niyet,emelأُمْنِيَّةٌ (ج) أَمَانٍ و أَمَانِيُّ : بُغْيَةٌ ، إِرَبٌ ، مَا يُتَمَنَّي ، كَذِبٌ ،قِرَاءَةٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
temenni etmek,dilemek,istemek,tasavvur etmek,arzu etmek,özünmek,istemek,dilemek,yalandan söz uydurmak,ummak,kitap okumak,özünmekتَمَنَّي : تَمَنِّياً لِ
temennaإشَارَةٌ باليَدِ للسَّلاَمِ
temennaتمني : إشارة السلام باليد
temenna (ar)الإشارة باليد للسلاح
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
Günün Kelimesi
ElmaWarid