1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid büyük validenin babası veya anası kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
büyük validenin babası veya anası أب او أم الجدذة
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
büyüksemek,büyük görmek,kibir ve taazzum etmek,azim,büyük bulmak,ulu saymak,büyüksemek,büyük tutmak,büyük görmek,büyük sanmak,büyüklenmek,kibirlenmek,çoğunu almakإِسْتَعْظَمَ : إِسْتِعْظَاماً ، هُ و يُقَالُ سَمِعْتُ خَبَراً فَاسْتَعْظَمتُهُ
büyük,süper,en büyük,pek büyük,ulu,daha büyük,azamأَعْظَمُ
ziyade celil ve büyük olan,çok büyük,pek büyük,ulurak,yücerek,pek yüce,pek ulu,ziyade ulu kişi,pek ulu,daha büyük,katı iş,büyük bela,musibetأَجَلُّ (ج) جُلٌّ (م) جُلَّي : أعظم ، أَمْرٌ شَدِيدٌ ، مُصِيبَةٌ عَظِيمَةٌ
büyük,azim,ulu bulmak,büyük görmek,büyük ve önemli saymak,büyütmek,kabartmakأَعْظَمَ : إِعْظَاماً ، هُ
yüksek,ali,bala,bülend,büyük,vücütlü kadın,yüce büyük nesne,büyük,bedükبَاذِخٌ (م) بَاذِخَةٌ (ج) بَوَاذِخُ : عَالٍ
işi büyük gördü,büyük add etti,büyük sandı,büuük sadıإِسْتَعْظَمَ الأَمْرَ : رَآهُ او عَدَّهُ او ظَنَّهُ عَظِيماً
büyük çapta,büyük derecede,büyük bir dereceye kadarإِلَي حَدِّ كَبِيرٍ
daha büyük,pek büyük,en büyük,büyürek,ulurak,bal arısının getirdiği ve kovanda bulunan kuru un helvasına benzer maddeأَكْبَرُ (ج) أَكابِرُ و أَكْبَرُون (م) كُبْرَي (ج) كُبْرَيَاتٌ
ulu kişi,seyit,şanı yüce adam,büyük,deniz,denizin engin yeri,vergili büyük efendi,çok sayı,büyük iş,bş bitiقَمْقَامٌ
onu büyük gördü,büyük buldu,büyük saydıإِشْتَهَرَهُ : إِسْتَعْظَمَهُ
büyük kalçalı kimse,büyük uyluklu,büyük kaynaklıأَوْرَكُ (ج) وُرْكٌ (م) وَرْكَاءُ : عَظِيمُ الوَرْكِ
bir nesneyi büyük,ulu görmek,yanında büyük olmak,büyüklemek,büyütmek,büyük çişini yapmak,kadın hayız görmekأَكْبَرَ : إِكْبَاراً ، هُ وفِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
bir nesneyi büyük,ulu görmek,yanında büyük olmak,büyüklemek,büyütmek,büyük çişini yapmak,kadın hayız görmekأَكْبَرَ : إِكْبَاراً
büyüklenen,yüce ve büyük olan,mütekebbir,kibirlenen,büyüklük taslayan,büyük,kibirli olan,hodbin,gururlu,burnu büyükمُتَكَبِّرٌ (ج) مُتَكَبِّرُون : عتِيٌّ
büyük sevap,büyük ecir,büyük mükafaatأَجْرٌ عَظِيمٌ
büyük validenin babası veya anasıأب او أم الجدذة
analık,validelik,annenin,validenin,valideye mahsus keyfiyet,annelik haliأُمِيَّةٌ : أُمُومَةٌ
babası veya çocukları olmayan,şu kimseki anası ve babası olmaya,varis olacak babası veya çocuğu olmadan kişinin ölmesi ki bu takdirde yakınları ona varis olurlar,kelale,yorulmakكَلاَلَةٌ و في القرآن
insanda anasız ve babasız kalan çocuk,hayvanda yalnız anasız kalan,babası ölmüş buluğ çağına gelmemiş öksüz çocuk,anası ölmüş hayvan yavrusu,yetim,anasız,babasız,öksüz,babası vefat etmiş baliğ olmayan çocuk,anası babası fevt olup yalınız kalan oğlancık,her yalınız olan nesne,eşi bulunmaz,eşsiz ferit olan,tek,yekta,emsali eşi ve benzeri bulunmayan yegane şeyيَتِيمٌ (ج) أَيْتَامٌ و يَتَامِي ، يَتَمَةٌ و مَيْتَمَةٌ و يَتَائِمُ و فِي القُرْآنِ الكرِيم
dede,ata,cet,büyük baba,abanın babası,kut,baht,haz,şans,ciddiyet,alayın aksi,babanın ve ananın babası,ululuk,azamet,mülk,baht,ata,büyük baba,büyük peder,babanın ve ananın babası,cet,büyüklük,iyi baht,ululuk,azamet,mülk,rızık,şeref,talih,ikbal,behre,nasip,pay,kut,devlet,şen,feyiz,bereket,yeryüzü,nehir kenarı,kıyı,bahtiyar ve behremend adam,servet,zenginlik,kıyafet,ciddiyet,alayın aksiجَدٌّ (ج) أَجْدَادٌ و جُدُدٌ و جُدُودَةٌ : أَبُ الأَبِ ، بخت ، حظّ ، طالع ، نصيب ، رزق ، عظمة و في القرآن الكريم :
Bektaşi babasıبَابَا البَكْتَاشِيَّةِ
arkadaşımın babasıأَبُو صََاحِبي : وَالِدُهُ
arkadaşımın babasıأَبو صَاحِبي : وَالِدُهُ
belanın babasıأَبُ البَلاَءِ
babası anasıأَبُوهُ و أُمُّهُ
müritlerin babasıأب المريدين
mafya babasıأبو المافيا
demokrasinin babasıابُو الدِّيْمُقْرَاطِيَّةِ
bağımsızlığın babasıأَبُو الإِسْتِقْلالِ
babası geldiجاء أبوه
babası zengindiأبوه كان غنياً
babası hastadırأبوه مريض
onu hizmet veya yoldaşlık için seçti veya razı oldu veya ona yetkili ve ehil olarak gördüإِرْتَضَاهُ لِخِدْمَتِهِ او لِصُحْبَتِهِ : إِخْتَارَهُ و رَضِيَهُ و رَآهُ أَهْلاً لَهَا
denizin ortası,kavmin ortası veya toplandığı yer veya toplumu,veya ileri gelenleri,nesnenin çoğu,çoğusuأُسْطُمَةٌ (ج أَسَاطِمُ : لُجَّةُ البَحْرِ و يُقَالُ فُلانٌ فِي أُسْطُمَةِ قَوْمِهِ اَيْ فِي وَسَطِهِمْ
erkek kuzular veya otukmuş kuzular veya altı veya yedi aylık koyunlarأَخْرِفَةٌ
uyuz adamlar veya develer,sıracalı insanlar veya develer,hörgücü küçürek veya hörgücü olmayan deveأَعَرُّ (ج) عُرٌّ (م) عَرَّاءُ : الأَجْربُ مِنَ النَّاسِ و الجِمَالِ
obanın yanında veya obadan uzak bulunan deve ağılı,yola alamet olmak için oturmuş adam irtifaında dikilmiş veya çobanlar tarafından bırakılmış taşlar,iki veya üç açağa bir aba vesaire germekle hasıl olan sayeban ,kulübe,gölgelik,mandıraثَايَةٌ (ج) ثَايٌ : ثَاوَةٌ
birinin burnu veya kulak ya dudak veya eli kesik olmak,çocuk fena beslenmek,iyi beslenmeyip sıska ve cılız olmak,deve yavrusu fena beslenmekten veya köçek iken binilmekten cılız kalmakجَدِعَ ـَـ جَدَعاً
bir kimsenin göz kapağı devrik olmak veya yukarıdan aşağıya doğru kapağı devrik olmak veya aşağısı yırtık veya sarkık olmakإِنْشَتَرَ : إِنِْشتَاراً
adam eliyle veya kaftanıyla veya kılıcı ile işaret ettiأَلْمَعَ الرَّجُلُ بِيَدِهِ او بِثَوْبِهِ أَوْ سَيْفِهِ: أَشَارَ
çocuğu veya yavrusu arkasından giden (kadın veya dişi hayvan)مُتْبِعٌ
kötü akibetten veya korkudan sözü söyleyen veya işiten terlediأَنْدَي الكَلاَمُ : عَرَقَ قَائِلُهُ أَوْ سَامِعُهُ خَوْفاً مِنْ سُؤِ عَاقِبَتِهِ
şalcı,yün veya tiftikten yapılmış mendil veya peşkirبَتِّيٌّ : بَتَّاتٌ و فِي الحَدِيثِ الشَّرِيفِ
cinayetkar asılarak veya taşlanarak veya yakılarak idam edildiأُعْدِمَ المجْرِمُ شَنْقاً او رَجْماً او حَرْقاً
yün veya tiftikten yapılmış mendil veya peşkir getirdiبَتِيٌّ
nabız veya yürek atmak veya çarpmak,helecana kapılmakبَعْرَضَ : بَعْرَضَةً ، تَبَعْرَضَ : تَبَعْرُضاً
nabız veya yürek atmak veya çarpmak,helecana kapılmakتَبَعْرَضَ : تَبَعْرُضاً ، بَعْرَضَ : بَعْرَضَةً
şarap,içki,kötülüklerin anası,her bir rezaletin anası,validesiأُمُّ الخَبَائِثِ : خَمرٌ
kötülüklerin anası,her bir rezaletin anası,validesi,şarap,içkiأُمُّ الخَبَائِثِ : خَمرٌ
babası anası öldükte süt anaya emzirilen oğlan,yalnız anası ölmüş öksüz oğlanعَجِيٌّ
anası doğurduلَزَأَتْهُ أُمُّهُ : وَلَدَتْهُ
dansların anasıأم الرقصات
babası anasıأَبُوهُ و أُمُّهُ
kızların anasıأم البنات
bombaların anasıأُمُّ القَنَابِلِ
bombaların anasıأُمُّ القَنَابِلِ
hamam anasıأم الحمام ، صاحبة الحمام ، ساحرة سمينة ضخمة
kayın anasıحماة ، أم الزوجة او الزوج ، صهرة
çözümlerin anasıأُمُّ الحُلُولِ
öksüz anasıأم ألأيتام
sorunların anasıأم القضايا
yazarların anasıأمّ المحررين
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid